kavramı ile cümle

kavramı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çoğu zaman Bolivarcılık kavramı Chávez'in yönetimi için kullanılır.Haar concept power-geometry werd door Chavez vaak gebruikt in zijn redevoeringen.
Gıda güvenliği: İki kavramı belirtmektedir.De term geweten verwijst naar twee zaken.
Makale ayrıca tanımlanabilen sayılar kavramını da tanıtıyordu.Daarnaast gaf hij aanwijzingen voor berekeningen.
İşletme Mühendisliği, İngilizcedeki Engineering Management kavramına karşılık gelmektedir.Deze werkwijze leunt aan bij de Engelse infusiemethode.
Matematikte "limit" kavramı çok önemlidir.In de wiskunde is het begrip "limiet" erg belangrijk.
Alman ornitolojisine tipolojik tür kavramını ilk o getirmiştir.Wprowadził do niemieckiej ornitologii typologiczne pojęcie gatunku.
Kur'an'da 7 gök kavramıyla birlikte gökleri Allah'ın yukarıda tuttuğu ve düşmekten koruduğundan bahsedilir.Wierzy w powrót do nieba (na siódmy tron) w przeciągu tysiąca lat.
Kasner bu kavramı Matematik ve Hayal Gücü adlı kitabında da ele almıştır.Kasner ogłosił to pojęcie w swojej książce Matematyka i wyobraźnia (1940).
Mikrokredit kavramını bulan ve geliştirenlerdendir.Opracował pojęcie mikrokredytu.
Bunlardan bricolage kavramını aldı.Od niego przejął koncepcję bandleadingu.
Tıkızlık kavramı, Matematiğe 1906 yılında Maurice Fréchet tarafından kazandırılmıştır.Pojęcie to zdefiniował w 1906 francuski matematyk Maurice’a Frécheta.
Kişilik, hukukun temel kavramıdır.Emocje jako fundament prawa.
Merkle ağacı kavramı adını 1979 yılında Ralph Merkle'in patentiyle almıştır .Drzewa skrótów zostały wynalezione w 1979 przez Ralpha Merkle.
Sivil toplum kavramı ilk kez Platon ve Aristo'da ortaya çıktı.Jednych z pierwszych zastosowań metafory społeczeństwa jako organizmu dokonali Platon oraz Arystoteles.
Fakat bu kavramın her iki tanımı da asıl cevabı vermemektedir.Dopiero wtedy obie przesłanki będą prawdziwe.
Kısaltma olarak İngilizce "search and rescue" kavramından oluşturulan SAR kullanılır.W skrócie określana Służbą SAR (Search And Rescue).
Adres kavramı, içinde sokak, cadde, ülke, şehir gibi yönergeleri içeren bir tür açıklama ibaresidir.W maksymalnym zakresie znajdują się z kolei takie pojęcia jak: ULICA, OSIEDLE czy MIASTO.
Radikal demokrasi kavramını savunur.Głosiła radykalne hasła społeczne.
Bu bağlamda asgari rezerv oranı kavramı kullanılır.Na terenie rezerwatu obowiązują zasady ograniczonego poruszania się.
Bölge kavramı ortadan kalktı.Teren grupy jest opuszczony.
Bütün olanların genel kavramı.Integralna teoria wszystkiego.
Marksist terminolojide proletarya kavramıyla karşılık bulur.Wyrwijcie z serc nienawiść proletariusza do proletariusza.
Bu Freud'un superego kavramına karşılık gelir.Jest to odpowiednik Freudowskiej projekcji klasycznej.
Bu öz sunum türünde dikkat çeken nokta, bireyin öz kavramına ilişkin önemli gördüğü yönlerini yansıtmasıdır.Jednak ich wyobrażenie o własnym życiu mija się z tym co mógłby pokazać w tym temacie dyrektor.
Ancak insan hakları üzerine Sovyet kavramı Batı'dan çok farklıydı.Radzieckie rozwiązanie w tym zakresie daleko odbiegało od standardów zachodnich.
Adalet kavramı temel olarak hukuk kurallarına uygunluğu içerir.Zasada bezpośredniej skuteczności jest zasadą prawa wspólnotowego.
Asıl aşkınlık kavramı, gerçek aşkınlık kavramını savunanlar tarafından tanımlanabilir.Z głębokim zapałem będziemy starać się kultywować ducha samowyrzeczenia.
Uzayda yön kavramı yoktur.Nie mają świadomości gestu w przestrzeni.
Kyoto ekolü de yokluk kavramının üzerinde durmaktadır.Kolejny relikt komunizmu odchodzi w zapomnienie!
Boyut kavramını daha iyi anlayabilmek için tek boyuttan, yani doğrudan başlanılır.Zatem najlepiej tę wielkość znać a priori.
Bir kavramı en güzel, en etkili biçimde anlatmayı amaçlar.Pod względem poznawczym wydaje się być wiedzą najlepszą, najbardziej adekwatnie opisującą rzeczywistość.
Göç kavramına da dikkat edilmelidir.Należy także zwrócić uwagę na aspekt religijny całego przedsięwzięcia.
Bu kavramın bir uygulaması "özel VLAN" olarak adlandırılır.To, co nazywamy postępem, to właśnie ten wicher.
Kült kavramı subjektiftir.Przewodnik subiektywny.
Bu kitap, Alman nasyonal sosyalistlerin ırk kavramı konusundaki görüşlerinin doktrini olmuştu.Prowadził również wykłady na temat absurdalności ideologii narodowych socjalistów niemieckich.
Lütuf kavramı ayrıca Tanrı’nın gücünü ifade eder.Bywa również odczytywane jako „moc Boga”.
İktisatta kullanılan iki tür ücret kavramı vardır: parasal ücret ve reel ücret.W grze są 2 rodzaje pieniędzy: kredyty oraz złoto.
Ekümen kavramı 'dünya patrikliği' anlamına gelmektedir.Patriotyzm rozumiał jako „miłość Ojczyzny”.
İnsan hakları kavramının açık bir tanımına ihtiyacımız var.Potrzebujemy jasnej definicji koncepcji praw człowieka.
Bu mücadele sırasında Gandi'nin fikirleri şekillendi ve Satyagraha kavramı olgunlaştı.Gandhis idéer tog form och begreppet satyagraha mognade under denna kamp.
Jenosit (soykırım) kavramı Polonyalı hukukçu Raphael Lemkin tarafından ortaya atılmıştır.Begreppet genocid introducerades och definierades av den polske juristen Raphaël Lemkin.
Evrenin Büyük Mimarı kavramı Martinizmde de görülmektedir.Tanken om en Hela Världens Store Byggmästare förekommer också i martinismen.
Türk Birliği kavramı bütün Türk Dünyası'nda aynı anlaşılmamaktadır.Det är viktigt att påpeka att ordet dhikr inte uttalas likadant över hela den muslimska världen.
En önemli kitabı Hukuk Kavramı (1961)'dır.Hans viktigaste bok är Psychologische Probleme (1933).
Evrenin (Büyük) Mimarı, Tanrı kavramı olarak Hristiyanlıkta birçok kez kendine yer bulmuştur.Tanken om Gud som (Hela) Världens Store Byggmästare har använts många gånger i kristendomen.
Bazı Türk uluslarında Atayurt kavramı kullanılmaktadır.Inom vissa länder används begreppet för nationella polisstyrkor.
Thompson'ın çalışması onun "sınıf" kavramını tanımlaması bakımından da ayrıca önemliydi.Man skulle kunna säga att Thompsons syn på klassen handlade om klassen för sig.
Termal hareket kavramı iki yüzyıl sonra geldi.Konceptet om värme som en form av rörelse kom först två århundraden senare.
Chandrasekhar limiti olarak bilinen astrofizik kavramını ortaya atmıştır.Chandrasekhargränsen är ett begrepp inom astronomin.
Kültürler kavramı ise, kültürün oluşum yönüne atıfta bulunmaktadır.Kulturpolitiken skulle således sättas i samhällets tjänst.
Böylece dalga boyu kavramını ortaya çıkardı.Först då förstod jag dess fulla djup.
(Vurgular eklendi) Bu kavramın Marksist teori içinde de özgül bir yeri vardır.Begreppet spelar en stor roll inom den marxistiska teorin.
"Tanrı Vergisi" deyimi bu kavramı biraz daha açıklar.Smeknamnet "Taxen" är lättare att förstå.
Kısaltma olarak İngilizce "search and rescue" kavramından oluşturulan SAR kullanılır.Översättning av den engelska beteckningen search and rescue dog, se Räddningshund.
Kavramın genel kullanımı için Olta maddesine bakınız.Se arbetartidning för det allmänna begreppet.
Çoğu kez eşanlamlı olarak anarko-kapitalizm kavramı da kullanılır.Framför allt anarkism och syndikalism brukar beskrivas med ordet.
"Kapalı toplum" kavramı yaygın olarak reel sosyalizm / komünizm uygulamalarında görülür.Rent konkret syftar innebörden på den politik som fördes i socialismens eller kommunismens namn.
Düet kavramı özellikle müzik dünyasında kendini belli etmektedir.Musikstilen kan sägas ligga främst åt världsmusik-hållet.
IFR, İngilizce instrument flight rules (aletli uçuş kuralları) kavramının akronimidir.Helikoptern kan flyga enligt Instrument Flight Rules (IFR).
"Kötü niyet" kavramı ise; anlaşılmaz ve soyut bir kavram olduğu için ispat edilmesi oldukça zordur.Benämningen rök är en skatteenhet som är svår att precisera och uträkna.
İlgili Sayfalar