Bu sırada Sam ve Lila, kasabada şerifin evindedirler.Al mismo tiempo, Marshall y Lily están en el apartamento.
2005 yılı itibarıyla, kasabanın nüfusu 1.536 kişiden oluşmaktadır.Solo en 2001, la ciudad se convirtió en el hogar de 1.546 inmigrantes.
Homborsund lighthouse istasyonu ve Nøgne Ø bira fabrikası kasabada bulunmaktadır.La estación del faro Homborsund está ubicada dentro del municipio, al igual que la cervecería Nøgne Ø.
Kasaba nüfusuna yerleşim genellikle buraya yakın yerleşim yerlerinden olmuştur.Evidentemente, en general acudían a la sede más cercana a sus lugares de residencia.
2004'te kasaba statüsü almıştır.Adquirió estatus urbano en 2004.
Edgar ve Ellen'i en çok kasabadan atmak isteyen kişidir.Él es la única persona viva que Edgar y Ellen temen más que el uno al otro.
Almanya'daki bir kasabanın I. Dünya Savaşı'ndan hemen önceki durumunu konu almaktadır.Describe la vida en un pequeño pueblo del norte de Alemania justo antes de la Primera Guerra Mundial.
Özgür bir dünya için direnen kasabalılar.Un manifiesto por una ciudad libre.
Kasaba halkının doğaüstü etkilerden dolayı acı çeken kişiler olduğunu fark eder.Palpa de cerca cómo sufre el pueblo por los efectos de la crisis económica.
Burkittsville, Frederick County, Maryland, Amerika Birleşik Devletleri'nde yer alan bir kasabadır.Burkittsville es un pueblo ubicado en el condado de Frederick en el estado estadounidense de Maryland.
19. yüzyıla kadar bir ticaret kenti olmasına rağmen Örebro, hep küçük bir kasaba olarak kaldı.Hasta mediados del siglo IV a. C., Quersoneso permaneció como una ciudad pequeña.
Voyvodalık, 109 şehir ve kasabadan oluşmaktadır.Para España, se compone de 109 ciudades. ...
Kasaba, spor kulübü Íþróttabandalag Akraness, kendi futbol takımı için ev sahipliği yapmaktadır.Maxithlon es un juego en línea gratuito en el cual debes administrar tu propio club de atletismo.
2006 itibarıyla kasabanın nüfusu 3,061'dir.Para 2006 la ciudad tenía una población de 3.061 personas.
Bunun için Kilani Kasabası'na çekildi.Él se dirige a la clínica de Shani para hacerlo.
Nässjö, uzun yıllar boyunca kırsal bir kasaba olarak bilinmekteydi.Mene Grande fue fundado hace varios siglos como una ciudad agrícola.
Ertesi gün Vali, dairesine çekilerek kasaba halkının bir önceki gece olanlar üzerine ayaklanmalarını izler.El Gobernador se retira a su apartamento ya que la ciudad está en los disturbios tras el ataque.
Aslen Niğde'nin Koyunlu kasabasındandır.Orígenes de la oveja paleocanaria de Villaverde.
Merkezi Urakawa kasabasıdır.Es capital del Distrito de Uraca.
Brackley kasabasına en yakın demiryolu istasyonudur.En Lebrija está la estación de trenes más cercana al pueblo.
13 Mart 2006 yılında Noba ve Takaono kasabaları İzumi'ye dahil olmuştur.El 31 de marzo de 2006, los pueblos de Kosaza y Uku fueron anexadas a la ciudad de Sasebo.
Ova üzerinde birçok köy ve kasaba bulunmaktadır.En esta península se encuentran varios pueblos y ciudades.
1204 yılında Landshut kasabayı, Dük Ludwig the Kelheimer tarafından kuruldu.En el año 1204, el duque Luis I de Baviera fundó la ciudad de Landshut.
Vilayetin merkezi Kanchanaburi Town isimli kasabadır.El municipio posee un distrito llamado Cambaratiba.
Voyvodalık, 50 şehir ve kasabadan oluşmaktadır.El distrito está compuesto por 50 ciudades y municipios.
Kasabanın nüfusu 31 Aralık 2017 tarihi itibarıyla 31,038'dir.El 31 de diciembre de 1988 el número era de 173 081.
Sarov (Rusçası: Саро́в) Rusya’da Nijniy Novgorod Oblastında dışarıdan ziyarete kapalı bir kasaba.Sarov (ruso: Саро́в) es una ciudad cerrada en la óblast de Nizhni Nóvgorod, en Rusia.
Yarı finaller İsveç genelinde kasaba ve şehirlerde yapılır.Las semifinales se celebran en distintas ciudades de Suecia.
Eski Liman: Eski kasaba alanında geleneksel Dhow inşa alanını gören bir yerdedir.Zona Luz: Comprende el casco antiguo del centro histórico de la ciudad.
