Albüme Christina Perri, Dan + Shay, Lecrae ve başka birçok sanatçı katkıda bulunmuştur.L'album comporte des collaborations avec Christina Perri, Dan + Shay, Lecrae, et plusieurs autres chanteurs.
İsviçreli François Isaac de Rivaz 1775'lere doğru otomobilin gelişimine katkıda bulundu.Le suisse François Isaac de Rivaz, vers 1775, entrevoit le développement de l'automobile.
İmparatorun Almanya'ya en çok uzun süreli katkısı onun kuzey ve doğudaki hareketlerinden geldi.La contribution la plus durable de Lothaire à l'Empire vient de ses actions au nord et à l'est.
Ayreon'un son albümü 01011001'de vokalist olarak katkıda bulunmuştur.Il participe au nouvel opus d'Ayreon pour l'album 01011001.
Unix'e çok önemli katkılarda bulunmuştur.Il a lui-même exercé une influence majeure sur UNIX.
Buna ek olarak, ayların oldukça büyük iç manyetik alanları Jovian manyetik alanına da katkıda bulunurlar.En outre, les larges champs magnétiques des lunes contribuent au champ magnétique jovien.
Geliştirilmesine en fazla Tor Projesi finansal olarak katkıda bulunmuştur.Le projet Tor finança en partie son développement.
Gelecek nesillere katkıda bulunmuştur.Il compte sur les générations futures.
Böylece, her altbirim komşu altbirimin bağlanmasına katkıda bulunur.Tous ces éléments finirent par alerter un voisin.
Kendisi aktör Charles Dullin'in katkılarıyla oyunculuğa yönelmiştir.Il s'inscrit aux cours de comédie de l'acteur Charles Dullin.
Söz yazarları olan Angela Winbush ve René Moore, albümdeki sözlerin yazımına katkıda bulundu.On note la forte participation d'Angela Winbush et René Moore à l'écriture des paroles.
Doçe Antonio Priuli, bu gelişmeye bir katkıda bulunamadı.Antonio Priuli, déjà malade, ne peut y participer activement.
İyot katkılı polivinil alkol (PVA) plastikten yapılmıştır.Elle est faite de plastique d'alcool polyvinylique (PVA) dopé à l'iode.
Bu yayın çok popüler oldu ve katkıda bulunanlara ödediği cömert ücretlerle tanındı.Son journal devient vraiment populaire, et il est connu pour le paiement généreux de ses contributeurs.
Ayrıca çevre ve gürültü kirliliğinin azalmasına da katkı sağlanmış oluyor.Des efforts ont aussi été donnés vers l'abaissement du niveau sonore et des émissions.
Bu çalışmalar iç ve dış turizmin gelişmesine de katkı sağlamıştır.Indirectement, ils contribuent aussi au développement local et touristique.
Kanal ülkenin gelişimine önemli katkılar sağlamıştır.Le canal favorise cependant le développement rapide du territoire.
Çoğu gün sonunda evlerine giderler ve kazandıklarıyla ailelerine katkıda bulunurlar.De nombreuses personnes vont rentrer chez elles pour y passer la journée avec leur famille.
Takımın 8. sıradan play-offlarda yer almasına katkı sağlamıştır.Il aide le club à se lotir à une confortable huitième place.
Ayrıca pamuk yetiştirerek ülkedeki tekstil sanayiine katkıda bulunur.Il élargi également ses activités en investissant dans les textiles de coton.
Erbiyum katkılı yükseltici ise yüksek kazançlı bir yükselticidir.Un jour, elle vous fera une très bonne supérieure."
Burada Aegis isimli okul dergisine birkaç yazısıyla katkıda bulunmuştur.Il écrit un certain nombre d'articles dans le journal du lycée The Aegis.
Eskişehir'de çıkan Yazılıkaya şiir yaprağına katkıda bulunur.On peut approcher son style de la poésie en prose.
Ülkeme bir katkım olsun istedim.J'ai essayé de faire mon devoir pour mon pays.
Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı, K.Marks.Critique de la vision politique du monde, coéd.
Sadece savaşa katkıda bulanabilecek fabrikalar doğuya taşındı.Seuls les bâtiments associés à l'est ont survécu.
Ekonomiye Katkı.Comprendre l’économie.
Demiryolunun mahalleden geçmesi mahallesin ekonomisine önemli katkı sağlamaktadır.L’arrivée du chemin de fer contribue au développement important de la localité.
Bu simgeler ile tarımın ülke ekonomisine olan büyük katkısı ifade edilmektedir.Ces chiffres paraissent relativement modestes eu égard au poids de l’agriculture dans l’économie du pays.
Basçı Danny Thompson ve geri vokallerde Mica Paris'in katkıları da bulunmaktadır.Le bassiste Danny Thompson apparaît également ainsi que la choriste Mica Paris (en).
Slater ayrıca mikrodalga elektroniğine de önemli katkılar yapmıştır.Zeiss opère aussi dans le domaine de la microscopie électronique.
