Ana içeriğe geç
Sözlük

katkı ile cümle

katkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Pascal’ın matematiğe yaptığı en etkileyici katkı olasılık kuramını geliştirmesi olmuştur.Praca Pascala nad teorią prawdopodobieństwa była jego najbardziej znaczącym wkładem w rozwój matematyki.
Çağdaş Amerikan sanatının gelişmesine büyük bir katkı yaptı.Odegrał ważną rolę w ukształtowaniu współczesnej sztuki amerykańskiej.
Lewis, Walter Afanasieff ve Brett James ile birlikte "Here I Am" parçasının yazımına katkıda bulundu.Lewis wspólnie z Walterem Afanasieffem i Brettem Jamesem skomponowała balladę „Here I Am”.
Kırım Hani güçlerinin sefere gelmemeleri de buna katkı yapmıştır.Kiedy nie znalazł wśród sąsiadów właściciela, uznał go za przybłędę.
Öğrenciyken Varpas (Zil) ve Ūkininkas (Çiftçi) adlarında iki gazetenin çıkmasına katkıda bulunmuştur.Jako student pisywał do litewskich gazet "Varpas" ("Dzwon") i "Ūkininkas" ("Rolnik").
İlde irili ufaklı fındık fabrikaları dağınık bir şekilde istihdama katkıda bulunmaktadır.W międzyczasie niewielka, niezależna wytwórnia wydała Faces of Death.
Vanity Fair dergisindeki katkısı.Prawdziwe opowieści z Wall Street z magazynu Vanity Fair.
Proje Birleşik Devletler Hava Kuvvetleri ve Donanması da katkıda bulundu.W finansowanie projektu włączyły się United States Air Force oraz United States Navy.
Kral da bale dansını sevmekte ve şahsen dans ederek bunlara katkı yapmakta idi.Król uwielbia balet, więc wita ich zaintrygowany.
Köprünün yeniden inşası Avrupa Birliği'nin Phare fonu katkıları ile olmuştur.Na jego realizacje związek pozyskał środki z funduszu Phare.
Takımın Premier League'e çıkmasında büyük katkısı olmuştur.Miał on wielki udział przy awansie drużyny do Premier League.
Afro Celt Sound System albümü Seed'e katkıda bulunmuştur.Reid tworzył okładki dla Afro Celt Sound System.
Pogson ise buna karşılık inatçı davranış ve güney yarımkürede yapılması istenen bir gözleme katkı vermemiştir.Buchanan nie podjął aktywnych działań w tej kwestii, będąc gotowym na dalsze ustępstwa wobec Południa.
1859 yılında Marx Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı, isimli ilk ciddi iktisat çalışmasını yayınladı.W 1859 roku Marks opublikował Przyczynek do krytyki ekonomii politycznej.
Avrupa Birliği'nde gıda katkı maddesi olarak E951 kod adını almıştır.Na produktach spożywczych oznaczany jest kodem E951.
Bana ve oyunculuğuma çok katkısı oldu.Bardzo dużo pomagała nam i naszym kolegom.
Diğer birçok ayrımlar ve ödüller ona bilime yaptığı katkılar için ihsan edilmiştir.Wielokrotnie wyróżniany i nagradzany za osiągnięcia naukowe.
İntegral katkı olasılığı nedir?Ile jest możliwych rozstawień?
Albüm ünlü yapımcı Terry Date'in katkılarıyla kaydedilmiştir.Producentem albumu był Terry Date.
Hristiyan Demokrasi'nin devamı olarak kurulan İtalyan Halk Partisi'nin kuruluşunda katkısı olmuştur.Chrześcijańskiej Demokracji dołączył do powstałej na jej bazie Włoskiej Partii Ludowej.
Bu tesislerin hem ülke hem de il ekonomisine büyük katkıları olmaktadır.Byłyby to zarazem gałęzie gospodarki szczególnie ważne dla narodu i państwa.
Sadece savaşa katkıda bulanabilecek fabrikalar doğuya taşındı.Wyposażenie fabryki najprawdopodobniej wywieziono na wschód.
Uluslararası ticaret teröilerine daha da katkısı bulunmaktadır.Pomaga rozwijać międzynarodowy handel hurtowy.
Ülke ekonomisine bu haliyle katkısı toplam 5.5 milyar $ olmuştur.Podczas kryzysu finansowego bank otrzymał pomoc w łącznej wysokości 5,5 mld €.
Üniversiteler Ekonomik Büyümeye Nasıl Katkıda Bulunur.Edukacja jako część rozwoju gospodarczego.
Weber’in Alman politikasına yaptığı katkılar halen tartışılmaktadır.Zaangażował się w działalność partii politycznej GERB.
Ancak ürünlerin ekonomik katkısı çok azdır.Udział spółdzielni w produkcji jest niewielki.
Henri'nin ana katkısı enzim tepkimelerini iki aşamalı olarak düşünmek olmuştur.Głównym założeniem jakie podał Henri, był dwuetapowy przebieg reakcji katalizowanej przez enzymy.
Abel'e verdiği bu destekten "Holmboe'nin matematiğe yaptığı en önemli katkı" şeklinde bahsedildi.Jego wsparcie dla Abela jest nazywane jego „największym wkładem w matematykę”.
David Ayer senaryoya katkıda bulundu.Reżyserem i scenarzystą filmu był David Ayer.
Ticaret bu dönemde azalmış, bu nedenle sadece yılda 200,000 nomismata katkıda bulunmuştur.Od tamtego roku sprzedaż spadała, do około 200 000 samochodów obecnie.
Bu maddenin gıda koruyucu katkı maddesi olarak kullanımı, bazı ülkelerde yasaklanmıştır.Jego użycie do celów spożywczych jest zakazane w niektórych krajach.
Bu katkısı sayesinde Osmanlı-Venedik barışının tutarlı ve devamlı olmasını sağladı.Dzięki jej testamentom działalność donacyjna uzyskała trwałą i stałą formę.
1951-1953 yılları arasında Anıtkabir çalışmalarına katkıda bulundu.Jego staraniem w latach 1951-1953 wybudowano nową plebanię.
Bunlardan ilki askeri olup, savaş birimlerinin gelişmesinde katkı sağlamaktadır.Jej powodzenie zależało od rozwinięcia wojsk desantowych przed przystąpieniem do działań wojennych.
Avrupa Birliği'nin de projeye çeşitli katkıları olmaktadır.Organizację wspierają także projekty unijne.
Ayrıca Final Fantasy ve Kingdom Hearts gibi yapımlara da seslendirme yaparak katkıda bulunmuştur.Jest ona gotów zrobić wszystko, by móc władać Kingdom Hearts.
Birçok ünlü ressamın yetişmesine katkıda bulundu.Wychowała wielu wybitnych pianistów.
Kullanıcılar yeni çeviriler ekleyerek siteye katkıda bulunabilmektedir.Użytkownicy mogli rozszerzać teraz funkcjonalność języka poprzez dodawanie nowych modułów.
Tüm bu olanaklar kamu diplomasisi alanında olumlu katkılar sağlamaktadır.Z każdym z nich można przeprowadzać pewne akcje w oknie dyplomacji.
Bu, helikopterin dengeli uçmasına katkı sağlar.Pozwoliło to zachować część konstrukcji kadłuba myśliwców śmigłowych.
RSSSF, bugün tüm dünyadan üyeleri tarafından katkı görmektedir.Obecnie RSSSF tworzy wiele osób z różnych krajów świata, w tym z Polski.
Onun şiirleri Ukrayna’nın ulusal bilincinin gelişmesinde büyük katkı yapmıştır.Towarzystwo przyczyniło się znacznie do poszerzenia i zwiększenia ukraińskiej świadomości narodowej.
Gelecek nesillere katkıda bulunmuştur.Podejmą je następne pokolenia.
Venedik, ayrıca katkıda bulunmayı vadetmişti.Swojej części łupu żądała również Wenecja.
Laodikeia halkının da katkılarıyla kentte çok sayıda anıtsal yapı yapılmıştır.W okresie tym miasto wsparło finansowo budowę kilku pomników.
Fender firması, Stratocaster ve Telecaster modelleri ile bu tip gövde yapımına katkıda bulunmuştur.Używa gitar złożonych z części dostarczonych przez firmę Warmoth w stylu Stratocastera oraz Telecastera.
Sanatçı, sanat eseri yaratımına bilinçli olarak katkıda bulunan bir kişidir.Autorem jest osoba fizyczna, która wniosła twórczy wkład do utworu.
1909'da, telsiz telgrafa olan katkıları için Marconi'yle beraber Nobel Fizik Ödülü aldı.W 1909 wspólnie z Marconim Braun otrzymał Nagrodę Nobla za wkład w rozwój telegrafii bezprzewodowej.
Bende bu hedefler doğrultusunda kulübüme katkı yapmak istiyorum.Jego celem jest awans z tym klubem do ekstraklasy.
Bordmann'ın 44 numaralı bölgesinin motorla ilişkili işlemlere yaptığı bir önemli katkısı daha bulunmuştur.Istotny wkład pola Brodmanna 44 można zauważyć w trakcie procesów motorycznych.
CFOA, İstanbul'dan Konya'ya demiryolu inşaatına yardım ederek Bağdat Demiryolu'da önemli katkıda bulunmuştur.Nubar okazał się niezastąpiony przy budowie linii kolejowej z Kairu do Suezu.
Bunun yanında, kullanıcıyı salt yaptığı katkı sayısına göre sıralayan bir istatistik bölümü de mevcuttur.Jednakowoż część historyków identyfikuje ją właśnie z Solcą.
Sanayi, toplam üretimde %40 katkıda bulunur.Wykonawca zrealizował 49% zakresu finansowego umowy.
Köyde bulunan yağ fabrikasının da ekonomiye katkısı büyüktür.W dalszym ciągu bardzo dużą rolę w gospodarce odgrywa wydobycie ropy naftowej.
Doktora tezinin konusu "Beiträge zur Potentialtheorie" ("potensiyel teorinin katkıları") 'dır.Tytuł jego doktoratu to Beitrag zur Theorie der Druck-kurven (pol. Przyczynek do teorii krzywych ciśnienia).
Özellikle TCDD'nin ekonomiye büyük katkısı vardır.Przede wszystkim należy inaczej podłączyć sygnał DCD.
İnegöl'ün yerleşimine katkıda bulunmak için yapılmıştır.Przyczynił się do powstania w Sopocie Domu Rzemiosł.
Çoğu gün sonunda evlerine giderler ve kazandıklarıyla ailelerine katkıda bulunurlar.Många åker hem så länge till sina gårdar och hjälper till med skörden.
Sisteme herkes katkıda bulunabilmektedir.Alla kan delta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
katkı ile cümle - Sayfa 28 - katkı kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App