Ana içeriğe geç
Sözlük

katkı ile cümle

katkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
"Rihanna'nın albümüne katkıda bulunduk ve muhteşem şeyler yaptık.Nós nos apresentamos aqui com o álbum Britney, e fizemos uma coisa semelhante.
Şölen ve Sanat Postası adlı dergiler ile Halkın Sesi gazetesinin yayınlarına katkı sağladı.Tornou-se repórter e titular do programa A Voz do Povo.
Amatör Astronomlar cüce novalar’ın araştırmalarında ve keşiflerinde çok fazla katkıda bulunmuşlardır.Os astrônomos amadores têm contribuído para muitas e importantes descobertas astronômicas.
Entelektüel bir yaklaşım tarih biliminin nasıl anlaşıldığı meselesine çok fazla katkı sağlamaz.Isto ajuda a prevenir a confusão a respeito da experiência final a respeito da aparência da aplicação.
Mahalleden göç ederek ticaretle uğraşanlar mahallenin ekonomisine katkı sağlamaktadır.E os povos que moravam nessa região participavam ativamente do comércio na região.
Işık maruziyeti: Işık dolaylı olarak katkıda bulunur.Cristais Solares - A luz dá-lhe poder.
Babası elektrik mühendisiydi ve Venedik’in elektriklenmesine katkıda bulunmuştu.Zijn vader was elektrotechnicus die participeerde in de elektrificatie van Venetië.
Doktora tezinin konusu "Beiträge zur Potentialtheorie" ("potensiyel teorinin katkıları") 'dır.De titel van zijn proefschrift was "Beiträge zur Potentialtheorie" (Bijdragen aan de potentiaatheorie).
Ayrıca, sosyal evrim teorisine yaptığı katkılarla tanınıyor.Hij is ook bekend door zijn bijdragen aan de theorie van sociale evolutie.
Kurum Moore'un katkılarıyla 1977 yılında kuruldu.De stichting is in 1977 met de medewerking van Moore opgezet.
Çoğu gün sonunda evlerine giderler ve kazandıklarıyla ailelerine katkıda bulunurlar.Zij gaan aan het eind van de dag naar huis om hun verdienste aan hun familie af te dragen.
Bunun dışında amatör yazarlar da dergiye katkı yapmaktadır.Daarnaast werkten er ook amateurschrijvers mee aan de tijdschriften.
Buna ilaveten, serbest radikaller alkole bağlı karaciğer hasarına katkıda bulunur.Zo zijn vrije radicalen betrokken bij leverbeschadiging, die door alcohol is veroorzaakt.
Çağdaş Amerikan sanatının gelişmesine büyük bir katkı yaptı.Hij was zeer actief in het promoten van de moderne Amerikaanse kunst.
Abel'e verdiği bu destekten "Holmboe'nin matematiğe yaptığı en önemli katkı" şeklinde bahsedildi.Zijn persoonlijke steun aan Abel is wel " belangrijkste bijdrage aan de wiskunde" genoemd.
Sisteme herkes katkıda bulunabilmektedir.Iedereen kan een bijdrage leveren aan de code.
If You Want'ın yazımına Alan Wilder katkıda bulunmuştur.Na dit album werd Alan Wilder lid.
Bu reklam Pepsi'nin başarısına büyük katkı verdi ve 55 dilde yayımlandı.De reclamecampagne was een groot succes en werd uitgezonden in 55 talen.
Bir televizyon filmi yazdı ve animasyon Oliver and Company filminin senaryosuna katkıda bulundu.Hij schreef een tv-film en de animatieprent Oliver and Company.
Karmaşık analizin geliştirilmesine büyük katkıda bulundu.Ook leverde hij belangrijke contributies aan de complexe analyse.
Herkes aile bütçesine katkı yapmaya çalışır.Iedereen draagt er zijn steentje bij tot het gezinsinkomen.
İnşallah bize de katkı sağlayacak.Ook Heiðrun geeft mede.
Ancak bu film Le Carré'nin senaryoya bizzat katkıda bulunduğu yegane filmdir.Dit is de enige film gebaseerd op een roman van Le Carré, waarbij de auteur heeft meegewerkt aan het scenario.
Bende bu hedefler doğrultusunda kulübüme katkı yapmak istiyorum.De vereniging heeft als doel het ondersteunen van de club.
Bütün bu gelişmelerde tarım danışmanının önemli katkısı vardır.Het echtpaar Boer heeft hier een adviserende rol.
Çağan Irmak'ın yetişmesine katkıda bulundu.Het water wordt sinds tijden gebruikt voor irrigatie.
Bir gıda katkı maddesi olarak zeaksantin bir gıda boyasıdır, E numarası E161h'dir.Het is toegelaten als voedingsadditief om te kleuren onder E-nummer E161c.
Kendisi Emily Dickinson'ın yazınsal duyarlığının ve kültürünün gelişmesine katkıda bulunmuştur.Zelf had ze een tekst van Emily Dickinson.
Katkıda bulundu Rosa Luxemburg.Met letters van Rosa Luxemburg.
B.o.B'nin "Nothin' on You" ve Travie McCoy'un "Billionaire" şarkılarına yaptığı katkılarla bilinmektedir.Ook werkte hij samen met B.o.B voor het nummer Nothin' on You en met Travie McCoy voor het nummer Billionaire.
Le Corbusier ise bu gruba 1936 yılında danışman olarak katkıda bulundu.Costa overtuigde Le Corbusier om in 1936 naar Brazilië te komen voor een serie conferenties.
Bu aşağıdakiler Codex Alimentarius komitesi tarafından hazırlanmış besin katkıları listesidir.De teksten van de Codex worden opgesteld door de Codex Alimentarius Commission.
Ayrıca Mississippi Nehri'ne katkısı da önemlidir.Ook het zuidelijk deel van de Mississippi River valt binnen dit bereik.
Florence Nightingale Hemşirelik Okulu'nun kurulmasına da katkılarda bulunmuştu. ^En hij hielp Florence Nightingale het vak van verpleegster geprofessionaliseerd te krijgen.
High 'n' Dry, Pyromania, Hysteria ve Adrenalize adlı albümlerde şarkı sözleriyle de katkıda bulundu.Hij werkte met hen aan de albums High 'n Dry, Pyromania en Hysteria en schreef met hen mee aan alle songs.
Savaşın kazanılmasında büyük katkısı olmuştur.Het was vol vertrouwen in het winnen van een oorlog.
Gıda katkısı olarak kullanıldığı Avrupa Birliği normlarında E252 olarak adlandırılır.Ook vandaag de dag wordt de stof hiervoor gebruikt, in de EU onder de noemer E252.
Böylece takımının 2-1 kazanmasına katkısı oldu.Hij hielp zijn team mee aan een 2-1 overwinning.
Ülkeme bir katkım olsun istedim.Een uitzondering is de ballade M'n land.
İlçe ekonomisine katkı yönünden şirketleşme faaliyeti çok düşüktür.Ontbinding van de Eerste Kamer om politieke redenen heeft namelijk weinig zin meer.
Gelecek nesillere katkıda bulunmuştur.Dat geldt voor alle volgende generaties.
Yıl dönümü aktivitelerinde, Papa Benedict XVI Galileo’nun astronomiye katkılarını övdü.Paus Benedictus XVI prees dat jaar ook Galilei's grote bijdrage aan de sterrenkunde.
Uyku bozukluğu, gerginlik gibi depresif sorunların giderilmesine katkı sağlar.Onthouding van slaap is echter ook toegepast als behandeling van depressies.
Mimarlığa Katkı Dalı Başarı Ödülü sahibidir.De winnaar daarvan wint de prijs waarvoor zij hebben gestreden.
Bu konuşmanın bölgenin alınmasında katkısı olduğu da düşünülür.Dit wordt gezegd als iemand wil deelnemen aan het gesprek.
90 dakika sahada olmasına rağmen skora katkı yapamadı.In die 290 minuten die hij op het veld stond, wist hij niet te scoren.
Şehrin ekonomisi gittikçe yaygın sanayi sektörlerinin katkısını almaktadır.Het resterende deel van het eiland kwam steeds meer in gebruik voor zware industrie.
Üç albüm dışında birçok projeye de katkıda bulunmuştur.Daarnaast speelde hij nog op talloze albums van derden mee.
Federal yasaların oluşumuna katkıda bulunur.De grondrechten van de federale grondwet moeten voldoende zijn.
FreeBSD işletim sistemine katkıda bulunmak son derece basittir.Aan ondersteuning van FreeBSD als hoofdsysteem wordt nog gewerkt.
Yazdığı kitaplar ve verdiği eğitimle söylevciliğe olan katkısı çok büyüktür.Het aantal boeken waarvoor hij illustraties en boekband verzorgde is zeer uitgebreid.
Dönemin halkının Kurtuluş Savaşı'na önemli katkıları olmuştur.Ze zijn van grote waarde bij de reconstructie van het verleden van de soldaat.
Bu, helikopterin dengeli uçmasına katkı sağlar.Dit draagt bij tot het gebruiksgemak van het toestel.
2007'den 2012'ye kadar Salon.com'da köşe yazıları yazdı ve zaman zaman The Guardian'a katkıda bulundu.Vanaf 2007 werkte Greenwald mee aan de website Salon.com en gaf hij zijn eerdere blog op.
İnsan Hakları Bildirisi'ne büyük katkılar sağlamıştır.Wat past bij het grote waardering van de mens in hem, als geheel.
Maxwell'in bilime katkıları Isaac Newton ve Albert Einstein'ınkilerle eşdeğer görülür.Zijn resten liggen zo vlak bij die van Isaac Newton en Charles Darwin.
Bu gelişme sürecinde katkıda bulunmuş birçok değerli iktisatçı vardır.Aan die ontwikkeling hebben verscheidene uurwerkmakers bijgedragen.
Çevre geleceğimiz icin çok önemli katkılarda bulunur.De omgeving speelt dan ook een heel belangrijke rol in zijn werk.
2007'den 2012'ye kadar Salon.com'da köşe yazıları yazdı ve zaman zaman The Guardian'a katkıda bulundu.Był felietonistą Salon.com od 2007 do 2012 roku, a od czasu do czasu był współpracownikiem The Guardian.
Yahudiler, botanik, coğrafya, tıp, matematik, şiir ve felsefe alanlarında da katkıda bulunmuşlardır.Żydzi wnieśli również wkład do botaniki, geografii, medycyny, matematyki, poezji i filozofii.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod