Bu nedenle tariflerimin birçoğuna gevrekliği katmaya çalıştım -- biraz ayçekirdeği kattım.Ik probeer knapperigheid te verwerken in veel van mijn recepten -- gooi er wat zonnebloempitten in.
Bu nedenle tariflerimin birçoğuna gevrekliği katmaya çalıştım -- biraz ayçekirdeği kattım.그래서 저는 와삭거리는 걸 제 요리법에 많이 적용 시켰습니다 해바라기씨를 넣었던 거죠.
Bu nedenle tariflerimin birçoğuna gevrekliği katmaya çalıştım -- biraz ayçekirdeği kattım.Próbuję więc włączyć chrupanie do wielu swoich przepisów; wystarczy dodać pestki słonecznika.
Bu nedenle tariflerimin birçoğuna gevrekliği katmaya çalıştım -- biraz ayçekirdeği kattım.Så jag har helt enkelt försökt få in knaprighet i många av mina recept - släng i lite solrosfrön.
Bu nedenle tariflerimin birçoğuna gevrekliği katmaya çalıştım -- biraz ayçekirdeği kattım.Szóval megpróbáltam beleszőni a ropogósságot egy csomó saját receptembe -- bedobva néhány napraforgómagot.
Bu nedenle tariflerimin birçoğuna gevrekliği katmaya çalıştım -- biraz ayçekirdeği kattım.Takže se snažím zařadit křupavost do řady mých receptů -- používám k tomu slunečnicová semínka.
Bu nedenle tariflerimin birçoğuna gevrekliği katmaya çalıştım -- biraz ayçekirdeği kattım.Поэтому я попытался привнести это ощущение хруста во многие мои рецепты, добавляя туда семечки.
Bu nedenle tariflerimin birçoğuna gevrekliği katmaya çalıştım -- biraz ayçekirdeği kattım.Така че аз се опитвам да направя рецептите си по-хрупкави, като включа в тях малко слънчогледови семки.
Bu nedenle tariflerimin birçoğuna gevrekliği katmaya çalıştım -- biraz ayçekirdeği kattım.Я спробував зробити свої страви хрумкими. Наприклад, додав у рецепт соняшникове насіння.
Bu nedenle tariflerimin birçoğuna gevrekliği katmaya çalıştım -- biraz ayçekirdeği kattım.אז בעיקרון ניסיתי לשלב קראנצ'יות בהרבה מהמתכונים שלי -- להוסיף קצת זרעי חמניה.
Bu nedenle tariflerimin birçoğuna gevrekliği katmaya çalıştım -- biraz ayçekirdeği kattım.وما حاولت القيام به هو اضفاء القرمشة على الكثير من وصفاتي وخاصة تلك التي تتضمن بذور عباد الشمس
Bu nedenle tariflerimin birçoğuna gevrekliği katmaya çalıştım -- biraz ayçekirdeği kattım.いろんなレシピに取り入れています ひまわりの種をいれるのです これで 自分はドリトスを食べてるんだぞと
Bu nedenle tariflerimin birçoğuna gevrekliği katmaya çalıştım -- biraz ayçekirdeği kattım.所以我嘗試將香脆口感 融入我嘅食譜 例如放啲瓜子。
Bu nesnenin ulaşılabilir katmanıTilgjengelig lag for dette objektet
Bunlar benim akciğerlerim, tam burada büyük bir katman halinde kaslarım var.폐 바로 밑에 있는 근육입니다.
Bunlar benim akciğerlerim, tam burada büyük bir katman halinde kaslarım var.les bronchioles s'arrêtent. Et voilà où ça devient intéressant.
Bunlar benim akciğerlerim, tam burada büyük bir katman halinde kaslarım var.Quiero recoger aquí un buen color. ~Pausa~
Bunlar benim akciğerlerim, tam burada büyük bir katman halinde kaslarım var.Quindi questi sono i polmoni. Abbiamo un grande strato di muscoli piatti proprio qui.
Bunlar benim akciğerlerim, tam burada büyük bir katman halinde kaslarım var.Să folosesc o culoare potrivită aici. ...
Bunlar benim akciğerlerim, tam burada büyük bir katman halinde kaslarım var.To moje płuca, a tu jest ten płaski mięsień.
Bunlar benim akciğerlerim, tam burada büyük bir katman halinde kaslarım var.Само да сменя цвета.
Bunlar benim akciğerlerim, tam burada büyük bir katman halinde kaslarım var.מיד מתחת לריאות - וזה נקרא הסרעפת. כאשר היא נינוחה - יש לה מין צורה של כיפה.
bunları sorduğunuz zaman, nedenlerin bir kaç katman altına indiğinizde daima altından para çıkıyor.Alors sous plusieurs niveaux du pourquoi; vous en arriverez toujours à une question d'argent.
bunları sorduğunuz zaman, nedenlerin bir kaç katman altına indiğinizde daima altından para çıkıyor.Fiecare cultura are raspunsuri la întrebarile "Cine sunt eu?
bunları sorduğunuz zaman, nedenlerin bir kaç katman altına indiğinizde daima altından para çıkıyor.ja sinä kysyt miksi...ja kuoren alla pari kerrosta alempana löydät aina syyksi rahan.
bunları sorduğunuz zaman, nedenlerin bir kaç katman altına indiğinizde daima altından para çıkıyor.Když se ptáte dost dlouho "proč?", vždycky nakonec dojdete k penězům.
bunları sorduğunuz zaman, nedenlerin bir kaç katman altına indiğinizde daima altından para çıkıyor.Så du frågar varför... och ett par nivåer ner i frågan om varför kommer man alltid till pengar.
bunları sorduğunuz zaman, nedenlerin bir kaç katman altına indiğinizde daima altından para çıkıyor.Se scaviamo un po' più a fondo, la risposta è sempre la stessa: il denaro.
bunları sorduğunuz zaman, nedenlerin bir kaç katman altına indiğinizde daima altından para çıkıyor.Sim, falo sempre da história do "eu", que toda a cultura tem que responder à questão:
bunları sorduğunuz zaman, nedenlerin bir kaç katman altına indiğinizde daima altından para çıkıyor.Sokat beszélek az Én Meséjéről.
bunları sorduğunuz zaman, nedenlerin bir kaç katman altına indiğinizde daima altından para çıkıyor.וכמה רמות מתחת ל"למה", תמיד תגיעו לכסף.
bunları sorduğunuz zaman, nedenlerin bir kaç katman altına indiğinizde daima altından para çıkıyor.なぜを3回も掘り下げると、必ずお金にたどり着きます。
Bunlar katmanlanıyorlar, her seferinde 1 kat, ilk önce kemik, boşlukları da kıkırdakla dolduruyoruz.De bliver stakket, et lag af gangen, først knoglen, vi fylder hullerne med brusk.
Bunlar katmanlanıyorlar, her seferinde 1 kat, ilk önce kemik, boşlukları da kıkırdakla dolduruyoruz.Dessa konstrueras ett lager åt gången, först benet, sedan fylls håligheterna med brosk.
Bunlar katmanlanıyorlar, her seferinde 1 kat, ilk önce kemik, boşlukları da kıkırdakla dolduruyoruz.Estão a ser feitos em camadas, uma de cada vez, primeiro o osso, preenchemos os vãos com cartilagem.
Bunlar katmanlanıyorlar, her seferinde 1 kat, ilk önce kemik, boşlukları da kıkırdakla dolduruyoruz.Ils sont créés par couches, une couche à la fois, d'abord l'os, nous comblons les espaces avec du cartilage.
Bunlar katmanlanıyorlar, her seferinde 1 kat, ilk önce kemik, boşlukları da kıkırdakla dolduruyoruz.이것은 한 번에 한 겹씩 층을 나누어 만드는데요, 처음에는 뼈를 만들고 사이사이를 연골로 채웁니다.
Bunlar katmanlanıyorlar, her seferinde 1 kat, ilk önce kemik, boşlukları da kıkırdakla dolduruyoruz.Questi vengono fatti a strati, uno strato alla volta, prima l'osso, riempiamo gli spazi con cartilagine.
Bunlar katmanlanıyorlar, her seferinde 1 kat, ilk önce kemik, boşlukları da kıkırdakla dolduruyoruz.Se están cubriendo, capa a capa, primero el hueso, llenamos los espacios con cartílago.
Bunlar katmanlanıyorlar, her seferinde 1 kat, ilk önce kemik, boşlukları da kıkırdakla dolduruyoruz.Sie werden geschichtet, eine Schicht auf die andere, erst der Knochen, die Lücken werden mit Knorpel gefüllt.
Bunlar katmanlanıyorlar, her seferinde 1 kat, ilk önce kemik, boşlukları da kıkırdakla dolduruyoruz.Sunt aşezate pe straturi, câte un strat odată, mai întâi osul, apoi umplem cavităţile cu cartilaj.
Bunlar katmanlanıyorlar, her seferinde 1 kat, ilk önce kemik, boşlukları da kıkırdakla dolduruyoruz.Tady je pokrývají, nikdy víc než jedna vrstva zároveň, nejdřív kost, mezery vyplníme chrupavkou.
Bunlar katmanlanıyorlar, her seferinde 1 kat, ilk önce kemik, boşlukları da kıkırdakla dolduruyoruz.Teemme useita kerroksia, yksi kerrallaan. Ensin luu. Välit täytämme rustolla.
Bunlar katmanlanıyorlar, her seferinde 1 kat, ilk önce kemik, boşlukları da kıkırdakla dolduruyoruz.Ze worden laagje voor laagje opgebouwd, eerst het been, we vullen de gaten met kraakbeen.
Bunlar katmanlanıyorlar, her seferinde 1 kat, ilk önce kemik, boşlukları da kıkırdakla dolduruyoruz.Αυτά κατασκευάζονται με στρώσεις,μία στρώση τη φορά. πρώτα το κόκκαλο,γεμίζουμε τα κενά με χόνδρο.
Bunlar katmanlanıyorlar, her seferinde 1 kat, ilk önce kemik, boşlukları da kıkırdakla dolduruyoruz.Їх нарощують шар за шаром, спочатку - кістка, а порожнини ми заповнюємо хрящовиною.
Bunlar katmanlanıyorlar, her seferinde 1 kat, ilk önce kemik, boşlukları da kıkırdakla dolduruyoruz.Напластяват се, слой по слой - първо костта, запълваме празнините с хрущял.
Bunlar katmanlanıyorlar, her seferinde 1 kat, ilk önce kemik, boşlukları da kıkırdakla dolduruyoruz.Он был сделан послойно, по слою за раз, сначала создается кость, потом промежутки заполняются хрящем.
Bunlar katmanlanıyorlar, her seferinde 1 kat, ilk önce kemik, boşlukları da kıkırdakla dolduruyoruz.בתחילה העצם, אנחנו ממלאים את הרווחים בסחוס. אז אנחנו מתחילים להוסיף מעל את השריר.
Bunlar katmanlanıyorlar, her seferinde 1 kat, ilk önce kemik, boşlukları da kıkırdakla dolduruyoruz.يتم وضعها في طبقات, طبقة واحدة كل مرة اولا العظم, ثم نملأ الفجوات بالمادة الغضروفية
Bunlar katmanlanıyorlar, her seferinde 1 kat, ilk önce kemik, boşlukları da kıkırdakla dolduruyoruz.最初に骨 そして隙間を軟骨でふさぎ 筋肉を上にのせて
Bunu katman katman yapıyor.Аз работя в компания, произвеждаща сапун и ако вече не са нужни перилните препарати, ще фалираме!".
Bunu magma gibi düşünebilirsiniz ve bu katmana Astenosfer diyoruz..Tomu tedy říkáme astenosféra.
Bunu magma gibi düşünebilirsiniz ve bu katmana Astenosfer diyoruz..Це те, що ми називаємо астеносферою.
Bu onları daha az mutlu yapmadı, sadece pek bir şey katmadı.Bukan berarti membuat mereka kurang bahagia, hanya kurang memiliki arti.
Bu onları daha az mutlu yapmadı, sadece pek bir şey katmadı.Ça ne les a pas rendus moins heureux, ça n'a juste pas fait grand-chose pour eux.
Bu onları daha az mutlu yapmadı, sadece pek bir şey katmadı.Det gjorde dem ikke mindre lykkelige, det gjorde bare ikke noget for dem.
Bu onları daha az mutlu yapmadı, sadece pek bir şey katmadı.Es machte sie nicht weniger glücklich, es brachte ihnen einfach nicht viel.
Bu onları daha az mutlu yapmadı, sadece pek bir şey katmadı.덜 행복해진 것도 아니었지만, 그저 별 영향이 없었습니다.
Bu onları daha az mutlu yapmadı, sadece pek bir şey katmadı.Não ficaram menos felizes, ficaram na mesma.