katılıyor ile cümle
katılıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Mi sodelujemo v realnosti, ki je drugačna od tiste, na katero smo navajeni.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Nous vivons une réalité qui est différente de celle de notre quotidien auquel nous sommes habitués.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Participăm într-o realitate care este diferită de cea din viaţa cotidiană cu care suntem obişnuiţi.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Stiamo prendendo parte ad una realtà che è diversa dalla vita quotidiana alla quale siamo abituati.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Účastníme se reality, která se liší od běžného života.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Vi deltager i en virkelighed, der er forskellig fra den dagligdag vi er vant til.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Vi deltar i en verklighet som är annorlunda från den vardag vi är vana vid.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.We nemen deel aan een realiteit die anders is dan die van het alledaagse leven waaraan we gewend zijn.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Wir sind Teil einer Realität, die sich von der Alltagsrealität unterscheidet, die wir gewöhnt sind.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Συμμετέχουμε σε μια πραγματικότητα που είναι διαφορετική από την καθημερινότητα στην οποία έχουμε συνηθίσει
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Мы находимся в реальности, которая отличается, от той повседневной жизни, к которой мы привыкли.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Участваме в реалност, различна от това, с което сме свикнали във всекидневието.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.אנחנו משתתפים במציאות שהיא שונה מזו של חיי היומיום שאנו רגילים אליה.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.إننا نشارك في واقع مختلف عن حياتنا اليومية التي اعتدنا عليها
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.別の現実に皆さんは参加しておられます しかしこの作曲家はそこに行く必要はありません
Ama aynı zamanda yeni katılanlar için de. Her sene 7.000 kişi ilk defa katılıyor.Но также новые пациенты, а их 7000 ежегодно, люди, которые приходят к нам в первый раз.
Ama bazen yalancılığa istemeyerek katılıyoruz.Ale niekedy sme nedobrovoľnými účastníkmi klamu.
Ama bazen yalancılığa istemeyerek katılıyoruz.Ale pak jsou tu situace, kdy si nepřejeme být klamáni.
Ama bazen yalancılığa istemeyerek katılıyoruz.Czasami bierzemy udział w oszustwie wbrew naszej woli.
Ama bazen yalancılığa istemeyerek katılıyoruz.De előfordul, hogy önkéntelen résztvevői vagyunk a csalásnak.
Ama bazen yalancılığa istemeyerek katılıyoruz.Doch gibt es Situationen, in denen wir unwillentlich an Täuschung teilnehmen.
Ama bazen yalancılığa istemeyerek katılıyoruz.하지만 참여자들을 속이고 싶어하지 않는 순간도 있습니다
Ama bazen yalancılığa istemeyerek katılıyoruz.Maar soms nemen we ongewild deel aan misleiding.
Ama bazen yalancılığa istemeyerek katılıyoruz.Ma ci sono delle volte in cui partecipiamo all'inganno nostro malgrado.
Ama bazen yalancılığa istemeyerek katılıyoruz.Mais parfois nous participons au mensonge à contrecœur.
Ama bazen yalancılığa istemeyerek katılıyoruz.Mas há alturas em que somos participantes involuntários no engano.
Ama bazen yalancılığa istemeyerek katılıyoruz.Men der er tider, når vi er uvillige deltagere i bedrag.
Ama bazen yalancılığa istemeyerek katılıyoruz.Men det finns tillfällen då vi är ovilliga deltagare i bedrägeriet.
Ama bazen yalancılığa istemeyerek katılıyoruz.Namun ada kalanya kita menjadi peserta kebohongan dengan terpaksa.
Ama bazen yalancılığa istemeyerek katılıyoruz.Otras ocasiones participamos sin querer en el engaño.
Ama bazen yalancılığa istemeyerek katılıyoruz.Tuy nhiên, cũng có lúc chúng ta không sẵn sàng nói dối.
Ama bazen yalancılığa istemeyerek katılıyoruz. Ve bunun da bizim için dramatik bedelleri var.Uneori nu participăm benevol la minciună şi asta ne poate costa scump.
Ama bazen yalancılığa istemeyerek katılıyoruz.Αλλά υπάρχουν και φορές που δεν είμαστε πρόθυμοι να συμμετέχουμε στην εξαπάτηση.
Ama bazen yalancılığa istemeyerek katılıyoruz.Але часом ми стаємо мимовільними учасниками обману.
Ama bazen yalancılığa istemeyerek katılıyoruz.Но бывают случаи, когда нам приходится участвовать в обмане невольно.
Ama bazen yalancılığa istemeyerek katılıyoruz.Но има случаи в които ние ставаме неволни участници в заблуда.
Ama bazen yalancılığa istemeyerek katılıyoruz.אבל יש זמנים שאנחנו מסרבים לקחת חלק בהונאה.
Ama bazen yalancılığa istemeyerek katılıyoruz.لكن هناك أوقات لا نرغب فيها المشاركين بالخداع.
Ama bazen yalancılığa istemeyerek katılıyoruz.そしてそれはものすごく高くつくことになりかねません
Ama, ona şu bağlamda katılıyorum.2つの可能性しか無いことには同感です
Ama, ona şu bağlamda katılıyorum.Aber ich stimme zu wenn er sagt:
Ama, ona şu bağlamda katılıyorum.Ale musím s ním v tomto súhlasiť.
Ama, ona şu bağlamda katılıyorum.Ale souhlasím s ním v tomto.
Ama, ona şu bağlamda katılıyorum.Dar sunt de acord cu el.
Ama, ona şu bağlamda katılıyorum.De egyet értek vele ebben.
Ama, ona şu bağlamda katılıyorum. Hayatta kalabiliriz yada bunu başaramayabiliriz.그의 의견에 전적으로 동의합니다. 우리는 살아남을 수도 있고, 멸종할 수도 있습니다.
Ama, ona şu bağlamda katılıyorum. Hayatta kalabiliriz yada bunu başaramayabiliriz.Maar hierover ben ik het met hem eens, we kunnen overleven.
Ama, ona şu bağlamda katılıyorum. Hayatta kalabiliriz yada bunu başaramayabiliriz.Ma concordo con lui su questo: possiamo sopravvivere e possiamo fallire nel sopravvivere.
Ama, ona şu bağlamda katılıyorum. Hayatta kalabiliriz yada bunu başaramayabiliriz.Zgadzam się natomiast z nim, że możemy przetrwać lub wyginąć.
Ama, ona şu bağlamda katılıyorum. Hayatta kalabiliriz yada bunu başaramayabiliriz.אך אני מסכים איתו בעניין הזה. אנו יכולים לשרוד, ואנו יכולים להיכשל בלשרוד.
Ama, ona şu bağlamda katılıyorum. Hayatta kalabiliriz yada bunu başaramayabiliriz.ولكن أتفق معه في الأمر. يمكننا النجاة ومن الممكن أن لا نستطيع النجاة.
Ama, ona şu bağlamda katılıyorum.Mais je suis d'accord avec lui là-dessus.
Ama, ona şu bağlamda katılıyorum.Mas concordo com ele numa coisa.
Ama, ona şu bağlamda katılıyorum.Nhưng tôi đồng ý với ông về điều này.
Ama, ona şu bağlamda katılıyorum.Pero estoy de acuerdo con él en esto.
Ama, ona şu bağlamda katılıyorum.Αλλά συμφωνώ μαζί του στο εξής.
Ama, ona şu bağlamda katılıyorum.Но съм съгласен с него за това.
Ama, ona şu bağlamda katılıyorum.Но я полностью согласен с самой идей.
Amerikalı'ların çoğunluğu bu konuda bize katılıyor.다수의 미국민들이 이에 저희와 뜻을 함께하고 있습니다.
Amerikalı'ların çoğunluğu bu konuda bize katılıyor.La mayoría de los estadounidenses están de acuerdo con nosotros sobre esto.