Halley'nin çalışmaları aktüeryanın gelişimine büyük katkıda bulundu.Il lavoro di Halley influenzò fortemente lo sviluppo della demografia.
Bu metin Aristo'nun dil felsefesine en önemli katkılarından biridir.Contiene il principale contributo di Aristotele alla filosofia del linguaggio.
Rusya'nın haritalaştırılmasına büyük katkılar sağlamıştır.Dette un contributo notevole agli studi sulla cartografia della Russia.
Nikolay Bukharin'in Yesenin'i eleştirisi, önemli şekilde yasaklamaya katkıda bulundu.A ciò contribuì in modo significativo la critica di Nikolaj Bucharin.
Ayrıca Kilisenin yapımında da büyük katkısı olmuştur.Ebbe anche un ruolo importante nella Chiesa locale.
Yahudiler, botanik, coğrafya, tıp, matematik, şiir ve felsefe alanlarında da katkıda bulunmuşlardır.Gli ebrei contribuirono anche alla botanica, geografia, medicina, matematica, poesia e filosofia.
Quarry Bank Mill: Sanayi arkeolojisine büyük katkı.Quarry Bank Mill, archeologia industriale di un cotonificio a vapore.
Hegel'in Hukuk Felsefesi'nin Eleştirisine Katkı.Per la critica della filosofia del diritto di Hegel.
Geliştirilmesine en fazla Tor Projesi finansal olarak katkıda bulunmuştur.Il progetto TOR ha dato contributi per il suo sviluppo.
Ayrıca çevre ve gürültü kirliliğinin azalmasına da katkı sağlanmış oluyor.Alcuni limiti sono stati invece introdotti per ridurre l'inquinamento ed il rumore.
Rusya'ya döndüğünde edebi sürekli yayın Apollon'a katkıda bulundu.Ritornato in Russia, collaborò al periodico d'arte Aполлон (Apollon).
Ayrıca Britannica Ansiklopedisi'ne katkıda bulundu.Lavorò part-time anche per l'Enciclopedia Britannica.
Ticaret bu dönemde azalmış, bu nedenle sadece yılda 200,000 nomismata katkıda bulunmuştur.Tale importo veniva pagato giornalmente, e si aggiungeva ai 200.000 € di stipendio annuo.
Takımına ligde 7 gol 7 asistlik bir katkı yaptı.Nelle 7 partite disputate raccolse un assist.
Bir televizyon filmi yazdı ve animasyon Oliver and Company filminin senaryosuna katkıda bulundu.Inoltre ha prestato la voce al personaggio di Jenny nel film d'animazione Oliver e Company.
Bu da ülke ekonomisine katkıda bulunmaktadır.Contribuire all'economia locale.
Katkıda bulunan her kişi ortak çabaya küçük bir katkıda bulunur.Inoltre, ogni coppia conosciuta condivide almeno un fattore.
Akademisyen, tarih eğitimine önemli katkılarda bulunmuş ve özellikle müze eğitimi üzerine yoğunlaşmıştır.Si laurea in storia, ma si dedica anche e soprattutto alla musica.
Aynı zamanda Afganistan Doğumhaneleri Birliği’nin kurulmasına da katkıları olmuştur.Ha inoltre sostenuto la creazione dell'Associazione delle ostetriche afghane.
Zygomycota'larda bu üreme şekli varyasyona katkıda bulunmaktadır.Su questa forma di alimentazione la comunità fruttariana è divisa.
Rose, albümün tanıtımına katkıda bulunmadı.Engelin non ha comunque preso parte alla registrazione dell'album.
Bunun yanında toplamda 1200 den fazla kişi katkı sağlamıştır.Fornirono tra l'altro oltre 1200 aerei militari.
Modern heterostructure fiziğe ve elektroniğe büyük katkıları bulundu.Ha contribuito significativamente alla moderna fisica delle eterostrutture e all'elettronica.
Laibach bu türe önemli katkılarda bulunmuştur.E Siracusa fu toccata in maniera importante da queste rotte.
Gelecek nesillere katkıda bulunmuştur.Da Hopper alle nuove generazioni.
Erişilebilirliğin geliştirilmesine katkıda bulunan, 5.7 inç boyutunda küçültülmüştür.L'abitabilità è migliorata grazie all'aumento del passo di 5.7 cm.
Vanity Fair dergisindeki katkısı.È corrispondente speciale per la rivista Vanity Fair.
Düzenli spor yapmak da insan sağlığına olumlu katkıda bulunur.Si tratta di una disciplina sportiva che favorisce la sua buona integrazione nella società.
See You'nun yazımına Vince Clarke da katkıda bulunmuştur.Alla canzone ha collaborato anche Vince Tempera.
Ziyaretçi veya üye katkısı yok denecek kadar azdır.È insufficiente la presenza di sottosegretari o delegati.
Bunun yanında küçük çaplı tropikal meyve ihracatları da ülkene ekonomisine katkı sağlayan etkenlerdendir.Presenti poi alcune industrie come la dolciaria Dolfin, attiva a livello nazionale.
Bütün Uşak halkı kurulmasına katkıda bulunmuştur.Tutti i componenti del gruppo contribuirono alla realizzazione del locale.
Albüm, Michael Schenker’in grubun asıl elemanı olarak katkıda bulunduğu tek Scorpions albümüdür.Thank You 1 è un album solista di Michael Schenker.
2012'de Blur, Müziğe Olağanüstü Katkılarından Brit Ödülü almışlardır.Nel 1990 il cantante è stato premiato per il significativo contributo alla musica britannica.
Doçe Antonio Priuli, bu gelişmeye bir katkıda bulunamadı.Toni Morrison non sarebbe degna del premio.
Bu başarıda gösterdiği katkılarına rağmen sezon sonu serbest bırakıldı.Nonostante la conquista del titolo nazionale, a fine stagione è stato ugualmente esonerato.
Astronomiye katkısı dolayısıyla bir kratere onun ismi verildi.Tutti i principali astronomi ebbero da lui la dedica di un cratere.
Proje Birleşik Devletler Hava Kuvvetleri ve Donanması da katkıda bulundu.Furono rafforzate anche l'aviazione e la marina.
Sisteme herkes katkıda bulunabilmektedir.Chiunque vi può partecipare.
Sanayi, toplam üretimde %40 katkıda bulunur.La maggior parte delle aziende industriali ottengono profitti solamente del 40%.
Ülkeme bir katkım olsun istedim.Muoio contento di avere servito bene il mio Paese.
Yine de, ameliyat planlanmadığı sürece bu durum yönetim konusunda nadiren katkı sağlar.Tuttavia, se non è previsto l'intervento chirurgico, tale segno raramente può influenzare il trattamento.
Bu süreçte nükleer teknolojiye önemli faydalar sağlayacak katkılarda bulundu.In quel momento furono raccolte donazioni private aggiuntive per vasti miglioramenti tecnici.
Onla birçok röportaj yapılmıştır ve birçok belgesele katkısı olmuştur.Qui egli contraffece molti di questi documenti, che dovevano servire da ricevuta di significative situazioni.
İtalya'nın Avrupa'nın kültürel ve tarihî mirasına katkısı çok büyüktür.Rimangono depositari della straordinaria memoria storica e culturale di questa grande famiglia italiana.
Mahalleden göç ederek ticaretle uğraşanlar mahallenin ekonomisine katkı sağlamaktadır.I Sim possono ora investire in attività commerciali già presenti nel quartiere.
Bunlar ülkenin ekonomisinin gelişmesine katkıda bulundu.Egli promosse il miglioramento dell'economia nel suo paese.
Savaşın kazanılmasında büyük katkısı olmuştur.Il suo aiuto fu determinante per vincere la guerra.
Önemli olan bütündür, parçalar bu bütüne katkıda bulunduğu ölçüde önemlidir.Il totale parziale mostrerà quanto essa sia piena.
Ekonomiye Katkı.Economia di condivisione.
İspanyol tiyatrosunun gelişimine büyük katkı sağladı; eserleri Avrupa çapında sahnelendi.Grazie ad una vasta opera di rinnovamento, portò il teatro spagnolo ad un livello europeo.
Karabük belediye başkanı Rafet Vergili'nin katkılarıyla kurulmuştur.E' resa disponibile solo a noleggio attraverso ARRI rental group.
Regen, bu alandaki katkılarından dolayı modern biyoakustiğin kurucusu olarak kabul edilmektedir.Grazie a queste scoperte, Regen viene oggi considerato il fondatore della moderna bioacustica.
Başarısızlığa çeşitli etkenler katkıda bulundu.Diversi eventi influenzarono lo sviluppo.
Az da olsa çimento ve kâğıt sanayii de istihdama katkıda bulunur.A detta dell'autore, sia il camion che la casa del racconto esistono davvero.
Sanayi faaliyet kolunun il ekonomisine katkısı %25 oranındadır.L'uomo accetta in cambio del 25% delle azioni.
Milu hikâyeye pek çok ilginç şekilde katkıda bulunur.Meccanicamente, la vettura propone alcune interessanti novità.
Katkıda bulunduğu kitaplar: "Polish Mountains", "Bielsko-Biała".Alcuni autori lo descrivono come «polacco-lituano», o addirittura «bielorusso-polacco».
Katkılama sonrasında, iletkenlik artışlarında bağ değişimi azalır.In conseguenza delle modifiche i costi di manutenzione divennero più bassi.
17. yüzyıl felsefelerinde bu gelişmelerin etkilerini ve yeni epistemolojik katkıları görmek mümkündür.Il XVII secolo vide la comparsa di nuovi supporti e nuove tecniche pittoriche.