27 Temmuz 1794'te Robespierre'in yönetimden uzaklaştırılmasına katkıda bulundu.Как и многих, их спасло падение Робеспьера 27 июля 1794 года.
Warren Skaaren, Charles McKeown ve Jonathan Gems de senaryoya katkı da bulundular fakat adları geçmedi.Заканчивали сценарий Уоррен Скаарен, Чарльз МакКаун и Джонатан Гемс, хотя их имена не были указаны в титрах.
Balıkçılık da ülke ekonomisine büyük katkı sağlar.Существенную роль в экономике страны играет рыбный промысел.
2008 yılında adını 50 Euroleague Büyük Katkıda Bulunanlar listesine yazdırmıştır.В 2008 году его имя было включено в список 50 человек, внёсших наибольший вклад в развитие Евролиги.
Söz yazarları olan Angela Winbush ve René Moore, albümdeki sözlerin yazımına katkıda bulundu.Тексты Анджелы Вайнбуш и Рене Моура способствовали лирическому разнообразию тематики альбома.
Ayrıca Kilisenin yapımında da büyük katkısı olmuştur.Было и чувство огромной ответственности за будущее Церкви.
Onla birçok röportaj yapılmıştır ve birçok belgesele katkısı olmuştur.Записывался и выступал со множеством исполнителей.
'Kışkışşş' da bu listeye yeni bir katkı olabilir."Может, этим обеспечу хоть какое-то участие в войне“.
Rondo, bu katkı maddelerini barındırır: E-420, E-470, E-951, E-250, E-133.Включает в себя четыре модификации: E-170, E-175, E-190 и E-195.
Diğer işlevlerinin yanında çerçeve desteği vererek mine gelişimine katkıda bulundukları da düşünülmektedir.Он уволил двух министров, посчитав, что их вклад в развитие слишком мал.
Böylece yağmur yağmasını sağlayarak bereket ve refahın oluşmasına katkıda bulunuyordu.Считалось, что благодаря поклонению её можно вызвать дождь.
Bob Ducsay 20'nin üzerinde film ve dizide rol katkısı bulunan Amerikalı senarist ve yapımcı.Боб Дюксэй (англ. Bob Ducsay) — американский монтажёр, продюсер и сценарист, который работал над 20 фильмами.
Kural koyma ve uygulama çalışmalarında ilgililerin hepsinin katkıları ve işbirliği bulunmalıdır.Взаимодействие и сотрудничество между всеми участниками необходимо для его эффективности.
Katkılarından dolayı çok sayıda unvan, mülk ve ayrıcalık sahibi olmuştur.За свою деятельность она удостоена разнообразных наград и премий.
Takımın Premier League'e çıkmasında büyük katkısı olmuştur.Он помог команде выйти в Премьер лигу.
Szostak bilime katkılarından dolayı birçok ödül ve onur belgesi almıştır.Удостоен многих благодарностей и почётных грамот Финансового университета.
Kral da bale dansını sevmekte ve şahsen dans ederek bunlara katkı yapmakta idi.Лори, которую избрали королевой бала, привлечена ей, и вскоре девушки танцуют вместе.
1980 Moskova Olimpiyatları'nın hazırlanması ve yürütülmesine büyük katkı sağladı.Внёс большой вклад в подготовку и проведение в СССР Олимпийских игр 1980 года.
Proje Birleşik Devletler Hava Kuvvetleri ve Donanması da katkıda bulundu.В США основное внимание уделялось развитию авиации и флота.
Vanity Fair dergisindeki katkısı.Культурный критик журнала Vanity Fair.
Türkiye florasına önemli katkılar yapmış botanikçi Asuman Baytop'un babasıdır.Работу профинансировали болгарские бизнесмены из Пловдива.
Fakat ne Öklid’in ne de Apollonius’un çalışmalarına gözle görünür bir katkı yapmışlardır.Да и масштабы работ по „Аполлону“ они не скрывали.
IPCC Üçüncü Değerlendirme Raporu için katkıda bulunan bir yazardı.Был одним из ведущих авторов Четвертого оценочного отчета МГЭИК.
2013'ten bu yana London Review of Books 'a da katkıda bulunuyor.Также с 2000 года регулярно выступает на страницах New York Review of Books.
Ayrıca devlet, yetiştirilmelerine önemli katkılarda bulunduğu sanatçılarına destek de sağlamalıydı.Помимо прочего, заведение оказывает поддержку нуждающимся художникам в своем сообществе.
Katkıda bulunan her kişi ortak çabaya küçük bir katkıda bulunur.Каждый из товарищей обязан внести свой вклад в общее дело.
On yaşında aile gelirine katkıda bulunmak amacıyla bir pamuklu bez fabrikasında çalışmaya başladı.Начал работать в сельском магазине, где платили хлебом, в 14 лет, чтобы спасти семью от голодной смерти.
Bazı katkı maddeleri alevin rengini değiştirmek ya da duman üretmek için kullanılır.Некоторые вампиры умеют даже превращаться в туман или дым.
Fakat son yıllarda müziksel katkıları tekrar değerlendirilmiş ve eserlerine yeniden yakın bir ilgi doğmuştur.Музыканты Yes были рады вновь оказаться в центре внимания после периода относительного затишья.
Yıllar sonra Chuck'ın verdiği bir röportaja göre Terry'nin albüme herhangi bir katkısı olmamıştır.Как сказал через несколько лет сам Райан, всё шоу было ненастоящим.
Klinik Tanıda Ca-125 ölçülmesinin tanıya bir katkısı yoktur.Специфичность теста СА-125 невысока.
Garantili GDO'suz ve katkısız sütten üretilmektedir.Производится из молока, которое имеет гарантию питания свободного от ГМО.
Bununla militan püritanizmin parlamento davasına katkısı sağlanmış oldu.Манифест стал поводом к уголовному преследованию депутатов Петербургского Совета.
Sonraları Simpsonlar için yazmaya başladı ve on üç bölümün yazımına katkıda bulundu.Затем он сам начал писать стихи и сочинил шестнадцать, которые были опубликованы в новой книге.
Elde edilen yarı-iletkenin n ya da p tipi olması katkı maddesine bağlıdır.Является полупроводником p- или n-типа, в зависимости от состава примесей.
Bu oy oranında genç seçmenlerin azımsanamayacak katkısı bulunmaktadır.Такая помощь особенно нужна нашим немолодым слушателям.
Okulun kurulması ve gelişmesi için unutulmaz çabaları ve katkıları olmuştur.Благодетельным последствием было дальнейшее поддержание и развитие училища.
Bir gıda katkı maddesi olarak zeaksantin bir gıda boyasıdır, E numarası E161h'dir.Виолаксантин используется как пищевая добавка под E номером E161e.
Tıva Edebiyatına özellikle çevirmen yönüyle önemli katkılarda bulunmuştur.На старших курсах проявляет особый интерес к художественному переводу.
Ophüls'ün senaryoya da katkısı vardır.Встречается также написание Гексли.
Toplam 28 maçta (1 asist) katkı yaptı.Сыграно 28 партий (11 побед).
Not: Gıda katkıları listesi ile aynı değildir.По своему значению белки, входящие в состав пищевых продуктов, не одинаковы.
Doğan, bir giyim mağazasında çalışarak aileye katkıda bulunuyordu.Он остался на попечении своей сестры, которая работала в магазине одежды.
Üç albüm dışında birçok projeye de katkıda bulunmuştur.وشاركت في العديد من المشاريع بخلاف ألبوماتها الثلاث.
Tarımsal ilerlemeye katkıda bulunan her bilimsel disiplin, bir şekilde kimyaya bağlıdır.كل فرع علمي يسهم في تقدم الزراعة يعتمد بطريقة أو أخرى على الكيمياء .
Bu toplumların, özellikle Balkan toplumların mutfakları, Filistin mutfağının karakterine katkı sağlamışlardır.وقد تأثر المطبخ من هذه المجتمعات، ولا سيما من منطقة البلقان، ساهمت في إبراز الطابع الفلسطيني بالمطبخ.
Evladınıza yapamayacağınız hiçbir şeyi onlara da yapmayın." diyerek projeye katkıda bulundu.ومَن احتجتَ إليه في حصارك فاحتبسه، وليكن فيمن يُحتبس خالدٌ بنُ الوليد فإنه لا غنى بك عنه».
İsviçreli François Isaac de Rivaz 1775'lere doğru otomobilin gelişimine katkıda bulundu.وساهم فرانسوا اسحق دي ريفاز السويسري أيضاً في تطوير السيارات لعام 1775.
Noosfer hakkındaki düşünceleri Rus kozmüzümü için önemli bir katkıydı.ساهمت أفكاره حول مجال النو مساهمة هامة في حركة الكوزمية الروسية.
Bunun yanında alt yapısız turizm ve tarım, endüstri kadar olmasa da ekonomiye katkı sağlar.بجانب ذلك فساهمت السياحة والزراعة التى ليس لديها بنية تحتية، في الاقتصاد على الرغم أنها ليست بقدر الصناعة.
1859 yılında Marx Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı, isimli ilk ciddi iktisat çalışmasını yayınladı.وفي عام 1859 قام ماركس بنشر اسهام في نقد الاقتصاد السياسي، الذي يعد أول أعماله الاقتصادية الحقيقية.
Daha sonraları ortaya çıkan Alman deneysel psikoloji hareketi psikolojiye önemli katkılarda bulunmuştur.قدمت فعالية علم النفس التجريبي الألماني التي ظهرت بعد ذلك قدمت دعم لعلم النفس.
Serveti psikanalizin popülerleşmesine ve Freud'un Nazi Almanyası'ndan kaçmasına katkıda bulundu.ساهمت بثروتها في مجال التحليل النفسي، وتمكين فرويد من الهروب من ألمانيا النازية.
Ulaştırma emisyonları ABD üretiminin üçte birini yaklaşık katkıda arkasında yakın karbondioksit .انبعاثات وسائل النقل تقترب من هذة النسبة، وتساهم في حوالي ثلث إنتاج الولايات المتحدة من ثاني أكسيد الكربون.
Restorasyona III. Napolyon da katkıda bulunmuştur.ساهم الإمبراطور الفرنسي نابليون الثالث أيضًا في عمليّة الترميم.
Katkıda Bulunanlar; Erdinç Başوزنه: فعولن مفاعيلن فعولن مفاعلن.
Buna ek olarak, ayların oldukça büyük iç manyetik alanları Jovian manyetik alanına da katkıda bulunurlar.بالإضافة إلي ذلك، تساهم الحقول المغناطيسية الداخلية الضخمة للأقمار في الحقل المغناطيسي لجوفيان.
İpek böcekçiliği ise Antalya'nın ülke ekonomisine en çok katkıda bulunduğu hayvancılık kalemidir.أما تربية دودة القز فهي تعد أكثر الثروات الحيوانية التي ساهمت في اقتصاد مقاطعة أنطاليا.
Bunun yanında toplamda 1200 den fazla kişi katkı sağlamıştır.شارك في النسخة أكثر من 1200 شخص.
ABD Ulusal Bilimler Akademisi Henry Draper Madalyası, Astrofiziğe katkılarından dolayı, 1940.وسام هنري درابر من الأكاديمية الوطنية الأمريكية للعلوم لمساهماته في فيزياء الفلك عام 1940.