Ana içeriğe geç
Sözlük

kasabada ile cümle

kasabada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Hangi kasabadasın?In which town are you?
Hangi kasabadasınız?In which town are you?
Tom buradan uzakta olmayan küçük bir kasabada büyüdü.Tom grew up in a small town not far from here.
O, kasabadan ayrılmadan önce onu görmeyi umuyordu.He was expecting to see her before he left town.
Karım kasabada alışveriş yaparken ben mutfakta etrafı toparladım.While my wife was shopping in town, I tidied up in the kitchen.
Tom ve Mary aynı kasabadan geliyorlar.Tom and Mary come from the same town.
Tom küçük ve sakin bir kasabada büyüdü.Tom grew up in a small town.
Tom kasabadan ayrılmayacağına söz verdi.Tom promised he wouldn't leave town.
Tom Boston'dan çok uzak olmayan küçük bir kasabada yaşıyor.Tom lives in a small town not too far from Boston.
Tom Boston yakınlarında küçük bir kasabada yaşıyor.Tom lives in a small town near Boston.
Tom hâlâ kasabada.Tom is still in town.
Boston yakınlarındaki bir kasabada yaşıyorum.I live in a town near Boston.
Bu pazar kasabada olmayacağım.I won't be in town this Sunday.
Tom küçük bir kasabadan geliyor.Tom comes from a small town.
Tom bu kasabada bir sürü insana yardım etti.Tom has helped a lot of people in this town.
Tom Avustralya'da küçük bir kasabada büyüdü.Tom grew up in a small town in Australia.
O onu kasabada bıraktı.He left her in town.
Hikaye 1920'li yıllarda Almanya'nın kuzeyindeki küçük bir kasabada başlar.The story begins in a small town in the north of Germany in the 1920s.
Tom çok küçük bir kasabadan gelir.Tom comes from a very small town.
Tom on üç yaşına kadar küçük bir kasabada yaşadı.Tom lived in a small town until he was thirteen.
Büyük bir şehirde yaşamaktansa küçük bir kasabada yaşamayı tercih ederim.I'd rather live in a small town than in a big city.
Kasabadan çıkmalısın.You should get out of town.
Tom'un kasabada olduğunu duydun mu?Did you hear Tom is in town?
Tom bir sonraki kasabada tutuklandı.Tom was arrested in the next town.
Tom yarın kasabadan ayrılacak.Tom is leaving town tomorrow.
Tom kasabadaki en zengin adam.Tom is the richest man in town.
Tom kasabadaki en iyi berber.Tom is the best barber in town.
Tom kasabadaki en zengin adamlardan biri.Tom is one of the richest men in town.
Tom kasabadaki başka birinden daha zengin.Tom is richer than anybody else in town.
Ne yazık ki o, kasabadayken ona yetişmedin.It's a pity that you didn't catch up with Tom while he was in town.
Tom ne kadar süredir kasabada?How long has Tom been in town?
Kasabadan ayrılmış olabileceğini düşünüyordum.I thought you might've left town.
Tom kasabada yeni ve bir işe ihtiyacı var.Tom's new in town and needs a job.
Sirk kasabada.The circus is in town.
Ne zamandır kasabadasın Tom?How long are you in town, Tom?
Bu kasabada kaç tane çılgın insan var?How many crazy people are there in this town?
Tom kasabadan sürüldü.Tom was banished from the town.
Tom kasabadaki bir vampir kulübünün varlığı hakkında yerel polisi uyarmaya çalıştı.Tom tried to warn the local police about the existence of a vampire club in the town.
Son kurtulanlar dün kasabadan kaçtı.The last survivors fled the town yesterday.
Kasabadaki herkes seni sevmiyor.Not everyone in town likes you.
Kasabadaki herkes bizi sevmiyor.Not everyone in town likes us.
Kasabadaki herkes onları sevmiyor.Not everyone in town likes them.
Kasabadaki herkes beni sevmiyor.Not everyone in town likes me.
Kasabadaki herkes onu sevmiyor.Not everyone in town likes him.
Karım kasabadan birkaç günlüğüne ayrılıyor.My wife is leaving town for a few days.
1965 yılından bu yana o kasabada hiçbir adam kaçırma olayı bildirilmemişti.No abduction had been reported in that town since 1965.
Bu kasabada insanlar araba sürmeyi bilmiyorlar.People don't know how to drive in this town.
Ben küçük bir kasabada büyüdüm.I grew up in a little town.
Tom hariç kasabada gerçekten hiç kimseyi tanımıyorum.I don't really know anybody in town except Tom.
Kocam kasabada değil.My husband's not in town.
Ben kasabada en zengin adammışım gibi karım paramı sokağa atıyor.My wife throws my money around as if I were the richest man in town.
O, küçük samimi bir kasabada büyüdü.She grew up in a small friendly town.
Tom, Alabama'daki küçük bir kasabada doğdu.Tom was born in a tiny town in Alabama.
O, yaşlı kadına kasabadaki tüm gürültüye ve ışığa neyin sebep olduğunu sordu.He asked the old woman what was causing all the noise and light in the town.
Kasabada bir şey kiralamayı düşünüyordum.I was thinking of renting something in town.
Tom hâlâ kasabada mı?Is Tom still in town?
Kasabada markete gidiyorum. Gelmek ister misin?I'm going to the market in town. Do you want to come?
Arkadaşın kasabada değil mi?Isn't your friend in town?
Bu kasabada, sadece bir tane tren istasyonu var.In this town, there is only one train station.
O bu dönemden itibaren kasabada yeni.She's new in town as of this semester.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod