Ana içeriğe geç
Sözlük

katkı ile cümle

katkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kömürün briketlemesinde ekonomik olup ve sağlığa zararlı olmayan bazı katkı maddelerini geliştirdi.Firma zařadila do svého sortimentu ekologické podlahy, které neškodí zdraví.
Bu okullarda eğitim gören öğrencilerimizin % 30'u burs katkısıyla okumaktadır.Programu může využít až 30 procent bakalářských studentů.
Uluslararası Parlamentolar Birliği'nin kurulmasına (1889) katkıda bulundu.Světový věhlas mu přineslo založení zbrojovky Fabrique Nationale (FN) roku 1889.
NWOBHM gruplarından biri olan Venom da bu türün ortaya çıkmasına katkıda bulunmuştur.Venom, kapela z NWOBHM, měla taktéž zásluhu na rozvoji stylu.
Ekonomiye Katkı.Pojednání o ekonomii.
Fikirlerine ve bilime olan katkısına odaklanması gerektiğine inanıyordu.Věnoval se popularizaci vědy a vědeckého myšlení.
"Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik" sloganının popülerleştirilmesine katkısı büyüktür.Kordeliérům je připisována popularizace hesla Liberté, Égalité, Fraternité.
Rusya'nın bankaları Rusya'da genel yatırıma sadece yaklaşık %3 katkıda bulunur.Česká republika nyní recykluje pouze asi 31 procent komunálního odpadu.
Düzenli spor yapmak da insan sağlığına olumlu katkıda bulunur.Pravidelné tělesné cvičení prospívá zdraví.
"Aracın işletme ve bakım masraflarının azaltılmasında sıradışı katkı".Nevýhodou je jejich společné vlastnění a rozdělení nákladů na údržbu.
Bu gelişmelerde bölgenin gelişimine olumlu katkıda bulunmuştur.Své ohromné prostředky vložil do rozvoje celého regionu.
Anadoluda yaşamış olan kültürlerin etkisi bölge kültürünede katkıda bulunmuştur.Věka za přínos regionu v oblasti kultury.
1970'li yıllarda nükleer enerjinin gelişmesi konusunda çeşitli katkıları olmuştur.Byl vyvíjen v 70. letech 20. století pro potřeby jaderné energetiky.
Birçok ünlü ressamın yetişmesine katkıda bulundu.Vychoval mnoho znamenitých skladatelů.
Ayrıca, rastgele gübreleme değişimi için de katkı sağlamaktadır.To samozřejmě vedlo i ke změně brankářského stylu.
Ayrıca sosyal etkinliklere yer verilerek kişisel gelişimlerine katkı sağlanmaktadır.Na nerušeném místě se věnujete vlastní praxi osobního rozvoje.
En azından hor biraz da olsa parlak ve önemli katkıda bulunur.Dostalo se mu jen omezené, ale přesto zásadní pomoci od Švédska.
Bazı eserlere illüstrasyon yaparak katkıda bulundu.Některé své knihy psal ve stavu halucinace.
Tabii ki dolunayın katkısı da büyük.Důležité jsou i zárubně.
O, birçok derleme ve ansiklopediye yazılarıyla katkıda bulundu, birçok kitabı yayına hazırladı.Přispěl svými díly do mnoha knih a publikací, sám publikoval dvě knihy.
İntegral katkı olasılığı nedir?Proč mají částice hmotnost?
1960'ta Andrei Tarkovsky le tanıştı ve Tarkovsky'nin 1966 yapımı Andrei Rublev filmine katkıda bulundu.Roku 1966 natočil Andrej Tarkovskij oceňovaný film Andrej Rublev, inspirovaný jeho životem.
IPCC Üçüncü Değerlendirme Raporu için katkıda bulunan bir yazardı.Jejich studie byly použity v Druhé hodnotící zprávě IPCC.
İnşallah burada iyi oynayıp Kulübüme katkı sağlarım.Cítím se tady výborně a nechám na dvorci všechno.
2007'den 2012'ye kadar Salon.com'da köşe yazıları yazdı ve zaman zaman The Guardian'a katkıda bulundu.V roce 2007 začal přispívat do Salonu načež se v roce 2012 přesunul do deníku The Guardian.
Guevara ve Kabila arasında bu çatışma, aynı yıl isyanın bastırılmasına katkıda bulunmuştur.Lipsa de cooperare între Kabila și Guevara a dus la reprimarea revoltei în același an.
Fabrika bir hedef haline gelecektir, çünkü savaş sürecine katkıda bulunur.Fabrica însăși devenea o țintă, deoarece contribuia la efortul de război.
Serveti psikanalizin popülerleşmesine ve Freud'un Nazi Almanyası'ndan kaçmasına katkıda bulundu.Averea ei a contribuit la popularitatea psihanalizei și a permis evadarea lui Freud din Germania nazistă.
Alvarez havacılığa birçok katkıda bulundu.Alvarez a adus numeroase contribuții profesionale în aviație.
Sisteme herkes katkıda bulunabilmektedir.Toți pot contribui.
Kılcal damarların sayısında veya yoğunluğundaki azalma da periferik rezistana katkıda bulunabilir.Reducerea numărului sau a densității capilarelor poate contribui, de asemenea, la rezistența periferică.
Onun şiirleri Ukrayna’nın ulusal bilincinin gelişmesinde büyük katkı yapmıştır.Articolele sale au avut un impact important asupra conștiinței naționale ucrainene.
Rusya'ya döndüğünde edebi sürekli yayın Apollon'a katkıda bulundu.La întoarcerea în Rusia a editat și a ajutat la apariția periodicului Apollon.
Bir gıda katkı maddesi olarak zeaksantin bir gıda boyasıdır, E numarası E161h'dir.Ca aditiv alimentar, zeaxantina este folosit drept colorant alimentar, cu număr E E161h.
Belediye Başkanı Hacı Yunus'un da inşaat için önemli bir katkısı olmuştur.Primarul Haci Yunus a avut, de asemnea o contribuție semnificativă la construcție.
Filistin'de, Yahudi göçü ekonominin kalkınmasına katkı sağladı.În Palestina, imigrația evreiască a dus la o creștere a economiei.
Kral Sejong'un en büyük katkısı 1443'te Kore alfebesini (Hangeul) yaratmasıdır.Contribuția cea mai importantă a regelui a fost crearea alfabetului coreean în 1443.
Duruş teorisi ve bilimin çoklu kültürel çalışmasına katkıda bulunmuştur.A contribuit la teoria obiectivă și la studiul multicultural al științei.
Uçuştan aldığı zevke önemli bir katkısı oldu.Un factor important care a contribuit la aceasta a fost plăcerea zborului.
Optik dalında çok önemli katkıları bulunmaktadır.Contribuțiile sale vizează cu precădere optica.
Ayrıca, sosyal evrim teorisine yaptığı katkılarla tanınıyor.El este, de asemenea, cunoscut pentru teoria sa a evoluției sociale. ^ Ильин И.
Birçok sosyal etkinliğe büyük katkılar sağladı.Activități sociale au fost multe.
Bunun yanında Almancı vatandaşlarımızın katkıları da olmaktadır.Mai degrabă simțim simpatie pentru poporul nostru german.
Belde ekonomisine büyük bir katkı sağlayan elma, genellikle yurtdışına satılmaktadır.Animalele crescute pentru carne erau vândute, în principal în străinătate.
Birleşik Krallık'taki Türkler, iki ülke arasındaki ilişkilere olumlu katkı sağlamaktadırlar.Dialogul politic favorabil între cele două țări are un impact pozitiv asupra cooperării economice.
İlaveten ücret sahipleri sosyal güvenlik katkıları ödemektedir.Obligativitatea contribuțiilor la asigurările sociale.
Likörler, aroma nüfuz edilmesi sonucu elde edilen, yüksek şeker katkılı içkilerdir.Gustul dulce, fructat ascunde conținutul extrem de ridicat de alcool.
Pauling birçok bilimsel buluşla bilime, insanlığa birçok katkılarda bulunmuştur.Poenaru, cu contribuții ai multor oameni de știință din întreaga lume.
Buna ilaveten, serbest radikaller alkole bağlı karaciğer hasarına katkıda bulunur.Bea cu minte! – Campanie socială care promova consumul rațional al alcoolului.
Yapılan tarımla mahalle ve ülke ekonomisine katkı sağlanmaktadır.Guvernul lor este legat de înflorirea zonei de graniță și a orașului în sine.
Ulaştırma emisyonları ABD üretiminin üçte birini yaklaşık katkıda arkasında yakın karbondioksit .După cel de-al Doilea Război Mondial, SUA deținea circa 3/4 din producția auto mondială.
Çok sayıda kitap yazdı ve Mısır dergisi Ekim’e köşe yazarı olarak katkıda bulundu.A lucrat ca profesor de agricultură și a scris numeroase cărți și articole în revista egipteană Octombrie .
Buna ek olarak, Güneş, Ay ve Dünya arasındaki uzaklıklara da katkıda bulunmuştur.Astfel se putea măsura exact și distanța dintre Pământ și Soare.
Akışkanlaştırıcı, eklenildiği maddenin plastisitesini ya da akışkanlığını artıran katkı maddesi.Plastifianții sunt aditivi care măresc plasticitatea sau fluiditatea unui material. .
Bulutu oluşturan madde, gaz ve tozdan oluşmuş olup tozun buluta kütlesel katkısı yaklaşık %1'dir.A creat înainte de război un fotoelement din sulf și taliu cu randamentul de 1%.
FreeBSD işletim sistemine katkıda bulunmak son derece basittir.Este bazat pe sistemul de operare FreeBSD.
İç müşteri, üretim sürecinde ürüne katkıda bulunan her departman diğer departmanların müşterisidir.Orice companie care își desfășoară activitatea pentru anumiți clienți, poate angaja un manager de client.
Coğrafi keşiflerin Biyocoğrafyanın gelişmesine önemli katkıları olmuştur.Hr.) a fost cel care a adus o contribuție extrem de însemnată la dezvoltarea biologiei.
Tora!” olmak üzere sadece iki şarkıya katkıda bulunmuştu.Eu nu știam decât o strofă-două din cântece.”
Organized Noize, 2006'da Miami Vice filminin müziklerine katkıda bulundu.În anul 2006 joacă în filmul Miami Vice.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod