Ana içeriğe geç
Sözlük

katkı ile cümle

katkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Fransa'nın kaptanı Thierry Henry'nin atılan golde eliyle yaptığı bilinçli katkı sonucu Fransa kazandı.A mérkőzést a házigazda Franciaország a hosszabbításban nyerte meg Thierry Henry aranygóljával.
Bir gıda katkı maddesi olarak zeaksantin bir gıda boyasıdır, E numarası E161h'dir.Élelmiszer-adalékanyagként az annatto száma az E160b.
Köy sınırları içinde yer alan kömür ocağı da bölge ekonomisine katkıda bulunmaktadır.A közeli hegyekben némi szénkitermelés is hozzájárul a terület gazdaságához.
Gıda sanayiinde E238 adlı katkı maddesi olarak da bilinir.Élelmiszerek tartósítására alkalmazzák E238 néven.
R. Kelly, aynı zamanda şarkıda geri vokalist olarak da katkıda bulunmuştur.Utóbbiban Marie is közreműködik, mint vokalista.
Diddy, Mario Winans, Chris Brown, Polow da Don, Usher ve Boyz II Men parçaya katkıda bulundu.Rajta kívül Diddy, Mario Winans, Chris Brown, Usher és a Boyz II Men is szerepelt a dalban.
Sanayi, toplam üretimde %40 katkıda bulunur.Piaci részesedése közel 40%.
Sanatçılara destek vererek tiyatro alanına katkı sağlamışlardır.Galériájával támogatja a művészeket.
2009-2010: TEKEL işçilerinin direnişine kitlesel katkı.2009-2010: kísérlet a Missió együttes életre keltésére.
IPCC Üçüncü Değerlendirme Raporu için katkıda bulunan bir yazardı.A szerzemény megírásában közreműködött Ifj.
Portekiz Pavyonu, Portekizli bir mimar olan Alvaro Siza tarafından Souto de Moura’nın katkılarıyla tasarlandı.Terveit Eduardo Souto de Moura építész készítette.
Knuth Ödülü, bilgisayar bilimine önemli katkılar yapmış birine verilen ödüldür.A Nevanlinna-díj számítógép-tudománybeli kiváló teljesítményre adott kitüntetés.
İlçede turizm çok gelişmemiş olup ekonomiye bir katkısı yoktur.A turizmus nem jelentős, az infrastruktúra sem igazán teszi lehetővé.
Elde edilen görüntülerin tanıda çok fazla bir katkısı yoktur.A díjak odaítélése nem hozott nagy meglepetést.
Ayreon'un son albümü 01011001'de vokalist olarak katkıda bulunmuştur.A következő Ayreon album címe 01011001 (2008-ban jelent meg).
Ayrıca intihal, bilimsel kariyer için de önemli bir katkı.Szakmai, tudományos munkásságának fontos részét képezi publikációs tevékenysége is.
Lefter Küçükandonyadis bu sezon takıma transfer olmuş ve şampiyonlukta önemli katkıları olmuştur.Mi, Diósgyőrben akkor úgy láttuk, csapatunk egy kicsit visszaesett a bajnoki küzdelmekben.
Bu davanın, ilerideki Monica Lewinsky skandalının ortaya çıkması için katkıda bulunduğuna inanılmaktadır.Második kormányzati ciklusára rányomta bélyegét a Monica Lewinsky-botrány.
Marie ve Pierre, ortak bilimsel ilgilerinin de katkısıyla birbirlerine bağlanıp, Temmuz 1895'te evlendiler.Távolléte egymás iránti vonzódásukat Pierre-rel csak erősebbé tette; 1895 júliusában összeházasodtak.
Ayrıca üyelerin, yayımlanan soru ve cevaplara yorumlarıyla katkı sunabilmesine imkan tanınmaktadır.A szerző saját belátása szerint válaszol a fölmerült kérdésekre és felszólalásokra.
Sonuçta her bilim dalının katkıda bulunduğu bir paradigma olarak varlığını sürdürmektedir.A fennmaradó hét kötetben mindegyik tudomány előadja, hogy mivel foglalkozik.
Kutupsal koordinat sisteminin gelişimine katkıda bulunmuştur.Polártranszformáció segítségével számolunk.
On yaşında aile gelirine katkıda bulunmak amacıyla bir pamuklu bez fabrikasında çalışmaya başladı.Tizenegy éves korában libapásztorkodással segítette anyagilag családját.
Elvis ara sıra aile bütçesine katkı amacıyla akşamları çalışıyordu.Driss éjszaka a haverjaival lóg egy darabig.
Önemli bir katkı, yerel hareketin matematiğinin geliştirilmesi idi.Az egyik olyan terület, amely nagy hatással volt a matematika fejlődésére a helyi mozgás analízise volt.
Galilo hareket bilimine özgün katkılarda bulunmuş ve matematik ile deneyi birleştirmiştir.Pécsett tanított természettudományokat és bekapcsolódott az eszperantó mozgalomba.
Albüm ünlü yapımcı Terry Date'in katkılarıyla kaydedilmiştir.A hangmérnök/producer az előző albummal már bizonyított Terry Date volt.
Albüme Christina Perri, Dan + Shay, Lecrae ve başka birçok sanatçı katkıda bulunmuştur.Albumilla vierailee Christina Perri, Dan + Shay, Lecrae ja muita lukuisia laulajia.
Rusya'ya döndüğünde edebi sürekli yayın Apollon'a katkıda bulundu.Palattuaan Venäjälle hän toimitti ja kirjoitti lehteä Apollon.
Ayrıca, sosyal evrim teorisine yaptığı katkılarla tanınıyor.Hänet tunnetaan myös hänen sosiaalisen kehityksen teoriastaan.
Katkıda bulundu Rosa Luxemburg.Elokuvaa käsittelee Rosa Luxemburg.
Çalışmaları sosyal ve politik tartışmalara büyük katkıda bulunmuştur.Hän otti merkittävällä tavalla osaa yhteiskunnalliseen ja poliittiseen keskusteluun.
Kuzey Kutbu'nun araştırılmasında katkıları olmuştur.Hän liittyi Pohjois-Pohjalaiseen Osakuntaan.
Tabii ki bu yayınlarının sonucunda gelen ödüller de onun gelirine katkıda bulunmuştur.Näistä julkaisemisista saadut palkkiot paransivat myös hänen rahatilannettaan.
2002'de "Britanya Müziğine Sıradışı Katkı" dalında Ivor Novello Ödülü'ne layık görüldü.Vuonna 2002 hänelle myönnettiin Ivor Novello -palkinto ”huomattavasta panoksesta brittiläiselle musiikille”.
Avrupa Birliği'nin de projeye çeşitli katkıları olmaktadır.Myös Euroopan komissio on mukana rahoittamassa hanketta.
Planck’ın fizik temeline katkısı ona 1918 yılında Nobel Fizik Ödülü'nü kazandırdı.Planck sai energiakvantin keksimisestä Nobelin fysiikanpalkinnon vuonna 1918.
Apollo Uzay Programına katkı sağlamıştır.Se oli osa Apollo-avaruusohjelmaa.
Isaac Newton, 1668 yılında ilk işlevsel yansıtan teleskop inşasına katkı sağlamıştır.Isaac Newton rakensi 1666 ensimmäisen peilikaukoputkensa.
Ayrıca katkıcıların geliştirdiği 10 tane daha katkı yerleşimi vardır.Vain kymmenes kannattaa joukkojen lisäämistä.
Diddy, Mario Winans, Chris Brown, Polow da Don, Usher ve Boyz II Men parçaya katkıda bulundu.Kappaleella vierailevat Chris Brown, Diddy, DJ Khalil, Polow da Don, Mario Winans, Usher ja Boyz II Men.
Saray içi masrafları kısıp ekonomiye katkıda bulundu.Summa toi tallille hieman taloudellista helpotusta.
Bu hareketiyle ölüm cezasının Cenova, Portekiz ve Kolombiya anayasalarından çıkarılmasına katkıda bulundu.Hän vaikutti osaltaan myös siihen, että kuolemanrangaistus poistettiin Genevessä, Portugalissa ja Kolumbiassa.
Bunlar ülkenin ekonomisinin gelişmesine katkıda bulundu.Toimenpiteet kohensivat maan taloutta.
1922 Nobel Barış Ödülü'nü alan Norveçli kaşif ve hümanist Fridtjof Nansen'in çalışmalarına katkıda bulundu.1922 − Nobelin rauhanpalkinto myönnettiin norjalaiselle filosofian tohtorille Fridtjof Nansenille.
Hong Kong'a önemli katkılarda bulunmuş kişilerin ölümü.Ranskan kansallislaulu iskuissa menehtyneiden muistoksi.
Albüm, Michael Schenker’in grubun asıl elemanı olarak katkıda bulunduğu tek Scorpions albümüdür.Albumi on yhtyeen ainoa, jolla kitaraa soittaa Michael Schenker.
Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’nun kurulmasında önemli katkıları olmuştur.Kaukasialaiset ja turkkilaiset kielet ovat vaikuttaneet voimakkaasti osseetin rakenteeseen.
Âdet döngüsü evreleri ve yumurtalık hormonları , kadınlarda empatinin artmasına katkıda bulunabilir.Heidän rasvakudoksensa määrä ja sijoittuminen vartaloon voivat olla naismaiset.
Fender firması, Stratocaster ve Telecaster modelleri ile bu tip gövde yapımına katkıda bulunmuştur.Mallistolle tyypillistä oli sekoittaa muotoiluja sekä Stratocasterista että Telecasterista.
Oğuzhan hem takımımıza hem de Türk millî takımına katkıda bulunacağına inanıyoruz.Hän toimii sekä TsSKA Moskovan että Venäjän maajoukkueen maalivahtina.
Bu şampiyonluğa 10 maçta oynayarak katkıda bulundu.Mestaruusottelu pelattiin enintään 10 pelin otteluna.
Osmanlılık fikri günümüze de büyük katkıları olmuştur.Komedioiden suosio on ollut suurta tähän päivään asti.
Kursk Savaşı'nın kazanılmasında önemli katkısı oldu.Seurauksena tästä valinnasta oli Kurskin taistelu.
Finalde en büyük katkıyıda Torres yapmıştır.Finnair on silti ollut suurin työllistäjä.
İlk konserlerini Iron Maiden'ın katkısıyla gerçekleştirdiler.Yhtye aloitti soittamalla Iron Maidenin kappaleita.
Topçu desteği, hava desteği ve benzeri desteklerlede katkıda buluna biliyorsunuz.Maalinnoituksen puolustus tukeutui jalkaväkeen ja sitä avustavaan tykistöön.
Herkes aile bütçesine katkı yapmaya çalışır.Kaikki heistä osallistuivat kasvavaan perheyritykseensä.
27 Temmuz 1794'te Robespierre'in yönetimden uzaklaştırılmasına katkıda bulundu.Cambon tuki tämän vuoksi Robespierren syrjäyttämistä heinäkuussa 1794.
Almanya, Ukrayna ve Polonya en çok katkı sağlayan ülkeler oldular.Eniten turvapaikanhakijoita ovat vastaanottaneet Saksa ja Ruotsi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod