Sokak kavgalarının da izleri var üzerinde...Следы краски над ними.
Padişahın dört oğlu (İsa, Musa, Mehmet, Süleyman) arasında kavgalar çıkmıştır.و انتهی نسبه الی الزید ابن الإمام علی بن الحسین السجاد.للسید محمد الزنجانی أربع أولاد.
Padişahın dört oğlu (İsa, Musa, Mehmet, Süleyman) arasında kavgalar çıkmıştır.Vieram com eles seus quatro filhos, entre os quais Abramo, de quatro anos, o segundo da prole.
Romalılar ve Piktler, daha büyük bir tehdit göz önüne alındığında kavgalarının çocuksu olduğunu kabul eder.Todos os romanos e pictos concordam que sua disputa é infantil dada a ameaça maior.
Çok iyi bir dövüşçüdür, kavgalarda önce yumruklarını kullanmayı tercih eder.Ele não é um bom capitão, porque começa a lutar antes de dar suas ordens.
Seth "siz ikinizin kavgalarından bıktım" der.O slide diz: "Você deve usar ambos".
Hanedan kavgaları ve fetih savaşları Avrupa'daki birçok devleti dönem boyunca sürekli savaş halinde tutmuştur.Suas cavalaria leve e artilharia continuariam a fazer incursões pela Europa Central durante décadas.
Padişahın dört oğlu (İsa, Musa, Mehmet, Süleyman) arasında kavgalar çıkmıştır.Zij baarde hem vier kinderen, die echter allen jong stierven.
Bilal'le kavgalarına devam ederler.Bilal gaat een discussie met hem aan.
Sokak kavgalarının da izleri var üzerinde...De agenten vinden ook sporen van geweld.
Padişahın dört oğlu (İsa, Musa, Mehmet, Süleyman) arasında kavgalar çıkmıştır.Żonaty (żona Ewa), ma czwórkę dzieci (trzech synów i córkę).
Seth "siz ikinizin kavgalarından bıktım" der.Piotr Napierała, "Konflikt dwóch światów.
Uzun süre baba ve oğul arasında taht kavgaları devam etti.Był to powód wielu spięć między ojcem a synem.
Kavgalarda yüzlerce kişi öldü.W walkach zginęły setki osób.
Babası ile olan kavgaları sürekli ailede küslük yaratır.We wszystkich konfliktach z ojcem zawsze ma rację.
Fîrûz Şâh’ın ölümü, oğulları arasında saltanat kavgalarına yol açtı.Po śmierci Szejcha Owajsa ród pogrążył się w walkach wewnętrznych pomiędzy jego synami.
Sokak kavgalarının da izleri var üzerinde...På motsvarande sätt finns ledtrådar för kolumnerna.
Seth "siz ikinizin kavgalarından bıktım" der.Lans kommenterade att "parterna är nöjda".
Kavgaları birbirlerine aşık olduklarını göstermemek amaçlıdır.Att familjerna är osams stoppar inte dem ifrån att älska varandra.
Antonio Elena'yı aldatmaya başlar, çiftin arasındaki kavgalar oldukça artar.Alexandra konfronterar Emelie och bråk utbryter mellan de två.
Aralarında uzun süren kavgalar oldu.De har varit många stridigheter.
O günden bu yana, Crips çetesiyle yapılacak çatışma ve kavgalar devam etmektedir.Sedan dess har många fejder och rena gängkrig brutit ut mellan de övriga Crips-gängen.
Çıkan kavgalarda anlaşmazlık konusu genellikle bölge hakimiyetidir.Det sker främst i länder där uppror mot statsmakten är vanliga.
Padişahın dört oğlu (İsa, Musa, Mehmet, Süleyman) arasında kavgalar çıkmıştır.У подружжя народилося четверо дітей: Меліта (нар.
Hırsızlık yapar kavgalar ederdi.Зав'язується тривала боротьба з бандитами.
Seth "siz ikinizin kavgalarından bıktım" der.Василь каже: Ми обидва шахраї.
Çıkan kavgalarda anlaşmazlık konusu genellikle bölge hakimiyetidir.Бандитські нічні напади — звична справа в околицях.
Sokak kavgalarının da izleri var üzerinde...Kromě návěstidel jsou u trati též traťové značky.
Hırsızlık yapar kavgalar ederdi.Tak se my hlupáci okrádáme.
En agresifler erişkin erkeklerdir ve yemek ya da eş için kavgalardan dolayı yara izleri oldukça yaygındır.Nejagresivnější jsou dospělí samci, a jejich těla často nesou jizvy po bojích o jídlo nebo samici.
Tüm bu süre boyunca Yaprak kavgalarının silahı oldu.Po celou dobu války se zde vyráběly muniční bedny.
Büyük kavgalar çıktı, yaralanmalar yaşandı.Některé opory měly problémy se zraněními.
Mecliste kavgalar çıktı.Další spor o Falklandy?
Sokak kavgalarının da izleri var üzerinde...Pe urmele lui pornesc și hoții.
Böylece taht kavgalarını azaltmayı amaçladı.Astfel, constată că trebuie să reducă dimensiunile striațiilor.
Attila'nın ölümüyle oğulları arasında taht kavgaları başlamıştır.Attila halálát követően Attila két fia között a hatalomért harc kezdődött.
Hırsızlık yapar kavgalar ederdi.A rongálást fosztogatás kísérte.
Kavgaları birbirlerine aşık olduklarını göstermemek amaçlıdır.Megegyeznek, hogy nem kötelezik el magukat egymás irányában.
Grup içinde zaman zaman çok sert kavgalar yaşanmıştı.A pályákon sokszor túl kemény meccsek zajlottak.
Taht kavgaları ve sevdaları, kardeş kanının dökülmesi sebebiyle yıkım dönemi başladı.Megértették és szerették egymást, éppen ezért Anasztasziját nagyon lesújtotta öccse vérzékenysége.
Çok kavgalara girmiş, çok yiğitlikler yapmıştır.Nagyon ügyes, sok kalandba keveredik.
Ayrıca gruplar arasında kavgalar da kaçınılmazdır.Lisäksi on taisteluita ryhmien välillä.
Sokak kavgalarının da izleri var üzerinde...Radalla johtavien teiden varrella on myös opasteet.
Hırsızlık yapar kavgalar ederdi.Ryöstötuomioon vaikutti väkivallan käyttö.
Bu kavgalar dolayısıyla Normandiya'da planladığından daha uzun zaman kaldı.Seuraavan vuosikymmenen aikana taistelut Normandiassa jatkuivat.
Aralarında uzun süren kavgalar oldu.Υπήρξαν πολλές συγκρούσεις μεταξύ τους.
Uzun süre baba ve oğul arasında taht kavgaları devam etti.Οι σχέσεις μεταξύ πατέρα και γιου βελτιώθηκαν μετά από αρκετά χρόνια.
Yaşanan bu taht kavgaları krallığın zayıf düşmesine sebebiyet vermekteydi.Ο εμφύλιος πόλεμος με τον αδελφό του είχε ως αποτέλεσμα την εξασθένιση του βασιλείου.
Seth "siz ikinizin kavgalarından bıktım" der.Josefus skriver, at de er en af de "fire sekter".
Kavgaları birbirlerine aşık olduklarını göstermemek amaçlıdır.De aftaler indbyrdes, at de ikke vil giftes, da ingen af dem har følelser for hinanden.
Canıbek Han'ın ölümünden sonra taht kavgaları başladı.Efter al Hakims død blev druserne forfulgt.
Birden fazla erkek kavgalara yol açar.I særlige tilfælde wrestler mænd mod kvinder.
Çete 1990'ların başında Jungfernheide parkında neo-Naziler'le mahalle kavgaları yapmıştır.I begyndelsen af 1990'erne sloges banden mod Nazister og Skinheads om territorie i Jungfernheide-parken.
Uzun süre baba ve oğul arasında taht kavgaları devam etti.Striden mellom far og sønn fortsatte dog.
Bu kavgalar dolayısıyla Normandiya'da planladığından daha uzun zaman kaldı.Dette var de lengste hoppene som til da var gjort i Norge.
Ayrıca gruplar arasında kavgalar da kaçınılmazdır.Pertarungan antara mereka pun tidak terelakkan.
Çok kavgalara girmiş, çok yiğitlikler yapmıştır.Ông đã tham gia nhiều trận chiến, lập được nhiều công trạng to lớn.
Edward 1066 yılında öldükten sonra doğrudan tahtın varisi olmadığından taht kavgaları başlayacaktır.Năm 566, sau khi Trần Văn Đế qua đời, Thái tử Bá Tông kế vị, tức Trần Phế Đế.
İleriki haftalarda ikisi arasında kavgalar devam etti.Cả hai tiếp tục chiến đấu trong những tuần sau.
Öykülerde Holmes'un ettiği kavgalar genelde sonradan anlatılır.Những câu chuyện phù thủy ở Congo liên tục được đưa ra.