Klibinde yaşadığı kasabada taşlanmaya götürülen Marilyn Manson'ı göstermektedir.クローゼットに潜むとされるイビル・モンキーを恐れている。
2006 yılına kadar kasabada 4 okul bulunmaktaydı.区立中学校23校で2006年度から4年間使用されることとなった。
Kasabada eczane yoktur.村内に薬局は存在しなかった。
Kasabada gerekenleri bulmak için pazartesine kadar beklemelidirler ve o gün cumartesidir.過去作は1週間の予定で組む必要があったのに対し、月曜から土曜までのスケジュールはその日その日で決定する。
Kasabada yaklaşık 600 yıllık bir cami bulunmaktadır.〜600年 市内各地に古墳が作られる。
Sürekli kaçar bir köyden başka bir köye, bir kasabadan başka bir kasabaya.都会から少し離れた、郊外…というより、片田舎の町である。
Arabalarına binerek kasabadan uzaklaşırlar.你們回家的時候請小心駕駛。
Ressam, Venedik'in dışındaki Castelfranco Veneto isimli ufak bir kasabada doğdu.乔尔乔内出生于威尼斯附近的小镇卡斯泰爾夫蘭科韋內托。
2006 yılına kadar kasabada 4 okul bulunmaktaydı.截至2006年,該校設置了10個學系。
Bir rivayete göre Hendek küçük bir kasaba iken; bu kasabada tek bir han varmış.’我们连一粒米也没有了,城里大概有吧。
Kasabada, 12. yüzyıldan kalma bir kilise bulunmaktadır.该镇有一个12世纪建造的教堂。
Bombalanacak olan üç kasabadan yalnızca Hartlepool kıyı savunma bataryalarıyla savunulmaktaydı.在这三座城镇中,仅哈特尔浦有岸基炮台保护。
Kasabada bugün birçok kilise kalıntısı bulunmaktadır.今天市内有众多不同宗教活动。
Kasabada iki müze bulunmaktadır.镇上主要有两个博物馆。
Bu kasabada haftada bir kez pazar kurulur.每周一举办集市。
"Foss" İzlandaca şelale anlamına gelmesine rağmen, kasabada hiçbir şelale yoktur.아이슬란드어로 폭포를 의미하는 "foss"가 이름에 들어감에도 불구하고, 이 마을에는 폭포가 존재하지 않는다.
Terri küçük bir kasabada ailesi ile beraber yaşayan bir kızdır.호호아줌마는 남편과 함께 작은 마을에 산다.
Kasabadaki Türklerle olan ilişkileri de eskisi kadar iyi değildir.현재에도 이라크와의 관계는 좋지 못한 상태다.
Humahuaca adı, 11,000 nüfusa sahip küçük bir kasabadan gelmektedir.'우마우아카'라는 명칭은 이 협곡 부근의 도시인 우마우아카에서 유래했으며, 현재 이 도시에는 11,000여명의 주민이 살고 있다.
Ünlü amiral Andrea Doria (1466-1560) bu kasabada doğup çocukluğunu bu kasabada geçirmiştir.안드레아 도리아 (Andrea Doria, 1466~1560)는 제노바 출신의 해군 용병 및 제독이다.
Kasabadaki insanların seslerini çalmaları da bu yüzdendir.그래서 지역의 관계자들에서 불만의 목소리가 나왔다고 한다.
Bob ertesi sabah kasabadan ayrılır.그녀는 다음 날 아침에 일찍 그를 떠난다.
Kasabada iki müze bulunmaktadır.בעיר ישנם שני מוזיאונים.
Kasabada belediye toplu taşım gibi faaliyetleri de yürütmektedir.היא מארגנת אירועים כגון SQL בעיר.
4 gün süren çatışmalar sonucu ordu kasabada yeniden denetimi sağlamıştır.לאחר ארבעה ימי קרב, הותר לאוכלוסייה לשוב אל העיר.
Kasabada 1880'de 14 tane kömür madeni ocağı bulunmaktaydı.כבר בשנת 1583 היו קיימים בסמוך לעיר מכרות פחם.
Daha sonra kasabada peşpeşe cinayetler başlar.בעיר החל מצוד אחר שוטרים.
Birçok şehir ve kasabada sokaklar, semtler, okullar, köprüler ve parklar, Rabin’in adıyla anıldı.ברחבי ישראל, נקראו יישובים, רחובות, שכונות, מבנים, בתי ספר, גשרים ופארקים על שמו של רבין.
Sonunda güçlerini tekrar kazanmıştır ama kasabadan Spike ile ayrılmıştır.הכוח הפרסי נסוג שוב להרים לאחר תבוסתו בקושאב ואוטרם חזר עם כוחו לאזור העיר בושאר.
Kariyerine doğduğu kasabada öğretmen olarak başladı.החל לעבוד כמורה בעיר הולדתו.
Kasabada herkesin yalan söylemesini engelleyen bir gerçeklik alanı vardır.לא ניתן לאתר בעיר שרידים כלשהם לקיומה של הקהילה.
Kasabadaki binaların yarıya yakını tatil için kullanılan apartmanlardan oluşur.מחצית מאוכלוסיית הרובע מתגוררים בדירות הנמצאות בבעלותם.
Şov, Arlen, Teksas'taki küçük bir kasabada yaşayan Hill ailesini konu edinmektedir.הסדרה מתארת את חייה של משפחת היל השמרנית מתודיסטית החיה בעיירה ארלן בטקסס.
Ayrıca kasabada arıcılık da yapılmaktadır.כמו כן ניתנה הגנה להולכי הרגל בתוך העיר.
Kadınlar Memed'in atı hakkında türlü efsaneler söyler fakat kasabada at hakkında konuşmak yasaklanmıştır.סיפורי אליהו הנביא מתארים את מאבקו של אליהו בעובדי הבעל, אך אין בהם התייחסות לפולחן העגלים.
Kasabada her yıl birkaç kültürel ve eğlence programları düzenlenir.פסטיבלים תרבותיים ודתיים מתקיימים בעיר מדי שנה.
Kasabadaki bir çekici.Любимец на града.
Kasabadaki İspanyol görevliler ve yerli halk katledildi.Защитниците и цивилното население там са избити.
Makar, Luch adında küçük bir kasabada büyüdü.Те са положени в малък храм, кръстен на нейно име в град Пловдив.
2006 yılına kadar kasabada 4 okul bulunmaktaydı.До 2005 г. в селото имало училище до 4 клас.
İki kasabada da ayrı ayrı beş hane bulunur.Във вторите две поколения има и 5-местни варианти.
Konusu Danimarka'da küçük bir kasabada ve Afrika'da bir mülteci kampında geçmektedir.Започва работа в малка клиника в село в африканската държава.
Kasabadaki çoğu aile kendilerinin 300-400 yıl önce buraya geldiklerini anlatmaktadırlar.Предполага се, че селото е възникнало преди 300-400 години.
Kasabada ortalama ev girdisi ev başına 45,761 Dolardır.Средният годишен доход на едно домакинство е $45 733.
Kasabada 8 cami vardır.В общината се намират 8 болници.
İlkokul ve lise eğitimini, doğduğu kasabadaki Ashlawn Okulu'nda aldı.Първоначалното и гимназиалното си образование получава в родния си град Свищов.
Kasabada herkesin yalan söylemesini engelleyen bir gerçeklik alanı vardır.Градът има алтернативна същност, в която не всеки може да проникне.
4 gün süren çatışmalar sonucu ordu kasabada yeniden denetimi sağlamıştır.След четиридневна битка на населението е било позволено да се завърне.
Yakınlardaki küçük bir kasabada yaşıyordu.Живееше в едно малко градче наблизо.
Başlangıçta doğduğu kasabada (1846-1848) ve Kalofer manastırında (1849) eğitim gördü.Първоначално учи в родния си град (1846 – 1848) и в Калоферски манастир (1849).
Küçük kasabada berberlik yapan Ed Crane, içki problemi olan ve muhasebecilik yapan Doris ile evlidir.Ed Crane je brijač iz predgrađa, oženjen s Doris, knjigovođom alkoholičarkom.
Voyvodalık, 85 şehir ve kasabadan oluşmaktadır.Vojvodstvo se sastoji od 85 gradova i mjesta.
Kasabada kimse ona yardım etmeye yanaşmaz, tamamen yalnız kalmıştır.Zabrine ga što nigdje nema nikoga te je posve sam.
Ayrıca kasabada hoş bir otel ve birkaç lokanta bulunur.U gradu se nalazi tržnica i nekoliko hotela.
"Foss" İzlandaca şelale anlamına gelmesine rağmen, kasabada hiçbir şelale yoktur.Iako se Szank nalazi na željezničkoj prometnici, u selu nema željezničke postaje.
Kasabada yaklaşık 7800 kişi yaşamaktadır.U gradu živi oko 800.000 stanovnika.
Voyvodalık, 42 şehir ve kasabadan oluşmaktadır.Vrbovec se sastoji od 42 naselja u sastavu grada.
Farklı şekilde ifade edersek: Berber, sadece kasabadaki kendini tıraş etmeyen erkekleri tıraş eder.V malom meste je jediný holič, ktorý holí práve tých mužov v meste, ktorí sa neholia sami.
Kasabada ayrıca meyvecilik de çok gelişmiştir.V obci bolo rozvinuté tiež ovocinárstvo.
Kasabada ayrıca B11'in bir replikası da bulunmaktadır.V obci sa nachádza aj synagóga z 19. storočia.