Buna ilave olarak Yass şovuna katkıda bulundu.Il a par ailleurs contribué à la scène Yass.
Jennifer Donnelly’nin sesli kitabı olan Deep Blue: Songspell için sesi ile katkıda bulundu.Elle a contribué sa voix sur le livre audio pour le nouveau livre de Jennifer Donnelly, Deep Blue: Songspell.
Grup 2011'de çalışmalarına ara verinceye kadar 2008-2011 arasında vokal ve gitarda katkı sağladı.Il reste guitariste et chanteur additionnel du groupe durant les tournées jusqu'en 2008.
2003 yılından sonrasına ait bilgileri listeye ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.Votre aide est la bienvenue pour ajouter des informations concernant le mois de décembre.
Devam eden yıllarda Marquand, Sports Illustratede ara sıra kısa hiciv öyküleriyle katkıda bulundu.Pendant ces années-là, Marx se rendait aussi souvent que possible au studio d'enregistrement.
Ayrıca 1915’ten sonra birçok bilim adamı da katkıda bulunmuştur.Elle a aidé de 1911 à 1915 un grand nombre de projets scientifiques.
Bu durum ilçeye ekonomik katkı sağlamaktadır.Cette union lui apporte une aisance financière,,.
Gıda katkısı monosodyum glutamat (MSG), kuvvetli bir umami tada sahiptir.Tout comme le GMS (Glutamate monosodique) il a une saveur umami.
Filmlerin senaristleri Dan Aykroyd ve Harold Ramis, bu oyunun da senaryosuna katkıda bulundular.Le script a été écrit par Dan Aykroyd et Harold Ramis, les scénaristes et acteurs des films originaux.
Isaac Newton, 1668 yılında ilk işlevsel yansıtan teleskop inşasına katkı sağlamıştır.Isaac Newton met en évidence le spectre de lumière en 1666.
Paris'in işgalden kurtulmasında çok büyük katkısı vardır.Cela a relativement bien fonctionné lors de la libération de Paris.
Onuncu sezondan itibaren tekrar konuk oyuncu olarak diziye katkıda bulunmuştur.Thomas a également participé à la dixième saison, en tant qu'invité.
Bu da ülke ekonomisine katkıda bulunmaktadır.Soutenir l'économie du pays.
Bu oy oranında genç seçmenlerin azımsanamayacak katkısı bulunmaktadır.Ce succès s'explique en partie par le vote important de l'électorat jeune en sa faveur.
Editörlük dışında birçok maddeye katkıda bulunmuştur.Il a rédigé plusieurs ouvrages en dehors de ses écrits journalistiques.
2013'ten bu yana London Review of Books 'a da katkıda bulunuyor.Il collabore d'ailleurs de façon régulière au New York Review of Books dès 1990.
Thomas Kuhn, bilimsel bilginin gelişimi hakkında önemli katkılarda bulunmuştur.Thomas Kaíris profita de ce système éducatif.
Daha çok İngiliz-Amerikan ilişkilerine katkı sağlamaya çalışır.Elle pèsera beaucoup sur les relations franco-britanniques.
Bu toplantılarla aydınlar, küresel sürece katkı sağlamaktaydı.Ceux-là semblent à l'aise partout, festoyant sans cesse.
Felsefenin Sefaleti, Karl Marx Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı, Karl MarxContribution à la critique de l’économie politique, de Karl Marx.
1950'de aylık eleştiri dergisi Cité Libre'in kurulmasına katkıda bulundu.1950 - Fondation de la revue Cité libre.
Buna göre kişiler daima ve her tür araçla kamusal hayatın ruhuna katkıda bulunurlar.En tout temps et en tout lieu l'homme semble avoir fait usage de drogues.
Bunun dışında içerik, katkıda bulunan müzisyenlerle ilgili bilgi mevcut değil.Nous ne souhaitons pas partager notre musique seulement avec ceux qui la connaissent déjà.
Köyün Farklı kesimlerine yapılan Alabalık tesisleri köyün ekonomisine katkı sağlamaktadır.De nombreux artisans, dans différents corps de métiers, participent à la vie économique du village.
Sakız ticaret'inde İran'da önemli bir kaynak olan Laft, ekonomi'ye de bu sayede katkıda bulunmaktadır.Comme en Chine, le dragon apporte la pluie, essentielle pour l'agriculture.
Sökmen'in sağladığı 7.000 atlı ve Çekermiş'in katkısı 3.000 atlı idi.Elle comptait environ 7000 têtes de bétail et 300 chevaux, et devait être gérée par M. Desmond .
Bu il İtalya'nın tarım alanında yaptığı ihracata çok büyük katkı yapmaktadır.Celui enterré à ma chère île de France est considérable.
Bitki üremesine böylece katkı sağlarlar.Qu'ils essaient donc de créer un grain de blé !
E-ticaretin gelişmesine büyük katkı sağladı.Il a inhibé le développement du commerce.