Ana içeriğe geç
Sözlük

kasaba ile cümle

kasaba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Onlar kasabadaki Ceilidh'e gitmiyorlar mı?Aren’t they going to the ceilidh in the town?
Kasabaya giden yoldaydım.I was on the road to the town.
O, onun kasabadan ayrılmasını bekliyordu.She expected him to leave town.
Çok turist var kasabada.There are many tourists in town.
Kasabaya geldin mi?Did you come to town?
Amerika'da en sevdiğin küçük kasaba hangisi?What's your favorite small town in America?
Biz bu kasabayı Sırp ulusuna veririz.We give this town to the Serb Nation.
Tek berberi olan bir kasabada, berberi kim tıraş eder?In a town with only one barber, who shaves the barber?
Bu gece kasabaya gidelim ve biraz eğlenelim.Let's hit the town tonight and have some fun.
Doğduğum kasaba güzeldir.The town where I was born is beautiful.
Düşman kasabaya ulaşmadan önce, onların ilerlemesini durdurun.Check the enemy's progress before they reach the town.
Sıkıldım bu yüzden kasabayı dolaştım.I was bored, so I wandered around town.
Tom bir süre kasabanın dışına çıkmak istediğini söyledi.Tom said he wanted to get out of town for a while.
Tom hâlâ kasabanın dışında.Tom is still out of the town.
Tom bu ayın sonunda kasabanın dışına taşınıyor.Tom is moving out of town at the end of this month.
Tom kasabanın etrafındaki yolunu bilmiyor.Tom doesn't know his way around town.
Tom'un bu kasabada tanıdığı tek kişiyim.I'm the only person Tom knows in this town.
Tom Mary'nin kasabada olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know that Mary was in town.
Mary'nin kasabayı terk ettiğini ona söylediğimde, Tom gerçekten şaşırmış görünüyordu.Tom seemed genuinely surprised when I told him that Mary had left town.
Tom vurulduğu zaman kasabanın diğer tarafındaydı.Tom was on the other side of town at the time of the shooting.
Tom kimsenin kapılarını kilitlemediği küçük bir kasabada yaşıyor.Tom lives in a small town where nobody locks their doors.
Tom bu kasabada bir yabancıdır.Tom is a stranger in this town.
Tom küçük bir kasabada yetişmesine rağmen Boston'da yaşamaya çalıştı.Tom got used to living in Boston even though he'd grown up in a small town.
Mary'nin kasabayı niçin terk ettiğini Tom kesinlikle biliyor.Tom certainly knows why Mary left town.
Bu kasaba son on yıl içerisinde çok fazla değişmedi.This town hasn't changed much in the last ten years.
Polis kasabayı terk etmememi söyledi.The police told me not to leave town.
Tom kasabanın içinden yürüdü.Tom walked through the town.
Kasaba güzel.The town is beautiful.
Ben güzel kasabayı seviyorum.I love the beautiful town.
Kasabaya gelecek misin?Will you come to town?
Küçük bir köy, iki kasaba arasında yer alır.A little village is situated in between both towns.
Kasaba kilisesi tamamen yeniden yapıldı.The town church has been completely redone.
Birkaç günlüğüne kasabanın dışında olacağım.I'll be out of town for a few days.
Ucube gösteri kasabaya geldi!The freak show came to town!
Bu kasabada kimseyi tanımıyorum.I don't know anybody in this town.
Kasabada değil misiniz?Aren't you in town?
Birkaç günlüğüne kasabadan ayrılıyorum.I'm leaving town for a few days.
Kasabadaki herkes onun adını biliyor.Everyone in town knows his name.
Kasabada en pahalı otelde kaldık.We stayed at the most expensive hotel in town.
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en sevdiğin küçük kasaba nedir?What's your favorite small town in the United States?
Kasaba terk edildi.The town was deserted.
Bu kasaba o kadar küçüktür ki herkesin ismini kolayca öğrenebilirsin.This town is so small that you can easily learn everyone's names.
Senin kasabanda çok insan yaşıyor mu?Do a lot of people live in your town?
Güzel eski bir orta çağ kasabasıdır!It's a beautiful old medieval town!
Bu güzel bir sahil kasabası.It's a nice seaside town.
Bu harika bir kasaba olacak.It will be a wonderful town.
Bu kasabadan birçok büyük insan çıktı.Many great men came from this town.
Ben senin evinin kasabanın aşağısında olduğunu düşündüm.I thought your house was downtown.
Tom'un hayali Fransa'nın güneyinde küçük bir kasabada yaşamak.Tom's dream is to live in a small town in the south of France.
Kasabada yeniyim.I'm new in town.
O kasabada yeni.She's new in town.
Ben ufak bir kasabada büyüdüm.I grew up in a small town.
Yerel çocuklar komşu bir kasabadan gelen rakip bir grupla kavga ettiler.The local boys got into a fight with a rival group from a neighboring town.
O, kasabadaki en şirin oğlan.He's the cutest boy in town.
O kasabanın en çekici kızı.She's the cutest girl in town.
Bu kasabada kaç tane market var?How many markets are there in this town?
Bunun yemek yemek için kasabada en iyi yer olduğunu düşünüyorumI think this is the best place to eat in town.
Tom, Bavyera Alpleri'nde küçük bir kasabada yaşıyor.Tom lives in a small town in the Bavarian Alps.
"Sana kasabayı gezdirmemi ister misin?" "Ben onu isterim.""Would you like me to show you around town?" "I'd like that."
Kasabadan ayrılma.Don't leave town.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod