kavramı ile cümle

kavramı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Absürt kavramı tarih boyunca edebiyatta önemli bir yerde olmuştur.A noção do absurdo tem se destacado na literatura ao longo da história.
"Tarz" kavramı Jacques Derrida tarafından eleştirilmiştir.Différance é um termo francês cunhado por Jacques Derrida.
Ayrıca “parole” kavramının da sosyal ve bireysel bir tarafı bulunmaktadır.Mesmo essas imagens "privadas" tem um viés social.
Bölümün genel kavramı, bölümün üretimi başlamadan önce Fox ekibinin onayından geçmek zorundaydı.A rota de uma corrida tem que ser aprovada pela direção da CBS antes que a produção comece seu reconhecimento.
Alternatif hareket kavramı yeni sosyal hareketler ile eşanlamlı olarak görülmüştür.A expressão “novos movimentos sociais” supõe diferenças em relação aos movimentos sociais tradicionais.
Yakutlara göre Anya Kut bu kavramın en önemli kısmını oluşturan parçasıdır.O rap é, segundo ele, a grande forma de expressão.
Evrenin (Büyük) Mimarı, Tanrı kavramı olarak Hristiyanlıkta birçok kez kendine yer bulmuştur.O conceito de Deus como o Grande Arquiteto do Universo tem sido empregado muitas vezes no cristianismo.
Devalüasyon kavramının zıttıdır.O oposto da revalveração é devalverização.
Teori ikna kavramına dayanır.Para quem? com quais efeitos? além da Teoria da persuasão.
Radikal demokrasi kavramını savunur.O futuro da Política Radical.
Böylece "Hukuk devleti" kavramı öne çıkarılmış oldu.Posteriormente, passou a prevalecer a ideia de igualdade formal.
Peki yazarlarımız "çokluk" kavramı ile ne yapmaya çalışmaktadır?Mas quem disse que eles querem ter um bom exemplo de letra?
Bu dönemde ülke çok uluslu bir imparatorluk olduğundan azınlık kavramı kullanılmamıştır.Isso foi feito num momento em que os Estados Unidos eram um país muito menos homogêneo.
IOS'un kullanıcı arabirimi, çoklu dokunma hareketlerini kullanarak doğrudan manipülasyon kavramına dayanır.A interface do usuário do iOS é baseado no conceito de manipulação direta, utilizando gestos em multi-toque.
Osmanlı tokadı kavramı buradan çıkmıştır.É aqui que teu hino se levanta.
Nesnelerin interneti açısından, nesne kavramı oldukça geniş bir anlama sahiptir.A publicação faça-você-mesmo na Internet faz todo sentido.
Kavramın doğal çevreyle ilintili olduğu düşünülmektedir.Tem sido sugerido que deveria ocorrer naturalmente no meio interestelar.
Bu söylemde düşünüldüğünde eğitim kavramı iki genel çatıda tartışılabilir: toplumsal ve kurumsal eğitim.Para isso, o Instituto desenvolve ações em duas frentes de atuação: Educação e Comunicação.
Sivil İtaatsizlik KavramıA Desobediência Civil.
Aynı durum “zağbek” kavramı için de geçerlidir.Da mesma raiz, temos também a palavra paisagem.
Pavlov, refleks kavramıyla içgüdüyü açıklamış, içgüdülerin karmaşık reflekslerden oluştuğunu savunmuştur.Pavlov queria elucidar como os reflexos condicionados eram adquiridos.
Genç Türkler kavramı yeni bir kavram değildir.A idéia do holismo não é nova.
Favoritizm kavramı, aktif veya pasif olarak ortaya çıkabilir.A tolerância pode ocorrer de maneira ativa ou passiva.
Gelişim düzeyi kavramını Jean Piaget e borçluyuz.Teoria da aprendizagem na obra de Jean Piaget.
Gelişim sürecinin önemli bir kavramıdır.Ideia geral do processo evolutivo.
Mal kavramı bunların tamamını kapsar.Então é isso que abrange em todo o Fortune.
DNA nanoteknoloji kavramı 1980'li yılların başlarında Nadrian Seeman tarafından icat edilmiştir.É conhecido por ter desenvolvido a nanotecnologia do DNA no início da década de 1980.
İşte bu yüzden de ben asla şu saçma tiyatrosu kavramını kabul etmedim.Nunca senti isso em uma audiência para filmes ruins...
Nagarjuna, „Boşluk“ kavramını asla diğer kuramları çürütmek, değiştirmek için ortaya atmamıştır.Cuidado com o artigo al. Em nomes próprios, nunca o elimine porque ele pode alterar o sentido do nome.
İşletmenin sürekliliği kavramı maliyet esasının temelini oluşturur.A essência do conceito está em gerar valor para negócios.
Oyunda, aşk kavramı işleniyor.Na obra, há uma passagem sobre o significado do amor.
İngilizce "notice to airmen" (havacılara bildiri) kavramının kısaltmasıdır.NOTAM komt van het Engels Notice to Airmen.
Bazı ayetlerde, istidraç kavramı farklı kelimelerle anlatılmaktadır.Stellen dat woorden tekens (semeia) zijn van affecten in de ziel is iets anders.
Kilise'de peygamberlik kavramı çok önemli bir yer tutmaktadır.In de christelijke kerk neemt de prediking een belangrijke plaats in.
Var olan ya da var olduğu söylenen şey, varlık kavramının içeriğini oluşturur.Het bestaan, of zijn, van iets is dat wat het een entiteit maakt.
Anne kavramı birçok dinde ve kültürde kutsal sayılmıştır.Zeven is een heilig getal in veel volken en culturen.
Çoğu birey, transseksüellik kavramını reddetmektedir.De meeste protestanten nemen de idee van transsubstantiatie niet aan.
"Alternatif hipotez" kavramı R.Fisher'in formülasyonun da bulunmamaktadır.Het concept van de alternatieve hypothese maakte geen deel uit van de formulering door Fisher.
TACAN kısaltması İngilizce Tactical Air Navigation kavramının akronimidir.TACAN is een afkorting voor TACtical Air Navigation.
Liberalizm kavramı siyasal, ekonomik ve toplumsal özgürlükleri savunur.Zij hecht aan ondernemingszin en politieke, sociale en economische vrijheid.
Sivil İtaatsizlik KavramıBurgerlijke ongehoorzaamheid
Hıristiyan Türklerde 40 Aziz kavramı vardır.In de Christelijke wijk bevinden zich ongeveer 40 christelijke heilige plaatsen.
Din kavramının kökeni nedir?Waar zit de fout in de redenering?
Cinsel yönelim kavramı heteroseksüellik ile özdeşleştirilmişti.Ik claim met klem mijn heteroseksualiteit.
Reklam sarmalı bir reklamcılık kavramıdır.Reclame is echter wel een vorm van promotie.
1702’de, Guillaume Amontons gazların gözlemleyerek mutlak sıfır kavramını tanıttı.In 1702 had Guillaume Amontons al eens gespeculeerd over zo'n absoluut nulpunt.
Böylece "Hukuk devleti" kavramı öne çıkarılmış oldu.Het concept van de 'prijsvraag' werd verlaten.
Matematikte uzaklık fonksiyonu (ya da metrik), fiziksel uzaklık kavramının bir genelleştirmesidir.In de wiskunde is een begrip afstand of metriek gedefinieerd als generalisatie van het gewone afstandsbegrip.
Taşıt hareket hâlinde iken en önde kalan kısımdır ve pupa (kıç) kavramının zıttıdır.De voorrand is bovenaan scherp maar onderaan afgerond terwijl de achterrand juist onderaan scherper is.
Arketip kavramını çözmesi onu Freud'tan ayıran bir özelliktir.Zijn theorieën verkregen een geheel uniek karakter, zeer verschillend van Freud.
Aslında Kam (şaman) kavramından daha geniş kapsamlıdır.Het schaambeen is groter dan het zitbeen.
Zira ezeli ve ebedi vacibü'l vücud olan Allah, mutlak yokluk kavramına müsaade etmez.God sleept niemand er met de haren bij, terwijl het hart weigert en zich verzet.
Kült kavramı subjektiftir.Het smaakoordeel is dus subjectief.
Çoğu kez eşanlamlı olarak anarko-kapitalizm kavramı da kullanılır.Dikwijls wordt zelfs gesproken van een autocratisch leiderschap.
Eş yönlülük kavramı yönden bağımsız olan özellikler için homojenliğin sonucu değildir.Rehwinkel komt zonder problemen uit voor zijn homoseksuele geaardheid.
Ancak ırkçılık kavramı, faşizmi açıklamada tek başına yeterli değildir.De fascistische ideologie is niet uitsluitend rationeel van karakter.
Termodinamik kavramı Yunanca thermos (ısı) ve dynamic (enerji) kelimelerinden türetilmiştir.Het woord thermoceptie is afgeleid van het Griekse woord thermos (warmte).
Nesnelerin interneti açısından, nesne kavramı oldukça geniş bir anlama sahiptir.Door zijn scherpe berichtgeving heeft de site een redelijk goede reputatie.
İngiliz kavramındaki geleneksel yedi kıtanın en küçüğüdür.Het is het kleinste van de traditionele zeven continenten.
Unicode'dan sonra ise karakter kodlaması kavramı değişmiştir.Met deze aanduiding veranderde de Code van karakter.
İlgili Sayfalar