Ana içeriğe geç
Sözlük

kaset ile cümle

kaset kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.Nó được gọi là Sinclair ZX80, chiếc máy tính 1k và các phần mềm được lưu lại trên băng cassette để bán.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.Se numea Sinclair ZX80, era un computer de 1K, şi programele se cumpărau pe casetă.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.Si chiamava Sinclair ZX80, era un computer da 1K, e dovevi comprare i programmi su cassette a nastro.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.싱클레어 ZX80이라는 1K 컴퓨터입니다. 프로그램들이 카세트 테이프에 담겨 판매되는 거였죠.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.Το έλεγαν Σινκλέρ ZX80, είχε μνήμη 1Κ, και τα προγράμματα του έβγαιναν σε κασσέτες.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.Наричаше се Sinclair ZX80, разполагаше с 1К памет, а програмите се разпространяваха на касети.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.קראו לו סינקלייר ZX80. זה היה מחשב של 1K, והיית קונה את התוכנות שלך על קלטות.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.كان اسمه سينكلير ZX80، كان هذا حاسب بسعة 1ك وكنت تشتري برامجك على شريط كاسيت
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.プログラムはカセットテープで販売されていました 余談ですが
Ama yakalayamadıkları tek kameralı adam sadece boş bir kasetle girip,하지만 그들이 절대로 잡지 못한 남자는 바로
Ama yakalayamadıkları tek kameralı adam sadece boş bir kasetle girip,Nhưng có một chiếc máy quay họ không bao giờ phát hiện được
Ama yakalayamadıkları tek kameralı adam sadece boş bir kasetle girip,אבל הצלם שהם אף פעם לא תפסו היה הבחור שפשוט נכנס עם קלטת ריקה
Ama yakalayamadıkları tek kameralı adam sadece boş bir kasetle girip,لكن الشاب المصور الذي لم يمسكوه قط كان الشاب الذي دخل ومعه شريط فارغ
Ama yakalayamadıkları tek kameralı adam sadece boş bir kasetle girip,但喺有一個人無畀人捉到 佢帶住個空帶入去商場
Ama yakalayamadıkları tek kameralı adam sadece boş bir kasetle girip,空のテープだけ持って Best Buyのカメラ売り場に行き
- Bana kaseti göster.-Arata-mi banda.[br]-ce bandă?
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Hicimos cintas mezcladas, ellos remezclan música.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.우리는 '믹스'된 테입을 만들었고, 반면 우리 아이들은 음악을 '리믹스' 합니다.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Mi kazettákat cserélgettünk, ők zenét kevernek.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.My jsme míchali pořadí skladeb, oni remixují hudbu.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Noi făceam casete mixate, ei fac remix la muzică.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Noi facevamo compilation su nastro; loro remixano i brani.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Nós gravávamos em cassetes. Eles remisturam música.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Nous avions les cassettes, ils ont les remix.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.U nas były składanki, u nich remiksy.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Vi gjorde blandband, de remixar musik.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Wij maakten compilaties... zij remixen muziek.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Wir haben Kassetten aufgenommen, sie re-mixen Musik.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Εμείς φτιάχναμε κασέτες με διάφορα τραγούδια, αυτά κάνουν ρεμίξ μουσικής.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Мы делали свои сборники, они переделывают музыку.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Ние правехме миксирани записи. те миксират музика.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.لقد كنا نسجل شرائط المسجلات .. وهم يعيدون دمج"ريميكس" الموسيقى
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.私たちはテレビを見ましたが、彼らはテレビを作るのです
Bu Kasetçilerin her Grateful Dead konserinde kendilerine ayrılmış özel bir bölümü var.Los grabadores de cinta tienen una sección especial en cada concierto de Grateful Dead.
Bu Kasetçilerin her Grateful Dead konserinde kendilerine ayrılmış özel bir bölümü var.Αυτοί που το κάνουν έχουν ένα σηγκεκριμένο χώρο σε κάθε συναυλία του συγκροτήματος.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Aceasta e o casetă pe care fata o pune în casetofon.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Đây là cuộn băng cô gái bỏ vào máy cát-sét.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Detta är ett kassettband flickan sätter in i sin kassettspelare.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Dies ist eine Kassete, die das Mädchen in ihren Kassentenspieler gibt.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Dit is een cassettebandje dat het meisje in haar cassette-speler stopt.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Egy magnókazetta, amit a lány a walkmanjébe tesz.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Este es un cassette que la chica pone en su tocacintas.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Isto é a cassete que a rapariga põem no seu reprodutor de cassetes.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.이건 카세트테입인데 여자가 항상 워크맨에 넣고 다니는 바로 그 테입입니다.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Questa è una cassetta che la ragazza mette nel mangiacassette ogni giorno.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Tohle je kazeta, co holka dává do kazeťáku.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.To jest kaseta magnetofonowa, którą dziewczyna wkłada do swojego odtwarzacza.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Tole je kaseta, ki jo dekle vstavi v svoj prenosni kasetar.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Toto je kazeta, ktorú dievča vloží do svojho prehrávača.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Voici une cassette que la fille met dans un lecteur de cassettes.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Αυτή είναι μια κασέτα που βάζει το κορίτσι στο κασετόφωνό της.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Това е касета, която момичето слага в касетофона си.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Це касета, яку дівчина вставляє в свій касетний плеєр.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.Это кассета, которую девушка вставляет в свой плеер.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.זוהי קלטת שהנערה מכניסה לטייפ שלה.
Bu kızın kasetçalarına taktığı bir kaset.入れるカセットです
Bunları, virüs büyüklüğünde kasetlerde yapabileceğimizi düşündük.Chcieliśmy go zbudować we fragmentach o rozmiarach wirusa.
Bunları, virüs büyüklüğünde kasetlerde yapabileceğimizi düşündük.이를 바이러스 크기 정도 되는 카세트들 안에서 합성하기로 했는데
Bunları, virüs büyüklüğünde kasetlerde yapabileceğimizi düşündük.אז חשבנו שנבנה אותם בקסטות בגודל הווירוסים,
Bunları, virüs büyüklüğünde kasetlerde yapabileceğimizi düşündük.لذا فقد فكرنا ببنائها على شريط في حجم الفيروسات،
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod