kavramı ile cümle

kavramı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kavramın tarihi 60’lı yıllara uzanır.Иллюстрирует фрагмент «60 лет после людей».
Bir putperestlik tanımının temeli, put kavramının tanımına yatar.Происхождение термина связано с самим методом выполнения трюка.
Ontolojik doğruluk kavramı ise, doğruluğu varlığın özüyle özdeş olma hali olarak ele almak anlamına gelir.Коррелятивная онтология: существовать в качестве чего-то значит находиться в соотношении с чем-то.
Ayrıca “parole” kavramı aracısız gözlemlere ait "langue" kavramından uzaklaşmaktadır.Также предполагается, что сигнал «Стоп» отвлекает внимание от нежелательной мысли.
Karl Marx tarihsel materyalizm kavramını tarihsel gelişim çalışmalarına soktu.Пьер Вилар пытался наполнить понятие структуры конкретным историческим содержанием.
Bu eserden sonra anomi kavramı oldukça popüler hale geldi.Благодаря ей, произведение Baoh стало в некоторой степени популярным.
Bu ilke dönemsellik kavramından çıkmıştır.Такой юмор основан на непредсказуемости.
İhtiyaç “iş süreci” kavramını doğru anlamaktır."Нужно правильно понимать слово «группа».
Allah'ın varlığı kavramı gerek özet gerek detaylı olarak birçok eserinde ele alınır.Скажи: „Воистину, знание об этом принадлежит одному Аллаху, но большая часть людей не знает этого“».
(Örneğin masa kavramı yoktur, sadece tek tek masalar vardır.В «сказке» нет фантазии, а есть только одни выкрутасы.
Ancak kavramın kullanımı çok eskilere dayanır.Однако практического воплощения идеи пришлось ждать достаточно долго.
Nöker kavramı, Moğolların nökerinden çok farklı değildi.По внешнему виду он ничем особенно не отличается от других мангустов.
Bu ilke önemlilik kavramını esas alır.Причём он предсказал фундаментальное значение этого предмета.
Genç Türkler kavramı yeni bir kavram değildir.Идея превращения человека в членистоногое тоже не нова.
İslam devleti kavramı, 20. yüzyıl öncesinde hiç kullanılmamıştır.В арабском письме практически не использовался до XX века.
Danimarka Silahlı Kuvvetleri'nde "total savunma" kavramı vardır (Danca: Totalforsvar).الدنمارك لديها أيضا مفهوم "الدفاع التام" (الدانماركية : Totalforsvar) .
Termal hareket kavramı iki yüzyıl sonra geldi.وجاء مفهوم الحركة الحرارية بعد قرنين من الزمان.
Ancak insan hakları üzerine Sovyet kavramı Batı'dan çok farklıydı.كان المفهوم السوفياتي لحقوق الإنسان مختلفًا عن التصورات السائدة في الغرب.
Çoğulcu cehalet kavramı, Daniel Katz ve Floyd H. Allport tarafından 1931 yılında ortaya atılmıştır.اُستخدم مصطلح " تجاهل الأغلبية" بواسطة دانيل كاتز وفلويد اتش آلبورت في عام 1931.
Aynı yıl, medeniyet kavramını tartıştığı “Umran’dan Uygarlığa” adlı eseri yayımlandı.وفي نفس العام نشر أثره المسمي "من العمران إلي الحضاره" الذي كان عباره عن مناقشه في مفهوم الحضاره.
Radikal demokrasi kavramını savunur.فريق دعاة"الديمقراطية الراديكالية ".
Bu ilkede önemlilik kavramı esas alınır.لنتمعن في هذا النص الفائق الأهمية.
Kavramın tanımı ülkeden ülkeye veya aynı ülkede çağdan çağa farklılık gösterebilir.وربما اختلف الزي من بلد إلى بلد، ومن عصر إلى عصر.
İngiliz parlamentosu kavramı 1707 Birleşme Yasasından beri kullanılmaktadır.لقب ملكة إنجلترا تم إلغاؤه منذ عام 1707.
Hıristiyan Türklerde 40 Aziz kavramı vardır.حارة النصارى تحتوي على نحو 40 في الأماكن المقدسة المسيحية.
Kültürler, kültür kavramına ilişkin olarak bir sıfat halini ifade etmektedir.وعلى العكس من ذلك، فهي تتشكل بالافتراضات الثقافية حول الضعف البشري.
Fransız halkının aldığı eğitim ise milletleşme kavramına önemli bir katkı yaptı.رفض معونة فرنسا مهمًا كان شكلها.
Bu bakımdan en geniş hacme ve en büyük genellike sahip "varlık" kavramı daha üstün sayılır.وعلى هذا الأساس تكون أوسع "أنا" هي الأفضل.
Bazı ülkelerde millî üniversite kavramı da aynı anlamda kullanılır.وعموما، فإن أغلب الأفكار في هذا المضمار تصب في نفس السياق تقريبا.
Gıda güvenliği: İki kavramı belirtmektedir.ترتكز الإرشادات على فكرتين مهمتين.
Hasta yatağı kavramı aynı zamanda, hastanelerin yatak kapasitesi için de kullanılmaktadır.كما يستخدم المصطلح في الاستخدامات السريرية مرادفاً لاستخدامات داخل المشفى كإشارة إلى سرير المرض.
Avustralya ve Yeni Zelanda gibi ülkeler Uzak Doğu kavramına dahil edilmemektedir.كما أثبت أن نيوزيلندا وأستراليا غير متّصلتين بالقارّة الجنوبية.
Kamu hukuku ve kamu yararı kavramı da bulunmakla birlikte özel hukuk ve kişi hakları ön plandadır.تحقيق العدل من خلال تطبيق القانون حيث تكون المصلحة العامة والخاصة هي أساس التشريع.
Yaşam kalitesi, yaşam standardı kavramı ile karıştırılmamalıdır.ينبغي عدم الخلط بين جودة الحياة وبين مفهوم مستوى المعيشة، والذي يعتمد بصورة أساسية على الدخل.
Hans Peter Luhn, bilgi erişim öncülerinden biri ifade basma ve kavramı kullanarak uygulamaktadır.ويرجع الفضل لهانس بيتر لوهن (من الرواد في استرجاع المعلومات) في استعمال هذا المصطلح والمفهوم في التطوير.
Bu yüzden oyunlaştırma kavramı üzerinde, program tanıtım kitabında özellikle durulmuştur.فقد كانت الترجمة صعبة للغاية حيث أنها تطلب اهتماما خاصا بالجانب الرياضي للكتاب.
Termal hareket kavramı iki yüzyıl sonra geldi.O conceito de movimento térmico veio dois séculos mais tarde.
Aynı kök politikası kavramı 1995 yılındaki Netscape Navigator 2'ye dayanmaktadır.O conceito da política de mesma origem remonta ao navegador Netscape Navigator 2 em 1995.
Benzer yaklaşımlar yazılım kavramından önce de vardı.Haviam de preceder fórmulas que se assemelhavam seu respeito.
Özgür üreticiler birliği kavramı proletarya kavramı çerçevesinde daha açık anlaşılabilir.O conceito de "livre associação", porém, torna-se mais claro em relação ao conceito de proletariado.
Nalimov genelde atıf yapma endeksi (citation index) kavramı önerisiyle değeri anılır.Nalimov é geralmente creditado com a proposta do conceito de índice de citação.
Harlem Shake (meme), 2013 yılında başlayan bir internet (meme'si) kavramı.Harlem Shake (meme), um meme na internet de 2013.
1865 yılında bilimi entropi kavramıyla tanıştırdı.Em 1865 introduziu o conceito de entropia.
En önemli kitabı Hukuk Kavramı (1961)'dır.Seu trabalho mais famoso é The Concept of Law, de 1961.
Bu tartışmadan itibaren olası değer kavramının tanımı yapılmıştır.A partir desta discussão, a noção de valor esperado foi introduzida.
Mısırlıların insan ruhu kavramı oldukça karmaşıktı ve inanışa göre ruh farklı parçalardan müştekildi.Os egípcios tinham uma concepção complexa da alma humana, que segundo eles, consistia em várias partes.
Daha sonra, ölen annesinin konseptini kavramış olmadığını fark etti.Madonna reconheceu mais tarde que ela não tinha entendido o conceito de sua mãe morrer.
Ayrıca, Ørsted'in keşfi birleştirilmiş bir enerji kavramına doğru büyük bir adım oldu.As descobertas de Ørsted representaram também um grande passo em direcção a um conceito de energia unificado.
Merkle ağacı kavramı adını 1979 yılında Ralph Merkle'in patentiyle almıştır .Árvores de Merkle foram inventadas em 1979 por Ralph Merkle.
Hayvan kavramına ilişkin modern çalışmalar, bu kavramların insanlara özgü olmadığını göstermiştir.Estudos modernos da cognição animal mostraram que tais conceitos não são unicamente humanos.
Onların şarkının kavramı filmi Léon esinlenmiştir:ve bu nedenle "Leon" olarak adlandırılmıştır.A canção delas foi inspirada no filme Léon: The Professional, recebendo o nome de "Leon".
Ad {\displaystyle \operatorname {Ad} } kavramı bir Lie grubunun ek gösterimi'yle yakından ilişkidir .O conceito gera a representação adjunta de um grupo de Lie Ad {\displaystyle \operatorname {Ad} } .
Allah'ın varlığı kavramı gerek özet gerek detaylı olarak birçok eserinde ele alınır.Deus está, portanto, intimamente conectado a uma parte de Sua criação.
Sosyal sistemler alanına otopoiesis kavramını en etkili biçimde uygulayan kişi kuşkusuz Niklas Luhmann’dır.O responsável pela colocação da autopoiese no meio social foi Niklas Luhmann.
Anonymous geniş isimsiz bir kolektif olarak her türlü insan kavramını temsil eder.Anonymous representa amplamente o conceito de qualquer e todas as pessoas como um grupo sem nome.
Pareto her iki kavramı da nüfustaki gelir ve zenginlik dağılımı bağlamında geliştirmiştir.Pareto desenvolveu tais conceitos no contexto da distribuição de renda e riqueza entre a população.
Kült kavramı subjektiftir.A ideia, subjetiva.
Bu durumu ise rasyonalite kavramı ile açıklamaktadır.Esse conceito parece estar para além do racional.
Bir erkek olan 10 numaralı iskelet bir kraliyet asası kavramış bir şekilde gömülü idi.A referência a um rei no versículo 10 tem provocado uma discussão considerável.
Kasner bu kavramı Matematik ve Hayal Gücü adlı kitabında da ele almıştır.Apresentou este número astronômico em seu livro A Matemática e a Imaginação.
İlgili Sayfalar