Bir mansart çatısının dik perdesi, bir binanın üst katlarında daha fazla depolama alanı sağlar.Il bagagliaio ovviamente concede maggior spazio ai bagagli in caso di tetto chiuso.
Döngü, başlangıç döngünün ortasına gelecek şekilde, üzerine katlanır.Il cane infatti inizialmente tenderà a muoversi nella direzione verso cui sta guardando.
Şükran günü döneminde şehrin nüfusu ikiye katlandı.Durante il periodo ducale, la città raddoppiò la sua estensione.
Bu yapı katları hakkında bir tarihlendirme yapılamamaktadır.Con questa casa non vedevamo l'ora di disegnare una rovina.
Üç gemiyle çıkıp gelen Phokaialının kendilerine eziyet etmesine katlanmak istemediler.La cosa che non sapevano è che tre Marines vi si erano trincerati.
WGA DVD arta kalanlarından olan kazancın ikiye katlanmasını talep ettiler.Infine, venne chiesto il raddoppio dei fondi disponibili del FMI.
Katlarda havuzlar vardı ve koridorlarda çeşmeler şırıldayarak akıyordu.V'erano piscine sui vari piani, e fontane nei corridoi.
Veya katlanmış dipol olarak isimlendirildiğinde döngü kolaylıkça çizgi içine çökebilir.Attraverso la cosiddetta dinamica retributiva potrà spostarsi all'interno della fascia.
Ancak ciddi kayıplara katlanıldı.Fu sempre respinto con gravi perdite.
Mesela katlanabilir bıçak veya bir tabanca ve diğer numuneler gibi.Come armi può trovare un machete, una pistola e i relativi proiettili.
Fakat bu uğurda ağır kayıplara da katlandılar.I danni che ne derivarono furono ingenti.
1750 ve 1850 yılları arasında İsveç nüfusu ikiye katlandı.Tra il 1870 e il 1900 la popolazione degli Stati Uniti raddoppia.
Bu sayıyı B'ye ekleyin Bu sayıyı ve tüm katlarını A'dan silin.Chiamiamo questo insieme coppia di A e B, e lo indichiamo con {A,B}.
Gülü seven dikenine katlanır.Любишь розу — терпи и шипы.
Saçını tarama zahmetine katlanmaz.Она не утруждает себя расчёсыванием своих волос.
Böyle bir hakarete katlanamam.Я не могу стерпеть такое оскорбление.
Daha ne kadar bu gürültüye katlanacağız?Сколько ещё мы собираемся мириться с этим шумом?
Tüm bu gürültüye katlanmak zorundasın.Тебе придётся потерпеть весь этот шум.
Beş dakikacık katlanamadığın şey nedir?Ты что, пять минут потерпеть не можешь?
Daha fazla katlanamayacağım.Моё терпение заканчивается.
Katlanamadığın neydi?Ты что, потерпеть не мог?
Parkın çevresinde ekmek fiyatlarının ikiye katlandığını kaydetti.Он отметил, что цена на хлеб в окрестностях парка удвоилась.
İkinci ve üçüncü sıra koltuklar, diğer pek çok minivan’da olduğu gibi katlanabiliyor ve çıkartılabiliyordu.Сиденья 2-го и 3-го ряда могли быть сложены или убраны, как на большинстве других минивэнов.
Gazetenin tirajı yarim yıldan kısa süre içerisinde ikiye katlandı.Через год тираж газеты вырос вдвое.
Yahia ve diğer kaynaklara göre, o, Saddam Hüseyin'in büyük oğlu Uday Hüseyin organı ikiye katlandı.По словам Яхи и других источников, он был двойником старшего сына Саддама Хусейна, Удея Хусейна.
Binanın 49-70 katlarında toplam 603 odalı bir beş yıldızlı otel bulunmaktadır.Часть небоскрёба с 49 по 70 этажи занимает пятизвёздочный отель на 603 комнаты.
Bu şekillerin her kenarı eşit uzunluktadır ve iç açıları 36° (π/5)'in katlarıdır.Все рёбра этих плиток имеют одну и ту же длину, а все углы кратны 36° (π/5 радиан).
Bu sayı her geçen yıl katlanarak artmaktadır.Эта цифра с каждым годом возрастала.
Bu dergideki kâğıt katlama bulmacaları, Scientific American dergisinde ilk çalışmaları için yol açtı.Его задачи по сгибанию бумаги привели к работе в Scientific American.
Diğer alt katlarda ise mağazalar, restoranlar, klinikler ve ofisler bulunmaktadır.Ниже расположены офисы, рестораны, клиники, магазины.
Burada birçok maymunla tanışır ve pek çok işkenceye katlanır.Там водится великое множество зверей и добывается огромное количество мехов.
