katılmak ile cümle
katılmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Når I altså kommer sammen, da blir det ikke Herrens nattverd I eter;
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Når I da komme sammen, er dette ikke at æde en Herrens Nadver.
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Porque cuando os reunís en uno, eso no es para comer la cena del Señor
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Quando dunque vi radunate insieme, il vostro non è più un mangiare la cena del Signore
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Tetapi pada waktu kalian berkumpul, yang kalian adakan itu bukan Perjamuan Tuhan
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Vậy , khi anh_em nhóm nhau lại một chỗ , ấy chẳng còn phải là Tiệc thánh của Chúa mà anh_em ăn ;
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Vậy, khi anh em nhóm nhau lại một chỗ, ấy chẳng còn phải là Tiệc thánh của Chúa mà anh em ăn;
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Wanneer u bij elkaar komt om te eten, heeft dat niets te maken met de maaltijd van de Here.
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Wenn ihr nun zusammenkommt, so hält man da nicht des HERRN Abendmahl.
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Οταν λοιπον συνερχησθε επι το αυτο, τουτο δεν ειναι να φαγητε Κυριακον δειπνον
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Далее, вы собираетесь, так, что это не значит вкушать вечерю Господню;
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Як же сходитесь до купи, то не на те, щоб Господню вечерю їсти.
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.ועתה כאשר תקהלו יחד אין זה לאכל סעודת האדון׃
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.فحين تجتمعون معا ليس هو لاكل عشاء الرب.
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.你 們 聚 會 的 時 候 、 算 不 得 喫 主 的 晚 餐
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.你 們聚會 的 時候 、 算 不得喫主 的 晚餐
TR: Katılmak için kendinizi bu kadar zorlamasaydınız.Cảm ơn sự thành thật của các bạn.
TR: Katılmak için kendinizi bu kadar zorlamasaydınız.Gracias por la interacción de alto nivel.
TR: Katılmak için kendinizi bu kadar zorlamasaydınız. (Gülüşmeler)Bedankt voor die fantastische interactie.
TR: Katılmak için kendinizi bu kadar zorlamasaydınız. (Gülüşmeler)(笑)
TR: Katılmak için kendinizi bu kadar zorlamasaydınız.크게 외쳐주신 저쪽분들의 반응 감사합니다.
TR: Katılmak için kendinizi bu kadar zorlamasaydınız.Ευχαριστώ για την έντονα ενεργό συμμετοχή.
TR: Katılmak için kendinizi bu kadar zorlamasaydınız.Благодаря за откровеността.
TR: Katılmak için kendinizi bu kadar zorlamasaydınız.טוני: תודה על על האינטראקציה ברמה גבוהה שם.
TR: Katılmak için kendinizi bu kadar zorlamasaydınız.أنتونى روبينز: أشكرككم على التفاعل معى على أعلى مستوى.
Ve bu da var; kimse dâhi olmak zorunda değil, ama herkes katılmak zorunda.A pak taky, nikdo nemusí být géniem, ale všichni by to měli zkusit a zúčastnit se.
Ve bu da var; kimse dâhi olmak zorunda değil, ama herkes katılmak zorunda.Coś wam powiem: nikt nie musi być geniuszem, ale każdy musi brać udział.
Ve bu da var; kimse dâhi olmak zorunda değil, ama herkes katılmak zorunda.E mais, ninguém é obrigado a ser um génio, mas todos são obrigados a participar.
Ve bu da var; kimse dâhi olmak zorunda değil, ama herkes katılmak zorunda.Et il y a autre chose : personne n'est obligé d'être un génie, mais tout le monde est obligé de participer.
Ve bu da var; kimse dâhi olmak zorunda değil, ama herkes katılmak zorunda.E un'altra cosa: nessuno è obbligato a essere un genio, ma tutti hanno l'obbligo di partecipare.
Ve bu da var; kimse dâhi olmak zorunda değil, ama herkes katılmak zorunda.아무도 천재가 되도록 강요되지는 않습니다. 하지만 모두는 참여해야만 하죠.
Ve bu da var; kimse dâhi olmak zorunda değil, ama herkes katılmak zorunda.Niemand wordt verplicht om een genie te worden, maar iedereen moet meedoen.
Ve bu da var; kimse dâhi olmak zorunda değil, ama herkes katılmak zorunda.Şi să vă spun ceva: nimeni nu e obligat să fie un geniu, dar toată lumea e obligată să participe.
Ve bu da var; kimse dâhi olmak zorunda değil, ama herkes katılmak zorunda.Und noch etwas: Niemand ist verpflichtet, ein Genie zu sein, aber jeder ist verpflichtet, teilzunehmen.
Ve bu da var; kimse dâhi olmak zorunda değil, ama herkes katılmak zorunda.Và đây là một điều: không ai có nghĩa vụ phải trở thành thiên tài, nhưng mọi người đều có nghĩa vụ tham gia.
Ve bu da var; kimse dâhi olmak zorunda değil, ama herkes katılmak zorunda.Y aquí hay algo: nadie esta obligado a ser un genio, pero todos estamos obligados a participar.
Ve bu da var; kimse dâhi olmak zorunda değil, ama herkes katılmak zorunda.Και να κάτι: κανείς δεν είναι υποχρεωμένος να είναι μεγαλοφυία, αλλά όλοι έχουμε υποχρέωση να συμμετέχουμε.
Ve bu da var; kimse dâhi olmak zorunda değil, ama herkes katılmak zorunda.А ето нещо: никой не е длъжен да бъде гений, но всеки е длъжен да участва.
Ve bu da var; kimse dâhi olmak zorunda değil, ama herkes katılmak zorunda.И вот кое-что важное: никто не принуждается быть гением, но каждый должен участвовать в процессе.
Ve bu da var; kimse dâhi olmak zorunda değil, ama herkes katılmak zorunda.І тут треба сказати: не кожен мусить бути генієм, але кожен мусить брати участь.
Ve bu da var; kimse dâhi olmak zorunda değil, ama herkes katılmak zorunda.ועוד משהו: אף אחד לא חייב להיות גאון. אבל כל אחד מחוייב להשתתף.
Ve bu da var; kimse dâhi olmak zorunda değil, ama herkes katılmak zorunda.على سبيل المثال: لا أحد ملزم أن يكون عبقريا. لكن الجميع ملزم بالمشاركة.
Ve bu da var; kimse dâhi olmak zorunda değil, ama herkes katılmak zorunda.参加する事は みんなの義務です 突然変異の皆さん ご参加の際には 最低限の訓練があります
Ve incelemeye başladım -- kendime süreli bir hedef koymak için bir yarışmaya katılmak istiyordum --En ging ik dus verder kijken naar-- Ik wilde aan een competitie meedoen zodat ik een deadline had --
Ve incelemeye başladım -- kendime süreli bir hedef koymak için bir yarışmaya katılmak istiyordum --És azzal folytattam, hogy megnéztem -- Versenyezni akartam, hogy legyen egy határidőm.
Ve incelemeye başladım -- kendime süreli bir hedef koymak için bir yarışmaya katılmak istiyordum --그리고 파킨슨의 법칙 -- 대회를 목표로 기한을 정하고자 했습니다.--
Ve incelemeye başladım -- kendime süreli bir hedef koymak için bir yarışmaya katılmak istiyordum --Şi am luat în considerare -- voiam să intru într-un concurs, ca să am un termen-limită --
Ve incelemeye başladım -- kendime süreli bir hedef koymak için bir yarışmaya katılmak istiyordum --Và tiếp tục xem xét -- Tôi muốn tham gia cuộc thi nên đã lập ra một hạn chót --
Ve incelemeye başladım -- kendime süreli bir hedef koymak için bir yarışmaya katılmak istiyordum --Y procedí a revisar la -- Quería presentarme a una competición para tener así un plazo --
Ve incelemeye başladım -- kendime süreli bir hedef koymak için bir yarışmaya katılmak istiyordum --Zacząłem się przyglądać. Zgłosiłem się na zawody, żeby narzucić sobie termin.
Ve incelemeye başladım -- kendime süreli bir hedef koymak için bir yarışmaya katılmak istiyordum --И продължих да разглеждам...
Ve incelemeye başladım -- kendime süreli bir hedef koymak için bir yarışmaya katılmak istiyordum --והמשכתי להביט על -- רציתי לקבוע תחרות כדי שיהיה לי דדליין --
Ve incelemeye başladım -- kendime süreli bir hedef koymak için bir yarışmaya katılmak istiyordum --وشرعت في النظر في -- أردت أن أصنع نوعا من التحدي فكان يجب أن أضع مهلة محددة --
Ve incelemeye başladım -- kendime süreli bir hedef koymak için bir yarışmaya katılmak istiyordum --競技会への参加を決めました パーキンソンの法則-
Ve katılmak için, bir mutant için, minimum bir egzersiz, minimum bir spor vardır.Aby brać udział, dla mutanta, jest jakieś minimum ćwiczeń, minimum sportu.
Ve katılmak için, bir mutant için, minimum bir egzersiz, minimum bir spor vardır.A účastnit se, jako mutant, si vyžaduje minimum námahy, minimum vypětí.
Ve katılmak için, bir mutant için, minimum bir egzersiz, minimum bir spor vardır.E partecipare, per un mutante, richiede un minimo di esercizio, un minimo di sport.
Ve katılmak için, bir mutant için, minimum bir egzersiz, minimum bir spor vardır.Et pour participer, en tant que mutant, il y a un minimum d'exercice, un minimum de sport.
Ve katılmak için, bir mutant için, minimum bir egzersiz, minimum bir spor vardır.참여하기 위해, 변이를 위해, 최소한의 실행과 최소한의 움직임이 있다고
Ve katılmak için, bir mutant için, minimum bir egzersiz, minimum bir spor vardır.Om mee te doen als mutant, is een minimum aan oefening vereist.