katılmak ile cümle
katılmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Pekala, eğer katılmak istiyorsanız, ayağa kalkmanız gerekiyor, oldu mu?Oké, ha valaki játszani akar, az álljon fel, rendben?
Pekala, eğer katılmak istiyorsanız, ayağa kalkmanız gerekiyor, oldu mu?Oke, sekarang jika anda mau bermain, Saya mau anda berdiri, oke?
Pekala, eğer katılmak istiyorsanız, ayağa kalkmanız gerekiyor, oldu mu?Ok, ora voglio che giochiate, voglio che vi alziate in piedi, ok?
Pekala, eğer katılmak istiyorsanız, ayağa kalkmanız gerekiyor, oldu mu?Si vous voulez jouer, je vous demande de vous lever.
Pekala, eğer katılmak istiyorsanız, ayağa kalkmanız gerekiyor, oldu mu?Wie wil meespelen, moet nu opstaan.
Pekala, eğer katılmak istiyorsanız, ayağa kalkmanız gerekiyor, oldu mu?Εντάξει, τώρα αν θέλετε να παίξετε, θέλω να σηκωθείτε, εντάξει;
Pekala, eğer katılmak istiyorsanız, ayağa kalkmanız gerekiyor, oldu mu?Гаразд, тепер, якщо ви хочете грати, то встаньте, добре?
Pekala, eğer katılmak istiyorsanız, ayağa kalkmanız gerekiyor, oldu mu?Добре - ако искате да играете, искам да станете, нали?
Pekala, eğer katılmak istiyorsanız, ayağa kalkmanız gerekiyor, oldu mu?Хорошо, теперь, встаньте, пожалуйста, если вы участвуете, я хочу, чтобы вы встали, хорошо?
Pekala, eğer katılmak istiyorsanız, ayağa kalkmanız gerekiyor, oldu mu?אוקיי, מי שרוצה להשתתף במשחק, שיעמוד בבקשה. אני רוצה שתעמדו, טוב?
Pekala, eğer katılmak istiyorsanız, ayağa kalkmanız gerekiyor, oldu mu?حسنا، و إذا أردتم اللعب الآن، أريدكم أن تقفوا، حسنا؟
Pekala, eğer katılmak istiyorsanız, ayağa kalkmanız gerekiyor, oldu mu?桁の数の見当がついたら 立ち上がっていただけますか?
Prenses de bu etkinliğe katılmaktan oldukça memnun.A hercegnő is boldogan beleegyezett az alkalomba.
Prenses de bu etkinliğe katılmaktan oldukça memnun.Η Πριγκίπισσα ευγενικά δέχθηκε να το κάνει.
Prenses de bu etkinliğe katılmaktan oldukça memnun.والاميرة وافقة بفرح على الاقتراح
Projeye canlarının sıkıldığını belirten bazı nobel ekonomi sahipleri de katılmaktaydı.Au implicat oameni care erau laureați Nobel pentru economie, care spuneau că sunt plictisiți.
Projeye canlarının sıkıldığını belirten bazı nobel ekonomi sahipleri de katılmaktaydı.Envolveram pessoas, com o Prémio Nobel da Economia, que tinham dito que estavam aborrecidas.
Projeye canlarının sıkıldığını belirten bazı nobel ekonomi sahipleri de katılmaktaydı.노벨 경제학상을 받은 연구원도 지루해하고 있었지요.
Projeye canlarının sıkıldığını belirten bazı nobel ekonomi sahipleri de katılmaktaydı.Ne furono coinvolti Premi Nobel laureati in economia, i quali pure si erano dichiarati annoiati.
Projeye canlarının sıkıldığını belirten bazı nobel ekonomi sahipleri de katılmaktaydı.Tenían personas involucradas que eran ganadoras del Premio Nobel en economía, que informaron estar aburridas.
Projeye canlarının sıkıldığını belirten bazı nobel ekonomi sahipleri de katılmaktaydı.Zaangażowali w to noblistów z dziedziny ekonomii, też znudzonych.
Projeye canlarının sıkıldığını belirten bazı nobel ekonomi sahipleri de katılmaktaydı.Ze hadden Nobelprijswinnaars economie gevraagd, die klaagden over verveling.
Projeye canlarının sıkıldığını belirten bazı nobel ekonomi sahipleri de katılmaktaydı.Κινητοποίησαν Νομπελίστες στα οικονομικά, που ανέφεραν ότι βαριούνται.
Projeye canlarının sıkıldığını belirten bazı nobel ekonomi sahipleri de katılmaktaydı.Они привлекли к работе лауреатов Нобелевских премий по экономике, жаловавшихся на обуревавшую их скуку.
Projeye canlarının sıkıldığını belirten bazı nobel ekonomi sahipleri de katılmaktaydı.Събрали хора с Нобелови награди по икономика, които казали че са отегчени.
Projeye canlarının sıkıldığını belirten bazı nobel ekonomi sahipleri de katılmaktaydı.הם ערבו בתהליך זוכי פרס נובל בכלכלה שאמרו שהם משועממים.
Projeye canlarının sıkıldığını belirten bazı nobel ekonomi sahipleri de katılmaktaydı.لقد شملوا أشخاص حيث الحائز على جائزة نوبل في الإقتصاد، الذي ذُكر أنه مُستاء.
Projeye canlarının sıkıldığını belirten bazı nobel ekonomi sahipleri de katılmaktaydı.暇を持て余していると言っていた人達が 突然 何枚もの紙を引っ張り出し
Römork başka bir komisyona neden oldu, Tokyo Tasarımcılar Bloğu'na katılmak. bu, Ekim ayındaAcea rulotă a dus la un alt contract, să particip la ceea ce se numeşte Tokyo Designers Block.
Römork başka bir komisyona neden oldu, Tokyo Tasarımcılar Bloğu'na katılmak. bu, Ekim ayındaCette caravane a généré une seconde commande, pour participer au Tokyo Designers Block.
Römork başka bir komisyona neden oldu, Tokyo Tasarımcılar Bloğu'na katılmak. bu, Ekim ayındaDe caravan leidde tot een andere opdracht, om deel te nemen aan het zogenaamde Tokyo Designers Block.
Römork başka bir komisyona neden oldu, Tokyo Tasarımcılar Bloğu'na katılmak. bu, Ekim ayındaDieser Wohnwagen führte zu einem weiteren Auftrag, am sogenannten Tokyo Designers Block teilzunehmen.
Römork başka bir komisyona neden oldu, Tokyo Tasarımcılar Bloğu'na katılmak. bu, Ekim ayındaEse remolque nos llevó a una nueva encomienda, a participar en el llamado Bloque de Diseñadores de Tokio.
Römork başka bir komisyona neden oldu, Tokyo Tasarımcılar Bloğu'na katılmak. bu, Ekim ayındaQuesta roulotte portò ad un altro incarico, di partecipare al cosiddetto Tokyo Designers Block.
Römork başka bir komisyona neden oldu, Tokyo Tasarımcılar Bloğu'na katılmak. bu, Ekim ayındaTen projekt zaowocował nowym zleceniem; wziąłem udział w zlocie designerów w Tokio (Tokyo Designers Block).
Römork başka bir komisyona neden oldu, Tokyo Tasarımcılar Bloğu'na katılmak. bu, Ekim ayındaToa xe đó dẫn tới 1 nhiệm vụ khác, đó là tham gia vào Mảng các Nhà Thiết Kế Tokyo.
Römork başka bir komisyona neden oldu, Tokyo Tasarımcılar Bloğu'na katılmak. bu, Ekim ayındaТази каравана доведе до нова поръчка за участие в Tokyo Designers Block.
Römork başka bir komisyona neden oldu, Tokyo Tasarımcılar Bloğu'na katılmak. bu, Ekim ayındaЭтот трейлер привёл к другому заказу, предложению принять участие в Токийском Квартале Дизайнеров.
Sakin tavırda olanlar bu projeye "Hayır" dediler. Projeye katılmak istemediler.참여를 원치 않는가는 답을 받았습니다.
Sakin tavırda olanlar bu projeye "Hayır" dediler. Projeye katılmak istemediler.שאמרו, "לא", לא רוצות שום חלק עם הפרוייקט הזה.
Sakin tavırda olanlar bu projeye "Hayır" dediler. Projeye katılmak istemediler.قائلا : "لا"، أنهم لا يريدون أي جزء من هذا المشروع.
Sakin tavırda olanlar bu projeye "Hayır" dediler. Projeye katılmak istemediler.主な理由はコントロールできず最終的に
Sen sen ona mı katılmak istiyorsun?Tu, tu, tu juntas-te?
Takımın bir parçası olarak bize katılmak ister misin?" Ve dedim ki" Evet!"Veux-tu te joindre à nous comme membre de l'équipe ?". Et j'ai dis "Oui !".
Takımın bir parçası olarak bize katılmak ister misin?" Ve dedim ki" Evet!"كجزء من الفريق؟" فقلت: "نعم" وهذا كان
Tokyo Tasarımcılar Bloğu'na katılmak. bu, Ekim ayında도쿄 디자이너스 블럭 이라는 곳에 참여할 임무를 가지고 있어요.
Tokyo Tasarımcılar Bloğu'na katılmak. bu, Ekim ayındaלהשתתפות במה שנקרא בלוק המעצבים של טוקיו.
Tokyo Tasarımcılar Bloğu'na katılmak. bu, Ekim ayındaللمشاركة في ما يسمى حي المصممين في طوكيو
Tokyo Tasarımcılar Bloğu'na katılmak. bu, Ekim ayındaこれは十月に東京で開かれる家具デザインのイベントです
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.A tak když se scházíte vespolek, jižť to není večeři Páně jísti,
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.A teda keď sa dovedna schádzate, nie je to jesť večeru Pánovu.
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Cînd vă adunaţi dar în acelaş loc, nu este cu putinţă să mîncaţi cina Domnului.
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.De sorte que, quando vos ajuntais num lugar, não é para comer a ceia do Senhor;
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Gdy się wy tedy wespół schodzicie, nie jest to używać wieczerzy Pańskiej.
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.그런즉 너희가 함께 모여서 주의 만찬을 먹을 수 없으니
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Ko se torej shajate na en kraj, to ni Gospodovo večerjo jesti;
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Kun te näin kokoonnutte yhteen, niin ei se ole Herran aterian nauttimista,
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Lors donc que vous vous réunissez, ce n`est pas pour manger le repas du Seigneur;
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.Mikor tehát egybegyûltök egyazon helyre, nincs úrvacsorájával való élés:
Toplandığınızda Rabbin Sofrasına katılmak için toplanmıyorsunuz.När I alltså kommen tillsammans med varandra, kan ingen Herrens måltid hållas;