kat ile cümle

kat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Katlanıp katlanamayacağımı görmek istiyorum.I want to see if I can stand.
Esperanto öğrenen her kişi bu dilin başarısına katkıda bulunmaktadır.Each person who learns Esperanto contributes to the success of this language.
O tür aşağılamaya nasıl katlanıyorsun?How do you put up with that kind of humiliation?
Asansörü üç kat aşağı konferans odasına al.Take the elevator three floors down to the conference room.
Asansör bozuldu. Çatı terasına kadar 7 kat yukarıya yürümen gerekiyor.The elevator is broken. You need to walk 7 floors up to the rooftop terrace.
Ben takımımıza katılması için Tom'u ikna eden adamım.I'm the guy who convinced Tom to join our team.
Tom hangi katta yaşıyor?What floor does Tom live on?
Bir kereliğine Tom'a katılıyorum.For once, I agree with Tom.
Buna katılmak zorundayım.I have to agree with this.
Tom o toplantıya katıldı.Tom attended that meeting.
Erkek kardeşimi katılması için ikna ettim.I persuaded my brother to participate.
Neden hep bu şeylere katlanmak zorundayım?Why do I always have to put up with these things?
Tom John ve Mary'nin düğününe katıldı.Tom attended John and Mary's wedding.
Ben buna tamamen katılıyorum.I fully agree with this.
Artık daha fazla katlanamıyorum.I just can't take it anymore.
Ben ona tamamen katılıyorum.I agree completely with that.
Bir katolik okuluna gittim.I went to a Catholic school.
Serebral korteks beynin dış katmanıdır.The cerebral cortex is the brain's outer layer.
Evin iki katı ve ahşap kiremitli çatısı vardır.The house has two floors and a wood shingle roof.
Ben üst katta bir gürültü duydum.I heard a noise upstairs.
Ben size katılmaktan mutlu olurum.I'd be happy to join you.
Birisi Tom'un içeceğine alkol katmış.Someone spiked Tom's drink.
Tom üçüncü katta yaşar.Tom lives on the third floor.
Tom, Mary'nin ilk albümü için vokallere katkıda bulundu.Tom contributed vocals to Mary's debut album.
Bu konuda Tom'a % 100 katılıyorum.I agree with Tom 100% on this.
Sana yüzde 100 katılıyorum.I agree with you 100 percent.
Pierrette "İmdat, imdat!" diye bağırdı "Ben katlediliyorum!""Help! Help!" cried Pierrette, "I'm being murdered!"
Katılmak istiyorum.I want to participate.
Ben çok katıyım.I'm very strict.
Takımımdan iyileşme eksikliği konusunda iki kat fazla hayal kırıklığına uğradım.I'm doubly disappointed on the lack of improvement from my team.
Dedem ve büyükannem sütlü kahveyi katiyen sevmezlerdi.My grandparents never liked coffee with milk.
Büyüme hızı katlanarak büyüyor.The rate of growth is growing exponentially.
O, üst kata giderken babasına seslendi.He called to his father as he went up the stairs.
St Paul Katedrali Büyük Londra Yangınında imha edildi.St Paul's Cathedral was destroyed in the Great Fire of London.
St Paul Katedrali Londra'nın en ünlü ve en çok tanınmış yerlerinden biridir.St Paul's Cathedral is one of the most famous and most recognisable sights in London.
St Paul Katedral'i Christopher Wren tarafından tasarlanmıştır.St Paul's Cathedral was designed by Christopher Wren.
Tom senin düşüncene katılıyor gibi görünmüyor.Tom doesn't appear to agree with you.
Yeterince katkıda bulunmuyorsun.You don't contribute enough.
Adil payına katkıda bulunmak zorundasın.You have to contribute your fair share.
Tom annesine katlanamadı.Tom could not stand his mother.
O, kapıyı kapattı ve üst kata çıktı.He slammed the door and went upstairs.
Keşke bize katılsaydın.I wish you had joined us.
Başka biri sana katılıyor olacak mı?Will someone else be joining you?
Tom sutopu takımına katıldı.Tom joined the water polo team.
Yatak duvara katlanabilir.The bed folds into the wall.
Tom bir katolik evde yetiştirildi.Tom was raised in a Catholic home.
Mary Katolik olarak yetiştirildi.Mary was raised Catholic.
Tom'un annesi dindar bir katolik.Tom's mother is a devout Catholic.
Bana kahvaltı için katılır mısın?Will you join for me breakfast?
Onun bize katılmasını istemeliydin.You should have asked her to join us.
Üst okyanus derin katmanlardan çok daha fazla ısındı.The upper ocean has warmed up much more than deeper layers.
O benim bildiğimin on katı kadar çok İngilizce kelime biliyor.He knows ten times as many English words as me.
Londra'yı ziyaret ettiğimizde kent genelinde çift katlı bir otobüse bindik.When we visited London, we rode a double-decker bus across the city.
Çift ​​katlı otobüs, otobüs durağına geldi.The double-decker bus arrived at the bus stop.
O benim yaşımın en az iki katıdır.He's at least twice my age.
Yıllık toplantıya katılmayı planlıyorum.I am planning to attend the annual meeting.
Tom ve Mary birlikte partiye katıldılar.Tom and Mary attended the party together.
Tom'un bu öğleden sonraki toplantıya neden katılmadığını biliyor musun?Do you know why Tom didn't attend the meeting this afternoon?
Ben böyle itaate katlanmayacağım.I will not tolerate such subordination.
Tom ceketini alt katta bıraktı.Tom left his coat downstairs.

İlgili Sayfalar