kavram ile cümle

kavram kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Oysa bu iki kavram arasında çok temel farklılıklar bulunmaktadır.Vaatamata sarnasusele on aga ka olulisi erinevusi nende kahe vahel.
"Tarz" kavramı Jacques Derrida tarafından eleştirilmiştir.Postmodernismi mõiste oli Jacques Derridale võõras.
Adların ya da kavramların nesnelerle ilişkileri nedensiz ve rastlantısaldır.Suhe põhjuse ja tagajärje vahel on mõeldamatu.
Shingo’nun poka-yoke kavramı fazla içeren en uygun olanıdır.Poka-yoke meetodi plussiks peetakse tema suhtelist soodsust.
Bu deyişle ilintili farklı bir kavram olan status quo ante "olguların geçmişteki durumunu" belirtir.'Eelnimetatud diafoonia lähem vaatlus näidete abil.'
Kavram hem isim hem de sıfat olarak kullanılabilir.Otsustuspuus saab kasutada nii nominaalseid kui ka arvulisi sisendtunnuseid.
Mazmun kelime anlamı olarak "anlam, kavram" demektir."Aeg kui derivaat" "Mis on tähendus" "Signifika ja keel"
Önceki bu ayetler ünlü “canavarın işareti” kavramının kaynağıdır.Rahvapärimuse järgi ehitatud see "vana kloostri vundamentidele".
Bu, sosyal sağlığın insan sağlığı ve refahı kavramının bütününde artan öneminden kaynaklanmaktadır.Neile on tähtis inimkonna kui terviku heaolu.
Bölge kavramı ortadan kalktı.Linna asutamise harta on kaduma läinud.
Gökyüzü, çeşitli nedenlerden ötürü tanımlaması zor bir kavramdır.Täpse numbri kättesaamine on keeruline erinevate põhjuste tõttu.
Bütün göreli kavramlar karşılıklıdır(correlatif).Kõigil küsimustel on (pragmaatilised) presupositsioonid.
Kavram fiziğe Michael Faraday tarafından kazandırılmıştır.Selle mineraali avastas füüsik Michael Faraday.
Hangi kavramın kullanılacağı, ilgili türlerin gösterdiği özelliklerle ilişkilidir.Väite tõesus sõltub sellest, milliseid tunnuseid kasutatakse.
İnceleme alanı kilise kavramıdır.Teine vaatamisväärsus on kirik.
Hasta yatağı kavramı aynı zamanda, hastanelerin yatak kapasitesi için de kullanılmaktadır.Haiglaeelse erakorralise meditsiini põhimõtted on kasutusel ka polaarjaamades.
Terör siyasal kavram olarak siyasal şiddet olarak da geçer.Terror on poliitiliselt motiveeritud vägivalla- ja hirmuteod.
Mikrokredit kavramını bulan ve geliştirenlerdendir.Nõuandeid väikelapse kasvatamiseks ja arendamiseks.
Bir anlamda kategori kavramının oluşturcusu Aristoteles'tir.Mõiste üksikasjaliku liigenduseni jõudis Aristoteles.
Din kavramının kökeni nedir?Mis teeb mõistest omaduse?
Anne kavramı birçok dinde ve kültürde kutsal sayılmıştır.Heksagramm on sümboliks paljudes usundites ja kultuurides.
Korelasyon kavramını anlamak.Mõiste sisu tundmine.
Kült kavramı subjektiftir.Nad jätavad välja subjektiivse elemendi.
Kavram olarak özellikle politika ve sosyoloji alanlarında tartışmalara yol açmıştır.See tekitas aga vastuolusid nii juriidilisel kui poliitilisel pinnal.
Çoğunlukla bu kavram “kadın eşitliği” ile eşanlamda kullanılmaktadır.Kõige sagedamini kasutatakse õiglusega samas kontekstis mõistet "võrdsus".
İrade kavramı ile içgüdüsel bir anlatıyı ifade etmiştir.Ta pakkus oma stiilile ekspressionistlikku seletust.
Bu söylemde düşünüldüğünde eğitim kavramı iki genel çatıda tartışılabilir: toplumsal ve kurumsal eğitim.Kirikuametist rääkides tuleb eristada kahte mõistet: vaimulikuseisus ja vaimuliku amet.
12 yıl önce vapurdan indiğim zaman, bunun anlamını kavramaya çalıştım.제가 12년 전에 배에서 처음 내렸을 때, 이걸 이해하려고 했습니다.
12 yıl önce vapurdan indiğim zaman, bunun anlamını kavramaya çalıştım.Toen ik 12 jaar geleden van de boot stapte, probeerde ik er inzicht in te krijgen.
12 yıl önce vapurdan indiğim zaman, bunun anlamını kavramaya çalıştım.Vì vậy, khi tôi bước ra khỏi thuyền 12 năm trước đây,
12 yıl önce vapurdan indiğim zaman, bunun anlamını kavramaya çalıştım.כך שירדתי מהאוניה לפני 12 שנים, אני השתדלתי להבין את ההגיון בזה,
12 yıl önce vapurdan indiğim zaman, bunun anlamını kavramaya çalıştım.لذلك عندما نزلت من القارب قبل 12 عاما حاولت أن استوعب هذا
12 yıl önce vapurdan indiğim zaman, bunun anlamını kavramaya çalıştım.私はこの路線図を 覚えようとしました 歩いて街を散策しても たかが知れています
1 açık bir şekilde kavramış olması gerekmektedir (1 aktéri tohto procesu
1 açık bir şekilde kavramış olması gerekmektedir (1 hlavní aktéři účastnící se tohoto procesu (
1 açık bir şekilde kavramış olması gerekmektedir (1 riskinarviointiprosessista ja tärkeimpien toimijoiden tehtävistä. (
1 açık bir şekilde kavramış olması gerekmektedir (1 şi rolul pe care trebuie să îl joace principalii actori implicaţi în proces (
1 açık bir şekilde kavramış olması gerekmektedir (Etapa 1 — Identificação dos perigos e das pessoas em risco
1 açık bir şekilde kavramış olması gerekmektedir (Paso 1: Identificación de los riesgos y de los trabajadores expuestos
1 açık bir şekilde kavramış olması gerekmektedir (Schritt 1 — Ermittlung der Gefahren und der gefährdeten Personen
1 açık bir şekilde kavramış olması gerekmektedir (Stap 1 — gevaren identificeren en nagaan wie risico loopt
1 açık bir şekilde kavramış olması gerekmektedir (Βήα 1 — Προσδιορισό των piηγών κινδύνου καθώ και των ατόων piου αpiειλούνται αpiό αυτέ
1 açık bir şekilde kavramış olması gerekmektedir (Стъпка 1 — Определяне на опасностите и на застрашените лица
1. ders... bazı kavramlar hakkındaki yanlış inanışlarınızı düzeltmek istiyorum.D'accord ? Numéro 1. Je veux vous surprendre avec quelques notions.
1. ders... bazı kavramlar hakkındaki yanlış inanışlarınızı düzeltmek istiyorum.Nomor 1. Oke? Saya ingin menyadarkan Anda tentang sedikit kesalahan.
1. ders... bazı kavramlar hakkındaki yanlış inanışlarınızı düzeltmek istiyorum.Будем надеяться, они станут для вас основами этого курса.
2008 yıllık raporunda ‘Uyuşturucuya bağlı ölüm oranları: karmaşık bir kavram’.)„Kábítószerrel összefüggő halálozás: összetett fogalom”, a 2008-as éves jelentésben.)
2), ekosistem hizmetleri kavramını2 ekosystémov k miléniu (Millennium Ecosystem Assessment) (
2), ekosistem hizmetleri kavramını2) vände upp och ner på debatten om förlusten av biologisk
2), ekosistem hizmetleri kavramınıDoor de invoering van het concept 'ecosysteemdiensten' zette de Millennium-
4. etki ise sürpriz; eski örneklemimizi terk etmemiz için gereken kavram ve kanıt.Det fjärde trycket är överrumpling. Bevisen pekar på att- -vi måste överge föreställningen-
4. etki ise sürpriz; eski örneklemimizi terk etmemiz için gereken kavram ve kanıt.네 번째 압박은 불시의 기습입니다. 이런 기습에 대한 개념과 증거는 우리가 낡은 패러다임을 포기할 필요가 있다고 말합니다.
4. etki ise sürpriz; eski örneklemimizi terk etmemiz için gereken kavram ve kanıt.La cuarta presión es la sorpresa,
4. etki ise sürpriz; eski örneklemimizi terk etmemiz için gereken kavram ve kanıt.La quatrième pression est la surprise,
4. etki ise sürpriz; eski örneklemimizi terk etmemiz için gereken kavram ve kanıt.הלחץ הרביעי הוא הפתעה, הרעיון והעדות הממשית לכך שעלינו לנטוש את מערכת ההנחות הישנה שלנו,
4. etki ise sürpriz; eski örneklemimizi terk etmemiz için gereken kavram ve kanıt.الضغط الرابع، وهو مفاجأة، التلميح، بل الدليل على أننا في حاجة إلى التخلي عن تفكيرنا القديم،
4. etki ise sürpriz; eski örneklemimizi terk etmemiz için gereken kavram ve kanıt.線形で 予測可能で 制御できるものでした しかしその方法論を捨てる必要があるという 根拠を持った考え方があります
60 yıl önce demokrasi Hindistan'a geldiginde elit bir kavramdi.60년 전 인도에 민주주의가 도입됐을 때 엘리트의 개념에 불과했습니다
60 yıl önce demokrasi Hindistan'a geldiginde elit bir kavramdi.60 лет назад, в начале демократического правления в Индии, эту идею понимали избранные.
60 yıl önce demokrasi Hindistan'a geldiginde elit bir kavramdi.Als die Demokratie vor 60 Jahren in Indien begann, war es ein Elitekonzept.

İlgili Sayfalar