kat ile cümle

kat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bir kişi hayatı tehdit edici yaralara katlandı.One person suffered life-threatening injuries.
Tom Buz Kovası Düellosuna katıldı.Tom participated in the Ice Bucket Challenge.
Senin geçmişte Katowice'de yaşadığını bilmiyordum.I didn't know you used to live in Katowice.
Tom'a asla katılmıyorum.I never disagree with Tom.
Bir daha asla Tom'a katılmam.I never ever disagree with Tom.
O aklen dengesiz ve muhtemelen bir katil.She's mentally unstable and probably a killer.
Ona daha fazla katlanamıyorum.I can't stand him any longer.
Her ikimiz de partinize katılmayı planlıyoruz.Both of us plan to attend your party.
Baklava kıyılmış fındık ile dolu filo hamur katmanları yapılan tatlı hamurdur.Baklava are sweet pastries made from layers of filo dough filled with chopped nuts.
Bu konferansa birçok ülkeden temsilciler katıldı.Representatives from many countries have participated in this conference.
Birçok ülkeden temsilciler bu konferansa katıldı.Representatives from many countries have participated in this conference.
Tom lisenin münazara takımına katıldı.Tom joined his high school's debating team.
Tom öğretmeninin önerisiyle okulunun münazara takımına katıldı.Tom joined his school's debating team at the suggestion of his teacher.
Mary, Kate'in saçını fırçaladı.Mary brushed Kate's hair.
Mary Kate'in saçını okşadı.Mary stroked Kate's hair.
Bu alan, kente ne zaman katıldı?When was this area annexed to the city?
Mary elbiselerini düzgünce katladı ve onları şifoniyer çekmecelerine yerleştirdi.Mary neatly folded her clothes and placed them in her dresser drawers.
Bu öğleden sonraki toplantıya katılmayı planlıyor musun?Do you plan on attending this afternoon's meeting?
"Size katılabilir miyim?" "Elbette.""Can I join you?" "Sure."
"Size katılabilir miyim?" "Tabii.""Can I join you?" "Sure."
Tom'un toplantıda söylediği her şeye katılıyorum.I agree with everything Tom said at the meeting.
O, zemin katta yaşar.She lives on the ground floor.
O, zemin katta oturuyor.She lives on the ground floor.
Bir kadın kaç çocuğa katlanabilir?How many children can a woman bear?
Tom grubumuza katıldı.Tom joined our group.
Şimdi sana katılıyorum.Now I agree with you.
Katalogdan yeni bir kesme tahtası ısmarladım.I ordered a new cutting board from a catalog.
Katalogdan yeni bir ekmek tahtası sipariş ettim.I ordered a new cutting board from a catalog.
Bu, cümlelerin sayısını çabucak ikiye katlamamıza izin verecektir.This will let us quickly double the number of sentences.
Tom dindar bir Katoliktir.Tom is a devout Catholic.
Bize katılacağını umuyoruz.We hope you'll join us.
Tom gürültüye katlanamadı.Tom couldn't bear the noise.
Tom'un söylediklerine katılmayı düşünüyorum.I think I agree with what Tom said.
Tom öğle yemeği için bize katılmadı.Tom didn't join us for lunch.
Hepimiz katkıda bulunmak zorundayız.We all have to contribute.
Katı kurallarımız vardı.We had strict rules.
Ben sadece bir katibim.I'm just a pencil pusher.
Mary yüzünü yana çevirdi ve Kate görmezden gelmiş numarası yaptı.Mary looked away and pretended to ignore Kate.
Başka bir kültürü yargılamadan önce kültürel göreceliği hesaba katmak önemlidir.It's important to take cultural relativism into account before judging another culture.
Giyim tezgahlarına ulaşmak için iki kat yukarıya çıktık.We went up by two floors to reach the apparel stalls.
Kıyafet tezgahlarına ulaşmak için iki kat yukarı çıktık.We went up two floors to reach the apparel stalls.
Giysi tezgahlarına ulaşmak için iki kat yukarı çıktık.We went up by two floors in order to reach the apparel stalls.
Giyim tezgahlarına ulaşmak için iki kat yukarı çıktık.In order to reach the apparel stalls, we went up by two floors.
Ben başkaldırmaya katlanamam.I do not tolerate insubordination.
"Ben Trump'ın Clinton'dan daha az kötü olacağını düşünüyorum. Daha fazla katılamadım.""I think Trump will be less worse than Clinton." "I couldn't disagree more."
Katılmayı umuyorum.I hope to attend.
Ben katılmayı umuyorum.I hope to participate.
Tom'un üst katta üç yatak odası var.Tom's house has three bedrooms upstairs.
Tom banyo yapmak için üst kata gitti.Tom went upstairs to take a bath.
Tom üst katta çok zaman geçirdi.Tom spent a lot of time upstairs.
Tom'un çocukları alt katta.Tom's children are downstairs.
Tom bodrum katına indi.Tom went down to the basement.
Tom zemin kata indi.Tom went down to the basement.
Tom ve Gabriela Katolik Kilisesi'nde evlendiler.Tom and Gabriela got married in the Catholic church.
Okyanusun derin katmanları hâlâ neredeyse keşfedilmemiş.The deep layers of the ocean is still almost unexplored.
Ben açıklamaya katılıyorum.I agree with the statement.
O zamandan beri çok fazla yol katettik.We've come a long way since then.
Onların hepsi yarın akşam derse katılmak için Pekin Üniversitesine gidecekler.Tomorrow night, they will all go to Beijing University to attend class.
Bu insanlara katlanamam.I can't stand these people.
Tom'a katılabilirim.I can't disagree with Tom.

İlgili Sayfalar