Kasetlerin üzerinde yazan tek şey; "Karadedeler Olayı 1989"du.Karier solo di dunia rekaman dimulainya dengan album "為你解悶" yang dirilis pada tahun 1989.
A yüzü ve B yüzü, 78 ve 45 devirlik plaklar ile kasetlerin iki yüzünü ifade eder.Các thuật ngữ mặt A và mặt B chỉ hai mặt của đĩa máy hát có tốc độ xoay 78 và 45 vòng/phút.
Bu konser resmi olarak Kore'de VHS kaset formatında yayınlandı.Buổi biểu diễn này đã được phát trên kênh VHS tại Hàn Quốc.
Video kaset kaydedici CCTVThông tin về Trần Kiến trên CCTV
2005 yılında DVD ve kaseti çıkmıştır.Nó đã được in ra đĩa DVD vào năm 2005.
Oraya gittim kaset yapmak istediğimi söyledim.ぼくにウィチタへ行ってテープを聞くように言った。
1990 yılında "Bu Gece Kalıyorum" adında şiir kaseti çıkardı.1990年のアルバム『夜を往け』に収録されていた。
Ve şimdi bir sürü insanın ölümüne neden olan bir kaset için savaşacaktır.また、彼の死が原因で数多くの人物の生涯を狂わせることになる。
Albüm kaset ve CD olarak yayınlanmış olup şarkıların kaset ve CD sıralamaları farklıdır.このCDのみ、収録順序と実際の曲ナンバーが異なる。
1989'da üçüncü kaset yapıldı.1989年に設立の第三セクター。
Ancak kasetin ne zaman ve nasıl çekildiğine dair hiçbir ize ulaşamazlar.なお、飛来時期及び発見当時の状況等は特定できていない。
Yedeklemeler sunuculardan lokal olarak kasetlere alınabilir.長所として、 パートごとの録音が可能。
16 yaşında, bağımsız karışık kaseti üzerinde çalıştı.16歳にしてアニメーターデビューを果たした。
2005 yılında DVD ve kaseti çıkmıştır.2005年7月にビデオとDVDがリリースされた。
Ve kaseti izlediklerinde şok olurlar.打撃を打ち込む瞬間は画面が暗転する。
Ancak kasetin ne zaman ve nasıl çekildiğine dair hiçbir ize ulaşamazlar.然而無法知曉聖名縮寫究竟是什麽時候以及如何出現的。
Kasetlerin içeriğinde Hannah, hayatına son vermesinin on üç gerekçesini anlatmaktadır.在這些錄音帶中,漢娜解釋這十三個人在她的死亡中各扮演什麼樣的角色,且帶出為什麼她要自殺的十三個原因。
Basê, kasetleri çıkarmış ve onları dinlemektedir.佩琪跟了上去,并说服他录制一段磁带。
Ama asıl umudu bir gün kaset yapacağına inandığı besteleridir.現在則是夢想有朝一日能成立屬於自己的品牌。
Bu şirket Type-G adlı Japonya'nın ilk kaset çalarını yaptı.그 회사는 일본에서 처음으로 Type-G라고 불리는 테입 레코더를 만들었다.
Karanlık imajlarla dolu bir video kaset.어두운 내용의 판타지 영화이다.
Oraya gittim kaset yapmak istediğimi söyledim.이 일이 계기가 되어 레코드를 취입했다.
Diğer birçoğu televizyon için yapılmış video kaseti prodüksiyonlarıydı.텔레비전 방송국 직원들은 대다수가 영화계에서 종사하는 사람들이었다.
2 kaset bandı çıkardılar.두 테이크가 녹음됐다.
Bir yıl sonra, Kristi ve Daniel'in evi yağmalanır ve kasetler kaybolur.שנה לאחר מכן, ביתם של קריסטי ודניאל נשדד לכאורה והקלטות נעלמו.
Kasetteki açıklamaları açıktır: Paketi alan her kişi, kendini öldürmesinin nedenlerinden biridir.ההוראות שלה ברורות: כל אדם שמקבל את החבילה הוא אחת הסיבות לכך שהיא התאבדה.
Karanlık imajlarla dolu bir video kaset.מסמך וידאו ענק עומד בחשוך.
14 plak ve kaset çıkardı.היא הקליטה 14 תקליטים.
Kaseti dinleyen her kişi, kasetleri bir sonraki kişiye iletmelidir.אחרי שכל אדם מסיים להקשיב לקלטות, הוא חייב להעביר את החבילה לאדם הבא.
Kaset çalar, Almanya'da II. Dünya Savaşı sırasında icat edilmiştir.Касетофонът бил измислен в Германия през втората световна война.
Lawrence ve Adam'ın ceplerinde "Beni Oynat" yazan iki kaset bulurlar.Лорънс и Адам откриват касетки, на които пише "Пусни ме".
1952 yılında ve onu takiben 1966'da kompakt kaset ile manyetik bantların üretimine başladı.През 1952 те започнали производство на магнитни ленти, а впоследствие през 1966 и компакт-касети.
Geçmişte görüntü manyetik kasetlerde analog sinyallerle saklanıyordu.По това време всички видеокамери използват аналогова магнитна лента.
Video kaset kaydedici CCTVЗапис на новините по KCTV
Sabah, Fred yine bir video kaset bulur.Sljedećeg jutra stiže još jedna vrpca koju Fred ovaj put gleda sam.
Bu şirket Type-G adlı Japonya'nın ilk kaset çalarını yaptı.Tvrtka je izradila snimač na vrpcu (eng. tape recorder) pod nazivom Type-G (tip G).
Kaset bu sefer de polisin eline geçmez.Politički angažman ne izostaje ni ovog puta.
Daha sonra da kaset halinde tüm dünyada satışa çıktı.Kasnije je otišao u prodaju po čitavom svijetu.
Hatta Japon okullarındaki İngilizce kasetlerini bile seslendirmiştir.Također je podučavala engleski jezik japanskim učenicima.
Oraya gittim kaset yapmak istediğimi söyledim.Pokušavao sam naći način kako da to napravim dok pripremam svoj film.
Kur'an-ı Kerim 31 kasetten oluşuyordu.Zlatna bula se sastojala od 31 članka.
Lawrence ve Adam'ın ceplerinde "Beni Oynat" yazan iki kaset bulurlar.Lawrence a Adam nachádzajú pri sebe kazety s nápisom „Pusť si ma“.
Kasetlerin yanında konserler de verdi.Obok je bil okrašen s kasetami.
2005 yılında DVD ve kaseti çıkmıştır.Posnetek je na DVD-ju izšel leta 2005.
Kur'an-ı Kerim 31 kasetten oluşuyordu.Njegova bibliografija obsega 31 zapisov.
Video kaset - Güncel video kasetlerin tanıtımı.Video kaseta je pomnilni medij, na katerega shranjujemo video posnetke.
Video kaset kaydedici CCTVSkrito sporočilo Wikiportal o kriptografiji
Bu şirket Type-G adlı Japonya'nın ilk kaset çalarını yaptı.Kompanija pagamino pirmą japonų kasetinį magnetofoną, pavadintą „Type-G“.
Bir yıl sonra bu modeli geliştirerek, kaset-kaydedici ekledi (JVC Model 3060).Metais vėliau „JVC“ modelį praplėtė kasetofonu 3060.
Kaset bu sefer de polisin eline geçmez.Dėl to ne sykį jos knygyną kratė Tilžės policija.
Şarkı CD veya kaset olarak piyasaya sürülmemiş, sadece internetten ücretsiz indirilmeye sunulmuştur.Daina nebuvo platinama komerciniais tikslais, ją nemokamai galima klausytis internete.
Oraya gittim kaset yapmak istediğimi söyledim.Mul oli oidu kõik see linti võtta.
Şarkılarını kayıt stüdyoları yerine kendi kaydedip Atina sokaklarında kaset olarak satmıştır.Nad lindistasid laulud kassetile ja müüsid neid oma esinemiste ajal.
Kaset bu sefer de polisin eline geçmez.Ka seekord ei jõudnud see teade kaptenisillale.
Albüm plak ve kaset olarak basıldı.Album ilmus ainult kassetina.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.Er hieß Sinclair ZX80, hatte 1 kb Arbeitsspeicher, und man kaufte seine Programme auf Kassetten.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.Ez a Sinclair ZX80, egy 1K-s számítógép, amihez kazettán lehetett kapni programokat.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.Il s'appelait le Sinclair ZX80, il avait 1 Ko de mémoire et il fallait acheter les programmes sur cassettes.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.Jmenoval se Sinclair ZX80. Byl to 1KB počítač a programy na něj se kupovaly na páscích.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.Namanya Sinclair ZX80, komputer dengan memori 1K (kilobyte), dan program-programnya dijual dalam kaset.