Öyle ki alt katlarında mağazalar açılmaya başladı.Постепенно открывались магазины.
İstediği zaman katlanabilir ve bir silindire dönüşebilir.Когда он того хочет, он может быть обворожителен.
Fakat bu uğurda ağır kayıplara da katlandılar.За это дамийты сильно критиковали Мухаммада.
Göğün katlarında aşağıdaki Tanrılar oturur.Ниже таких располагаются в космосе небесные боги.
Giriş katlarında 70 adet dükkân ve 4 adet restaurant yer almaktadır.Ресторан на 70 мест с магазином.
İnsanları sevmez, onlarla birlikte olmaya katlanamaz.Ненавидит младенцев и не может находиться рядом с ними.
Farklı katlarda aynı anda paralel çalışmalar yürütülmüştür.Они работали практически одновременно по параллельным маршрутам.
İşletme maliyetleri, uçuşun bakım maliyetleri ile bu rakam katlanarak artar.Она с лихвой окупала расходы на снаряжение такой экспедиции.
"Efes ikiye katladı".Летальность у нас подскочила в два раза».
Ancak ciddi kayıplara katlanıldı.Однако вы понесли тяжёлые потери.
Cinsel yolla bulaşım katlanarak artıyor.Это связанно с увеличением сексуального удовольствия после их вдыхания.
‘Özgür’ biri seçebilir, seçiminin sonucuna gönüllü olarak katlanır.«Агентство»: есть свободная воля к выбору делать иначе.
Fakat Antigone bu acıya daha fazla katlanamadı ve intihar etti.Люси не может больше терпеть невыносимый страх и совершает самоубийство.
Bu açlığa bir yıl katlandı.После этого наступил голодный год.
Garnizon ve sivil gönüllüler aşırı kayıplara katlanıyordu.Офицеры и штурманы, разумеется, получали намного больше.
2004'te bu sayı ikiye katlandı.В 2004 году остров увеличился в 2 раза.
Aracın yükleme alanı arka koltuklar katlanarak arttırılabilmektedir.Для перевозки более крупного груза задние сиденья могут быть сложены.
Bunun üzerine Yehova şöyle dedi: "Etten kemikten insana ruhum sonsuza dek katlanmayacak.Иисус говорит: «Уповающий на меня не возвратится тощ.
Uygulamadaki kusurlar bazen tek bir ürünün maliyetini ikiye katlayabilir.عيوب العمل يمكن في بعض الأحيان أن تضاعف تكلفة المنتج الواحد.
Eski Mohenjo-daro'da imal edilen tuğlalar genellikle bu uzunluk birimin tam katları olan boyutlara sahipti.كان للطوب المصنع في موهينجو-دارو القديمة في كثير من الأحيان أبعادا تعتبر مضاعفات لوحدة الطول هذه .
Bütün katlarında birer salon ve ikişer oda vardır.فهنالك غرف منفردة وغرف مزدوجة.
Örneğin, 6 ikincil yapı elemanlı βαββαβ örüntüsü, ferredoksin katlamasının imzası sayılır.على سبيل المثال، نمط التنبؤ بثقة من ستة عناصر هيكل ثانوي βαββαβ هو توقيع أضعاف فيريدوكسين.
Ergenlik sonrası incelir yahut kendi üzerine katlanır.والمفعول به في التحذير والاغراء قد يأتي مكررًا أو معطوفًا (وهو الغالب) فيحذف فعله وجوبًا.
İkinci ve üçüncü katlar, süslemeli pişmiş lüleci çamuruyla ayrılmaktaydı.و وصل فريق الإنقاذ الثاني و معه مجرفة البستنة المدببة.
1750 ve 1850 yılları arasında İsveç nüfusu ikiye katlandı.حيث تضاعف تعداد سكان البلاد بين عامي 1750 و1850.
Bir şeyin üst üste katlanmış açılıp kapanmaya elverişli kısmına da körük adı verilmektedir.وعند أهل علم البديع قسم من السرقة ويسمى انتحالا.
Dezenkarnasyon Gök katları Ruh ve Kainat, Bedri Ruhselmanكا نخت اوسر بحتي K3-nḫt-wsr-pḥtj الروح العظيمة ، قوي السلطة .
Yaz aylarında nüfusunu ikiye katlar.وعدد السكان يتضاعف في الصيف.
Lynch, filmin tamamen yanlış olduğunu ve sonuna kadar katlanamadığı için sinemadan çıktığını açıklayacaktır.وستصرح بأنها تركت المسرح بسبب أن الفيلم يكون خاطئ تماماً وعدم تكبد الصعب حتي النهاية.