Bu kasabada eski bir kilise var.Hay una vieja iglesia en esta ciudad.
Bu kasabada bir müze var mıdır?¿Hay un museo en esta ciudad?
O yakındaki bir kasabada yaşıyordu.Vivía en una ciudad cerca de aquí.
O kasabada iş bulabildi.Fue capaz de encontrar trabajo en esa ciudad.
Bu kasabada çok arkadaşı yok.No tiene muchos amigos en este pueblo.
Kasabada yeniyim.Soy nuevo en la ciudad.
Ben bir kasabada yaşıyorum.Vivo en una ciudad.
Tom'un kasabadan ayrıldığını biliyor muydun?¿Sabías que Tom se había ido del pueblo?
Kasabadan ayrılmış olabileceğini düşünüyordum.Pensaba que podría haber dejado la ciudad.
Küçük bir kasabada yaşadım.He vivido en una ciudad pequeña.
Kasabada eczane yoktur.En el municipio no existe ninguna farmacia.
Kasabada iki müze bulunmaktadır.Hay dos museos en el pueblo.
Kasabada ve havalimanında taksiler bulunur.Los taxis están disponibles en la ciudad y en el aeropuerto.
Hargreaves, 1979-1982 yılları arasında ailesiyle birlikte Guernsey'de, daha sonra küçük bir kasabada yaşadı.Entre 1979 y 1982 Hargreaves vivió con su familia en Guernsey.
Kasabada bisiklet ve küçük motosiklet kiralanabilir.En la ciudad hay numerosos carriles bici y se puede alquilar una moto o un coche en la ciudad.
Kasabada bir erkek ilkokulu vardı.Había una escuela primaria masculina en la ciudad.
Kasabada Alkol satışı ve ithalatı yasaktır.En este condado está prohibida la venta de alcohol.
Brom Eragon'u alıp kasabadan kaçarlar.Eso hace que Eragon deba huir con Brom a toda prisa de la ciudad.
Makar, Luch adında küçük bir kasabada büyüdü.Creció en un pequeño pueblo llamado Ungía.
Humahuaca adı, 11,000 nüfusa sahip küçük bir kasabadan gelmektedir.Gengenbach es una pequeña ciudad de aproximadamente 11.000 habitantes.
Arabalarına binerek kasabadan uzaklaşırlar.Ellos están atrapados en el tráfico en su intento de salir de la ciudad.
Daha sonra kasabada peşpeşe cinayetler başlar.En ocasiones empiezan a cometer acciones criminales en la ciudad.
Bu sırada Sam ve Lila, kasabada şerifin evindedirler.Al mismo tiempo, Marshall y Lily están en el apartamento.
Homborsund lighthouse istasyonu ve Nøgne Ø bira fabrikası kasabada bulunmaktadır.La estación del faro Homborsund está ubicada dentro del municipio, al igual que la cervecería Nøgne Ø.
Edgar ve Ellen'i en çok kasabadan atmak isteyen kişidir.Él es la única persona viva que Edgar y Ellen temen más que el uno al otro.
Voyvodalık, 109 şehir ve kasabadan oluşmaktadır.Para España, se compone de 109 ciudades. ...
Voyvodalık, 50 şehir ve kasabadan oluşmaktadır.El distrito está compuesto por 50 ciudades y municipios.
Kasabada ortalama ev girdisi ev başına 45,761 Dolardır.La renta per cápita de la localidad era de $35,761.
Challis kasabadaki bir markete içki almaya gider.Borel aprovecha para ir a beber a un bar.
Kasabada iki müze bulunmaktadır.Nella città vi sono due piccoli musei.
Bombalanacak olan üç kasabadan yalnızca Hartlepool kıyı savunma bataryalarıyla savunulmaktaydı.Solo le cinture di sicurezza salvarono la vita ai tre wrestlers.
Toby kasabadan kaçıp kurtulmak ister.Colin vuole scappare dalla città.
Bir kasabada işlerin ters gitmesi üzerine ortaklıkları bozulur.Grazie ad un amico le cose si sistemano.
Humahuaca adı, 11,000 nüfusa sahip küçük bir kasabadan gelmektedir.Prende il proprio nome da Humahuaca, una cittadina di 11.000 abitanti che sorge nella media valle.
O gün, pek çok fotoğraf çekmiştim ve kasabadan ayrılmak üzereydim.Ci sono stato molte volte e sono stato influenzato dalla città.
Kasabada her yıl birkaç kültürel ve eğlence programları düzenlenir.Ogni anno in questa città hanno vita diverse eventi sportivi e festival culturali.
Kasabadaki insanların seslerini çalmaları da bu yüzdendir.Di sotto giungono i suoni della città.
Herkesin birbirini tanıdığı bu kasabada, gayet sıradan gibi görünen insanların bazı olağanüstü güçleri vardır.Ovunque egli vada trova persone di eccezionale talento.
Bu kasabada 1762 yılında dünyanın ilk madencilik akademisi de kurulmuştur.La città accoglie nel 1701 la prima accademia filarmonica del Paese.
Keza Glory Sunnydale'e geldikten sonra kasabada akıl hastası sayısı hızla artış göstermiştir.Poco dopo il suo arrivo a Wellington, ci fu uno scoppio di febbre tifoide in città.
Bu kasabada bir müze var mıdır?В этом городе есть музей?
Bu kasabada kimseyi tanımıyorum.Я никого не знаю в этом городке.
1 Ekim 1976 Macaristan'ın kuzeyindeki bir kasabada dünyaya gelmiştir.Родилась 1 октября 1976 в одной из деревень на севере Венгрии.
Bu, aynı kasabada bir eczacı tarafından bulunan özel bir ilaçtır.Это была форма радия, недавно открытая фармацевтом в этом же городе.
Grup üyeleri de bu durumda kasabada bir süre vakit geçirmek zorunda kalırlar.Герою явно придётся задержаться в городке надолго.
Humahuaca adı, 11,000 nüfusa sahip küçük bir kasabadan gelmektedir.Версуа — небольшой городок с населением 11 тысяч человек.
Kasabada sadece 13 ev hasar görmeden savaşı atlattı.После войны в деревне уцелел всего 21 дом.
Ressam, Venedik'in dışındaki Castelfranco Veneto isimli ufak bir kasabada doğdu.Джорджоне родился в небольшом городке Кастельфранко-Венето недалеко от Венеции.
Kasabada tarihî bir Roma kalesi bulunmaktadır.В городе находится древнеримская крепость.
Kasabada iki müze bulunmaktadır.В городе находятся два музея.
Kasabada günümüze kadar ayakta kalabilmiş olan bir kervansaray bulunmaktadır.В селе была выстроена усадьба, сохранившаяся до наших дней.
Bob ertesi sabah kasabadan ayrılır.На следующее утром дети покидают город.
Uçaktaki 259 ve kasabadaki 11 kişi hayatını kaybetti.Погибли все 259 человек на борту и 11 человек на земле.
Kasabada aynı zamanda eski kalıntılara rastlanılmaktadır.В посёлке также проживают староверы.
Kasabadaki herkes gibi Will de haydutun intikam almak için geldiğini bilmektedir.Он, как и Эл, решает идти на войну.
Kasabada kimse ona yardım etmeye yanaşmaz, tamamen yalnız kalmıştır.Не найдя в саду никого, он удаляется.
Kasabada yeni yapılar çoğalmaktadır.В городе непрерывно растёт количество мест развлечений.
Film tarihi bir kasabada geçmektedir.Улица проходит в исторической части города.
Kasabada çok sayıda traktör ve zirai her çeşit tarım aleti bulunur.В каждом городе и в каждом поле будут введены различные типы монстров.
Zaten gerçek katiller de komşu kasabada silahlarıyla beraber yakalanmışlardır.Кроме того, партизаны становятся свидетелями массовых расстрелов в соседней деревне.