Bu eserin satın alımında Enstitü'nün kendi fonlarından da katkı yapılıp yapılmadığı bile bilinmemektedir.Er selbst sagte, dass ihn weder die Akademie noch der Graf entlohnt hätten.
Bu şampiyonluğa 10 maçta oynayarak katkıda bulundu.Das Stadion war zehn Mal in dieser Meisterschaft ausverkauft.
Ayrıca Britannica Ansiklopedisi'ne katkıda bulundu.Außerdem war er Beiträger der Encyclopedia Britannica.
Thomas Kuhn, bilimsel bilginin gelişimi hakkında önemli katkılarda bulunmuştur.Thomas Kuhn war persönlich von der Unübersehbarkeit eines Fortschritts in der Wissenschaft überzeugt.
Yıldız haritasına yaptığı bu katkılar onun Tycho Brahe ile karşılaştırılacak kadar ünlenmesine yol açtı.Seine Beschäftigung mit Astronomie brachte die Berufung des Tycho Brahe als Hofastronom nach Prag.
27 Temmuz 1794'te Robespierre'in yönetimden uzaklaştırılmasına katkıda bulundu.Am 27. Juli 1794 war er aktiv beteiligt am Sturz Robespierres.
Bu aşağıdakiler Codex Alimentarius komitesi tarafından hazırlanmış besin katkıları listesidir.Der Verband ist in Gremien von Food-Messen vertreten und beteiligt sich an der Arbeit des Codex Alimentarius.
Aynı zamanda Afganistan Doğumhaneleri Birliği’nin kurulmasına da katkıları olmuştur.Außerdem unterstützt sie die Umsetzung der Projekte der Stiftung in der Ukraine.
Max Steiner'in müziğinin de buna katkısı büyüktür.Unterstützt wurde das ganze von Max Steiners eindrucksvoller Musik.
Ophüls'ün senaryoya da katkısı vardır.Auch bei Hulu ist die Serie erhältlich.
Ancak ürünlerin ekonomik katkısı çok azdır.Der kommerzielle Umfang solcher Kulturen ist jedoch gering.
Belediye Başkanı Hacı Yunus'un da inşaat için önemli bir katkısı olmuştur.Eine wichtige Rolle spielte auch der Bürgermeister Rafael Casanova.
Bu ise filmin gerçekçiliğine büyük katkıda bulunmuştur.Dies alles trägt zur authentischen Atmosphäre des Films bei.
Listeye ek yaparak Vikipedi`ye katkıda bulunabilirsiniz.Es ist möglich via PayPal für das Projekt zu spenden.
Bu etkiler iletkenin buhar bölümünün direncinin artmasına katkıda bulunur.Diesen Konzernen wird ein Beitrag zur Destabilisierung der Elfenbeinküste zugeschrieben.
Ayrıca Arlen'in "Great American Songbook" 'a çok büyük katkıları olmuştur.Weitere Hinweise liefert der Artikel über das Great American Songbook.
Krauss'un 300'den fazla bilimsel makalede katkısı bulunmaktadır.Kowalska hat mehr als 300 wissenschaftliche Arbeiten veröffentlicht.
Özellikle ibadet, ritüel anlamında Etrüsk dininin Romadaki dini anlayışa önemli katkıları olmuştur.Besondere Bedeutung hatte in jedem Fall die Feier der Lebensfeste im Geiste altgermanischen Glaubens.
Pauling birçok bilimsel buluşla bilime, insanlığa birçok katkılarda bulunmuştur.Floericke konnte mit seinen populärwissenschaftlichen Beiträgen viele Menschen für die Natur begeistern.
Optik alanında gelişmelere katkıda bulundu.Verdient machte er sich im Bereich der meteorologischen Optik.
Öte yandan Waters sözlere katkıda bulundu.Später bedauerte Watsuji seine Äußerungen.
Çevre geleceğimiz icin çok önemli katkılarda bulunur.In der näheren Umgebung sind weitere umfangreiche Investitionen vorgesehen.
Vazo boyama ve heykel sanatına duyduğu ilgi, onun yaratıcılığına da katkıda bulunmuştur.Die Frage des Zeremoniells und der Anteil an der Konzeption von Kunst wird ihn auch weiter interessieren.
En önemli katkıları tahıl ve asma hastalıkları konusundadir .Praktische Ergebnisse auf dem Gebiet der Haut- und Geschlechtskrankheiten.
Herkes aile bütçesine katkı yapmaya çalışır.Nun waren alle gezwungen, zum Familienunterhalt beizutragen.
UNESCO'ya karşı yükümlülüklerden kalan bakiyenin katkı payına oranı (eksi gösterge).Zahlungen zu der UNESCO in Vollzug (negativer Indikator).
Roma'dayken Fermi ve grubu fiziğin teorik ve pratik alanlarına birçok önemli katkıda bulundu.In Rom entstand um Fermi eine sehr aktive Gruppe theoretischer und experimenteller Physiker.
Çağdaş Amerikan sanatının gelişmesine büyük bir katkı yaptı.Er war maßgeblich an der Verbreitung der Modernen Architektur in den Vereinigten Staaten beteiligt.
Bunun yanında toplamda 1200 den fazla kişi katkı sağlamıştır.An der Veranstaltung nahmen über 1200 Gäste teil.
Aynı zamanda hücre gelişimine katkıda bulunur, kanın şeker seviyesini ortalama düzeyde tutmaya yardımcı olur.Außerdem sollen Hungergefühle vermieden werden können und der Blutzuckerspiegel niedrig gehalten werden.
Dilbilime yaptığı bu katkı çok anlamlı olmuştur.Sein Beitrag zur Linguistik aber war bedeutsam.
Bu simgeler ile tarımın ülke ekonomisine olan büyük katkısı ifade edilmektedir.Diese Symbole repräsentieren den landwirtschaftlichen Reichtum des Staates.
Ertesi sezon as kadroda yer bularak, takımının o sezon şampiyon olmasında katkı sağladı.Es blieb sein einziger Oberligaeinsatz in dieser Saison, in der seine Mannschaft DDR-Meister wurde.
İnşallah bize de katkı sağlayacak.Oh meine Liebe schon ich wünsche, dass du kommest.
Gıda katkı maddesi olarak, ayrıca tıp ve kozmetiklerde de kullanılırlar.Es dient auch als Schmierstoff und wird in Arzneistoffen und Kosmetika eingesetzt.
Weber’in Alman politikasına yaptığı katkılar halen tartışılmaktadır.Auch Ansprüche aus ihren in Deutschland geleisteten Sozialabgaben sind weiter strittig.
Türkiye'de tarçın ya da nane katkılı çay poşeti şeklinde piyasada bulmak mümkündür.Er muss in türkischen Werkstätten zu Pfeifen oder Schmuck verarbeitet werden.
Birçok yorumcu da grubun kliplerinin grubun ticari başarısına büyük katkıda bulunduğunu söylemiştir.Teile von ihr kritisierten die stilistische Wende und den kommerziellen Erfolg der Gruppe scharf.
Özellikle bölgedeki turizm sektörüne de çok katkı sağladı.Sie soll unter anderem dem Tourismus der Region Impulse verleihen.
Restorasyona III. Napolyon da katkıda bulunmuştur.An den Kosten hatte sich auch Kaiser Napoleon III. beteiligt.
Takımın iki yılda Regionalliga Nord'dan 2. Bundesliga'ya yükselmesine katkıda bulundu.Die Herren spielen seit einigen Jahren in der 2. Bundesliga Nord.
Lippmann çeşitli yıllarda fiziğin birçok konusunda katkılarda bulunmuştur.Willingmann ist langjährig in zahlreichen Gremien engagiert.
Mahallede bulunan yakınlarına önemli ekonomik katkı sağlamaktadırlar.Für die Naherholung der Bewohner der Region nehmen sie allerdings eine sehr wichtige Position ein.
Yurt disinda yasayan Bayramlilar köy ekonomisine büyük katkilarda bulunmaktadirlar.Nachdenken über entschleunigende Landfluchten in der Großstadtwüste.
Bu, sağlık kriziyle ilgili halk eğitimine katkıda bulunur.Ein Beitrag zur Geschichte der öffentlichen Gesundheitsfürsorge.
Özellikle TCDD'nin ekonomiye büyük katkısı vardır.Die Vereinten Nationen finanzieren das TMK zum größten Teil.
Ancak bu film Le Carré'nin senaryoya bizzat katkıda bulunduğu yegane filmdir.Le Carré selbst sah sich jedenfalls danach nicht mehr in der Lage, die Figur literarisch weiter zu entwickeln.
Joseph'in, Napolyon Bonapart'ın 18 Brumaire (9 Kasım 1799) darbesine çok az katkısı oldu.Durch Napoleon Bonaparte wurde das Direktorium am 18. Brumaire VIII (9. November 1799) gestürzt.
Bu gelişmelerde bölgenin gelişimine olumlu katkıda bulunmuştur.Dieses wirkte sich positiv auf die Entwicklung des Ortes aus.
Robotların dünyaya katkı sağlayacağı kesindir.Il est sûr que les robots vont contribuer au monde.
Programa katkıda bulunmak ister misin?Voudrais-tu contribuer au programme ?
Bu insanlar dünya barışına çok büyük katkı sağladı.Ces gens ont apporté une grande contribution à la paix mondiale.
Tatoeba'ya katkıda bulunun.Contribuez à Tatoeba.
Tatoeba, yok olma tehlikesinde olan dillerin korunmasında katkıda bulunabilir mi?Tatoeba peut-il contribuer à la sauvegarde des langues en danger ?
Katkıda bulundum.J’ai contribué.
Cesareti zaferine katkı sağladı.Son courage a contribué à la victoire.
Tatoeba'ya katkıda bulunmak ucuz bir hobidir.Contribuer à Tatoeba est un passe-temps bon marché.
Ek olarak, SGAC Avrupa Yeşil Kitabına uzay politikaları ile ilgili katkıda bulunmuştur.De plus, le SGAC a également contribué au Green Paper de l'Union européenne sur la politique spatiale.
Tucholsky'nin son büyük katkısı 8 Kasım 1932 tarihli Weltbühne 'de yayınlandı.La dernière contribution importante de Tucholsky paraît le 8 novembre 1932 dans la Weltbühne.
Filistin bölgesinin çeşitli bir geçmişi var, böylesi gibi mutfağın çeşitli kültürlerden katkıları vardır.La Palestine a un passé riche et de ce fait, sa cuisine a reçu des apports de plusieurs cultures.