Bir gün anneleri iğne iplik almak için kızlarını kasabaya göndermiş.A falvakban pedig régebben apáról fiúra szállt a receptúra.
Ancak kilise bahçesi ve kiliseden geçerek kasabaya girmek mümkündür.A kolostorba a templomon keresztül lehet bejutni.
Görevi teslim edeceği yeni şerif henüz kasabaya gelmemiştir.A kormány seregei eddig azonban még nem léptek be a város területére.
Voltaire kasabaya geldiğinde, Ferney'de ancak yüz kadar kişi yaşamaktaydı.A középkorban és a korai újkorban még csak pár száz ember élt Wittenben.
1953'te Tanning'le birlikte Fransa'nın güneyindeki küçük bir kasabaya taşınarak orada çalışmaya devam etti.Vuonna 1953 hän ja Tanning muuttivat pieneen kylään Etelä-Ranskassa, missä he jatkoivat työskentelyä.
Sonunda hep beraber kasabaya baba evine dönerler.Lopulta heidän on palattava kaupunkiin.
1858 yılında kasabaya demiryolu ulaştı.Kaupunkiin saatiin rautatiet vuonna 1888.
Lajos Kossuth, kendisinin ikinci asker toplama kısa seyehatinde kasabaya 3 Ekim 1848 tarihinde ulaştı.Ο Lajos Kossuth ήρθε την πόλη στις 3 Οκτωβρίου 1848 στο δεύτερο ταξίδι στρατολόγησης που πραγματοποίησε.
1722’ den 1818’e arazi sahibi yetkisi kaldırıldığında, Károlyi ailesi kasabaya sahip oldu.Από το 1722 ως το 1818, όταν καταργήθηκε η ιδιοκτησία της γης, η οικογένεια Károlyi κατέλαβε την πόλη.
TARDIS onları Noel adında bir kasabaya götürür.Ο Δήμος Καρδίτσας έδωσε σε μία οδό της πόλης το όνομά του..
Bir gün anneleri iğne iplik almak için kızlarını kasabaya göndermiş.Μέχρι τότε οι κάτοικοι αναγκάζονταν να στέλνουν τα παιδιά τους στην Άμφισσα.
Sezon Finalinde İsmail ile evleneceği akşam kasabaya gelen müfettiş ile kaçar.Παντρεύεται με την Ευρυδίκη κατά την παραμονή του στην πόλη.
Charlie bir bilet alıp Texas'ta rastgele bir kasabaya gider.Ο Πέτι επέστρεψε στο Σικάγο και δούλεψε κάνοντας ρετουσάρισμα με αερογράφο σε μια τοπική εκτυπωτική εταιρεία.
Bir gün anneleri iğne iplik almak için kızlarını kasabaya göndermiş.Nu forlader de første børn deres forældre, for at tage på kostskole inde i byen.
Rambo kasabaya döner ve duman eder.Den ligger i kommunerne Røyken og Hurum.
Voltaire kasabaya geldiğinde, Ferney'de ancak yüz kadar kişi yaşamaktaydı.Omkring Humphreys fødsel levede der kun omkring 200 mennesker i Wallace.
Kasabanın eczacısı Zeynep (Cansu Dere), birkaç yıl önce kasabaya yerleşmiştir.Seldsjukkene hadde tatt byen noen år tidligere.
O da bu kasabaya iş bulmak arzusuyla ve mümkün olduğu kadar çabuk ayrılmak isteğiyle gelmiştir.Han hevdet også at de hadde ønsket å bli ferdig med saken så snart som mulig og komme seg videre.
O kasabaya yakın bir yerde yerleşmişti.Han ble gravlagt i nærheten av byen.
Bir gün anneleri iğne iplik almak için kızlarını kasabaya göndermiş.Mødrene forlot enkelte ganger sine egne barn for å amme et barn på hospitalet.
Birlikteki askerler dans etmek için kasabaya ineceklerdir.Ut vi drager til nasjoner Ut til strid!
Tom da babasının cenazesinden bir süre sonra kasabaya geri döner ve madeni satmak istediğini söyler.Herraud dro tilbake til sin fars gård og tilbød løsepenger for Pung.
Bu kasabaya da Capeside demişlerdir.Området kalles også Chaozhou.
1858 yılında kasabaya demiryolu ulaştı.Pada 1858 jalur kereta api mencapai kota ini.
Bir sonraki sabah Bob ve Sasha, rayların yanında terk edilmiş bir kasabaya ulaşır.Bob và Sasha đến được một thị trấn bỏ hoang bên đường ray tàu.
Bu arada, Michonne ile Andrea, aylaklara karşı güvenli bir yer olan Woodbury adlı kasabaya götürülürler.Trong khi đó, Michonne và Andrea được đưa đến thị trấn Woodbury, một nơi trú ẩn được canh phòng nghiêm ngặt.
ABD Ordusu (3. Piyade, 7. Ordu) sivil nüfus direnişi olmadan 30 Mart 1945 tarihinde kasabaya girdi.Quân đội Hoa Kỳ (Đoàn bộ binh số 63, thuộc Quân đoàn số 7) tiến vào thành phố vào ngày 30 tháng 3 năm 1945.
James bu olaya bir anlam veremez ama yine de bakmalıyım diyerek Silent Hill adlı kasabaya gider.James tỏ vẻ hoài nghi nhưng anh vẫn quyết định quay trở lại Silent Hill để tìm ra sự thật.
Je še varvim na kasabota - Ben kasabaya döneceğim.Bùi Tịch không còn cách nào, phải trở về quê quán Bồ Châu.
Chung'un iş dünyası için yeteneği, ahşap satacağı kasabaya yaptığı geziler sırasında belirginleşti.Tài năng kinh doanh của ông bộc lộ rõ trong những chuyến đi vào thành phố để bán hàng hoá.
O da bu kasabaya iş bulmak arzusuyla ve mümkün olduğu kadar çabuk ayrılmak isteğiyle gelmiştir.しかし今回はできるだけ早く現地に着きたかった。
Sonunda hep beraber kasabaya baba evine dönerler.ボブ達はようやく家族揃って家に戻る事ができた。
Voltaire kasabaya geldiğinde, Ferney'de ancak yüz kadar kişi yaşamaktaydı.ヴォルテールが到着したとき、村落にはわずか150人の住民しかいなかった。
1858 yılında kasabaya demiryolu ulaştı.1885年、町に鉄道が開通した。
Kasabaya gelmeden önce birtakım ön yargıları vardır.門前仲町に本社がある。
Bir sonraki sabah Bob ve Sasha, rayların yanında terk edilmiş bir kasabaya ulaşır.その頃夏生と英明は、本郷の別荘へと向かうため電車に乗っていた。
Sürekli kaçar bir köyden başka bir köye, bir kasabadan başka bir kasabaya.都会から少し離れた、郊外…というより、片田舎の町である。
Başkan, kasabaya helikopter ile uçuyor.大統領がヘリコプターで町に飛んでくる。
"İnin bir kasabaya; istediğiniz sizin olacaktır."起來,進城去,你所應當做的事,必有人告訴你。
Los Angeles'ta yeni bir hayata başlamaya çalıştıktan sonra, Buffy üçüncü sezonda kasabaya geri döner.在洛杉磯嘗試過新生活後,巴菲依舊在第三季回到了太陽谷。
Ve Ash onu kasabaya götürmeye karar verir.這時,阿Q決意要入城了。
Kendi halindeki bir kasabaya kimsenin bilmediği sebeplerden ötürü gelir.그 때문에 알고 있는 사람이 없는 장소로는 이동할 수가 없다.
Taa ki, kasabaya yeni kaymakam gelinceye dek...우리 모국에서 출격할 때까지 ......
Lek günümüzde kasabaya su sağlayan yer konumundadır.이 댐은 한해 동안의 시내지역 물 공급을 보장하고 있다.
Je še varvim na kasabota - Ben kasabaya döneceğim.그는 파리 근교에 머물다가 다시 도시로 돌아왔다.
Bu arada, yeni ve asî bir avcı, Faith (Eliza Dushku) kasabaya gelir.그 무렵, 불데오라는 맹수 전문 사냥꾼이 마을에 등장한다.
Kasabanın okumuş yazmış delikanlısı Yaşar, şehirden doğduğu kasabaya dönmektedir.아들을 낳은 주민은 현재 마을을 떠나 온양 시내에서 살고 있다.
1858 yılında kasabaya demiryolu ulaştı.1855년에는 8개의 철도가 도시에서 통하였다.
Tom da babasının cenazesinden bir süre sonra kasabaya geri döner ve madeni satmak istediğini söyler.טום חוזר לעיירה לאחר לוויתו של אביו, כדי למכור את המכרה.
Bu kasabaya bugün bile "Yahudi Kasabası" denmektedir.כך נקרא עד היום, כפר של יהודים".
Bu arada Nikki, Jake'i bulmak için kasabaya gelir.מאוחר יותר, מלאני מגלה שג'ייק בא לניו יורק כדי לחפש אותה.
Ra'zac kasabaya yumurtayı aramak için gelmiştir.רבי יצחק מתתיהו היגר לארצות הברית בשביל למצוא פרנסה.
Sovyet kuvvetleri kasabaya çekilmişlerdir.חיל מצב הושאר בעיר.
Sonunda hep beraber kasabaya baba evine dönerler.В крайна сметка те се завръщат в родния си град.
Ve Ash onu kasabaya götürmeye karar verir.Jej brat Ash sa rozhodne že ju zavezie do mesta kde môže stráviť noc.
Sonunda hep beraber kasabaya baba evine dönerler.Nazadnje se vsi skupaj odpeljejo iz mesta.
ABD Ordusu (3. Piyade, 7. Ordu) sivil nüfus direnişi olmadan 30 Mart 1945 tarihinde kasabaya girdi.Army) je prišla v mesto 30. marca 1945, civilno prebivalstvo se je predalo brez odpora.
Daha sonra, yerli bir kasabaya varırlar.Čez nekaj časa pridejo v majhno mestece.
Rambo kasabaya döner ve duman eder.Gokas kaunasi su selu ir pasiaukoja.
Je še varvim na kasabota - Ben kasabaya döneceğim.Kačergai – kaimas Molėtų rajone, Inturkės seniūnijoje.