Ana içeriğe geç
Sözlük

katolik ile cümle

katolik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Chen Chien-jen dindar bir Katoliktir .Chen Chien-jen is a devout Catholic.
Katolik I. Mary'den sonra, Cranmer vatana ihanet ve sapkınlık nedeniyle yargılandı.After the accession of the Catholic Mary I, Cranmer was put on trial for treason and heresy.
Knox, Kraliçe ile yaptığı görüşmelerde Katolik uygulamalarını desteklediği için onu uyardı.In several interviews with the Queen, Knox admonished her for supporting Catholic practices.
Salim Ghazal, Melkite Rum Katolik piskoposu, Pacem in Terris Barış ve Özgürlük Ödülü, 2007.Salim Ghazal, Melkite Greek Catholic bishop, Pacem in Terris Peace and Freedom Award, 2007.
Abbé Pierre, Fransız Katolik rahip ve İnsani Yardım - Subay.Abbé Pierre, French Catholic priest and Humanitarian – Officer.
Eve Frank, 1760 yılında ailesinin Katolikliğe geçmesi üzerine Eve adını aldı.Eve Frank received the name of Eve in 1760 upon the conversion of her family to Catholicism.
Bu sırada hem Roma Katolik hem de Protestan misyonerler adalara geldi.It was at this time that missionaries, both Roman Catholic and Protestant, arrived on the islands.
Örneğin Batı'dan ülkeye Katolik papaz getirilmesine izin verildi.So durften z. B. katholische Priester aus dem Westen ins Land kommen.
Katolik İncil Enstitüsü, Stuttgart.Katholisches Bibelwerk, Stuttgart.
1945 yılında Şili katolik okulları federasyonunu kurar ve onun ilk başkanı olur.1945 gründete er die Föderation der Katholischen Schulen Chiles und wurde deren erster Präsident.
Dixon, inançlı bir Katolikti ve ona bu yeteneği Tanrının bahşettiğine inanıyordu.Dixon war gläubige Katholikin und bestand darauf, ihre Gabe der Eingebung Gottes zu verdanken.
Pöttering, Bad Iburg'da yaşamaktadır, katoliktir, evli ve iki erkek çocuk sahibidir.Er lebt in Bad Iburg, ist katholisch, geschieden und hat zwei Söhne.
Katolik bir rahip.Von einem Katholischen Priester.
1970'te nüfusun % 53'ü protestan, % 40'ı ise Katolik idi.Im Jahr 1970 waren noch ca. 53 % der Einwohner protestantisch, 40 % katholisch.
Protestan Reformu sonrasında İngiltere ile Katolik İspanya karşı karşıya geldi.Die Reformation hatte England und das katholische Spanien zu Feinden gemacht.
18 Haziran 1978'de Québec Point-Claire'deki St. John Fisher Parish Church'da katolik olarak vaftiz edildi.Sie wurde am 18. Juni 1978 in der St John Fisher Parish Church in Pointe-Claire, Québec katholisch getauft.
Orada önce St John Fisher katolik ilkokuluna ve sonra devamı olan St Thomas'a devam etti.Dort besuchte sie die katholische Grundschule St John Fisher und später die weiterführende Schule St Thomas.
İkisi de katolikti.Beide waren streng-katholisch.
2005 - Katolik dünyasının yeni Papa'sı 78 yaşındaki Alman Kardinal Joseph Ratzinger oldu.2005: Der deutsche Kardinal Joseph Ratzinger wird im Alter von 78 Jahren vom Konklave zum Papst gewählt.
Ülkenin üçte biri Katolik'tir.Etwa ein Viertel der US-Amerikaner ist katholisch.
Ailesi İrlandalı Katolik ve dindar insanlardı.Seine Familie ist irischer Abstammung und katholischen Glaubens.
Aynı zamanda Minnesota'nın ilk Katolik şapeli de buradadır.Hier entstand auch der erste bayerische Posaunenchor.
16. ve 17. yüzyıllarda Katolik misyonerler tarafından Hristiyanlaştırılmıştır.Ihnen folgten in ganz Amerika im 16. und 17. Jahrhundert katholische Missionare.
1922 yılında Münih'te toplanan 62. Alman Katolik Kurultayının başkanlığını yaptı.1922 war er Präsident des 62. Deutschen Katholikentags in München.
Katolik Kilisesine ait bazı yerlerde ölü mezara götürülürken cenazeye hala bu sözlerle eşlik edilir.In gewissen Beerdigungsriten der katholischen Kirche begleiten diese Worte auch heute noch die Toten ins Grab.
Adenauerallee üzerinde bulunan Katolik St. Cyprian Kilisesi 1957'de yeniden düzenlendi.Die 1957 wieder geweihte Alt-Katholische Kirche St. Cyprian befindet sich in der Adenauerallee.
Bu yazarlarin ilki Venedik civarinda görev yapan katolik papaz Gjon Buzuku idi.Der erste dieser Autoren war der in der Nähe Venedigs wirkende Priester Gjon Buzuku.
İkinci Vatikan Konsili veya Vatikan II, Katolik Kilisesi’nin Ekümenik Konsillerindendir.Es ist die Wahrheit des Zweiten Vatikanischen Konzils, dieser konziliaren Kirche.
Ekvator Ginesi halkının %87'si katolik hristiyan inancına mensuptur.94 % der Bevölkerung Tuxtepecs ist katholischen Glaubens.
Katolik Kilisesi mensubudur.Katholische Sonntagszeitung.
Merdita'da da Arber'lerin Katolik bir piskoposluk merkezleri vardı.In der Mirdita gab es auch ein katholisches Bistum der Arbër.
Mersin Katolik Kilisesi de hala faaliyettedir.Außerdem sei nach wie vor die katholische Untergrundkirche aktiv.
Çünkü Katolikliğe göre boşanmak yasaktı.Dabei sprach sie sich als Katholikin für ein Verbot der Scheidung aus.
Katolikler, cuma günleri şükran orucu tutarlar.Katholiken bringen daher freitags das sogenannte Freitagsopfer.
Kendisi aslında bir Katolik papazıydı.Sicher ist, dass er Katholik war.
Ioannes, Katolik Kilisesi Papası (d.Leone, Kardinaldiakon der Katholischen Kirche, † ?
Katolik bir devlet olmasına rağmen Protestanlar ile birlikte savaşmıştır.Er plädierte für ein Bündnis der katholischen Staaten gegen die Protestanten.
Buna rağmen bir katolik kilisesinin üyesi olarak büyüdü.Er ist Mitglied der Katholischen Kirche.
Dauphiné'de yaşayanların çoğunluğu Katoliktir.In Dipperz leben in der Mehrzahl Katholiken.
Lubomyr Husar ayrıca Katolik Kilisesi'nin Kardinal'iydi.Er war zugleich Kardinal der katholischen Kirche.
19. yüzyılda Katolik ve Protestan misyonerler adalara geldi.Erste katholische und protestantische Missionare kamen an Land.
Öğrencilerin arasında Katolik, Ortodoks ve Musevî öğrenciler de vardır.In den Klassen sind Katholiken und evangelische Schüler gemischt.
Somerhalder Katolik okulunda eğitim görmüştür.Somerhalder besuchte eine katholische Schule.
Annesi katoliktir.Seine Mutter war Katholikin.
Katolik Kilisesi Protestanlığın yayılmasını önlemeye çalıştı.Den katholischen Fürsten ging es darum, ein weiteres Vordringen des Protestantismus zu verhindern.
Katolik inancının icra edilmesi yasaklanır.Zudem wurde die Ausübung der katholischen Religion verboten.
Annesi Katolik kocası Anatole ile evlendiğinde Protestanlıktan Katolikliğe geçmişti.Aus Anlass seiner Eheschließung war er unter heftigem Protest seiner Mutter zum Katholizismus konvertiert.
Burada Katolik Kilisesinin temsilcileri ile görüşür.Hierbei handelt es sich um Angehörige des katholischen Klerus.
Katolik Kilisesi, onun yortusunu 2 Ocak'ta, Ortodokslar ise 22 Şubat'ta kutlamaktadırlar.In der katholischen Tradition wird sein Gedenktag am 5. Januar begangen, in der orthodoxen am 22. Februar.
Karft eskiden bir Katolikti ama daha sonra Protestan mezhebine dönmüştür.Mal gehörte sie den Katholiken, dann wieder den Protestanten.
Salisbury'de bir Katolik okulunda eğitim gördü.Er nahm an einem Training in Salisbury teil.
Katolik Kilisesi, kendisini yenilemek ve düzenlemek zorunda kaldı.Der gotische Kirchenbau wurde stark erneuert und erweitert.
Beklenmeyen bir şey olmuştu: elçiliğin birçok üyesi Katolik olmuştu.Die Bewohner gehörten in weit überwiegender Zahl der katholischen Kirche an.
Katolik kilisesi tarafından aziz ilan edilmişlerdir.Sie wurde von der katholischen Kirche heiliggesprochen.
Tarihsel olarak ülke katolikler ve protestanlar arasında yaklaşık olarak dağılır.Das Land ist geteilt in Katholiken und Protestanten.
Daha sonraki yıllarda Katolik oldu.In späteren Jahren wurde er konservativer.
Katoliklere inanç özgürlüğü verilmesini ve parlamento reformu yapılmasını savundu.Hier unterstützte er nachdrücklich die Katholikenemanzipation und die Parlamentsreform.
Katolik Kilisesi'nin reform edilmesi ile ilgili vaazlarına burada başlamıştır.Vorschlag zu einer Reformation der katholischen Kirche.
İki ana Katolik kilisesi vardır.Der Ort hat zwei katholische Pfarrkirchen.
İmparator da hep Katolik'ti.In Wahrheit sei er aber immer Katholik geblieben.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod