Ana içeriğe geç
Sözlük

katla ile cümle

katla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bütün katlarında birer salon ve ikişer oda vardır.Đất nước này đủ chỗ cho hai người và cả những căn phòng đẹp.
Zengin - fakir uçurumuna katlanamamaktadır.Quân Thục thế yếu, không đương nổi mấy cánh quân Ngô.
"Efes ikiye katladı".2 lần giật mình”.
Binanın 49-70 katlarında toplam 603 odalı bir beş yıldızlı otel bulunmaktadır.Tòa nhà có một khách sạn năm sao nằm trên tầng 49-70, với tổng cộng 603 phòng.
Uygulamadaki kusurlar bazen tek bir ürünün maliyetini ikiye katlayabilir.Giảm giá nhà sản xuất đôi khi chỉ có giá trị tại một cửa hàng duy nhất.
Saray yeni blokların ilavesiyle ikiden fazlaya katlanmıştı.Tại hai phần cầu mở rộng được bố trí hai đài hoa sen.
İhracat 1913-1918 döneminde dörde katlanmıştı.Xuất khẩu tăng gấp 4 lần từ năm 1913 đến năm 1918.
İçinde bulunan ahşap katlar çıkan yangınlarda yanarak hasar görmüştür.の巻』 ^ 葛飾署を花火で全焼させたことがあったため。
Ülkede gıda fiyatları, özellikle ekmeğin fiyatı son aylarda katlandı.エジプトでは特にパンの価格が高騰し、最近数ヶ月の間に倍になった。
Göğe üst katlarına kadar yükselir.道中で天目指峠(あまめざすとうげ。
Bunun üzerine Yehova şöyle dedi: "Etten kemikten insana ruhum sonsuza dek katlanmayacak.そこで、主は、「わたしの霊は、永久には人のうちにとどまらないであろう。
Pizzaya benzeyen menâkiş ya dilimlenebilir ya da katlanabilir, ve hem kahvaltı hem de öğle yemeğinde yenilir.ピザに似て、スライスしたり折りたたんだりし、朝食または昼食として食べる。
Farklı katlarda aynı anda paralel çalışmalar yürütülmüştür.個々のプロセスは同時、並列に実行される。
Kulak makarnası (Kulak makarnası içine et konularak katlanmış yufkanın haşlanmasıyla yapılır.)しかし、事情を聞いた鶴の忠助に頭を丸められてしまったことがある。
Protein katlanmasında dönüşlerin rolü hakkında iki hipotez öne sürülmüştür.タンパク質の折り畳みへのターンの関与については2つの説が提唱されている。
Giysiler parçalar katlanarak değil de, üst üste getirilerek dikilir.暑い時にはベストではなくスカートを脱いでしまう。
Katlanın, bırakın kadınlar gibi ağlaşmayı.2つ、婦女を奪い取らないこと。
Giriş katlarında 70 adet dükkân ve 4 adet restaurant yer almaktadır.全国4ヶ所においてホテル事業を、4店舗にてレストラン事業を展開している。
Bu kapasiteyi ikiye katlamak için görüşmeler yapılıyor.^ 能力を強化することで2つ奪えるようになる。
Örneğin, bazı proteinler önce glikozile olmazlarsa doğru katlanmazlar.たとえば、いくつかのタンパク質は最初にグリコシル化されない限り正確に折りたたまれない。
Aynı zamanda arka sıra da katlanabilmektedir.後ろのアクターもそれに続く。
Yaz aylarında nüfusunu ikiye katlar.しかしながら、夏には人口は倍増する。
Çalışmak veya yemek yemek için bir katlanır tepsi bulunmaktadır.こうして喰うか喰われるかの勝負が始まった。
Aracın arka koltukları 32 ayrı oturma düzeni oluşturacak şekilde katlanabilir.2次車までの編成においては編成替えにより車椅子スペース位置が変わるため、新たに設置し直した。
Gazetenin tirajı yarim yıldan kısa süre içerisinde ikiye katlandı.酒の闇値はほぼ半年で2倍の割合で上昇していった。
Çorapları katlamaktan sorumludur.靴下を裏返す。
Burada birçok maymunla tanışır ve pek çok işkenceye katlanır.体に大蛇を巻き付け、数多くの動物を引き連れていた。
İş takımları haricinde katlanmış yakalı elbiseler giymek kullanışsız ve boğucu idi.使用済下着にしか興味のない下着泥棒で、盗んだ下着を着ることも好む。
Katlanmış bir şekilde paketlenir.やさしく包んでくれる。
WGA DVD arta kalanlarından olan kazancın ikiye katlanmasını talep ettiler.WWEタッグ王座を2度獲得するなどの功績を築く。
Gerçek bir şasinin olmaması bile siparişlerin katlanmasını engellememiştir.あくまで肯定的にするだけで命令を実行させるわけではない。
Katlar daima birbirinden farklı büyüklüktedir.カラーは1体ずつ異なっている。
Preklamsi aynı zamanda bebek ölümü riskini de ikiye katlamaktadır.先兆子痫亦使宝宝的死亡风险提高两倍。
Fakat bu uğurda ağır kayıplara da katlandılar.已而盜果渡江,以備嚴,不敢犯。
Bu zamandan sonra yapı birbirini izleyen ihmale katlandı.自此之後,它每一次的回歸都被觀測到。
64-bit veri yolu – bu, her isteyişte bellekten alınan bilgi miktarını ikiye katlamaktadır.64位元資料路徑 - 這使得每一次從記憶體提取指令的資訊數量變成兩倍。
Bunun üzerine “bunun sonuçlarına katlanacaksınız, fakat deniyeceğim ve ne yapabiliceğimi göreceğiz” dedim.” “好吧,”我回答說,'你將會承擔後果,但我會嘗試,試看看我能夠獲得甚麼結果。
Kamalar sağlamdır ama bir kama bükülüp üçe katlanarak bırakılmıştır.公廉強直,不事媕阿,三任皆投劾去。
Eski Mohenjo-daro'da imal edilen tuğlalar genellikle bu uzunluk birimin tam katları olan boyutlara sahipti.古代摩亨佐-达罗的砖的规格一般是这种单位的整数倍。
Shapley'in tahminleri şu anda kabul edilen değerle, 10’un katları dahilinde aynıdır.不過,夏普利的估計值與現在所認定數量級是相同的。
Ergenlik sonrası incelir yahut kendi üzerine katlanır.嗣後,或連歲,或間歲入貢以為常。
Şehir pek çok yıkımlara katlandı.该城曾经历过多次灾难。
‘Özgür’ biri seçebilir, seçiminin sonucuna gönüllü olarak katlanır.逃亡者可以自由決定是否要參加。
1900'lü yıllarda bu sayı ikiye katlanarak 50.000'i buldu.到1911年这一数字翻了一番,达到5万人。
Kulak makarnası (Kulak makarnası içine et konularak katlanmış yufkanın haşlanmasıyla yapılır.)金屬樂的高音量是用來將聽眾捲入其中,並且注入一劑強心針」。
Katlarda bulunan kişilerden ikisi yanarak öldü.這麼一來,二人將被燒死。
Veya bir A4 sayfası ortasından ikiye katlandığında, yani A5 boyutuna getirildiğinde, bir C5 zarfına sığar.一張A4大小的紙張可以剛好放進一個C4大小的信封;把A4紙張對摺成A5紙張,就可以剛好放進C5大小的信封,餘此類推。
Göğe üst katlarına kadar yükselir.然此眾生在長壽天上。
İlahlar bu gök katında yaşarlar; hiç kimse daha yukarıdaki gök katlarında neler olduğunu bilemez.古之王者明于此,故南面而治天下,莫不以教化为大务。
Çalışmak veya yemek yemek için bir katlanır tepsi bulunmaktadır.可生吃或煮菜。
O yazarken çoğu zaman ona yakın otururdu; dolmakalemlerini düzenli tutar, elyazmalarını katlar ve gönderirdi.爱伦·坡写作的时候,她常常坐在他身边,把笔放整齐,把他的手稿折起来放好。
Bunun üzerine Yehova şöyle dedi: "Etten kemikten insana ruhum sonsuza dek katlanmayacak.耶和華應許他們説:“利甲的兒子約拿達必永不缺人侍立在我面前。
Ülkede gıda fiyatları, özellikle ekmeğin fiyatı son aylarda katlandı.식량 가격, 특히 지난 몇달동안 두배가 오른 빵 가격의 상승으로 인해 많은 인구가 고통 받았다.
Bu zamandan sonra yapı birbirini izleyen ihmale katlandı.그러나 그 이후 등판시마다 실점하는 모습을 보였다.
Preklamsi aynı zamanda bebek ölümü riskini de ikiye katlamaktadır.자간전증은 또한 출산전후사망의 위험을 두 배로 늘린다.
Çalışmak veya yemek yemek için bir katlanır tepsi bulunmaktadır.식사 대용으로도 먹거나, 간식으로 먹는다.
Fakat bu uğurda ağır kayıplara da katlandılar.그들은, 맹렬한 모욕을 발견하였도다!
Kimono giyenler, kumaşı kendi bedenlerine uydurabilmek için katlayarak vücutlarına sarar.벨트는 사람이 물 속에서 직립하여 몸을 바르게 지탱할 수 있도록 도와 준다.
Teslim şartları katlanılmaz değildir.항복점이 명확하지 않다.
Kuşatma boyunca kentteki sivil halk, özellikle 1941 -1942 kışında yaygın bir açlığa katlanmak zorunda kaldı.레닌그라드 도시의 민간인은 특히 1941년~1942년 겨울 시기 기근으로 고통받았다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod