Hırsızlık yapar kavgalar ederdi.Có thể dẫn tới những vụ cướp.
Seth "siz ikinizin kavgalarından bıktım" der.ノアも「(2人が別れた事で)すごく落ち込んでいたと思う。
Hırsızlık yapar kavgalar ederdi.彼らはそれが喧嘩と盗難を引き起こすと考えていた。
İsim olarak "Şeref Stadı" belirlendi ancak daha sonra kavgalar çıkıp asılan tabela indirildi.「決定稿」の判子が押されていたが、あとからバッテンで書き消されており、不採用となった。
Sokak kavgalarının da izleri var üzerinde...奈落では反逆の印でもある。
En agresifler erişkin erkeklerdir ve yemek ya da eş için kavgalardan dolayı yara izleri oldukça yaygındır.成年的雄性袋獾最具侵略性,而在牠們身上也往往找到因為爭奪食物或配偶而打鬥所產生的傷痕。
Çok kavgalara girmiş, çok yiğitlikler yapmıştır.他作战勇猛,颇著战功。
5. Kural: Şahsi kavgalarda yer almak yasaktır.第115条~食物不准放桌上。
Seth "siz ikinizin kavgalarından bıktım" der.骊姬说“以皋落之狄朝夕苛我鄙”。
Turne sırasında grup içi kavgalar artarak devam etmekteydi.乐队内部的争吵持续着。
Sokak kavgalarının da izleri var üzerinde...路面残留马蹄印痕等。
Fîrûz Şâh’ın ölümü, oğulları arasında saltanat kavgalarına yol açtı.그의 재위 말기는 그의 아들들 사이의 분쟁으로 얼룩졌다.
Erkekleri ayrıca bölgelerini savunmak için "koku kavgaları" yapar.또한 십장들은 "근무태도가 나태하다" 등의 이유로 인부들에게 폭력을 행사했다.
Seth "siz ikinizin kavgalarından bıktım" der.둘이 부스 안에서 서로 케미스트리가 잘 맞았다.”라고 말했다.
Kavgaları birbirlerine aşık olduklarını göstermemek amaçlıdır.서로 존중할 수 없는 것은 서로 사랑할 수 없다는 것이다.
Hırsızlık yapar kavgalar ederdi.הגניבות רבו.
En agresifler erişkin erkeklerdir ve yemek ya da eş için kavgalardan dolayı yara izleri oldukça yaygındır.זכרים בוגרים הם האגרסיביים ביותר, וצלקות המעידות על פציעות ישנות נפוצות כתוצאה מקרבות על נקבות ומזון.
5. Kural: Şahsi kavgalarda yer almak yasaktır.כלל מס' 5 - הימנע מהתנהגות אלימה.
Büyük kavgalar çıktı, yaralanmalar yaşandı.פעולה קשה, היו לנו נפגעים.
Seth "siz ikinizin kavgalarından bıktım" der.הביא לתגובה של ששון: "היא שניהם".
İleriki haftalarda ikisi arasında kavgalar devam etti.През следващите седмици, двамата продължават да се сбиват.
Hırsızlık yapar kavgalar ederdi.Продължава да се занимава с разбойничество.
Büyük kavgalar çıktı, yaralanmalar yaşandı.Там отново предизвикват сблъсък и биват тежко ранени.
Osmanlı o sıralar taht kavgalarıyla meşguldü.По време на османската власт тук се водили битки с поробителите.
Fazlasıyla enerjik bir çocukluk geçirmesi sebebiyle sık sık sokak kavgalarına katılmıştır.Често се забърква в улични разправии с момчета на неговата възраст.
Çok iyi bir dövüşçüdür, kavgalarda önce yumruklarını kullanmayı tercih eder.Nije dobar kapetan, jer počinje bitku prije nego što je izdao naredbe.
Çok kavgalara girmiş, çok yiğitlikler yapmıştır.Uspješno je ratovao i dobio velik broj bitaka.
Ama tek bir defa bile bu kavgalarda Kutsal Mızrağı kullanmamıştır.Toda niti enkrat ni opravljal tega poklica v protestantski cerkvi.
Ayrıca gruplar arasında kavgalar da kaçınılmazdır.Tudi znotraj skupine so razmerja še negotova.
Sokak kavgalarının da izleri var üzerinde...Oznaka križa se je nahajala tudi na njihovih pokrivalih.
Uzun süre baba ve oğul arasında taht kavgaları devam etti.Nasprotovanju med očetom in sinom se je ognil.
Muhtıranın ardından siyasi uyuşmazlıklar ve kavgalar devam etti.Rezultat so bile politične spletke in polemike.
Bu kavgalar dolayısıyla Normandiya'da planladığından daha uzun zaman kaldı.Tokie daliniai buvo panaudoti Mūšyje už Normandiją.
Hırsızlık yapar kavgalar ederdi.Jie susinaikina apiplėšimo atveju.
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?"너희 중에 싸움이 어디로, 다툼이 어디로 좇아 나느뇨 너희 지체 중에서 싸우는 정욕으로 좇아 난 것이 아니냐"
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?Varav uppkomma strider, och varav tvister bland eder? Månne icke av de lustar som föra krig i eder lemmar?
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?Звідкіля войни та свари в вас? Чи не звідсіля: з розкошів ваших, що воюють у членах ваших?
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?Откуда у вас вражды и распри? не отсюда ли, отвожделений ваших, воюющих в членах ваших?
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?Смирявайте се, пред Господа, и Той ще ви възвишава,.
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?מאין המלחמות והמדנים אשר ביניכם הלא מתוך התאות המתגרות באבריכם׃
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?من اين الحروب والخصومات بينكم أليست من هنا من لذّاتكم المحاربة في اعضائكم.
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?你 們 中 間 的 爭 戰 鬥 毆 、 是 從 那 裡 來 的 呢 . 不 是 從 你 們 百 體 中 戰 鬥 之 私 慾 來 的 麼
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?你 們中間 的 爭戰鬥毆 、 是 從那裡來 的 呢 . 不 是 從 你 們百體中戰鬥 之 私 慾來 的 麼
Benim önümde çirkin kardeş kavgaları yapmak yok artık.Dość brzydkich kłótni między rodzeństwem w mojej obecności.
Benim önümde çirkin kardeş kavgaları yapmak yok artık.En halua enää nähdä tuollaista veljesten kinastelua.
Benim önümde çirkin kardeş kavgaları yapmak yok artık.Inga familjebråk när jag är här.
Benim önümde çirkin kardeş kavgaları yapmak yok artık.Ingen husspektakler når jeg er her.
Benim önümde çirkin kardeş kavgaları yapmak yok artık.Não quero mais brigas de irmãos na minha frente.
Benim önümde çirkin kardeş kavgaları yapmak yok artık.Non voglio più vedere brutti litigi tra fratelli davanti a me.
Benim önümde çirkin kardeş kavgaları yapmak yok artık.No quiero presenciar más peleas entre hermanos.
Benim önümde çirkin kardeş kavgaları yapmak yok artık.Τέρμα οι αδερφικοί καυγάδες μπροστά μου.
Benim önümde çirkin kardeş kavgaları yapmak yok artık.Чтобы при мне больше не было никаких мерзких семейных ссор.
Birkaç ulusun dünyanın kaynaklarını kontrol ettiği bir düzende toprak kavgaları da hep varolacaktır.Quando algumas nações controlam a maior parte dos recursos da Terra tem que haver disputas territoriais.
Birkaç ulusun dünyanın kaynaklarını kontrol ettiği bir düzende toprak kavgaları da hep varolacaktır.Quand une minorité de nations contrôle la plupart des ressources planétaires,
Birkaç ulusun dünyanın kaynaklarını kontrol ettiği bir düzende toprak kavgaları da hep varolacaktır.Когато само няколко държави контролират повечето ресурси на света, териториалните конфликти са неизбежни.
Bu durum bilhassa ‘fiziksel kavgalar’ ve ‘polisle başın derde girmesi’ sorunlarında söz konusudur.Detta är tydligast när det gäller ”slagsmål” och ”problem med polisen”.
Bu durum bilhassa ‘fiziksel kavgalar’ ve ‘polisle başın derde girmesi’ sorunlarında söz konusudur.Keskimäärin 15 prosenttia koululaisista kertoi kokeneensa vakavia ongelmia vanhempiensa kanssa.
Bu durum bilhassa ‘fiziksel kavgalar’ ve ‘polisle başın derde girmesi’ sorunlarında söz konusudur.To je nejzřetelnější v případě „rvaček“ a „nesnází s policií“.
Bu tür kavgaların çoğu şiddete dönüşmez.Het escaleert bijna nooit tot geweld.
Bu tür kavgaların çoğu şiddete dönüşmez.그닥 난폭해지지는 않지요.