Ana içeriğe geç
Sözlük

katla ile cümle

katla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İkinci ve üçüncü sıra koltuklar, diğer pek çok minivan’da olduğu gibi katlanabiliyor ve çıkartılabiliyordu.A második és harmadik üléssor lehajtható és kivehető volt hasonlóan sok más egyterűhöz hasonlóan.
İlk ve ikinci katlarda lokantalar mevcuttur.Az első és második emeleten szobákat alakítottak ki.
Şehir pek çok yıkımlara katlandı.A várost sok elemi csapás pusztította.
1750 ve 1850 yılları arasında İsveç nüfusu ikiye katlandı.1850 és 1900 között a lakosság száma megduplázódott.
O da Tofuları sevmez ama bazen onlara katlanır.Eleinte ő sem kedveli annyira Nilséket, de idővel megszereti őket.
Gazetenin tirajı yarim yıldan kısa süre içerisinde ikiye katlandı.A gyülekezet látogatottsága a tavalyi évhez képest megduplázódott.
Preklamsi aynı zamanda bebek ölümü riskini de ikiye katlamaktadır.Kuitenkin hoitamaton keliakia kaksinkertaistaa kuolemanriskin.
Kapasitelerinin 2005 yılına göre ikiye katlanması umulmaktadır.Yrityksen mukaan se kaksinkertaisti tuotantonsa vuonna 2009.
Katlanmış bir şekilde paketlenir.Ne ovat sirppimäisesti käyristyneet.
Bu açlığa bir yıl katlandı.Joka yhdestoista vuosi olisi siis ollut nälkävuosi.
Ayrıca katlarda çalışma odaları bulunmaktadır.Aulakerroksessa on myös neuvotteluhuoneita.
1750 ve 1850 yılları arasında İsveç nüfusu ikiye katlandı.Vuosen 1750-1850 välillä Kiinan väestön lukumäärä kaksinkertaistui 200 miljoonasta 400 miljoonaan.
Veya bir A4 sayfası ortasından ikiye katlandığında, yani A5 boyutuna getirildiğinde, bir C5 zarfına sığar.Esimerkiksi kun A4-kokoinen arkki puolitetaan, saadaan A5-kokoinen arkki.
Diğer katlarda bir eczane ve Sinagog vardı.Korttelissa on myös useita ješivoja ja synagogia.
Bütün katlarında birer salon ve ikişer oda vardır.Heillä oli keittiö ja kaksi huonetta.
Katlar daima birbirinden farklı büyüklüktedir.Kukkatiiliä on aina yksi kutakin erilaista.
Göğün katlarında aşağıdaki Tanrılar oturur.Ylistä maailmaa asustivat jumalat.
Katlar aşağıdan yukarıya doğru artar.Rungon tulee kaventua alhaalta ylöspäin.
Tek yaşamaya katlanamam.En pysty asumaan yksin.
Preklamsi aynı zamanda bebek ölümü riskini de ikiye katlamaktadır.Η προ-εκλαμψία διπλασιάζει επίσης τον κίνδυνο θανάτου του μωρού.
Buna ek olarak, istatistikler sigara içenlerde gestasyonel diyabet riskinin ikiye katlandığını göstermektedir.Επιπλέον, οι στατιστικές δείχνουν ότι υπάρχει διπλάσιος κίνδυνος ΣΔΚ στις καπνίστριες.
Küslük gün geçtikçe katlanmakta, kardeşler birbirlerinden daha da fazla Uzaklaşmaktadır.Ντροπιασμένοι από τις ενέργειές τους, οι αδελφοί έφυγαν αμέσως μετά.
Asansör zemin katla 8. kat arasında çalışmaktadır.Από το κέντρο του οικισμού διέρχεται η Εθνική Οδός 8.
Giysiler parçalar katlanarak değil de, üst üste getirilerek dikilir.Με τον τρόπο αυτό, τα ρούχα αιωρούνται και δεν τσαλακώνονται.
1750 ve 1850 yılları arasında İsveç nüfusu ikiye katlandı.Mellem 1750 og 1850 fordobledes befolkningen i landet.
Öyle ki alt katlarında mağazalar açılmaya başladı.Der blev dog også åbnet butikker andre steder.
Bütün gemiler gibi Viking Sally, Viking Line servisinde bazı talihsizliklere katlanıyordu.Lige som andre skibet har MS Amorella også haft små problemer i løbet af sin service periode for Viking Line.
Bu deri katlarının beslenme sırasında ağzın muazzam bir şekilde genişlemesine yaradığı anlaşılmıştır.Disse furer menes at tillade munden at udvides enormt under fødeindtag.
Diğer katları ise çok gösterişlidir.Andre fordi de er særligt spektakulære.
Yaz aylarında nüfusunu ikiye katlar.I sommermånederne steg befolkningstallet til det dobbelte.
Tüm dışbükey (konveks) çokgenler gibi, dört yüzlü de tek bir kâğıt yaprağın katlanması ile meydana gelebilir.Et tetraeder kan som et hvert andet polyeder udfoldes af et enkelt stykke papir.
İlk ve ikinci katlarda lokantalar mevcuttur.På 1. og 2. sal var der hotelværelser.
Fakat bu uğurda ağır kayıplara da katlandılar.Aucouturier fikk tilnavnet Le Terrible (Den forferdelige).
Öbür görüşe göre, dönüşler katlanmada pasif bir rol oynar.Blant annet den rollen miljøet spiller vektlegges ikke.
Burada birçok maymunla tanışır ve pek çok işkenceye katlanır.Landet preges av utallige elver og er kjent for sine mange store fosser.
İlahlar bu gök katında yaşarlar; hiç kimse daha yukarıdaki gök katlarında neler olduğunu bilemez.Innenfor denne grensen var jorden sacer («hellig»), og ingen som passerte den, fikk bære våpen.
Bu yapı katları hakkında bir tarihlendirme yapılamamaktadır.Arkitekturhistorie.no beskriver en rekke av disse bygningene.
Bu da tahrip gücünü katlar.Dette er med på å stabilisere kreftene.
Egemenliğinin sona ermesiyle, Dmitri Moskova Prensliği topraklarını ikiye katladı.Ved slutten av sitt styre hadde Dmitrij Donskoj mer enn fordoblet territoriet til Fyrstedømmet Moskva.
İstediği zaman katlanabilir ve bir silindire dönüşebilir.N: Det kan skje han deg vil skåne når du gjør omvendelse.
Bunlar Geç Ortaçağ, Orta Tunç Çağı, Erken Tunç Çağı ve Geç Kalkolitik Çağ kültür katlarıdır.Det sjeldnes mellom tidlig, mellomste og sen magdalénienkultur.
Asansör zemin katla 8. kat arasında çalışmaktadır.Den nærmeste metrostasjonen er Obrera på linje 8.
Gök katları 7 adettir.Nedrykksplassen var sju poeng unna.
Belirli bir frekansta toplam faz kayması 360 derecenin katlarıdır.Grader (forkortes °), hvor én hel sirkel er bestemt til å være 360°.
Giriş katlarında 70 adet dükkân ve 4 adet restaurant yer almaktadır.I Smáralind finnes 70 butikker og restauranter.
Preklamsi aynı zamanda bebek ölümü riskini de ikiye katlamaktadır.Preeklampsia juga menyebabkan risiko kematian bayi meningkat hingga dua kali lipat.
Hong Kong'da, Vision City ve The Arch gibi gökdelenlerde 40 ile 49 arasıdaki tüm katlar atlanmıştır.Di Hong Kong, beberapa apartemen seperti Vision City dan The Arch melompati semua lantai dari 40 hingga 49.
Michelangelo dikkati acı ve katlanmaya yoğunlaştırdı.Michelangelo memusatkan perhatiannya pada penggambaran sakit dan penderitaan.
Patrick Fabian - Howard Hamlin, Jimmy'nin katlanamadığı, Hamlin, Hamlin & McGill'in kurucu ortağı.Patrick Fabian sebagai Howard Hamlin, pendiri Hamlin, Hamlin & McGill yang tidak disukai Jimmy.
Parkın çevresinde ekmek fiyatlarının ikiye katlandığını kaydetti.Pepys mencatat bahwa harga roti di lingkungan sekitar taman telah naik dua kali lipat.
Şükran günü döneminde şehrin nüfusu ikiye katlandı.Pada saat festival tersebut populasi kota ini berlipat ganda.
Şehir pek çok yıkımlara katlandı.Kota banyak mengalami kerusakan.
Katlanın, bırakın kadınlar gibi ağlaşmayı.Sikap dan Perilakunya: Hargailah derajat kaum wanita.
Bu sayı her geçen yıl katlanarak artmaktadır.Jumlah tersebut menurutnya setiap tahun terus meningkat.
G3A4 : Tek bir pozisyon, silindir gez görüşü ve katlanabilir dipçiğe sahiptir.1. e4 e6. keterangan : Pertahan kuat dan solid yang punya reputasi.
Bu gelişmenin sonucu olarak dünya nüfusu son 50 yılda ikiye katlandı.Dalam jangka waktu 30 tahun jumlah penduduk menjadi dua kali lipat.
Egemenliğinin sona ermesiyle, Dmitri Moskova Prensliği topraklarını ikiye katladı.Vào cuối thời kỳ trị vì của mình, Dmitry đã mở rộng lãnh thổ của công quốc Moskva thành gấp đôi.
Hong Kong'da, Vision City ve The Arch gibi gökdelenlerde 40 ile 49 arasıdaki tüm katlar atlanmıştır.Ở Hồng Kông, một số căn hộ như Vista Paradiso và The Arch bỏ qua tất cả các tầng từ 40 đến 49.
Çalışmak veya yemek yemek için bir katlanır tepsi bulunmaktadır.Hành thì có thể ăn sống hoặc nấu.
The Huffington Post yazarı Katla McGlynn, bölümü şu sözlerle özetlemiştir:: "Vay canına!Katla McGlynn của trang The Huffington Post tổng kết lại tập phim như sau: "Chà!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod