Ana içeriğe geç
Sözlük

katkı ile cümle

katkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Filmin olay örgüsüne Sam Raimi de katkıda bulunmuştur.Elokuvan on ohjannut Sam Raimi.
Bu şekilde, Çin'in az gelişmiş iç bölgelerinin kalkınmasına katkı sağlanması beklenmektedir.Hankkeen odotetaan myös auttavan Kiinan alikehittyneiden länsiosien kehityksessä.
İntegral katkı olasılığı nedir?Mitä elävä raakaravinto on?
Bazı eserlere illüstrasyon yaparak katkıda bulundu."Hän toi näyttelemällä esille jotakin meidän psyykeistämme.
Bu albüme Sir Christopher Lee de anlatımlarıyla katkıda bulundu.Tämä artikkeli käsittelee Sir Christopher Leen filmografiaa.
Florence Nightingale Hemşirelik Okulu'nun kurulmasına da katkılarda bulunmuştu. ^Florence Nightingale opiskeli Fliednerin perustamassa laitoksessa sairaanhoitajaksi.
Ayrıca Britannica Ansiklopedisi'ne katkıda bulundu.Hän oli myös tekemässä varhaista ranskalaista Encyclopédieta.
Önemli bir katkı, yerel hareketin matematiğinin geliştirilmesi idi.Μια σημαντική συμβολή ήταν η εξέλιξη των μαθηματικών του τοπικού κινήματος.
Ayrıca The Simpsons Movie yönünde de katkıda bulunmuştur.Επίσης, συμμετείχε στη σκηνοθεσία της ταινίας The Simpsons Movie.
Rawls liberal siyaset felsefesine katkılarıyla tanınmıştır.Ο Ρωλς φημίζεται για την συμβολή του στην φιλελεύθερη πολιτική φιλοσοφία.
RSSSF, bugün tüm dünyadan üyeleri tarafından katkı görmektedir.Σήμερα ο οργανισμός RSSSF έχει μέλη και συνεργάτες από όλο τον κόσμο.
Avrupa Birliği'nde gıda katkı maddesi olarak E951 kod adını almıştır.Στην Ευρωπαϊκή Ένωση, είναι επίσης γνωστή με τον κωδικό τροφίμων Ε955.
1950’lerden itibaren kukla sanatının Avrupa’da ve dünyanın diğer yerlerinde canlanmasına katkıda bulunmuştur.Συνέβαλε στην ανανέωση, από το 1950, της τέχνης του κουκλοθέατρου στην Ευρώπη και στον κόσμο.
Ancak ürünlerin ekonomik katkısı çok azdır.Ωστόσο, η παραγωγή καταναλωτικών αγαθών ήταν δυσανάλογα χαμηλά.
Planck, aynı zamanda görelilik teorisini uzatmak için epeyce katkıda bulunmuştur.Ο Πλανκ είχε εξάλλου ο ίδιος σημαντική συνεισφορά στην επέκταση της θεωρίας.
Matematik ve astronomiye katkıları olmuştur.Επίσης επιδόθηκε στα μαθηματικά και την αστρονομία..
Melek ve Zeynep ise evin ekonomisine katkıda bulunmak için çalışmaya başlarlar.Η Μελέκ και η Ζεϊνέπ εργάζονται για να συνεισφέρουν στα οικονομικά της οικογένειας!
Değiştirmek için ailemden izin aldım ve bunun kariyerime gerçekten büyük katkısı oldu."Ζήτησα την άδεια από την οικογένεια μου για να το αλλάξω, και πράγματι βοήθησε την καριέρα μου".
"Oh My Love" şarkısı, grubun popülerleşmesine çok büyük bir katkı sağlamıştır.Το μουσικό βίντεο του τραγουδιού συνέβαλε στην ευρεία δημοτικότητά του.
1909 yılının başında, Caragiale Universul'a katkılarına ara verdi.Από το 1909 ο Καρατζιάλε επανέλαβε τη συνεργασία του με το Universul.
Ayrıca çevre ve gürültü kirliliğinin azalmasına da katkı sağlanmış oluyor.Μειώνει την ατμοσφαιρική ρύπανση και την ηχορύπανση.
Antipode dergisi Clark Üniversitesi'nde kurulmuş ve Harvey ilk katkı yapanlardan olmuştur.Ο Χάρβεϊ ήταν ένας από τους πρώτους συνεργάτες της εφημερίδας Αντίποδας, που εξέδιδε το Πανεπιστήμιο Κλαρκ.
Tanınmış teori katkıları matematiksel iktisat alanında, özellikle oyun kuramı konusundadır.Ένας άλλος ορισμός του ΜΚΔ είναι χρήσιμος στον τομέα των προηγμένων μαθηματικών, κυρίως στη θεωρία δακτυλίων.
Operation Ivy'nin solisti Jesse Michaels, albüm kapağındaki çizimlere de katkıda bulundu.Ο Jesse Michaels των Operation Ivy συνέβαλε στο artwork του άλμπουμ.
Planck’ın fizik temeline katkısı ona 1918 yılında Nobel Fizik Ödülü'nü kazandırdı.Προς αναγνώριση αυτού, ο Πλανκ τιμήθηκε με το Βραβείο Νόμπελ Φυσικής το 1918.
Bu ise filmin gerçekçiliğine büyük katkıda bulunmuştur.Δούλεψα πολύ σκληρά για την ταινία.
Balıkçılık da ülke ekonomisine büyük katkı sağlar.Σημαντικό ρόλο στην εθνική οικονομία παίζει και η αλιεία.
Ancak Navier’in katkılarına göre yetersizdi.Ωστόσο η ορμή των ετοιμασιών στη Νάουσα δεν μπορούσε να ανακοπεί.
2000 yılındaki Copa del Rey şampiyonluğuna katkısı oldu.Συμμετείχε στα ημιτελικά του Κυπέλλου Πρωταθλητριών το 1972.
Hinokitiol bir Çinko ve Demir Yüküntaşırdır ve ayrıca bir gıda katkı maddesi olarak da onaylanmıştır.Η ινοκιτιόλη είναι ένα Ιονοφόρο Ψευδαργύρου και Σιδήρου, επιπλέον είναι εγκεκριμένη ως πρόσθετο τροφίμων.[5]
Bilime yaptığı büyük katkı, mecazi olarak "toprakları haritaya koymak" idi.Hans store bidrag til videnskaben var, så at sige, at "sætte jord på kort."
Katkıda bulundu Rosa Luxemburg.Der er udgivet en del biografier om Rosa Luxemburg.
Henri'nin ana katkısı enzim tepkimelerini iki aşamalı olarak düşünmek olmuştur.Henris store bidrag var at opdele enzymreaktioner i to trin.
Fazla gelen Karbon ve diğer katkı maddeleri bir sonraki basamakta uzaklaştırılır.Det overskydende kulstof og andre urenheder fjernes i et senere trin.
Ayrıca, sosyal evrim teorisine yaptığı katkılarla tanınıyor.Han er kendt for sine bidrag til teorien om sociale udvikling.
Nikolay Bukharin'in Yesenin'i eleştirisi, önemli şekilde yasaklamaya katkıda bulundu.Nikolaj Bukharins kritik af Jesenin bidrog væsentligt til forbuddet.
Âdet döngüsü evreleri ve yumurtalık hormonları , kadınlarda empatinin artmasına katkıda bulunabilir.Fasen af cyklus og ægløsende hormoner kan bidrage til øget empati hos nogle kvinder.
Kristoffer "Garm" Rygg – Vokal (1995–1997) Katkıda bulunduğu albümler Borknagar ve The Olden Domain.Kristoffer "Garm" Rygg – vokal (1995-1997) Medvirkede på Borknagar og The Olden Domain.
Filmin yapımı Sydney'in ekonomisine 60 milyon dolarlık katkı sağladı.I gennemsnit bidrog turistindustrien med A$36 millioner til City of Sydneys økonomi hver dag.
Ayrıca çevre ve gürültü kirliliğinin azalmasına da katkı sağlanmış oluyor.Samtidig mindskes støj- og luftforureningen.
Ama Landart’ta minik patlamaya katkısı olan pek çok eser vardır.’Her optræder nemlig en netop en række defekte skilte i Århus."
Ayrıca sinyalleri katkı sağlayan iyonlarla etkileşim haline geçerek yükselebilirler.Man kan også forestille sig, at der søges signaler med en svagere styrke.
Şehrin ekonomisi gittikçe yaygın sanayi sektörlerinin katkısını almaktadır.I dag tiltrækker foreningen et stigende antal medlemmer fra erhvervslivet.
Fakat Fransızlar ve Hollanda'lılar bu şehrin mimarisine his katkıda bulunmamışlardır.Louis og hollænderne forsvarede sig forgæves.
Almanya'nın müttefiklerinin katkısı genellikle daha sonraki aşamalara kadar etkili olmamıştır.Bidraget fra de tyske allierede kunne først for alvor mærkes senere i kampagnen.
Sayı, bu alandaki katkılarından dolayı İtalyan bilim insanı Amedeo Avogadro'nun (1776–1856) adı ile anılır.Konstanten er opkaldt efter den italienske kemiker Amedeo Avogadro (1776-1856).
Filmin olay örgüsüne Sam Raimi de katkıda bulunmuştur.Desuden medvirker også Eli Roth i filmen.
Bu da ülke ekonomisine katkıda bulunmaktadır.Det sørger også for organisationens økonomi.
Madde içeriğini genişleterek Vikipedi'ye katkıda bulunabilirsiniz.Hvis du ved mere om emnet, kan du hjælpe Wikipedia ved at tilføje mere.
David Ayer senaryoya katkıda bulundu.Filmen er skrevet og instrueret af David Ayer.
Kuramın geliştirildiği günden bu yana, farklı pek çok araştırmacı tarafından kurama katkıda bulunulmuştur.Det, de kom frem til for nogle år siden, er allerede erstattet af anden forskning.
Bu faktörler dünya üzerinde yaşamın devamı için hayatta kalma ve üremeye katkıda bulunur.Her dyrkes og produceres der alt, hvad der er nødvendigt for at overleve.
Ekonomiye Katkı.Økonomisk Forening Økonomi.
Finlandiya'nın Soğuk Savaş sırasında tarafsız bir politika izlemesine katkıları oldu.Jugoslavien etablerede sig selv som en neutral stat under Den kolde krig.
Bunun yanında yapılan balıkçılık ve turizm etkinlikleri de kentin gelişmesine katkıda bulundu.Andre erhverv som skibsbygning og fiskeri bidrog ligeledes til byens udvikling.
O grup aşamasında Maccabi Haifa'ya karşı 2 önemli katkıda bulunmuştur.Også i Champions League fandt Müller succes med 2 mål på udebane mod Maccabi Haifa.
İlçede turizm çok gelişmemiş olup ekonomiye bir katkısı yoktur.Turisme yder ikke noget særligt bidrag til økonomien.
Bu da evrendeki karanlık madde miktarına katkıda bulunan bir diğer etkendir.Disse forhold er et af hovedargumenterne for tilstedeværelsen af store mængder mørkt stof i universet.
Medellín Kadınlar Birliği 1945'te onun katkılarını tanıdı.Grundskyldskommissionen fremlagde resultaterne af sit arbejde i 1954.
Bunun yanında toplamda 1200 den fazla kişi katkı sağlamıştır.Den blev på sin rejse transporteret af over 1.200 personer.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
katkı ile cümle - Sayfa 34 - katkı kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App