Challis kasabadaki bir markete içki almaya gider.Virpi saa houkuteltua Vapun paukuille hotellille.
Zaten gerçek katiller de komşu kasabada silahlarıyla beraber yakalanmışlardır.He tekivät myös ryöstöretkiä naapuriheimojen kyliin.
Kasabada yaklaşık 7800 kişi yaşamaktadır.Kunnassa on noin 7 800 asukasta.
Ayrıca Daryl'in abisi Merle Dixon'ın da bu kasabada kaldığını öğrenirler.He tajuavat, että Hamidin veli, Farid Masruk asuu kyseisellä alueella.
16.000'e yakın kişi bu kırsal kasabada yaşamaktadır.Kunnassa asuu runsaat 16 000 ihmistä.
Kasabada Alkol satışı ve ithalatı yasaktır.EU:n alueella geenimuunneltujen eläinten myyminen ja hallussapito on kielletty.
Ayrıca kasabada hoş bir otel ve birkaç lokanta bulunur.Kaupungissa on hotelli ja muutamia ravintola-alan palveluja.
Kuraklık devam ettikçe kasabada sinirler gerilir.Ajan tappaminen hotellissa alkoi käydä ihmisten hermoille.
Okula da aynı kasabada başlar.Στην ίδια πόλη συνέχισε το σχολείο.
İlk ayaklanmalar bu kasabada başlamıştır.Οι εξεγέρσεις ξέσπασαν πρώτα στις πόλεις.
Bu kasabada 1762 yılında dünyanın ilk madencilik akademisi de kurulmuştur.Στην πόλη δημιουργήθηκε το 1762 η πρώτη Μεταλλευτική και Δασοκομική Ακαδημία στην Ευρώπη και στον κόσμο.
Ayrıca bu kasabada fındık yetiştirilmektedir.Επιπλέον, στην περιοχή καλλιεργούνται όσπρια.
Ocak 2016'da kasabada insanların açlıktan ölmeye başladığı duyurulmuştur.Την άνοιξη του 1867 οι άνθρωποι άρχισαν να πεθαίνουν από τη πείνα.
Grant, New York'ta dünyaya geldi; Lake Placid isimli kasabada büyüdü.Γεννήθηκε στη Νέα Υόρκη και μεγάλωσε στο Λέικ Πλάσιντ.
Bu kasabada haftada bir kez pazar kurulur.Μια φορά την εβδομάδα οργανώνεται στην παραλιακή οδό της πόλης η Λαϊκή της αγορά.
Bob ertesi sabah kasabadan ayrılır.Το επόμενο πρωί η οικογένεια ταξιδεύει στο δάσος.
Kasabada önemli miktarda Macar nüfusu yaşamaktadır.Μια μεγάλη κοινότητα των Ινδών ζει εδώ.
Çocukluk ve ilk gençlik yıllarını bu kasabada geçirdi.Πέρασε τα παιδικά και εφηβικά του χρόνια στην ίδια πόλη.
Farklı şekilde ifade edersek: Berber, sadece kasabadaki kendini tıraş etmeyen erkekleri tıraş eder.I en populær version nævnes en barber i en by som kun barberer alle dem der ikke barberer sig selv.
Kasabada her yıl birkaç kültürel ve eğlence programları düzenlenir.Hvert år afholdes flere koncerter og festivaller i byen.
Humahuaca adı, 11,000 nüfusa sahip küçük bir kasabadan gelmektedir.Det har også fået sitnavn fra Humahuaca, en lille by med 11.000 indbyggere i bjergdalen.
Uçaktaki 259 ve kasabadaki 11 kişi hayatını kaybetti.259 ombordværende samt 11 personer på jorden omkommer.
Film tarihi bir kasabada geçmektedir.Filmen foregår i en by.
Ve katilinse kasabadan biri olduğunu düşünmektedir.Efterleddet viser, at der er tale om en by.
Kasabadaki üretme yapıları şehrinizinkinden %30 çabuk çalışıyor ('Kasaba' bonusu).Detailhandelen i byen omsætter for 30 procent mere, end hvad befolkningsunderlaget "burde" give.
Kasabadaki Türklerle olan ilişkileri de eskisi kadar iyi değildir.Det var ikke længere nødvendigt for byfolk at bo så tæt sammen som før.
Kasabada sadece 13 ev hasar görmeden savaşı atlattı.Tidligere var der 33 usolgte huse i byen.
Kasabada 5-6 ilköğretim okulu ile bir lise mevcuttur.3-5 Kildevældskolen en kommuneskole.
Onun adı bu kasabada herkesçe bilinmektedir.Hans navn er kendt af alle i denne by.
Humahuaca adı, 11,000 nüfusa sahip küçük bir kasabadan gelmektedir.Den har også fått navnet sitt fra Humahuaca, en liten by med 11 000 innbyggere i fjelldalen.
İlk ayaklanmalar bu kasabada başlamıştır.Opprørene oppsto først i byene.
Kasabada içme suyu problemi yoktur.Ingen alkohol er tilgjengelig i byen.
Ayrıca kasabada arıcılık da yapılmaktadır.I tillegg går det trikk i byen.
Kasabada her yıl birkaç kültürel ve eğlence programları düzenlenir.I løpet av året arrangeres flere ulike kultur- og idretts-arrangement i kommunen.
Zaten gerçek katiller de komşu kasabada silahlarıyla beraber yakalanmışlardır.Mange byer ble slått sammen med sine nabokommuner.
Daha sonra kasabada peşpeşe cinayetler başlar.Like etter dette skjer flere brutale drap i byen.
Norma Rae Webster, ufak bir kasabada bir tekstil firmasında çalışan bir işçidir.Norma Rae Webster (Sally Field) er en fattig tekstilfabrikkarbeider i Nord-Carolina.
Kasabada kişi başına düşen gelir $15,583'dır.Inntekten per innbygger for byen var USD 15 800.
Bob ertesi sabah kasabadan ayrılır.Keesokan paginya, Bob akan kembali ke Amerika Serikat.
Bu, aynı kasabada bir eczacı tarafından bulunan özel bir ilaçtır.Obat itu adalah semacam radium yang baru saja ditemukan oleh seorang apoteker di kota yang sama.
Kasabada 3.983 hane bulunmaktadır.Terdapat pula 3.368 desa di negara ini.
Ressam, Venedik'in dışındaki Castelfranco Veneto isimli ufak bir kasabada doğdu.Markas Napoleon terletak di kota kecil bernama Solferino.
Bu tür ihtiyaçlar köye en yakın kasabadan sağlanmaktadır.Desa ini merupakan hasil pemekaran dari Desa Rerer.
Voyvodalık, 85 şehir ve kasabadan oluşmaktadır.Kabupaten ini terdiri dari 8 kecamatan dan 105 desa.
Kota, Rajasthan yakınlarındaki bir küçük kasabada Rawatbhata'da büyüdü.Film tersebut berlatang belakang sebuah desa kecil di Rajasthan, India.
Bu kasabada 1762 yılında dünyanın ilk madencilik akademisi de kurulmuştur.Năm 1762, học viện khai thác mỏ đầu tiên trên thế giới được thành lập trong thành phố này.
Bob ertesi sabah kasabadan ayrılır.Sáng hôm sau, Bob khởi hành trở về lại Hoa Kỳ.
Humahuaca adı, 11,000 nüfusa sahip küçük bir kasabadan gelmektedir.Nó được đặt tên theo Humahuaca, một thành phố nhỏ có 11.000 cư dân.
Kasabada kişi başına düşen gelir $15,583'dır.Thu nhập trên đầu cho thành phố là 18.585 $.
Filmin tamamı bu kasabada çekilmiştir.Phim hoàn toàn được quay tại đây.
Yerel ekonomi turizme dayanmaktadır ve nüfusun yarıya yakını kasabadaki otel ve restoranlarda çalışmaktadır.地域経済のほとんどは、観光業に依存しており、雇用の約半数がホテルまたはレストラン関係で占められる。
Humahuaca adı, 11,000 nüfusa sahip küçük bir kasabadan gelmektedir.それは11,000人の住人を持つ小都市ウマウアカの名前にちなんでいる。
Ve katilinse kasabadan biri olduğunu düşünmektedir.私たちは、彼が都市出身者であるとは信じられません。
Bu hat üzerinde kasabada iki istasyon bulunmakta idi.この区間には2つの駅があった。
Nomicho isimli küçük bir kasabada dedesi tarafından büyütülmüştür.小さな町で生まれ神童と呼ばれ育つ。
Kasabada 5-6 ilköğretim okulu ile bir lise mevcuttur.市内の小学校5、6年生で構成されている。
Arabalarına binerek kasabadan uzaklaşırlar.2人は自動車を盗み、街を立ち去る。
1975 yılında 14. Dünya İzci Toplantısı bu kasabada yapılmıştır.そのため1914年のワールドシリーズはこの球場で開催された。
Her kent ya da kasabada şiddetli Alman direnişiyle karşılaşıldı.ドイツ軍の反撃は猛烈であり、あらゆる町、都市で激戦となった。
Bu ölü kasabada gençler için bir gelecek yoktur.この街で永遠に若いと言えそうなのは死んだ若者だけだ。