Prenses kralın taç giyme törenine katıldı.The princess attended the King's coronation.
Sana kısmen katılıyorum.I'm in partial agreement with you.
Katılacak bir cenazem var.I have a funeral to attend.
Katılacak bir toplantım var.I have a meeting to attend.
Çözecek bir katilim var.I have a murder to solve.
Katılacak kişisel bir meselem var.I have a personal matter to attend to.
Tom'a bize katılmasını rica ettim. Umursamayacağını umuyorum.I've asked Tom to join us. I hope you don't mind.
Tom'a bize katılmasını rica ettim. Umarım senin için sakıncası yoktur.I've asked Tom to join us. I hope you don't mind.
Tom'u bize katılması için davet ettim.I've invited Tom to join us.
Bir toplantıya katılmalıyım.I have to attend a meeting.
Bir toplantıya katılmak zorundayım.I have to attend a meeting.
Bir toplantıya katılmam gerekiyor.I have to attend a meeting.
Tom'un katilini yakaladıklarını duydum.I heard they caught Tom's killer.
Umarım bana katılırsın.I hope you'll join me.
Bize katılacağını umuyorum.I hope you'll join us.
Tom'un katil olduğuna inanmıyorum.I don't believe Tom is the killer.
Bir sonraki triatlona katılmak istiyorum.I want to take part in the next triathlon.
Katilin kim olduğunu biliyorum.I know who the killer is.
Onun cinayetinden sorunlu asıl katil sensin!The true killer responsible for her murder is you!
Farklı bir katılım sistemine geçmemiz gerekiyor.We need to change over to a different system of participation.
Tom bodrum katında yaşamıyor.Tom doesn't live in the basement.
Katırın beni tekmelediği yerde hâlâ çürüklerim var.I still have bruises where the mule kicked me.
Sanırım katılmıyorsun.I take it you disagree.
Katılanlar tüm ihtiyaçlarımızı tahmin etti.The attendants anticipated all our needs.
Elbette Allah katında en üstün olanınız en dürüst olanınızdır.Surely the most honorable of you with Allah is the most righteous of you.
Ben katıldım.I agreed.
Bence, bugünkü toplantıya katılamayacağım.As for me, I won't be able to attend today's meeting.
Bence bize katılmalısın.I think you should join us.
Sanırım bize katılmalısın.I think you should join us.
Bize katılman gerektiğini düşünüyorum.I think you should join us.
O bir katil, demir parmaklıkların arkasında olması gerekir!He is a killer, he should be behind bars!
Bir süre sonra Tom ona katıldı.After a moment, Tom joined him.
Bu gece neden gelip akşam yemeğinde bize katılmıyorsun?Why not come and have supper with us tonight?
Yazısına tamamen katılıyorum.I concur fully with his text.
Biraz süt ve kurabiye için bana katılmak ister misin?Would you like to join me for some milk and cookies?
Makarnayı kaynayan suya katın.Add the pasta to the boiling water.
Eğer bana sorarsan, buna katılmıyorum.If you ask me, I don't agree with that.
Tom neden toplantıya katılmadığını açıklamak istemedi.Tom didn't feel like explaining why he wouldn't attend the meeting.
Odadaki başka birinin iki katı kadar akıllısın.You're twice as smart as anyone else in the room.
Ona eski patronunun ödediğinin iki katı kadar çok ödüyorum.I pay him twice as much as his old boss did.
O şimdiye kadar katıldığım en kötü partiydi.That was the worst party I've ever been to.
Sana şimdi kazandığının iki katını ödeyeceğim.I'll pay you double what you're making now.
Akşam yemeği için bize katılmanızı istiyoruz.We'd love for you to join us for dinner.
Keşke takımımıza katılmayı düşünsen.I wish you'd consider joining our team.
Bir içki için bize katılmak ister misin?Would you care to join us for a drink?
Orduya katılmayı düşünüyordum.I was thinking about joining the army.
İçkime ilaç katıldığından oldukça eminim.I'm pretty sure my drink was drugged.
Öğle yemeği için bize katılmak ister misin?Would you care to join us for lunch?
Daha önce olduğumun iki katı kadar açım.I'm twice as hungry as I was before.
Size katılmamı istediğiniz için memnun oldum.I'm glad you asked me to join you.
Tom'un donanmaya katılmasını istemiyorum.I don't want Tom to join the navy.
Tom karara katılmadı.Tom disagreed with the decision.
Sana katılmaya başlıyorum.I'm beginning to agree with you.
Sana katıldığımdan emin değilim.I'm not sure I agree with you.
Tom'un bize katılmasını ister misin?Would you ask Tom to join us?
Orduya katılacağım.I'm going to join the army.
Buna katılmayacağım.I won't be a party to this.
Tom benim iki katım kadar yaşlı.Tom is twice as old as me.
Tom'un yaşı benim iki katım.Tom is twice as old as me.
Tom'un yaşı benimkinin iki katı.Tom is twice as old as me.