Fakat, ötesinde derken, zaman ve ölçüm içinde, mekânsal olarak ötesinde olmayı kastetmiyorum.When I say beyond, I don't mean beyond spatially, in time and measurement.
Yengeçleri çiğnemeyi kastetmiyorum.And I don't mean chewing the crabs.
Öncelikle, bu, bonobo tarzı bir top uyunu ve ben beysbolu kastetmiyorum.First, it's a ball game bonobo-style -- and I do not mean football.
Teknolojik anlamı ile platformları kastetmiyorum burada.And I don't mean necessarily a technological definition of platform here.
Ve otomatik makineleri kastetmiyorum.And I don't mean automated machines.
Ben insanların yerini alan akıllı makineleri de kastetmiyorum.I don't just mean smart machines that replace humans.
Sizi ya da bu konuşmayı kastetmiyorum, ama bu durum genellikle doğru.Now not you, not this talk, but that is generally true.
Aynı noktaya geri dönmek derken buradaki noktayı kastetmiyorum. -And when I say exactly back to that same point, this point doesn't count.
Ve şimdi gerçekten içinde yaşadığımız dünyayı kastetmiyorum.And now, I don't actually mean the world that we live in.
Yani tüketiciler, ve ben burda yalnız Safeway'den alışveriş eden insanları kastetmiyorum,So consumers, and I don't just mean people who buy stuff at the Safeway;
Şimdi, sadece sesi kastetmiyorum,Now, I don't mean just the sound;
Buradaki gürültü derken sesi kastetmiyorum.Now by noise, I do not mean sound.
Tacizci derken sadece kadınları döven erkekleri kastetmiyorum.And when I say abusive, I don't mean just men who are beating women.
İyi derken sadece başarıyı kastetmiyorum ama tabii ki o da bunun bir parçası.I don't mean just good as in successful, although that's part of it.
Ve bundan büyücüleri ve ejderhaları kastetmiyorum,And I don't mean wizards and dragons,
Ama formülü ezberlemeyi kastetmiyorum.But it shouldn't be in a formula.
Ama formülü ezberlemeyi kastetmiyorum.Aber es solte nicht in einer Formel sein.
Ama formülü ezberlemeyi kastetmiyorum.Mas isso não poderá ser em uma fórmula.
Ama formülü ezberlemeyi kastetmiyorum.Но не би трябвало това да е във формула.
Ama formülü ezberlemeyi kastetmiyorum.常に直感的にこの結論に到達できます。
Aynı noktaya geri dönmek derken buradaki noktayı kastetmiyorum. -A když říkám přesně zpět na ten samý bod, tenhle bod se nepočítá.
Aynı noktaya geri dönmek derken buradaki noktayı kastetmiyorum. -Und wenn ich sage genau derselben Punkt, dann zählt dieser Punkt hier nicht.
Aynı noktaya geri dönmek derken buradaki noktayı kastetmiyorum. -И когато казвам точно същата точка обратно, тази точка не се брои.
Aynı noktaya geri dönmek derken buradaki noktayı kastetmiyorum. -כשאני אומר בדיוק לנקודה הזאת, הנקודה הזאת היא לא אותו דבר.
Aynı noktaya geri dönmek derken buradaki noktayı kastetmiyorum. -عندما أقول ترجع إلى نفس النقطة , فإن هذه النقطة لا تحتسب
Ben insanların yerini alan akıllı makineleri de kastetmiyorum.Ik bedoel niet slimme machines die mensen vervangen.
Ben insanların yerini alan akıllı makineleri de kastetmiyorum.I không chỉ nói đến các máy móc thông minh có thể thay thế con người.
Ben insanların yerini alan akıllı makineleri de kastetmiyorum.단순히 인간을 대신할 만한 성능 좋은 기계 얘기를 하는 게 아니라
Ben insanların yerini alan akıllı makineleri de kastetmiyorum.Nemám na mysli chytré stroje, které nahradí lidi.
Ben insanların yerini alan akıllı makineleri de kastetmiyorum.No me refiero a máquinas inteligentes que reemplacen a los humanos.
Ben insanların yerini alan akıllı makineleri de kastetmiyorum.Non mi riferisco solo a macchine intelligenti che sostituiscono l'uomo.
Ben insanların yerini alan akıllı makineleri de kastetmiyorum.Nu mă refer doar la mașini ce înlocuiesc oamenii.
Ben insanların yerini alan akıllı makineleri de kastetmiyorum.Δεν εννοώ απλά τις έξυπνες μηχανές που θα αντικαταστήσουν τους ανθρώπους.
Ben insanların yerini alan akıllı makineleri de kastetmiyorum.И не просто роботов, которые призваны заменить людей.
Ben insanların yerini alan akıllı makineleri de kastetmiyorum.ולא רק למכונות חכמות שמחליפות בני-אדם.
Ben insanların yerini alan akıllı makineleri de kastetmiyorum.لا أتحّدث وحسب عن آلات تعوّض البشر.
Ben insanların yerini alan akıllı makineleri de kastetmiyorum.自己構築のため プログラムできる素材を使うのです
Buradaki gürültü derken sesi kastetmiyorum.Con rumoroso non intendo sonoro.
Buradaki gürültü derken sesi kastetmiyorum.Itt "zaj" alatt nem a hangot értem.
Buradaki gürültü derken sesi kastetmiyorum.잡음이 소리를 의미하는 것은 아닙니다.
Buradaki gürültü derken sesi kastetmiyorum.Met luidruchtig bedoel ik niet geluid.
Buradaki gürültü derken sesi kastetmiyorum.Mit Rauschen ist kein Laut gemeint.
Buradaki gürültü derken sesi kastetmiyorum.Nie mam tu na myśli dźwięku.
Buradaki gürültü derken sesi kastetmiyorum.Par bruit, je n'entends pas son.
Buradaki gürültü derken sesi kastetmiyorum.Pero cuando digo ruido, no me refiero al sonido.
Buradaki gürültü derken sesi kastetmiyorum.Por ruído, não quero dizer som.
Buradaki gürültü derken sesi kastetmiyorum.Și aici nu mă refer la sunet.
Buradaki gürültü derken sesi kastetmiyorum.Với từ "nhiễu", tôi không có ý nhắc đến âm thanh.
Buradaki gürültü derken sesi kastetmiyorum.Τώρα ως θόρυβο δεν εννοώ ήχο.
Buradaki gürültü derken sesi kastetmiyorum.И под шум нямам предвид звука.
Buradaki gürültü derken sesi kastetmiyorum.Під шумом, я не маю на увазі звук.
Buradaki gürültü derken sesi kastetmiyorum.Под шумом я не имею в виду звук.
Buradaki gürültü derken sesi kastetmiyorum.ברעש, איני מתכוון לצלילים.
Buradaki gürültü derken sesi kastetmiyorum.أنا هنا لا أعني بالتشويش الصوت.
Buradaki gürültü derken sesi kastetmiyorum.工学や神経科学の世界で 信号を破損させる
" dolce vita " iyi hayatı, beşeri hayatı kastetmiyorum."dolce vita(달콤한 인생)"도 아니고 좋은 인생(good life)도, 인간 삶(human life)도 아닙니다.
" dolce vita " iyi hayatı, beşeri hayatı kastetmiyorum.la buena vida, la vida humana.
" dolce vita " iyi hayatı, beşeri hayatı kastetmiyorum.שכאשר אני אומר חיים, אני לא מתכוון "דולצ'ה ויטה", חיים טובים, חיי אדם.
" dolce vita " iyi hayatı, beşeri hayatı kastetmiyorum.عندما أقول حياة ، فأنا لا أقصد " دولتشي فيتا " حياة كاملة ، حياة بشرية .
" dolce vita " iyi hayatı, beşeri hayatı kastetmiyorum.「豊かな生命」を意味しません 過去から現在の地球に