katılıyor ile cümle
katılıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Amerikalı'ların çoğunluğu bu konuda bize katılıyor.ところで 憲法修正第2条の頑固な支持者でもあった ロナルド・レーガン元大統領これには賛同しています
Aynı fikirde değil miyiz? Kesinlikle katılıyorum.모두 그렇게 생각하지 않나요? 저는 전적으로 동의합니다.
Aynı fikirde değil miyiz? Kesinlikle katılıyorum.נכון שכולנו מסכימים? אני בהחלט מסכימה.
Aynı fikirde değil miyiz? Kesinlikle katılıyorum.ألسنا جميعا موافقين؟ أنا بالتأكيد موافق.
Aynı fikirde değil miyiz? Kesinlikle katılıyorum.トスカーナーのような
Batı dünyasına katılıyorlar. Ama hala 1 milyarlık en fakir nüfusa sahibiz.Mutta meillä on edelleen köyhin miljardi.
Batı dünyasına katılıyorlar.작은 가족 크기와 함께 말입니다.
Batı dünyasına katılıyorlar.וגודל משפחות קטן.
Batı dünyasına katılıyorlar.وباسر صغيرة العدد
Batı dünyasına katılıyorlar.それでもまだ最も貧しい10億人が残っています
Ben tamamen katılıyorum.Er erwähnte die gute Schulen.
'Bir anlamda sizin çalıyor olabilir,' uşak olmadan gitti aramızda kapı olsaydı, ona katılıyor."Je možné, že nejaký zmysel v klopanie," lokaj pokračoval, bez účasti na nej, "keby sme mali dvere medzi nami.
'Bir anlamda sizin çalıyor olabilir,' uşak olmadan gitti aramızda kapı olsaydı, ona katılıyor.'귀하의 문을 두드리는 소리에 어떤 의미가있을 수도'하인없이 계속됐다 우리가 우리 사이에 문이있다면 '그녀에게 참석.
'Bir anlamda sizin çalıyor olabilir,' uşak olmadan gitti aramızda kapı olsaydı, ona katılıyor."Nie może być pewnym sensie w pukania" Piechur dalej bez uczęszczających do niej: "gdybyśmy drzwi między nami.
'Bir anlamda sizin çalıyor olabilir,' uşak olmadan gitti aramızda kapı olsaydı, ona katılıyor."אולי יש איזו תחושה של דפיקות שלך," המשיך המשרת על ללא השתתפות לה, 'אם היה לנו את הדלת בינינו.
'Bir anlamda sizin çalıyor olabilir,' uşak olmadan gitti aramızda kapı olsaydı, ona katılıyor."قد يكون هناك بعض المنطق في ضرب الخاص ،' ذهبت من دون أجير يحضر لها ، "اذا كان لنا الباب بيننا.
'Bir anlamda sizin çalıyor olabilir,' uşak olmadan gitti aramızda kapı olsaydı, ona katılıyor.私たちは私たちの間のドアがあれば"、彼女に出席。 例えば、あなたの中であった場合、あなたがノックかもしれない、と私はあなたをさせることができる、あなたが知っている。"
Bir çiçeği gösterip "Bak ne kadar güzel" dedi bir gün, katılıyorum.Ele segura uma flor e diz "Veja como é bonita" e eu concordo.
Bir çiçeği gösterip "Bak ne kadar güzel" dedi bir gün, katılıyorum.Er nimmt eine Blume und sagt "Sieh nur wie schön sie ist" und ich stimme ihm zu.
Bir çiçeği gösterip "Bak ne kadar güzel" dedi bir gün, katılıyorum.Han håller upp en blomma och säger "Se hur vacker den är" och jag håller med.
Bir çiçeği gösterip "Bak ne kadar güzel" dedi bir gün, katılıyorum.Hij houdt een bloem omhoog en zegt dan "Kijk hoe mooi hij is" en ik beaam dat.
Bir çiçeği gösterip "Bak ne kadar güzel" dedi bir gün, katılıyorum.Podnosił kwiat i mówił "Spójrz, jaki jest piękny", z czym się godziłem.
Bir çiçeği gösterip "Bak ne kadar güzel" dedi bir gün, katılıyorum.Prende un fiore in mano e dice: "Guarda come e' bello!"
Bir çiçeği gösterip "Bak ne kadar güzel" dedi bir gün, katılıyorum.Sosteniendo una flor, me dice: "Mira qué hermosa es" y yo le doy la razón.
Bir çiçeği gösterip "Bak ne kadar güzel" dedi bir gün, katılıyorum.Θα κρατήσει ένα λουλούδι και θα πει "Δες πόσο όμορφο είναι" και θα συμφωνήσω.
Bir çiçeği gösterip "Bak ne kadar güzel" dedi bir gün, katılıyorum.הוא יחזיק פרח ויאמר" הבט כמה הוא יפה"
Bir çiçeği gösterip "Bak ne kadar güzel" dedi bir gün, katılıyorum.ذات يوم حمل زهرة و قال لي انظر كم هي جميلة
Birçok insanın bir araya geldiği toplu herhangi bir şeye katılıyorsanız, dinde sizin için bir şeyler var.Ak pracujete so spoločenstvami, s niečím, čo zahŕňa stretávanie ľudí, pozrite sa, ako to robia náboženstvá.