İspanyol kolonize döneminde Guatemala şehri küçük bir kasaba idi.Durante la colonia española (Indias Orientales Españolas) fue una pequeña villa de pescadores.
Görünüşte bu sakin ve huzurlu kasaba “El Deseo” bazı yabancılar yüzünden değişir.Con un estilo ambiental, bastante atmosférico “Pueblo” recrea distintos estados de calma.
Kasabada ortalama ev girdisi ev başına 45,761 Dolardır.La renta per cápita de la localidad era de $35,761.
Öğrenciler Taşımacıklıkla Döngele Kasabasına giderek eğitimini orada almaktadır.Los estudiantes van de ciudad en ciudad intercambiando ideas.
Filmin konusu, 1953 yılında İngiltere'nin küçük bir kasabasında geçer.La película se ambienta en una pequeña ciudad de Illinois en el año 1957.
Challis kasabadaki bir markete içki almaya gider.Borel aprovecha para ir a beber a un bar.
Woodbury kasabası gece eğlencelerine hazırlanmaktadır.Al día siguiente, el pequeño pueblo de Haddonfield se prepara a recibir la noche de Halloween.
Kasabanın saygın büyücüsüdür.La Bruja Buena del Norte.
Noelde Keely, Pickford kasabasındaki noel ağacının tepesine bir yıldız koydu.Durante un Natale, Keely ha messo la stella sull'albero di Natale della città di Pickford.
Bir kasaba veya şehrin seçilmiş en yüksek yetkilisi genelde belediye başkanı (mayor)'dır.La più alta autorità, sia di una town che di una city è, in genere, il sindaco.
70 yaşına girdikten sonra, Ålenius Helsingborg kasabasına taşındı.Dopo aver compiuto i 70 anni si trasferì nella città di Helsingborg.
Doğal felaketler de hayalet kasaba oluşumunda etkilidir.Anche disastri naturali possono creare città fantasma.
Gelişmiş bir kasaba görünümündedir.È una città in continuo sviluppo.
Diğer kasabalardaki kayıplar, özellikle de Chinchiná dekiler, toplam ölü sayısını 23.000'e çıkarmıştı.Contando le vittime di altre città, particolarmente di Chinchiná, le vittime in totale furono circa 23.000.
1858 yılında kasabaya demiryolu ulaştı.Nel 1858 la ferrovia raggiunse la città.
Bu arada, yeni ve asî bir avcı, Faith (Eliza Dushku) kasabaya gelir.Una nuova, ribelle Cacciatrice, Faith arriva in città.
Küçük kilise S. Giovanni Battista, kasabanın en yüksek noktasına yerleştirildi.La chiesetta di San Giovanni Battista, situata sul punto più alto del paese.
2002 sayımlarına göre Radoviş kasabasının toplam nüfusu 16.223 kişidir.In base al censimento del 2002, la popolazione della città di Radoviš è di 16.233 abitanti.
İdari olarak Rishiri ve Rishirifuji kasabalarına ayrılır.Attualmente comprende i comuni di Rishiri e Rishirifuji.
Aleksandr, Moskova'da doğmasına rağmen, küçük bir kasaba olan Kirsanov'da büyümüştür.Nacque a Mosca, è cresciuto nella piccola città di Kirsanov.
Jane Marple İngiltere'de küçük bir kasaba olan St. Mary Mead'de yaşamaktadır.Nel piccolo villaggio di St. Mary Mead avviene un fatto piuttosto triste.
Kasaba 2011 Libya iç savaşı sırasında bir takım çatışmalara sahne olmuştur.Nel 2011 è stato teatro degli scontri durante la guerra civile libica.
Bir gün anneleri iğne iplik almak için kızlarını kasabaya göndermiş.Dopo qualche tempo la mamma mandò le figlie nel bosco a far legna.
Burkittsville, Frederick County, Maryland, Amerika Birleşik Devletleri'nde yer alan bir kasabadır.Burkittsville è una città nella Contea di Frederick, Maryland, Stati Uniti.
Kasaba'ya 251 hane deprem konut binaları yapılmıştır.Nel territorio comunale si trovavano 251 unità edificate.
2008'dek Nebiağalı kasabası (Azerice: Nəbiağalı ) adlanmıştır.Nel 2008 appare sulla copertina di Elle (Giappone).
Yerel bir teknik okul mezunları tarafından 1956 yılında Mondragón kasabasında kuruldu.Fu fondata nella città di Mondragón nel 1956 da diplomati della scuola tecnica locale.
Kasabada iki müze bulunmaktadır.Nella città vi sono due piccoli musei.
Özgür bir dünya için direnen kasabalılar.Uniti per un mondo sostenibile.
Bir Amish kasabasında garip bir uydu bulunur.Strani omicidi avvengono in una comunità Amish.
Taung, Güney Afrika'nın Kuzeybatı ilinde bulunan küçük bir kasabadır.Taung è una piccola città situata nella Provincia del Nordovest del Sudafrica.