Weber’in Alman politikasına yaptığı katkılar halen tartışılmaktadır.Боротьба за політичний вплив на григор'євців продовжилася.
Terim'in talimatları doğrultusunda takıma katkı sağlamak için elimden geleni yapacağım.Для виправлення становища слід вирушити на допомогу Трої.
Doğal olarak bu alanda derinleşebilmek için, akustikçilerin ve müzikologların katkılarına ihtiyaç duyulmuştur.По мірі розвитку в трагедію вводилися музичні партії корифея і акторів.
FreeBSD işletim sistemine katkıda bulunmak son derece basittir.В експериментальному режимі забезпечена підтримка FreeBSD.
Bunlar ülkenin ekonomisinin gelişmesine katkıda bulundu.Цим сприяв покращенню економічного стану держави.
Beş Kral Savaşı'ndaki katkılarından ötürü Harrenhal'un lordu olmuştur.Сір Бринден добився визнання під час війни П'яти Королів.
Felsefede en çok katkı sağladığı alanlar ilk olarak din felsefesi ve bilim felsefesidir.Три перших жартівливих закони пов'язані більше з життям і філософією, ніж з наукою.
Elde edilen görüntülerin tanıda çok fazla bir katkısı yoktur.Створюється враження, що потрібно не дуже багато учасників.
Dilbilime yaptığı bu katkı çok anlamlı olmuştur.Однак, його вклад у лінгвістику був значним.
İnşallah bize de katkı sağlayacak.Є воля у нас – буде доля у них.
Albüm ünlü yapımcı Terry Date'in katkılarıyla kaydedilmiştir.Альбом був випущений та записаний Террі Дейтом.
İnşallah burada iyi oynayıp Kulübüme katkı sağlarım.Я просто хочу повернутися у свій рідний клуб і принести йому користь.
R. Kelly, aynı zamanda şarkıda geri vokalist olarak da katkıda bulunmuştur.Рей Романо також зарекомендував себе як актор озвучування.
Havadan çekilen fotoğraflar arkeologların çalışmalarına büyük katkı sağlamaktadır.Усі припущення ґрунтуються на працях археологів.
Ayrıca çevre ve gürültü kirliliğinin azalmasına da katkı sağlanmış oluyor.Акцентувалося також на зменшені шуму від транспорту.
Melo bu Şampiyonluk'ta 12 gol ile katkıda bulunmuştur.Фруде відзначився 13-ма голами в 26 матчах.
Anılarında “Türk Ordusu’nun belinin kırılmasına katkıda bulunmuştum…” yazılmıştır.Написав спомини «Моя служба в Українській Галицькій Армії», надруковані в «Лікарському Віснику».
Bu maddenin gıda koruyucu katkı maddesi olarak kullanımı, bazı ülkelerde yasaklanmıştır.Із-за значного шуму, використання таких двигунів заборонене в деяких країнах.
"Yıldız Ibrahimova, yarın akşam Aya İrini'de yoksul çocuklann eğitimine katkı için bir konser verecek".«Софія Київська» запрошує на вечірню екскурсію «Київ з оглядового майданчика Софійської дзвіниці».
Türk ve İtalyan sanatçılar filme katkıda bulunmuşlardır.Представники італійського і португальського клубів проявили зацікавленість у його послугах.
Onla birçok röportaj yapılmıştır ve birçok belgesele katkısı olmuştur.Ці листи зробили багато доброго для об'єднання Свідків.
Bilime yaptığı büyük katkı, mecazi olarak "toprakları haritaya koymak" idi.Ця збірка видавалась під назвою «Введення в Магію як в науку Я».
Birçok sosyal etkinliğe büyük katkılar sağladı.Брав участь у багатьох громадських акціях.
Ayrıca bu semt limanından yapılan balıkçılık şehir ekonomisine önemli katkı yapar.Озерне рибальство також має велике значення для економіки міста.
Her ülke kendi bastığı gümüş sikkeden kendi gücü oranında bu birliğe katkıda bulunuyordu.Кожна країна-учасник випустила власну монету у цій серії.
Bu barajın tarımsal üretime katkısı büyük olmuştur.Адміністрація заводу дуже мені допомагала в цьому.
Katkıda bulunuyorum.Я роблю свій внесок.
CD'si ile Düş Bahçeleri albümlerine katkıda bulundu.[1][2]Своїм компакт-диском він створив альбоми Dreams Gardens . [1] [2]
Cazın Türkiye’de daha geniş kitleler tarafından tanınması ve sevilmesine önemli katkıları oldu.Внесла вагомий вклад в розвиток джазової культури Туреччини.
Yıldız haritasına yaptığı bu katkılar onun Tycho Brahe ile karşılaştırılacak kadar ünlenmesine yol açtı.Tyto jeho dodatky do hvězdné mapy mu zajistily srovnávání s Tycho Brahem.
Babası Anson Adams Mount II, Playboy dergisine katkıda bulunan ilk editörlerden biriydi.Jeho otec Adam Adams Mount II patřil k původním editorům magazínu Playboy.
Ohlin'in bu katkıları ilk olarak Interregional and International Trade (1933) adlı kitabında yayınlanmıştır.Jeho první verze byla publikována v Ohlinově práci Interregional and International Trade v roce 1933.
Bunlardan ilki kadınların toplumsal var oluşa olan katkılarını ele almıştır.Jeho bývalí posluhovači však povědí o milostných dopisech jejich manželům.
Yapımında katkıda bulunduğu şarkılar "Critical Acclaim" ve "Lost"tur.Také přispěl k tvorbě „Critical Acclaim“ a „Lost“.
Ayrıca, sosyal evrim teorisine yaptığı katkılarla tanınıyor.Je také známý pro své příspěvky k teorii sociálního rozvoje.
Ayreon'un son albümü 01011001'de vokalist olarak katkıda bulunmuştur.Podílel se i na albu 01011001 hudebního projektu Ayreon.
Rawls liberal siyaset felsefesine katkılarıyla tanınmıştır.Rawls je představitel liberální politické filosofie.
Kule kısa bir zamanda turistler için ilgi mekanı oldu ve Fransa ekonomisine büyük katkı sağladı.Věž se rychle stala turistickou atrakcí a přinesla velká množství peněz do ekonomiky Francie.
Onun uyuşturucu kullanımının, özellikle amil nitritler, 1964'teki kalp krizine katkıda bulunduğuna inanılır.Říká se, že jeho užívání drog - zejména amylnitritu způsobil jeho infarkty v roce 1964 (viz níže).
Başarısızlığa çeşitli etkenler katkıda bulundu.Na selhání mají vliv nejrůznější faktory.
Ancak ürünlerin ekonomik katkısı çok azdır.Hospodářský přínos těchto kolonií přesto zůstával jen nepatrný.
Charlie Parker ile birlikte Be-bop 'un ve modern cazın gelişimine önemli katkılarda bulundu.Spolu s Charlie Parkerem největší měrou přispěl k rozvoji bebopu a moderního jazzu.
Karşılıklı paslaşmalarla pas isabetliliğini ve doğru yapmanıza katkı sağlar.Vracejte ho svou dobrotou a pravdivostí, neboť on je dobrota a pravda.
Bu da ülke ekonomisine katkıda bulunmaktadır.V neposlední řadě také zásahy státu do hospodářství.
En önemli katkılarını elektromanyetizm, elektron teorisi ve görelilik konularında yapmıştır.Jeho nejdůležitější příspěvky ale byly v oblasti elektromagnetismu, elektronové teorie, a teorie relativity.
Albüme Joey DeMaio ve Ross the Boss da besteci olarak katkıda bulunmuşlardır.Autory The Oath jsou Joey DeMaio a Ross The Boss.
Filmin olay örgüsüne Sam Raimi de katkıda bulunmuştur.Na scénáři se dále podílel Sam Raimi.
Ayrıca Mississippi Nehri'ne katkısı da önemlidir.Výrazným útvarem je také náplavový kužel řeky Mississippi.
Bu tesislerin hem ülke hem de il ekonomisine büyük katkıları olmaktadır.To by bylo spojeno s velkými problémy pro hospodářství země a její obyvatelstvo.
Joseph'in, Napolyon Bonapart'ın 18 Brumaire (9 Kasım 1799) darbesine çok az katkısı oldu.Při převratu 18. brumaire (9. listopadu 1799) plně podpořil Napoleona Bonaparte.
Lippmann çeşitli yıllarda fiziğin birçok konusunda katkılarda bulunmuştur.Sudarshan učinil významné příspěvky v několika oblastech fyziky.
2000 yılındaki Copa del Rey şampiyonluğuna katkısı oldu.Od roku 2000 hrál v Hradci Králové.
Bahar aylarında yağan nisan yağmurları doğanın canlanmasına katkıda bulunur.Deštivé počasí na jaře podporuje výskyt onemocnění.
Restorasyona III. Napolyon da katkıda bulunmuştur.I zde podporoval Napoleona III.
Ayrıca Kilisenin yapımında da büyük katkısı olmuştur.On také výrazně přispěl k dobudování kostela.
Takımın Kubok Ukraniy'i kazanmasında büyük katkısı oldu.S týmem se radovali ze zisku Turner Cupu.
Köprünün yeniden inşası Avrupa Birliği'nin Phare fonu katkıları ile olmuştur.Na financování staveb se podílely státní dotace a prostředky z Evropské unie z fondu PHARE .
Almanya’da bilimsel araştırmaların gelişmesine katkıda bulundu.Aktivně se zúčastnil budování nových vědeckých institucí v Německu.
Aynı dönemde Milliyet gazetesinin sitesine katkıları bulundu.Ve stejném roce prodal svůj podíl v novinách.
Dido ve Aeneaş da bu faaliyetlere katkıda bulunmaktadırlar.Les: Dido a Aeneas jsou s družinou na lovu.