Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.Er hieß Sinclair ZX80, hatte 1 kb Arbeitsspeicher, und man kaufte seine Programme auf Kassetten.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.Ez a Sinclair ZX80, egy 1K-s számítógép, amihez kazettán lehetett kapni programokat.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.Il s'appelait le Sinclair ZX80, il avait 1 Ko de mémoire et il fallait acheter les programmes sur cassettes.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.Jmenoval se Sinclair ZX80. Byl to 1KB počítač a programy na něj se kupovaly na páscích.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.Namanya Sinclair ZX80, komputer dengan memori 1K (kilobyte), dan program-programnya dijual dalam kaset.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.Nó được gọi là Sinclair ZX80, chiếc máy tính 1k và các phần mềm được lưu lại trên băng cassette để bán.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.Se numea Sinclair ZX80, era un computer de 1K, şi programele se cumpărau pe casetă.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.Si chiamava Sinclair ZX80, era un computer da 1K, e dovevi comprare i programmi su cassette a nastro.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.싱클레어 ZX80이라는 1K 컴퓨터입니다. 프로그램들이 카세트 테이프에 담겨 판매되는 거였죠.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.Το έλεγαν Σινκλέρ ZX80, είχε μνήμη 1Κ, και τα προγράμματα του έβγαιναν σε κασσέτες.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.Наричаше се Sinclair ZX80, разполагаше с 1К памет, а програмите се разпространяваха на касети.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.קראו לו סינקלייר ZX80. זה היה מחשב של 1K, והיית קונה את התוכנות שלך על קלטות.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.كان اسمه سينكلير ZX80، كان هذا حاسب بسعة 1ك وكنت تشتري برامجك على شريط كاسيت
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.プログラムはカセットテープで販売されていました 余談ですが
Ahmak <i> efendim başkanım? Kaşeyi getir!네 사장님.
Ailenin ağırlığı -soyundan türeyen herkes- Taslardan kâselere kadar her küçük kap ona asılacak.› ››그 아비 집의 모든 영광이 그 위에 걸리리니 그 후손과 족속 되는 각 작은 그릇 곧 종지로부터 항아리까지리라
Ailenin ağırlığı -soyundan türeyen herkes- Taslardan kâselere kadar her küçük kap ona asılacak.› ››ותלו עליו כל כבוד בית אביו הצאצאים והצפעות כל כלי הקטן מכלי האגנות ועד כל כלי הנבלים׃
Ailenin ağırlığı -soyundan türeyen herkes- Taslardan kâselere kadar her küçük kap ona asılacak.› ››ويعلقون عليه كل مجد بيت ابيه الفروع والقضبان كل آنية صغيرة من آنية الطسوس الى آنية القناني جميعا
Ailenin ağırlığı -soyundan türeyen herkes- Taslardan kâselere kadar her küçük kap ona asılacak.› ››他 父 家 所 有 的 榮 耀 、 連 兒 女 帶 子 孫 、 都 掛 在 他 身 上 、 好 像 一 切 小 器 皿 、 從 杯 子 到 酒 缾 掛 上 一 樣
Ailenin ağırlığı -soyundan türeyen herkes- Taslardan kâselere kadar her küçük kap ona asılacak.› ››他 父 家 所有 的 榮耀 、 連兒 女 帶子孫 、 都 掛 在 他 身上 、 好像 一切 小 器皿 、 從 杯子 到 酒缾掛 上 一 樣
Ama kasenin dışı tamamiyle havayla dolu. -ומחוץ לקערה, כל השטח הזה, חשוף לאוויר.
Ama kız kardeşi, kase hala dolu olduğunu hayretle hemen fark sadece biraz süt etrafında dökülen.Ale jeho sestra si všimla hned s úžasem, že mísa byla stále plná, jen s trochou mléka rozlité kolem.
Ama kız kardeşi, kase hala dolu olduğunu hayretle hemen fark sadece biraz süt etrafında dökülen.Ale jeho sestra si všimla hneď s úžasom, že misa bola stále plná, len s trochou mlieka rozliatej okolo.
Ama kız kardeşi, kase hala dolu olduğunu hayretle hemen fark sadece biraz süt etrafında dökülen.De a húga észrevette, azonnal csodálkozva, hogy az edény még mindig tele, csak egy kis tej ömlött körül.
Ama kız kardeşi, kase hala dolu olduğunu hayretle hemen fark sadece biraz süt etrafında dökülen.그러나 그의 여동생은 그릇이 아직 완전한 것을 놀라서 같이 바로 발견 조금 밖에 우유와 함께 주변 흘렸어.
Ama kız kardeşi, kase hala dolu olduğunu hayretle hemen fark sadece biraz süt etrafında dökülen.Maar zijn zus merkte meteen met verbazing dat de kom nog vol was, met slechts een beetje melk gemorst omheen.
Ama kız kardeşi, kase hala dolu olduğunu hayretle hemen fark sadece biraz süt etrafında dökülen.Но сестра му забелязали веднага с учудване, че купата е все още пълен, само с малко мляко разлята около него.
Ama kız kardeşi, kase hala dolu olduğunu hayretle hemen fark sadece biraz süt etrafında dökülen.אבל אחותו הבחין מיד בתדהמה כי הקערה היתה עדיין מלאה, עם רק מעט חלב שנשפך סביבו.
Ama kız kardeşi, kase hala dolu olduğunu hayretle hemen fark sadece biraz süt etrafında dökülen.ولكن لاحظت على الفور أخته باستغراب ان كان لا يزال وعاء كاملة ، امتد فقط مع القليل من الحليب من حوله.
Ama kız kardeşi, kase hala dolu olduğunu hayretle hemen fark sadece biraz süt etrafında dökülen.のみで少し牛乳はその周りにこぼれた。 彼女ははないが彼女の素手ではなくウエスで、すぐにそれを拾い、
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Aber dann kostete Betty ein bisschen aus beiden Schüsseln.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Ale Betty próbowała po trochu jedzenia z każdej miseczki.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Ale potom, čo Betty urobila bolo, že ochutnala jedlo z každej misky.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.A tak Betty trochu ochutnala z každé mísy.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Betty je potem poskusila malo jedi v vsaki izmed skodelic.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Betty가 다음으로 한 일은 각 그릇의 음식을 조금씩 맛본 것이었습니다.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Betty proefde een klein beetje van iedere schaal.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Betty viszont megkóstolt egy falatnyit mindkét tálkából.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Dar ceea ce a continuat sa faca Betty a fost sa guste un pic din macarea din fiecare bol.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Điều mà Betty làm là trộn một ít vị thức ăn từ mỗi bát
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Mais ce que Betty a fait a été de goûter un peu nourriture de chaque bol.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Ma poi quello che ha fatto Betty è stato assaggiare un po' di cibo da ogni piatto.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Men hvad Betty så gjorde, var at tage en lille bid fra hver skål.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Tapi apa yang Betty lakukan adalah mencicipi makanan dari setiap mangkok.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı. Ve sonra sevip sevmediğini göstermek.Mas o que a Betty fez a seguir foi provar um bocado de cada prato e agir como se tivesse gostado ou não.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı. Ve sonra sevip sevmediğini göstermek.После, това, което Бети направи беше да опита по малко от всяка купа и да се преструва, че го харесва или не.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı. Ve sonra sevip sevmediğini göstermek.Так вот, Бетти пробовала еду из каждой тарелки, а потом показывала, нравится ей эта еда или нет.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Έπειτα, αυτό που έκανε η Μπέτι ήταν να δοκιμάσει μια μικρή ποσότητα από κάθε μπολ.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Але що ж робила Бетті - вона трохи куштувала з кожної миски.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.אך מה שבטי עשתה היה לטעום מעט מכל אחת מהקערות.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.ولكن ما فعلته بيتي بعد ذلك هو أنها تذوقت القليل من كل طبق.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.それぞれのボールの食べ物を少し食べ それが好きとか嫌いというふりをしました
Ama yakalayamadıkları tek kameralı adam sadece boş bir kasetle girip,하지만 그들이 절대로 잡지 못한 남자는 바로
Ama yakalayamadıkları tek kameralı adam sadece boş bir kasetle girip,Nhưng có một chiếc máy quay họ không bao giờ phát hiện được
Ama yakalayamadıkları tek kameralı adam sadece boş bir kasetle girip,אבל הצלם שהם אף פעם לא תפסו היה הבחור שפשוט נכנס עם קלטת ריקה
Ama yakalayamadıkları tek kameralı adam sadece boş bir kasetle girip,لكن الشاب المصور الذي لم يمسكوه قط كان الشاب الذي دخل ومعه شريط فارغ
Ama yakalayamadıkları tek kameralı adam sadece boş bir kasetle girip,但喺有一個人無畀人捉到 佢帶住個空帶入去商場
Ama yakalayamadıkları tek kameralı adam sadece boş bir kasetle girip,空のテープだけ持って Best Buyのカメラ売り場に行き
Aslında 70'lerde Ragu ve Prego ile ünlü kase testini yapıyorlardı.라구와 프레도가 겨뤘던 접시 테스트는 70년대의 유명한 일화입니다.
Aslında 70'lerde Ragu ve Prego ile ünlü kase testini yapıyorlardı.Até se fazia o famoso teste da tijela nos anos 70 com Ragu e Prego.