Ana içeriğe geç
Sözlük

katkı ile cümle

katkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Alba, birçok hayır kurumuna üyedir ve bunlara katkıda bulunmaktadır.君乃毗岳流惠,群情宁顺。
Lutein gıda katkı maddesi olarak (E161b) gıdalara renk vermek amacı ile kullanılır.现在万寿菊用来提炼食用色素E161b。
Şehirdeki askeri ve sivil eğitim kurumları şehir ekonomisine büyük katkıda bulunurlar.确认该地区首府的政治和商业力量。
2014 yılında, European Speedster Assembly, 'Sınır Tanımayan Doktorlar'a $717.000 katkıda bulunmuştur.2011年,美国国家卫生研究院奖励了丹佛分校的研究人员超过1.79亿美元。
Bir basamaklı sayma sistemi dahil, Çin matematiği vaktinden önce katkılarda bulundu.中国数学做了早期贡献,包括引入了位值制系统。
Von Braun normal insanların gurur duyabileceği ancak katkıda bulunamayacakları projeler ile oldukça meşguldü.沃納·馮·布勞恩推動普通人可以自豪,但不參加的方案。
Katkı maddeleri çoğu kez roket itici yakıtlarının yanma özelliklerini değiştirmek için katılır.更糟的是,沉积物通常将几种动物的化石遗骸混合在一起。
Üretken bir santrafor olmasının yanı sıra savunmaya katkısı ve hava toplarındaki hakimiyetiyle tanınmaktadır.他除了是一名多產的射手之外,他為人所知的是他的積極的防守貢獻和制空力量。
Aynı zamanda Zimbabve ticaret hareketindeki katkılarıyla da bilinir.此外也曾參與台灣商工經濟會等組織。
Isaac Newton, 1668 yılında ilk işlevsel yansıtan teleskop inşasına katkı sağlamıştır.1668 –牛顿制造自己的反射望远镜。
Çalışmaları ile siyasi iktisada önemli katkılarda bulunmuştur.”另一些学者在他的政策里面发现了实用的成份。
Ancak içindeki katkılarla beraber bu süre çok daha uzatılabilmektedir.고막고어자시(孤莫孤於自恃) 스스로 잘난체 하는 것보다 더 외로운 것은 없다.
Weber’in Alman politikasına yaptığı katkılar halen tartışılmaktadır.이때 베버가 독일 정치에 기여한 점은 아직도 논쟁거리이다.
IPCC Üçüncü Değerlendirme Raporu için katkıda bulunan bir yazardı.IPCC 보고서는 동료평가에 대한 개요서와 출판된 과학이다.
B.o.B'nin "Nothin' on You" ve Travie McCoy'un "Billionaire" şarkılarına yaptığı katkılarla bilinmektedir.B.o.B의 노래 "Nothin' on You"와 트래비 매코이의 노래 "Billionaire" 피처링과 작업을 같이하였다.
Evladınıza yapamayacağınız hiçbir şeyi onlara da yapmayın." diyerek projeye katkıda bulundu.그를 맞이한 손권이 말하길, "도(道)가 없는 군주(=유비)를 섬기느라 수고하십니다."
Filistin bölgesinin çeşitli bir geçmişi var, böylesi gibi mutfağın çeşitli kültürlerden katkıları vardır.현재 팔레스타인은 다양한 과거를 지니며, 그 지역의 요리는 다양한 문화로부터 영향을 받았다.
Ancak bu alanda adını duyuracak büyük bir katkı yapamadı.그러나 그는 자신의 이름을 드러내는 뚜렷한 활동을 펼치지 않았다.
Gelecek nesillere katkıda bulunmuştur.그렇지만 이는 다음 세대의 몫이다.
Bunlardan ilki kadınların toplumsal var oluşa olan katkılarını ele almıştır.그가 이혼하는 이가 이전에 과부였다면 그는 반미나를 지불해야 한다.
Alman sineması yapmış olduğu teknik ve sanatsal katkılarla sinemacılık tarihine önemli katkılar yapmıştır.독일의 영화는 영화에 주된 기술적, 예술적 기여를 해왔다.
1 Mart Hareketi, Kore Komünist Partisi'nin güçlenmesine de büyük katkıda bulundu.'12월 테제'는 당시 한국 공산주의 운동에 커다란 영향을 미쳤다.
Thomas Kuhn, bilimsel bilginin gelişimi hakkında önemli katkılarda bulunmuştur.네온은 과학의 발전에 큰 기여를 하였다.
Katkıda Bulunanlar; Erdinç Baş백용기 (배우: 김래원) 종대의 의붓형.
Ülkeme bir katkım olsun istedim.반드시 나라를 어지럽히기 때문이다.
Noosfer hakkındaki düşünceleri Rus kozmüzümü için önemli bir katkıydı.그의 정신권의 개념은 러시아 우주주의에 중요한 역할을 했다.
Federal yasaların oluşumuna katkıda bulunur.연방법의 경우 상황에 따라 판단한다.
Gerçekleştirdiği bu çalışmalar mesleki bilgi ve becerisinin artmasına büyük katkı sağlamıştır.이러한 경험을 통해 그는 책임감과 공무에 대한 지식을 쌓을 수가 있었다.
Ticaret bu dönemde azalmış, bu nedenle sadece yılda 200,000 nomismata katkıda bulunmuştur.같은 해에 재계약을 했는데, 편당 출연료가 200,000달러에 달한다.
Kırım Hani güçlerinin sefere gelmemeleri de buna katkı yapmıştır.그 대신, 동군이 승리했을 때 영지를 그대로 안도받게 해 달라」고 교섭하고 있었다.
Sonuçta her bilim dalının katkıda bulunduğu bir paradigma olarak varlığını sürdürmektedir.여기서 각 인자들의 값은 인력이 보유하고 있는 지식의 특성을 나타낸다.
Düzenli beslenen insanlar genelde potasyum katkısına ihtiyaç duymazlar.그러나 식물은 일반적으로 배젖의 안료를 생산하지는 않는다.
Kayıtlar sırasında albüme pek katkıda bulunmayan Rick Wright, Roger Waters'ın baskısıyla gruptan atılır.특히 릭 라이트는 이 앨범에 거의 참여하지 않았는데, 제작 도중에 로저 워터스가 그를 해고했기 때문이다.
Foxxx WWE SmackDown! vs. Raw 2006 oyununun müziklerine iki şarkıyla katkıda bulundu.플레이스테이션 2의 WWE Smackdown vs Raw 2006에 리믹스 곡이 포함되었다.
1877'de Paris'e gider; burada sosyalist hareketin başlatılmasına katkıda bulunur.1877년에는 파리로 향하여 사회주의 운동이 시작하는 것을 도왔다.
Yine geri vokal olarak katkı sağladığı P.O.D. single'ı "Goodbye for Now"ın video klibinde oynadı.2006년에는 P.O.D.의 싱글 〈Goodbye for Now〉의 백 보컬로 참여했으며 뮤직비디오 끝 부분에 잠깐 출연했다.
Makine çevirisi, insan katkısı olmaksızın bilgisayar yazılımlarıyla yapılan çeviri anlamında kullanılmaktadır.기계 번역은 컴퓨터 프로그램이 원문을 파악해 주요하게 도착어로 인간의 간섭없이 번역해내는 과정을 말한다.
Tabii ki dolunayın katkısı da büyük.또한 프레임 지원도 아주 제한되어 있다.
Terim'in talimatları doğrultusunda takıma katkı sağlamak için elimden geleni yapacağım.르메이는 투하 부대의 요구를 최우선 사항으로 편의를 봐주라고 명령했다.
Sürekli devrim, Troçki'nin Marksizme yaptığı en önemli katkılardan biridir.영구 혁명(перманентная революция)은 트로츠키의 공산주의 혁명이론이다.
Güneş ve Ay bu etkiye aşağı yukarı eşit derecede katkıda bulunur.הירח והשמש תורמים תרומה שווה בקירוב בהשפעתם על תנועה זו.
İntegral katkı olasılığı nedir?מהו גודלה של השגיאה האפשרית?
Ayreon'un son albümü 01011001'de vokalist olarak katkıda bulunmuştur.השתתפה כזמרת אורחת באלבום בשם 01011001 של אריין לוקנסן.
Özellikle bölgedeki turizm sektörüne de çok katkı sağladı.הדבר מדאיג במיוחד את תעשיות התיירות באזור.
Çoğu gün sonunda evlerine giderler ve kazandıklarıyla ailelerine katkıda bulunurlar.רובם חזרו לאחר כמה שנים לאזורי המחיה שלהם ושילמו את המיסים עם הכסף שהרוויחו.
Pascal’ın matematiğe yaptığı en etkileyici katkı olasılık kuramını geliştirmesi olmuştur.פיתוח תורת ההסתברות בידי פסקל היה תרומתו המשפיעה ביותר למתמטיקה.
Ayrıca, sosyal evrim teorisine yaptığı katkılarla tanınıyor.הוא ידוע גם על תרומתו לתורת האבולוציה החברתית.
Erwin von Steinbach'ın 1277'den 1318'deki ölümüne kadar bu yapıya önemli katkıları olmuştur.האדריכל ארווין פון שטיינבך חתום על תרומות משמעותיות לבניה החל מ-1277 עד למותו ב-1318.
Tenten durumun düzeltilmesine katkıda bulunmuştur.נסטלה נערכה לשיפור המצב.
Bu toplumların, özellikle Balkan toplumların mutfakları, Filistin mutfağının karakterine katkı sağlamışlardır.מאכלים של הקהילות האלה תרמו לאופי המטבח של ערביי ארץ ישראל, בעיקר הקהילות ממדינות הבלקן.
Bu 1 perdelik operanın müziksel olan kısmı hayli kısadır ve müziksel katkı 20 dakikayı geçmemektedir.שירים אלה הם בעלי מבנה מוזיקלי בסיסי, ואורכם לא עולה על 4 דקות.
Bu maddenin gıda koruyucu katkı maddesi olarak kullanımı, bazı ülkelerde yasaklanmıştır.עם זאת, הכנסת צבעי מאכל, מכל סוג למזונות מסוימים (כגון תבלינים), אסורה במדינות מסוימות.
Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı, K.Marks.על מנת למנוע ניגוד אינטרסים, מארק ר.
Bu yolla müşterilerin işletmeye bağlılığının artmasına katkıda bulunur.תפיסה זאת גורמת להעלאת נאמנות הלקוחות.
Ayrıca Ayvalık Lisesi’nin yapımına katkıda bulundu.בנוסף הם חיוניים לבניית מען משאבים אוניברסלי (URL).
Çevredeki atıkları çürüterek doğaya katkıda bulunurlar.ואילו בשאר המדינה תשתית הכבישים במצב ירוד.
Ayrıca evrimsel tıp alanında da katkıda bulunur.ידועה גם בשל עניינה ברפואה הטבעית.
Ayrıca Mach, Mach ilkesi olarak bilinen ilkesiyle kozmoloji hipotezine katkıda bulunmuştur.למאך הייתה תרומה חשובה גם לקוסמולוגיה הנקראת "עקרון מאך".
Düzenli spor yapmak da insan sağlığına olumlu katkıda bulunur.לטיפול העצמי יש תרומה משמעותית לבריאות האדם.
Bir konu için para toplanması karar alınmışsa, her ev ölçüsü oranında maddi katkı yapmak zorundadır.כאשר קבוצת משקיעים מתארגנת לרכישת נכס כאשר לכל משקיע יש חלק יחסי באותו נכס.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod