En önemli katkı maddeleri grupları aşağıdaki çizelgede gösterilmiştir.המשוואות המתמטיות המדויקות מופיעות בפרק הבא.
Periler katıldığınız savaşlara sizinle katılırlar ve size katkı sağlarlar.נשבענו לך אמונים, אז לך עם מה שאתה מתכוון לעשות, ואנו נעמוד איתך.
Witten teorik fiziğe geniş katkılar yapmıştır.וילר תרם רבות לפיזיקה התאורטית.
Müzikle tedavi çalışmalarıyla tıbba katkıda bulunmuştur.טיפול בכאב על ידי מוזיקה.
Listeye ek yaparak Vikipedi`ye katkıda bulunabilirsiniz.אתם מוזמנים לתרום לוויקיפדיה ולשכתב אותו.
Bu heykelin amacı tüm Dünya'da barış ve hümanizme katkıda bulunmaktı.מטרת ההסכם הייתה להבטיח ביטחון ושלום במזרח התיכון.
Bolşevik yayın organı Pravda gazetsine katkıda bulundu.גרוסמן אף הבטיח לסייע במימון העיתון.
Havacılığa katkıları Birinci Dünya Savaşı'nda başlamıştır.קרבות אוויר התנהלו לראשונה במלחמת העולם הראשונה.
Callahan çok sayıda hakemli dergi makalesi yayınladı ve bir dizi kitap faslına katkıda bulundu.מוריס כתב מספר ספרים והפיק מספר סדרות טלוויזיה.
Bu, helikopterin dengeli uçmasına katkı sağlar.רבים זוקפים לזכותו את הצלחת התפתחות המסוק.
Genetik hastalıklarla ilişkili katkılarından dolayı çeşitli başka ödüller de kazanmıştır.כמו כן זכה בפרסים רבים על מחקריו בתחום המחלות הגנטיות.
Alman araştırmacılar, diğer bilimlerde olduğu gibi insani bilimler alanına da önemli katkılarda bulunmuştur.4. מדענים אזרחים יכולים, אם ירצו, להשתתף בשלבים שונים של התהליך המדעי.
Galaksi ve nebulalar gibi diğer kaynakların buna önemli ölçüde katkıları yoktur.הבדלים עצומים אלו בקוטר ובמסה אינם קיימים בגלקסיות מסוגים אחרים.
Gelecek nesillere katkıda bulunmuştur.Той трябва да напомня дори и на бъдещите поколения.
Bu kavramıyla birlikte "şiddet savunması" Georges Sorel'in hatırlanmasına en büyük katkıları yapmaktadır.Заедно със защитата му на насилието, това е приносът, с който Жорж Сорел е запомнен най-широко.
Ancak bu alanda adını duyuracak büyük bir katkı yapamadı.И не правехме ли много чудеса в Твое име?
Yıldız haritasına yaptığı bu katkılar onun Tycho Brahe ile karşılaştırılacak kadar ünlenmesine yol açtı.Книгата е високо оценена, като допълването на звездната карта донася на Халей сравнения с Тихо Брахе.
Bir gıda katkı maddesi olarak zeaksantin bir gıda boyasıdır, E numarası E161h'dir.Като хранителна добавка зеаксантинът е хранителен оцветител с Е номер E161h.
Geliştiriciler doğrudan kod değişikliklerine katkıda bulunabilir ve en son kodu indirebilirler.Разработчиците могат да направят промени по версиите и да изтеглят актуалния код.
Brenner genetik kod çalışmaları ve diğer moleküler biyoloji araştırmalarında önemli katkılar sağlamıştır.Бренър има значителен принос в работа по генетичния код и в други области на молекулярната биология.
Bu okuldan yetişenler Türkiye'de ve dış ülkelerde çalışma hayatlarında büyük katkılarda bulunmuşlardır.Тези хора, произлизат от средната класа и в Турция са имали работа и домове.
WWE'nin medya, ticarethane ve gösteriler aracılığıyla dünya çapında ticari başarısına katkıda bulunur.Това допринася за търговския успех на WWE по целия свят през медиите, стоките и шоута.
Savaş döneminde yaralı askerler üzerine yeni tedavi çeşitleri geliştirilmesinde de katkıları olmuştur.По време на Тридесетгодишната война в шпитала се лекували и ранени войници.
Yazarlık atölyeleri oluşturarak genç yazarların gelişimine katkıda bulundu.Работи активно с младите писатели за тяхното развитие.
Bütün bu unsurlar, Québec’in kültürel çeşitliliğine ve canlılığına büyük katkılarda bulunmuştur.Всички те са допринесли малко или много за културното наследство на Девин.
Ofisin finansmanın %90'lık bölümünü hükumetlerin yaptığı gönüllü katkılar oluşturmaktadır.Близо 90% от финансирането на Службата идва от доброволни вноски, главно от страна на правителствата.
AB normlarındaki gıda katkı maddesi kodu eskiden E441 numarasıydı.Класифициран е като хранителна добавка с номер E441.
Bende bu hedefler doğrultusunda kulübüme katkı yapmak istiyorum.Отива в този клуб, противно на своите убеждения.
AW'nin katkısı büyüktü.Изключителен е приносът на инж.
ABD Ulusal Bilimler Akademisi Henry Draper Madalyası, Astrofiziğe katkılarından dolayı, 1940.Биография от Националната академия на науките на САЩ Henry Draper Medal. // Посетен на 13 март 2015.
