Ana içeriğe geç
Sözlük

katolik ile cümle

katolik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İmparator da hep Katolik'ti.Vždyť sám kníže byl katolík.
1847 yılında ülkedeki Katolik ve Protestan kantonlar arasında bir iç savaş (Sonderbundskrieg) patlak verdi.Roku 1847 vypukla mezi katolickými a protestantskými kantony občanská válka.
Springfield, Adelaide'de bir Katolik okulu olan Mercedes Koleji'nde öğretmenlik yaptı.Studovala na soukromé katolické škole Mercedes College v Adelaide.
Bunun %80'i Protestan'dır, geri kalan oran katolikler'dir.Z toho tvoří zhruba 60 procent protestanti a zbytek jsou pravoslavní a katolíci.
Katolik Kilisesi'ne göre yortu günü 18 Ağustos'tur.Podle katolického kalendáře má svátek 18. července.
Katolik kilisesinin genel başkanı, Vatikan Devleti'nin de başkanı olur.Prezident Papežské komise pro Městský stát Vatikán je zároveň prezidentem vatikánského governatorátu.
Eski Katolik Kilisesi tarafından Meryem'in göğe kabul edilişi 15 Ağustos olarak belirlendi.Slavnost Nanebevzetí Panny Marie katolická církev slaví 15. srpna.
Kendisi aslında bir Katolik papazıydı.Původně byl katolickým knězem.
İkisi de katolikti.Všichni čtyři byli katolíci.
Ülkenin 4,29 milyonluk nüfusunun büyük çoğunluğu Hırvat'tır ve en büyük din Katolikliktir.Islám je vyznáním 2,4 % populace a je největším nekřesťanským vyznáním.
Katoliklik boş inançlardan başka bir şey değildir.Upanišady nejsou klasickou náboženskou literaturou.
Büyükbabası Katoliklikten Lutheran mezhebine geçmişti.Konvertoval z katolicismu k luteránství.
Katolik nüfusun büyük kısmını Polonyalılar oluştur.Značnou část z nich tvoří polská menšina.
Roma Katolik okuluna gitti.Navštěvovala římskokatolickou základní školu.
Katolik organizasyonu için bkz.Katechismus katolické církve.
İrlandalı katolik bir ailede dünyaya geldi.Narodila se do katolické rodiny irského původu.
İstanbul'un en önemli ve köklü Latin Katolik kurumlarından biridir.Asi největší a nejaktivnější dosud existující katolickou akcí je italská Azione Cattolica.
Bu yüzden bu kiliseye yalnızca Katolik Kilisesi de denir.To se ovšem dotýká jen katolické církve.
Kent halkı Almanca konuşur ve çoğunluğu Katoliktir.Většina populace hovoří německy a valná většina obyvatel jsou římští katolíci.
Örneğin Batı'dan ülkeye Katolik papaz getirilmesine izin verildi.V roce 1991 byl vysvěcen na katolického kněze.
Karft eskiden bir Katolikti ama daha sonra Protestan mezhebine dönmüştür.Maxmilián byl původně protestant, ale poté přestoupil na katolictví.
Hristiyanların ise beşte üçü protestan, geriye kalan beşte ikilik kısım katoliktir.Čtyři pětiny jsou protestanti, zbylá jedna pětina je tvořena baptisty a katolíky.
Katolik kilisesi André Gide'in eserlerini 1952 yılında Yasak kitaplar listesi'ne koymuştur.Katolická církev zařadila v roce 1952 jeho spisy na Index zakázaných knih.
Katolik Kilisesi, onun yortusunu 2 Ocak'ta, Ortodokslar ise 22 Şubat'ta kutlamaktadırlar.V katolické církvi se jeho svátek slaví 26. února, v pravoslavné církvi 22. dubna.
(Pan-Avrupa görüşü mottosu) Ave Maria Selam Meryem (Roma Katolik Duası, İsa'nın annesi Meryem'e.)AVM (Ave Virgo Maria - buď pozdravena, Panno Marie), zbav (nás) zlého.
Monarşi yanlıları ve Katoliklere karşı baskıcı uygulamalara da imza atmıştır.Nařídil též popravy dezertérů a zbabělců.
Katolikos'un altındadır.Patřil do katolického táboru.
Papaya sadık kalan Katoliklere tolerans gösterilmeyecekti.Nedal katolíkům jasné mravní normy.
Katolik inancında ruhun ateşle temizlenmesi inanışı mevcuttur.Katolická církev věří, že duším v očistci je možné prospět přímluvnou modlitbou.
Avusturya Katolik kardeşlik üyesi oldu.Byl členem Katolického národního svazu pro Rakousko.
Tarihsel olarak ülke katolikler ve protestanlar arasında yaklaşık olarak dağılır.Nábožensky bylo jeho obyvatelstvo dlouhodobě rozdělené mezi katolickou a protestantskou komunitu.
Cenaze töreni, 14 Mayıs 1992 tarihinde, Roma Katolik kilisesi'nde Paris'teki La Madeleine'de yürütülmüştür.Pohřeb se konal v Église de la Madeleine v Paříži 30. října.
Litürji anlamına da gelen Katolik Kilisesi’ndeki ibadetler, kilise otoritesi tarafından belirlenmiştir.Svátosti jsou podle katolického pojetí součástí liturgie, kterou slaví církev jako kněžské společenství.
İrlandalı Katolikler İngiltere'nin Katolik kralı II. James'i destekliyorlardı.Katolíci viděli katolického krále Jakuba II.
Bu dönem Katolik kilisesinin de kendi içinde bölünmeye başladığı dönemdir.I dnes si od nich drží katolická církev jistý odstup.
1997'ye kadar Katolik olduğunu düşünüyordu.Od roku 1994 je věřící katolík.
Katolik bir ailenin çocuğuydu.Byl synem řecko-katolického duchovního.
Babası Yahudi, annesi ise bir katoliktir.Jeho otec byl žid, matka katolička.
Seattle Fransız Katolik misyonerlerinin baskı ve etkisi altında kaldı.Katedrála dodržuje francouzský katedrální půdorys.
Budizm ve Hinduizm dersleri aldım, yoga çalıştım ve açıkça görülüyor ki Katoliklik hakkında çok şey biliyorum.Am studiat budismul și hinduismul, am practicat yoga și, evident, știu multe despre catolicism.
Belediye sınırları içinde birkaç Katolik olmasına rağmen, hiçbir Katolik kilise yoktur.Deși există un număr mic de catolici, în municipiu nu se află nicio biserică catolică.
Koyu ve dindar bir Katolik olmasına rağmen Galileo Marina Gamba ile evlilik dışı üç çocuk yapmıştır.Deși romano-catolic credincios, Galileo a avut trei copii nelegitimi cu Marina Gamba.
Protestanlık kuzey ve doğuda; Roma Katolikliği ise güney ve batıda yoğunlaşmaktadır.Protestantismul este concentrat în nord și est, iar Romano-Catolicismul în sud și vest.
Temmuz 1920'de, Ottla, babasına rağmen Çek Katolik Joseph David ile evlendi.În iulie 1920, Ottla s-a căsătorit cu cehul catolic Joseph David, împotriva voinței tatălui ei.
Yeongjo ülkedeki Katolik faaliyetlere karşıydı.Yeongjo a fost primul rege ce a luat măsuri împotriva activitatii catolicismului in tara.
Tarihsel olarak ülke katolikler ve protestanlar arasında yaklaşık olarak dağılır.În mod tradițional, populația a fost împărțită în mod egal între catolici și protestanți afilieri.
1758'de Yeongjo, Katoliklik'i yok etmek için yasa dışı olduğunu ilan etti.In 1758, Yeongjo a scos în afara legii oficial catolicismul .
Ülkenin 4,29 milyonluk nüfusunun büyük çoğunluğu Hırvat'tır ve en büyük din Katolikliktir.Populația țării este de 4,29 milioane de locuitori, majoritatea croați și majoritatea romano-catolici.
İki ana Katolik kilisesi vardır.Există două biserici ortodoxe.
Büyükbabası Johann Michael Strauss, (1720–1800) dinini değiştirerek Katolik olmuş bir Avusturyalı Yahudi'dir.Strauss avea un bunic evreu, Johann Michael Strauss (1720–1800), care s-a convertit la catolicism.
Nüfusun üçte ikisi Protestan, üçte biri Katoliktir.Aproximativ două treimi sunt protestanți și o treime romano-catolici.
Katolik inancının icra edilmesi yasaklanır.Au fost interzise toate credințele necatolice.
Annesi Lübnan ve İtalyan kökenli Katolik bir Kanadalı'dır.Este catolic și are strămoși franco canadieni.
İnanç olarak Katolik mezhebindendir. ^Este de religie catolică.
İrlanda'da baskın din, Hristiyanlıktır ve en büyük kilise Roma Katolik Kilisesi'dir.Religia predominantă este creștinismul, cel mai mare cult creștin fiind Biserica Romano-Catolică.
Katolik inancıyla ilgili konularda ve dinî, ahlâki meselelerin çözümünde yetkilidir.El este împuternicit în problemele credinței catolice și pentru rezolvarea problemelor ecleziastice.
19. yüzyılda Katolik ve Protestan misyonerler adalara geldi.La mijlocul secolului, catolicii și protestanții au ars sute de vrăjitoare.
Annesi katolik, babası protestandı.Mama sa a fost protestantă, iar tatăl catolic.
Bunun yanında Roma Katolik Kilisesi ile birleşmeyi kabul etmek karşılığı destek aramıştır.Acesta a acceptat cu condiția ca husiții să accepte la rândul lor reunirea cu Biserica Romano-Catolică.
Süryani Katolik Kilisesi lideri Peter VII Jarweh saldırılarda yaralandı ve bir yıl sonra öldü.Regele Filip, șocat grav de scandal, a murit într-un an.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod