Ana içeriğe geç
Sözlük

katla ile cümle

katla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Gök katları 7 adettir.من فوق سبع سماوات.
Güçsüzler intikam hisleriyle sağlıklılara saldırırlar ve onların mutlu olmalarına bile katlanamazlar.(الناس ببساطه لن يتحملو نتائج الحروب الدامية حتى ولو رُوج لها أنها في سبيلهم).
Çevrilme, katlanma, bükülme.تعب، خمول، ضعف.
Teslim şartları katlanılmaz değildir.عدم جواز التكليف بما لا يطاق.
Preklamsi aynı zamanda bebek ölümü riskini de ikiye katlamaktadır.كما أن مقدمات الارتعاج تضاعف من خطر وفيات ما حول الولادة.
İşletme maliyetleri, uçuşun bakım maliyetleri ile bu rakam katlanarak artar.المسافات النسبية وطريقة النقل تجعل هذا الحساب معقدًا.
Gülü seven dikenine katlanır.من يحب الورود يتحمل شوكها.
Tom buna katlanamaz.لا يمكن توم تحملها
Teslim şartları katlanılmaz değildir.A capitulação é incondicional.
Bu da tahrip gücünü katlar.Isso aumenta muito seu poder de destruição.
2004'te bu sayı ikiye katlandı.Em 2004 esse número triplicou.
Şehir pek çok yıkımlara katlandı.A cidade teve vários desastres.
Patrick Fabian - Howard Hamlin, Jimmy'nin katlanamadığı, Hamlin, Hamlin & McGill'in kurucu ortağı.Patrick Fabian como Howard Hamlin, o co-fundador da Hamlin, Hamlin & McGill.
Katlarda havuzlar vardı ve koridorlarda çeşmeler şırıldayarak akıyordu.Existiam tanques nos pavimentos e fontes que jorravam nos corredores.
5'in katları: 5, 10, 15, 20, 25, 30, 35, 40, 45, 50, 55, 60,....Múltiplos de 5: {0, 5, 10, 15, 20, 25, 30, 35,… }.
Bilenin ve bana katlananın yanına kâr kalıyor." sözlerinden oluşur.Agora eu vou declamar seu poder tanto para o ignorante quanto para o conhecedor".
Sigara miktarı arttıkça risk katlanarak artmakta, ancak sigarayı bıraktıktan sonra risk giderek azalmaktadır.O risco aumenta de forma proporcional à quantidade fumada e a quanto mais cedo na vida se começou a fumar.
Proteinin doğal olarak katlanıp oluşturduğu şekle onun doğal hali denir.A forma para a qual uma proteína se enovela naturalmente é denominada conformação nativa.
Köyün yöresel yemeği olan Katlama, bir çeşit börektir.Já o rato que aparece no quarto das crianças é uma animação.
"Efes ikiye katladı".«Pai em Dose Dupla».
Preklamsi aynı zamanda bebek ölümü riskini de ikiye katlamaktadır.A diabetes aumenta pelo menos duas vezes o risco de morte prematura.
Tüm dışbükey (konveks) çokgenler gibi, dört yüzlü de tek bir kâğıt yaprağın katlanması ile meydana gelebilir.Como todos os poliedros convexos, um tetraedro pode ser dobrado a partir de uma única folha de papel.
Asansör zemin katla 8. kat arasında çalışmaktadır.Era um complemento da linha 8 do metro.
Bilenin ve bana katlananın yanına kâr kalıyor." sözlerinden oluşur.Of laten we maar zeggen dat hij van mij iets heeft geleerd”.
Höyükte birbiri üzerine oturan yapı katları saptanamamıştır.Men slaagde er niet het op een wagen gelegde lijk de heuvel op te brengen.
Bu zamandan sonra yapı birbirini izleyen ihmale katlandı.Sindsdien zijn op dit gedeelte de sporen bij de overwegen opgebroken.
Göğe üst katlarına kadar yükselir.Vervolgens voer hij op naar de hemel (de Hemelvaart).
Proteinin doğal olarak katlanıp oluşturduğu şekle onun doğal hali denir.De vorm waarin een proteïne zich normaal vouwt noemt men zijn natieve conformatie.
Mahalle nüfusu yazın 3 e katlanmaktadır.Ze riepen driewerf schande, juffrouw Zomer het driewerfst.
Toplam 74 asansör vardır, bunların bir kısmı ara katlarda durmadan en üst kata çıkan ekspres asansörlerdir.Van de 73 liften gaat er niet één rechtstreeks naar de bovenste verdieping.
Teslim şartları katlanılmaz değildir.De overlevering is ongeloofwaardig.
Göğün katlarında aşağıdaki Tanrılar oturur.De goden van de onderwereld worden aangeroepen.
Bu kapasiteyi ikiye katlamak için görüşmeler yapılıyor.Dringt erop aan dat ze hun inspanningen daarvoor verdubbelen.
Ancak bu haç muhtemelen küçük bir alana sığması için katlanmıştır.Waarschijnlijk zijn dit de resten van een kleine nederzetting.
Kamalar sağlamdır ama bir kama bükülüp üçe katlanarak bırakılmıştır.De tak naar het schaambeen heeft een driehoekige vorm en is verlengd.
Çorapları katlamaktan sorumludur.Iemand van de sokken slaan.
Ancak kazılarda, Hitit katlarında asıl aranan tablet bulunamamıştır.Er werden bij de Asellota nog geen echte parasieten gevonden.
Katlanır kanatları haricinde B serisine benzer.Zijn single kende verschillende B-kanten.
Bu sayı her geçen yıl katlanarak artmaktadır.Dit werd elk jaar verhoogd.
Sulu tarım yapmak isteyen Çiftçilerin yüksek bir maliyete katlanması gerekmektedir.Boeren die wilden overleven moesten efficiënter produceren.
Giriş katları ahır olarak kullanılır.Het vooronder wordt als opslaghok gebruikt.
Aynı zamanda arka sıra da katlanabilmektedir.Ook de achterzijde werd uitgebreid.
Tom altı ay içerisinde yatırımını üçe katladı.Tom heeft zijn investering verdriedubbeld in zes maanden.
Acıya daha fazla katlanamam.Ik kan de pijn niet meer uitstaan.
Buna nasıl katlanacağız?Hoe zullen we dit volhouden?
Tom altı ayda yatırımını üçe katladı.Tom heeft zijn investering verdriedubbeld in zes maanden.
Veya bir A4 sayfası ortasından ikiye katlandığında, yani A5 boyutuna getirildiğinde, bir C5 zarfına sığar.Jeśli papier A4 zostanie raz złożony na pół, będzie miał wymiary A5, zatem zmieści się w kopercie C5.
İlahlar bu gök katında yaşarlar; hiç kimse daha yukarıdaki gök katlarında neler olduğunu bilemez.Pozostali na Ziemi ludzie pojmują, że ci co zniknęli zostali wzięci do nieba, czego oni sami nie byli godni.
Ancak ciddi kayıplara katlanıldı.Został jednak okupiony ciężkimi stratami.
Öyle ki alt katlarında mağazalar açılmaya başladı.Dookoła nich stopniowo zaczęły powstawać kolejne sklepiki.
Mesela katlanabilir bıçak veya bir tabanca ve diğer numuneler gibi.Może też brać dodatkową broń, jak kije czy noże.
Bunun üzerine Yehova şöyle dedi: "Etten kemikten insana ruhum sonsuza dek katlanmayacak.Franciszek Ziejka: „ Że moich kości popiół nie będzie wzgardzony... ”
1850-70 arası inşa edilen demiryolu hattı, sanayiyi katladı.Podczas budowy linii kolejowej w latach 1875-1877 rozwinął się tu przemysł.
Çorapları katlamaktan sorumludur.Czy prać skarpety?
Pazar sabahları, evlerden katlama kokuları yayılır.Wczesnym rankiem w Palmową Niedzielę przebrani chłopcy chodzą po domach.
Adam ve Chuquet, bir milyonun uzun ölçekli katlarını kullandı.Adam i Chuquet używali długiej skali, czyli potęg miliona, podobnie jak dzisiaj w Polsce.
Katlanır kanatları haricinde B serisine benzer.Oprócz świetlówek typu B istnieją inne typy.
Vergileri daha katlanabilir hale geitmek adına kral tüm Yahudileri sınırdışı etmeyi planlar.Kiedy oni odmawiają udzielenia pożyczki, postanawia się zemścić na wszystkich Żydach.
Küslük gün geçtikçe katlanmakta, kardeşler birbirlerinden daha da fazla Uzaklaşmaktadır.Nieszczęścia niespodziewanie zbliżają braci do siebie.
Kulak makarnası (Kulak makarnası içine et konularak katlanmış yufkanın haşlanmasıyla yapılır.)Pożądane są sięgające do kącików warg, przylegające, niepożądane uszy osadzone z tyłu głowy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod