Ana içeriğe geç
Sözlük

katolik ile cümle

katolik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Katolik Kilisesi’nin 20. ekümenik konsilidir.Acesta a fost cel de al douăzecelea conciliu ecumenic al Bisericii Catolice.
Katoliklerin kentlerde yaşamasına izin verilmez.În cetate nu au fost acceptați decât catolici.
Katolik bir ailenin çoçuğudu."Era o familie catolică foarte strictă.
Bazı Katolik ülkelerde boşanma bugün bile olanaksızdır.Divorțul este în general mai puțin acceptat în țările catolice.
Lubomyr Husar ayrıca Katolik Kilisesi'nin Kardinal'iydi.În ambele cazuri învășătorul confesional era și cantor al bisricii.
Roma Katolik olarak büyüdü ve yerel rahib tarafından ismi Liam olarak konuldu.Este romano-catolic, fiind numit Liam de preotul din zonă.
Stigmata, Roma Katolik inancıyla yakından ilişkilidir.Stigmatele sunt asociate în primul rând credinței romano catolice.
Kuruluşunda Roma Katolik şapeli iken, Reform sonrasında Lutheran şapeline dönüştürüldü.În locul lor s-au stabilit maghiari care în timpul reformei au trecut la Luteranism.
Katolik Kilisesi ve Ortodoks Kilisesi tarafından 12 Mart yortusu olarak kabul edilir.Pomenirea sa se face la 30 martie atât în Biserica Catolică cât şi în Biserica Ortodoxă.
Jansencilik bir Katolik teolojik harekettir.Haide, asta e o doctrină catolică standard!
Üç yaşındayken annesi Katolikliğe geçince o da Katolik oldu.Când avea 6 luni mama sa l-a botezat catolic.
Toprak sahibi varlıklı bir Katolik aileden geliyordu.Provenea dintr-o familie bogată de arabi catolici.
Babası Yahudi, annesi ise bir katoliktir.Tatăl ei era evreu iar mama catolică.
Mersin Katolik Kilisesi de hala faaliyettedir.Totuși, Biserica Vetero-Catolică încă îl practică.
Saaremaalı Oseliyalılar tekrar Katolik Hristiyanlığa dönüştürüldüler.Singura posibilitate de dezrobire a musulmanilor era convertirea la creștinismul catolic.
Görünümü geleneksel Katolik idealiyle uyumludur, ancak duruşu bükülmüştür.Există un joc cu regulile design-ului clasic, dar se păstrează rigoarea.
Ailesi İrlandalı Katolik ve dindar insanlardı.Familia sa a fost romano-catolică și conservatoare.
Katolik bir okulda okudu.Învățământul primar l-a urmat într-o școală catolică.
Monako'da beş Katolik kilisesi ve bir de katedral bulunmaktadır.Öt katolikus templom és egy katedrális van Monacóban.
İkisi de katolikti.Mindkét család katolikus.
Kendisini Famiglia Domani olarak adlandıran özel bir Katolik derneği, erotizm nedeniyle turneyi boykot etti.A katolikusok egy magánszervezete és a Famiglia Domani szintén bojkottálta a turnét erotikus tartalma miatt.
Bu dönemde Katolik inanca dönmüştür.Lakói ekkor már visszatértek a katolikus hitre.
Leuven Katolik Üniversitesi.A Leuveni katolikus egyetem alapítása.
Celtic taraftarları Katolik, Rangers taraftarları ise Protestan mezheplerine mensuptur.A Celtic szurkolói katolikusok, a Rangers hívei protestánsok.
Chirac, Katolik Hristiyan'dır.Chirac római katolikus.
Katolik inancında ruhun ateşle temizlenmesi inanışı mevcuttur.A bujaságtól tisztítótűzben szabadulnak meg a lelkek.
Madonna ve ailesi Katolik inancındandır.Byrd és családja katolikus vallású volt.
Daha sonraki yıllarda Katolik oldu.Utóbbi a mai napig katolikus.
Şehirde Katolik nüfus çoğunluktadır.A városban magas számban képviselteti magát a katolikus vallás.
1896 yılında Belçika'nın Temsilciler Meclisine sol kanat Katolik Partisi üyesi olarak seçildi.1896-ban választották meg Brüsszel képviseletében, a Belga Katolikus Párt tagjaként a belga képviselőházba.
1905'te katolik oldu ve dinî eserler üretmeye başladı.1905-ben áttért a katolikus hitre, és vallásos témában kezdett alkotni.
Katolik olarak yetiştirildi ancak sonradan ateist oldu.Metodistaként nevelkedett, de később ateista lett.
Katolik Kilisesi'nin adı da buradan gelir.Innen ered a templom neve is.
15. yüzyılda Papalik Arnavut Katolikleri ve katolik soylularla çok sıkı ilişki içindeydi.A XV. században a gyógyítás még erősen kötődik a kolostorokhoz és a klerikusok tevékenységéhez.
Roma Katolik Kilisesi neden ve hangi sıkıntılara uğrayacaktır?Római katolikus templom és a kálvária.
Evli ve 4 çocuk annesi olup, dindar bir Katolik'tir.Házas, négy gyermek édesapja, római katolikus vallású.
1567'de Katolikliği yaymış ve günümüzde de Katolik cemaatiyle meşhurdur.1711-ben azonban mégis a katolikusé lett és azóta is a katolikus egyház tulajdona.
Ortodoksluk ve Katolik inançlarını benimsemişlerdir.A katolikus szokásokat és ünnepeket megtartja.
Katoliklik boş inançlardan başka bir şey değildir.A vallásosságukat nem egyetlen, kizárólagos hit határozza meg.
Kendisi Katolik Hristiyandır.Mária katolikus volt.
Annabelle Tillman, senatörün kızıdır ve ceza olarak Katolik yatılı okula yazılmıştır.Annabelle Tillman (Erin Kelly) egy politikus lánya, akit szigorú katolikus lányiskolába küldenek.
Kuruluşunda Roma Katolik kilisesi iken, Reform sonrasında Lutheran kilisesine dönüştürüldü.Eredetileg római-katolikus volt, de a reformáció után átalakult lutheránus templommá.
Katolik kilisesi ayrılmayı kabul etmedi.Tehát nem kívánt kötődni a Katolikus egyházhoz.
Bu tavrı yüzünden Katolikler kendisine cephe aldı.Az ő kezdeményezésére alakult meg a kassai katolikus kör.
Ayrıca grubun diğer üyeleri de İrlanda'nın Katolik ve Protestan cemaatlerindendir.A lakosság római katolikus és protestáns felekezetekhez tartozik.
Del Toro daha sonra Miramar'daki Katolik okuluna gitti.Később az Earl Haig Secondary School-ba járt Torontóban.
Portekizce konuşulan São Paulo'da halkın büyük bölümü Katolik'tir.A portugál nyelv helyi változatát beszélő São Tomé-iak jelentős része római katolikus.
Zlatan Ibrahimovic ayrıca, "Babam Müslüman, annem Katolik.Az ő szavaival: " Yelawolf egy őslakó amerikai, apám Cherokee volt, anyám fehér.
Ancak halkın %96'si resmi olarak Katolik'tir.A lakosság 96%-a római katolikus.
Eski Katolik Kilisesi tarafından Meryem'in göğe kabul edilişi 15 Ağustos olarak belirlendi.Szűz Mária tiszteletére szentelt római katolikus templomát 1993. augusztus 15-én szentelték fel.
İmparator da hep Katolik'ti.Lakói mind katolikus magyarok voltak.
Bu sefer, Katolik Kilisesi Levon'a karşı zorlayıcı men kararı yayınladı.A tridenti zsinaton a katolikus egyház elvetette ezt a nézetet.
Babası Yahudi, annesi ise bir katoliktir.Apja zsidó volt, anyja katolikus.
Roma Katolik Kilisesi'nin Papaları listesi.Római pápák listája: a római katolikus egyházfők listája.
(2) İngiliz Katoliklerine yönelik olarak uzlaştırıcı bir yoldan uygulandı.Ketteler elveiben számos, korabeli katolikus irányzatot ötvözött.
Adını Katolik Kilisesine bağlı kardinaller tarafından giyilen cübbenin renginden almaktadır.A név a lovagok ruháján lévő keskeny bíborsávra utalt.
Katolikler, cuma günleri şükran orucu tutarlar.A katolikus cursillókon péntektől vasárnapig naponta közös szentmisén vesznek részt.
Salisbury'de bir Katolik okulunda eğitim gördü.Salzburgban magas színvonalú iskolát alapított.
Üniversiteye gidene dek, Katolik kolejlerinde okudu.Katolikus iskolába majd később kereskedelmi iskolába járt.
Katolik dünyası da onu ölüme mahkûm etmişti.(A Führer halálra ítélte őket.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod