kavram ile cümle
kavram kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ama kavramlar genel olarak aynı.Aber das Konzept ist ziemlich das gleiche.
Ama kavramlar genel olarak aynı.Ale koncept jest w zasadzie taki sam.
Ama kavramlar genel olarak aynı.Dar conceptul e cam acelaşi.
Ama kavramlar genel olarak aynı.De a megközelítés ugyanaz.
Ama kavramlar genel olarak aynı.재밋는 내용입니다. 컨셉트는 거의 동일합니다.
Ama kavramlar genel olarak aynı.Maar het concept is hetzelfde.
Ama kavramlar genel olarak aynı.Ma il concetto è molto simile.
Ama kavramlar genel olarak aynı.Mais le concept est presque le même.
Ama kavramlar genel olarak aynı.Mas o conceito é basicamente o mesmo.
Ama kavramlar genel olarak aynı.Pero el concepto es casi el mismo.
Ama kavramlar genel olarak aynı.Tapi konsepnya cukup sama.
Ama kavramlar genel olarak aynı.Thế nhưng các khái niệm lại khá giống nhau.
Ama kavramlar genel olarak aynı.Концепция примерно похожа.
Ama kavramlar genel olarak aynı.Но концепцията е същата.
Ama kavramlar genel olarak aynı.Проте, підхід той самий.
Ama kavramlar genel olarak aynı.גם קצת בידור.אבל הקונספט זהה
Ama kavramlar genel olarak aynı.بعض الترفيه. لكن المبدأ واحد.
Ama kavramlar genel olarak aynı.我々が理解すべきことは
Ama kavramsal olarak, şimdi -- sadece kavramsal bir bakış açısıyla -- kazanan kimdi?Aber kognitiv - nur von der Erkenntnisperspektive aus - wer war der Gewinner?
Ama kavramsal olarak, şimdi -- sadece kavramsal bir bakış açısıyla -- kazanan kimdi?Ale co se týče poznání - a jen z tohoto úhlu pohledu - kdo byl vítěz?
Ama kavramsal olarak, şimdi -- sadece kavramsal bir bakış açısıyla -- kazanan kimdi?Dar din punct de vedere cognitiv -- cine a câştigat ?
Ama kavramsal olarak, şimdi -- sadece kavramsal bir bakış açısıyla -- kazanan kimdi?De tisztán a megismerés szempontjából ki a nyertes?
Ama kavramsal olarak, şimdi -- sadece kavramsal bir bakış açısıyla -- kazanan kimdi?하지만 인지적으로 생각했을 때 누가 이겼습니까?
Ama kavramsal olarak, şimdi -- sadece kavramsal bir bakış açısıyla -- kazanan kimdi?Maar wie is er qua kennis op vooruitgegaan?
Ama kavramsal olarak, şimdi -- sadece kavramsal bir bakış açısıyla -- kazanan kimdi?Ma da un punto do vista puramente cognitivo, chi ne è uscito vincitore?
Ama kavramsal olarak, şimdi -- sadece kavramsal bir bakış açısıyla -- kazanan kimdi?Mais intellectuellement, maintenant -- seulement d'un point de vue intellectuel -- qui est le gagnant ?
Ama kavramsal olarak, şimdi -- sadece kavramsal bir bakış açısıyla -- kazanan kimdi?Nhưng về mặt nhận thức, bây giờ--chỉ từ quan điểm nhận thức trên - ai là người chiến thắng?
Ama kavramsal olarak, şimdi -- sadece kavramsal bir bakış açısıyla -- kazanan kimdi?Pero cognitivamente, sólo desde un punto de vista cognitivo, ¿quién fue el ganador?
Ama kavramsal olarak, şimdi -- sadece kavramsal bir bakış açısıyla -- kazanan kimdi?Tapi secara kognitif, sekarang -- hanya dari sudut pandang kognitif -- siapa yang menang?
Ama kavramsal olarak, şimdi -- sadece kavramsal bir bakış açısıyla -- kazanan kimdi?Z czysto poznawczego punktu widzenia, kto wygrał?
Ama kavramsal olarak, şimdi -- sadece kavramsal bir bakış açısıyla -- kazanan kimdi?Αλλά από την πλευρά της γνώσης, ποιος ήταν ο νικητής;
Ama kavramsal olarak, şimdi -- sadece kavramsal bir bakış açısıyla -- kazanan kimdi?Але з пізнавальної точки зору, хто переміг?
Ama kavramsal olarak, şimdi -- sadece kavramsal bir bakış açısıyla -- kazanan kimdi?Но познавателно, от чисто познавателна гледна точка - кой е победителят?
Ama kavramsal olarak, şimdi -- sadece kavramsal bir bakış açısıyla -- kazanan kimdi?Но с познавательной точки зрения, кто же победил?
Ama kavramsal olarak, şimdi -- sadece kavramsal bir bakış açısıyla -- kazanan kimdi?אך מבחינה קוגניטיבית, ורק מההיבט הקוגניטיבי, מי המנצח?
Ama kavramsal olarak, şimdi -- sadece kavramsal bir bakış açısıyla -- kazanan kimdi?لكن على المستوى المعرفي، الآن -- فقط من وجهة نظر معرفية -- من كان الفائز؟
Ama kavramsal olarak, şimdi -- sadece kavramsal bir bakış açısıyla -- kazanan kimdi?戦争に喩えた場合 -
Aman her neyse, o elektronegatiflik kavramını ortaya atmıştı.Aber wie auch immer, er kam mit der Idee der Elektronegativität.
Aman her neyse, o elektronegatiflik kavramını ortaya atmıştı.But anyway, he came up with the idea of electronegativity.
Aman her neyse, o elektronegatiflik kavramını ortaya atmıştı.Každopádně on přišel s elektronegativitou.
Aman her neyse, o elektronegatiflik kavramını ortaya atmıştı.어째든, 그가 전기음성도라는 개념을 생각해 냈습니다
Aman her neyse, o elektronegatiflik kavramını ortaya atmıştı.Nå, men han kom på ideen om elektronegativitet.
Aman her neyse, o elektronegatiflik kavramını ortaya atmıştı.Pero de todos modos, se le ocurrió la idea de electronegatividad.
Aman her neyse, o elektronegatiflik kavramını ortaya atmıştı.W każdym razie Pauling wpadł na pomysł elektroujemności.
Ama şimdilik bu kavramı aklımızın bir köşesine yazalım.Aber können, die ein wenig an die Rücken Brenner setzen an was es eigentlich darstellt.
Ama şimdilik bu kavramı aklımızın bir köşesine yazalım.Ale vráťme sa trošku naspäť k tomu, čo vážne matica predstavuje.
Ama şimdilik bu kavramı aklımızın bir köşesine yazalım.Ale, vraťme se trochu zpátky k tomu, co to vážně představuje.
Ama şimdilik bu kavramı aklımızın bir köşesine yazalım.Later zullen we verder praten over wat matrices kunnen representeren. En, oh, mijn vrouw komt net binnen.
Ama şimdilik bu kavramı aklımızın bir köşesine yazalım.Mais, mettons ceci un peu au second plan en termes de ce que ça représente vraiment.
Ama şimdilik bu kavramı aklımızın bir köşesine yazalım.Mas, vamos por no queimador um pouco em termos do que atualmente representa
Ama şimdilik bu kavramı aklımızın bir köşesine yazalım.Men kan säga det på sparlåga lite i fråga om vad det egentligen innebär.
Ama şimdilik bu kavramı aklımızın bir köşesine yazalım.Pero, vamos a poner eso en un segundo plano un poco en términos de lo que realmente representa.
Ama şimdilik bu kavramı aklımızın bir köşesine yazalım.Przenieśmy jednak na dalszy plan to, co tak na prawdę przedstawia macierz,
Ama şimdilik bu kavramı aklımızın bir köşesine yazalım.אבל בואו נשים את זה בצג כרגע
Ama şimdilik bu kavramı aklımızın bir köşesine yazalım.لكن دعونا نضع هذا جانباً الآن الى ان نعرف ماذا تمثل
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.Aber dann müssen wir wieder über Wohlbefinden in einem größeren Kontext reden.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.Ale musimy mówić o szczęściu ludzkości w szerszym kontekście.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.Ale pak musíme mluvit o blahobytu v širším kontextu.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.De, ismétlem, a jólétről nagyobb összefüggésben kell beszélnünk.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.Însă, din nou, trebuie să ne gândim la bunăstare într-un context mai larg.