Stiglitz'in mikroekonomi teorisine sayısız katkısının yanı sıra, Stiglitz birçok politik aktivitede bulundu.Освен сериозния си принос в микроикономиката, Стиглиц играе важна роля и в политическата сфера.
2008-09 sezonu, takımın şampiyonluğuna katkıda bulunamayan Lens için hayal kırıklığı oldu.През сезон 2007 – 08 не успява да се класира за Шампионската лига.
Bu yanlış anlaşılmaya hırçın mizacı elbette katkı yapmış olmalı.Явно версията за зла умисъл е издържала.
Bu gelişmelerde bölgenin gelişimine olumlu katkıda bulunmuştur.Този факт оказва благоприятно влияние за развитието на общината.
Oyunun sadelik ve devasa eğlence değer azalma belirtisi gösteren onun sevilen, katkıda bulunmuştur.Грижи се за безпроблемното и приятно изкарване на клиентите.
İdris-i Bitlisî'ninde eserde katkısı vardır.В листата има иридоиди.
Encyclopædia Britannica'nın dokuzuncu baskısına katkıda bulundu.Разказът също така е отпечатан в деветото издание на Енциклопедия Британика.
2005 yılında dünya barışına sağladığı katkılar nedeniyle UNESCO tarafından barış elçisi ödülünü aldı.През 1992 г. ЮНЕСКО ѝ присъжда наградата си за мир за приноса ѝ в образованието.
Bolşevik yayın organı Pravda gazetsine katkıda bulundu.Впоследствие са публикувани в болшевишкия вестник Правда.
Avrupa Birliği'nde gıda katkı maddesi olarak E951 kod adını almıştır.Европейският код на аспартама като хранителна добавка е Е951.
Sanatçı, C. S. Lewis'in eseri Aslan, Cadı ve Dolap'ın sinema uyarlamasına katkıda bulundu.За едноименния роман на К. С. Луис вижте Лъвът, Вещицата и дрешникът.
Bunlar ülkenin ekonomisinin gelişmesine katkıda bulundu.Те произтичат от темповете на икономическо развитие на тези страни.
Renoir aynı zamanda senaryonun yazılmasına da katkıda bulunmuştur.Хефнер също така пише и за това как речта е писана.
Fransız müziğine önemli katkıları olmuştur.Това е необикновено събитие за френската музикална публика.
Proje Birleşik Devletler Hava Kuvvetleri ve Donanması da katkıda bulundu.Те са подкрепени от американските въздушни и военноморски части.
Aynı zamanda doğrudan gelir desteği de halkın geçimine katkıda bulunur.Влияние оказва също и помохамеданчването на населението.
Ayrıca çevre ve gürültü kirliliğinin azalmasına da katkı sağlanmış oluyor.Също така предприети са мерки за намаляване на вредните шумове.
Bunlardan dördüne Emma da katkıda bulundu.Той е един от четиримата подписали договор с EMI.
Yurt içi ve yurt dışı taşımacılığında ilçedeki araçların katkısı büyüktür.Списъкът на страните, в които се осъществява производство на автомобили и автомобилни части, е много по-голям.
Halen iki toplumlu projelere katkı koymaya devam etmektedir.Оказва се, че има твърде малко обществена подкрепа за изграждането на две държави.
25 Ocak 2009'da çıktığı ilk Serie A maçında takımının Sampdoria'yi 1-0'la geçmesine katkı sağladı.Дебютът му в Серия А настъпва на 25 януари при победата на Интер над Сампдория с 1:0.
Thomas Kuhn, bilimsel bilginin gelişimi hakkında önemli katkılarda bulunmuştur.Робърт Хук допринася за развитието на редица науки.
Antipode dergisi Clark Üniversitesi'nde kurulmuş ve Harvey ilk katkı yapanlardan olmuştur.Časopis Antipode pokrenut je na Clarkovu sveučilištu, a Harvey je bio jedan od prvih pridonositelja.
Gıda katkısı olarak kullanıldığı Avrupa Birliği normlarında E252 olarak adlandırılır.Kada se koristi kao aditiv hrani u Europskoj Uniji, poznat je pod imenom E252.
Bu hareketiyle ölüm cezasının Cenova, Portekiz ve Kolombiya anayasalarından çıkarılmasına katkıda bulundu.Taj njegov čin rezultirao je uklanjanjem smrtne kazne iz Ženevske, Portugalske i Kolumbijske konstitucije..
The Wall'a da katkıda bulunan Amerikan besteci Michael Kamen, albümün orkestral kayıtlarını yaptı.Američki skladatelj Michael Kamen, koji je doprinio albumu The Wall, rukovodio je orkestralnim aranžmanima.
Kurum aynı zamanda coğrafyanın gelişmesine katkıda bulunmuş olan coğrafyacılara da pek çok ödül verir.Društvo također dodjeljuje mnoge nagrade onim geografima koji su doprinijeli napretku geografije.
Asya ile Avrupa arasında doğrudan bağlantı kurulmasında, 13. yy.da Moğollar’ın büyük katkısı olmuştur.Odlučujući doprinos direktnom povezivanju Azije i Europe dali su Mongoli u 13. stoljeću.
Jeolojiye olan katkıları, Yeni Dünya’nın volkanları üzerine yaptığı dikkatli çalışmalardan oluşmaktadır.Njegova služba u geologiji uglavnom se temeljila na njegovom pažljivom proučavanju vulkana u Novom svijetu.
Aynı zamanda bu filmlerin orijinal film müziklerine katkıda bulundu.Problemi su se također dogodili i s originalnom glazbom iz filma.