Birçok insanın bir araya geldiği toplu herhangi bir şeye katılıyorsanız, dinde sizin için bir şeyler var.Ha olyasmivel foglalkoznak, mely közösségi dolog, ahol sok ember gyűlik össze, akkor tanulhatnak a vallásból.
Birçok insanın bir araya geldiği toplu herhangi bir şeye katılıyorsanız, dinde sizin için bir şeyler var.많은 사람들이 모여서 공동으로 하는 어떤 일에 여러분께서 관련이 있으시다면 종교로 부터 무엇인가 배울 수 있습니다.
Birçok insanın bir araya geldiği toplu herhangi bir şeye katılıyorsanız, dinde sizin için bir şeyler var.Pokud jste zapojeni v něčem kolektivním, na čem dělá mnoho lidí, můžete si vzít něco z náboženství.
Birçok insanın bir araya geldiği toplu herhangi bir şeye katılıyorsanız, dinde sizin için bir şeyler var.Si participan de algo comunal, que concentra a mucha gente, la religión tiene cosas para Uds.
Birçok insanın bir araya geldiği toplu herhangi bir şeye katılıyorsanız, dinde sizin için bir şeyler var.Якщо ви займаєтеся громадською діяльністю, яка об"єднує багатьох людей, то вам є чого повчитися у релігії.
Birçok insanın bir araya geldiği toplu herhangi bir şeye katılıyorsanız, dinde sizin için bir şeyler var.אם אתם מעורבים בכל דבר שהוא קהילתי, אשר כרוך בהרבה אנשים שנפגשים יחדיו, ישנם דברים עבורכם בדת.
Birçok insanın bir araya geldiği toplu herhangi bir şeye katılıyorsanız, dinde sizin için bir şeyler var.اذا كنت تعمل بشيء طائفي يستدعي وجود الكثير من الناس يجتمعون معا هناك اشياء تفيدك في الدين.
Birçok insanın bir araya geldiği toplu herhangi bir şeye katılıyorsanız, dinde sizin için bir şeyler var.一緒にやることに関わっているなら 宗教には参考になるものがあります 旅行業界に何らかの形で関わっているなら
Birçok yolu var. Başkan iyi okullardan bahsetti. Ben tamamen katılıyorum.Ahora es $4.00 el galón.
Bu eserin arkasında yatan hikaye şöyle: Simonides adlı bir şair bir yemeğe katılıyormuş.Anegdota opowiada takie zdarzenie: pewnego razu poeta Symonides poszedł na ucztę.
Bu inanca ben de katılıyorum.E eu partilho dessa crença.
Bu inanca ben de katılıyorum.E io sono pienamente d'accordo.
Bu inanca ben de katılıyorum.En dat geloof ik ook.
Bu inanca ben de katılıyorum.E o credinţă pe care o împărtăşesc şi eu.
Bu inanca ben de katılıyorum.És ezt a nézetet osztom én is.
Bu inanca ben de katılıyorum.Et je partage cette conviction.
Bu inanca ben de katılıyorum.I ja również w to wierzę.
Bu inanca ben de katılıyorum.그리고 저도 그걸 믿습니다.
Bu inanca ben de katılıyorum.Saya percaya hal yang sama.
Bu inanca ben de katılıyorum.Und diesen Glauben teile ich.
Bu inanca ben de katılıyorum.Và đó là niềm tin mà tôi muốn chia sẻ.
Bu inanca ben de katılıyorum.Y es una creencia que comparto.
Bu inanca ben de katılıyorum.Αυτή είναι μια πεποίθηση που ενστερνίζομαι κι εγώ.
Bu inanca ben de katılıyorum.И я разделяю сие убеждение.
Bu inanca ben de katılıyorum.וזאת אמונה איתה אני שותף.
Bu inanca ben de katılıyorum.وهذا الايمان الذي اتشارك فيه معه.
Bu inanca ben de katılıyorum.もう一つの思いは環境についてです
Bu kaptan her gün bir şapka takıyor ve kıyafet şenliğine katılıyordu.A kapitán nosil ten klobouk každý den, a sám se zapojil do oslav.
Bu kaptan her gün bir şapka takıyor ve kıyafet şenliğine katılıyordu.Căpitanul purta în fiecare zi o altă pălărie și lua parte la sindrofie.
Bu kaptan her gün bir şapka takıyor ve kıyafet şenliğine katılıyordu.Codziennie kapitan zakładał inną czapkę i włączał się do zabawy.
Bu kaptan her gün bir şapka takıyor ve kıyafet şenliğine katılıyordu.De kapitein droeg elke dag een hoed en feestte mee.
Bu kaptan her gün bir şapka takıyor ve kıyafet şenliğine katılıyordu.E il capitano indossava un cappello diverso tutti i giorni e si univa alla festa.