Eminim katılırdı.I am sure he would agree.
Partiye katılmak istemedim.I didn't want to attend the party.
Gelecek hafta, bir düğüne katılmak için Avustralya'ya gitmem gerekiyor.I'm supposed to go to Australia next week to attend a wedding.
Sami lisedeyken dini sohbetlere katılmaya başlamıştı.Sami started attending a halaqa at high school.
Sami Fazıl'ın cenaze namazına katıldı.Sami attended the funeral prayer of Fadil.
Tom'un annesi çok katı.Tom's mom is very strict.
Bugün katılmam gereken bir cenaze var, o yüzden erken çıkmak zorundayım.I have to leave early today because I have to attend a funeral.
Tom uluslararası bir konferansa katıldı.Tom attended an international conference.
Esrar Yetiştiricileri Birliği'ne katılmayı cidden düşünmelisin.You should really consider joining the marijuana growers union.
Dedektif, katilin yeteneklerine hayran kaldı.The detective admired the killer's skills.
Tom neden orduya katılmak istiyor?Why does Tom want to join the army?
Mezun toplantılarına katılmaya katlanamıyorum.I can't stand going to class reunions.
Ali, Sami'nin düzenlediği bir iftara katıldı.Ali attended an Iftar meal hosted by Sami.
Ali, Sami'nin ev sahipliği yaptığı bir iftar yemeğine katıldı.Ali attended an Iftar meal hosted by Sami.
Tom, John'un düzenlediği bir akşam yemeğine katıldı.Tom attended a dinner hosted by John.
Tom, John'un ev sahipliği yaptığı bir akşam yemeğine katıldı.Tom attended a dinner hosted by John.
Yaz kampına katılmak istiyorum.I would like to join the summer camp.
Tom Mary'yi öldürmesi için kiralık katil tuttu.Tom hired a hitman to kill Mary.
Şirket partisine katıldım.I attended the company party.
Tom ekibimize katıldı.Tom joined our team.
Tom takımımıza katıldı.Tom joined our team.
Yarın bir cenazeye katılacağım.I am going to attend a funeral tomorrow.
Ruhu şad olsun, Mouloud Mammeri asla bölücülerin safına katılmazdı.Mouloud Mammeri, may he rest in peace, would never have joined the separatists.
Cezayirli Müslüman İzciler Birliği'ne katıldı.He joined the Algerian Muslim Scouts.
Aşırı ırkçı bir gruba katıldı.He joined an extremely racist group.
Tom tarikata katıldı.Tom joined a religious cult.
Sizi çok iyi tanıyorum. Acımasız katillersiniz. Hiç de iyi insanlar değilsiniz.I know you very well. You're brutal killers, not nice people at all.
Tom bir uzaylı tarikatına katıldı.Tom joined a UFO cult.
Ek mesai yapınca normalin bir buçuk katı ücret aldı.He got time and a half when he worked beyond his usual quitting time.
Yaz festivaline katıldı.He took part in the summer festival.
Arkadaşımda benimkinin iki katı pul var.My friend has twice as many stamps as I do.
Bir kiralık katil tarafından öldürüldü.He was killed by a hired assassin.
Bu apartmanın üçüncü katında yaşıyor.He lives on the third floor of this apartment building.
Bu konuda sana katılıyorum.I agree with you on this matter.
Toplantıya katılmak zorundayım.I have to attend the meeting.
Kahvene ne katıyorsun?What do you take in your coffee?
Yanni düğüne katılacak.Yanni will be attending the wedding.
Tom, 2013'te orduya katıldı.Tom enlisted in the army in 2013.
Katı olmalıyız.We must be firm.
Üniversitenin robot kulübüne katıldım.I joined the robotics club of the university.
İhaleye dört şirket katıldı.Four companies bid for the tender.
Kutlamaya katıldım.I participated in the celebration.
Yanni bir katildi.Yanni was a killer.
Tom çatı katında kendini okul günlerine götüren eski bir kitap buldu.Tom found an old book in the attic going back to his school days.
Bir webinere katıldım.I joined a webinar.
İnternet üzerinden bir seminere katıldım.I joined a webinar.
Bir web konferansına katıldım.I joined a webinar.
Katılımcıların yaşı genelde gençti.The participants were mostly young.
Bana kardeşimin katilinin adını ver.Give me the name of my brother's murderer.
Mary her geçen yıl güzelliğine güzellik katıyor.Mary is getting prettier every year.
Son ürünün değeri kullanılan malzemelerin on katı.The end product is worth ten times as much as the materials used.
Gerçekten çok katı kurallarımız var.We actually have very strict rules.
Bu konuda sana katılmam mümkün değil.I can't agree with you on the matter.
Katil aramızda.The killer is among us.
Maliyetinin iki katını veririm.I'll give you twice the cost.
Fiyatının iki katını veririm.I'll give you twice the cost.
Ederinin iki katını öderim.I'll give you twice the cost.
Saygıdeğer iş kadını Afrika'da hayır işlerine katılacak.The venerable business woman will participate in charity work in Africa.
Dün üç toplantıya katıldım.I attended three meetings yesterday.
Katil asla bulunamadı.The killer has never been found.