Ana içeriğe geç
Sözlük

kasa ile cümle

kasa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kasabadaki ilk sağlık birimi, 1965 kurulan sağlık evidir.Em 1941, o primeiro Centro de Saúde da cidade.
Gelişmiş bir kasaba görünümündedir.É uma cidade bastante urbanizada.
Biz çocuklar bir taraftan çıktık mı bu surların üstüne, bütün kasabanın etrafını fırdolayı dönerdik.Nós todos nos perguntamos se teria algo quando estávamos virando a esquina.
2003 yılı yerel seçimlerinde kasaba tekrar köy olmuştur.Actualmente (2004) é uma vez mais o solar da vila.
Bu topluluklar önce kasabalara daha sonra ise şehirlere dönüşmeye başladı.Alguns deles vieram mais tarde a se transformar em cidades.
Braunau am Inn, Yukarı Avusturya'da, Almanya sınırına yakın bir kasabadır.Braunau am Inn é um distrito da Áustria localizado no estado da Alta Áustria.
En nihayetinde Kasady tehlikeli bir seri katil olur.Aura tornou-se uma assassina louca e perigosa.
2002 yılında Işıl Kasapoğlu önderliğinde kuruldu.General, assumiu o comando da empresa em 2002.
Portekiz'in Vila Real şehrinin Constantim kasabasında dünyaya geldi.Desde então, começou a verdadeira ocupação de origem portuguesa da cidade de Campos.
Kasabanın ismi son olarak Lillehammer olarak telaffuz edilmeye başlandı.A vila foi nomeada primeiramente como 'Lohman's Landing'.
Kasabada, Cilalı Taş Devri' nden beri yerleşim bulunmaktadır.Está localizada numa área habitada desde a Idade da Pedra.
Suker profesyonel futbol hayatına 1984 yılında, doğduğu kasaba olan Osijek'te NK Osijek kulübünde başladı.Começou a carreira em 1984, no Osijek, de sua cidade natal.
GTD serisi: NB kasaya sahiptir.Caprinocultura. : NBL Editora.
Leesburg Alabama, Amerika Birleşik Devletleri'nde bir kasaba.Birmingham (Alabama) - cidade do Alabama, nos Estados Unidos da América.
Ardından kasaya parayı öder.Daarna betaalt de klant contant bij de kassa.
En eski binalar 18. yüzyıldan kalırken, 1640 ve 1682 yıllarında yaşanan iki yangın kasabayı yıktı.De oudste gebouwen dateren uit de 18e eeuw; twee stadsbranden in 1640 en 1682 verwoestten de stad.
Saldırı öncesi, birkaç aydır kasaba elektrik ve gazdan yoksundu.Voor de aanval had de plaats reeds een aantal maanden geen gas en elektriciteit meer.
Kasady aslında kanserdir.In werkelijkheid lijdt Kaat aan kanker.
Film Fransa'da Flavigny-sur-Ozerain kasabasında çekilmiştir (Burgonya).De film werd opgenomen in het dorp Flavigny-sur-Ozerain.
John Martin Stockholm'ün güney banliyö kasabasında annesi, babası ve erkek kardeşi ile birlikte yetişmiştir.Martin groeide op in het zuiden van Stockholm, waar hij woonde met zijn vader, moeder en oudere broer.
Kasabanın yeniden inşası için dünyanın her yerinden bağışlar toplandı​​.Van overal kwam hulp om de stad te herbouwen.
Hargreaves, 1979-1982 yılları arasında ailesiyle birlikte Guernsey'de, daha sonra küçük bir kasabada yaşadı.Tussen 1979 en 1982 woonde Hargreaves met zijn familie in Guernsey.
Gönüllüler ve açıkta olan erkekler kasaba için bir yüzme havuzu inşa ettiler ve kasaba parkını düzenlediler.Vrijwilligers en werklozen bouwden een zwembad en legden een openbaar park aan.
Özgür bir dünya için direnen kasabalılar.Het is een revolte ten behoeve van een vrije wereld.
Kasabanın kuruluşu Cumhuriyetle başlar.Trots van de stad is IK Start.
Vianne'nin çikolataları kısa zamanda kasaba halkının hayatını değiştirir.Viannes chocolade verandert door haar magie het leven van de dorpelingen.
Paul Ryan 29 Ocak 1970 tarihinde Wisconsin eyaletinin Janesville kasabasında doğmuş ve orada büyümüştür.Paul Ryan werd geboren op 29 januari 1970 in Janesville (Wisconsin), alwaar hij nog steeds woont.
Bazı yakın kasabalar da depremden zarar gördü.Verder heeft de stad zware schade geleden onder aardbevingen.
Eski Lanarkshire county'nin merkez kasabasıydı.Het was de hoofdplaats van het vroegere graafschap Lanarkshire.
Lumumba başbakan ve Joseph Kasavubu devlet başkanı oldu.Lumumba werd premier en Joseph Kasavubu president van de nieuwe natie.
Bu kasabamız 14.000 nüfusuyla çok hızlı bir şekilde büyümektedir.De stad groeide hierdoor spoedig naar meer dan 40.000 inwoners.
Aslında her kasabanın başına gelen şey temelde aynıdır.Wat er met iedereen in zijn eigen stad gebeurt is hetzelfde ding.
Birçoğu (Haham Meltzer de) kasabanın sinagogunda diri diri yakıldı.Vanuit de steden in de omgeving kwamen er dan ook vele mensen op bedevaart.
Herbert Garrison South Park'ta kasabanın ilkokulunun öğretmenidir.Herbert Garrison is een leraar op South Park Elementary.
Kasaba, 515.5 metre ile Avrupa'nın en uzun ahşap iskelesine sahiptir.De Molo (pier) is met 515,5 m de langste houten pier van Europa.
Mannheim şehri 1977'de Waldhof kasabasındaki bir caddeye futbolcunun adını verdi.Zijn thuisstad Mannheim benoemde in 1977 een straat in het stadsdeel Waldhof naar hem.
Dolu bir yakıt tankeri çalmak, Rio'da zengin birinin banka kasasını çalmak gibi.Een eenvoudige dichter uit Bagdad steelt geld van een rijke man.
13 Mart 2006 yılında Noba ve Takaono kasabaları İzumi'ye dahil olmuştur.Op 13 maart 2006 werden de gemeenten Noda en Takaono van het District Izumi aangehecht bij de stad Izumi.
Salma KasasıOesjabti kistje
Kasabanın ismi son olarak Lillehammer olarak telaffuz edilmeye başlandı.Uiteindelijk werd de organisatie definitief toegekend aan Lillehammer.
Margaret Hilda Roberts, Doğu İngiltere Lincolnshire'daki Grantham kasabasında doğdu.Margaret Thatcher werd als Margaret Roberts geboren in Grantham in het Engelse graafschap Lincolnshire.
Asıl kurucuların Büyükyapalak kasabasındandır.Dat geldt vooral in de (grote) steden.
Kasabanın tam adı Colonia Marciana Ulpia Traiana Thamugadi'dir.Vandaar de toenmalige benaming Colonia Ulpia Traiana.
2000 yılı sayımına göre kasabada 2733 kişi yaşamaktadır.Een jaar later woonden er weer zo’n 3277 mensen in de stad.
Kasabada, 12. yüzyıldan kalma bir kilise bulunmaktadır.In het dorp is een kerk uit de 12de eeuw te vinden.
1906 yılında, Colombes kasabasında yaşamak üzere Paris'i terk etti.In 1906 vertrok Meurent uit Parijs om in de voorstad Colombes te gaan wonen.
6 Ekim 1976 tarihinde North Yorkshire’ın Whitby kasabasında öldü.Ryle stierf uiteindelijk op 6 oktober 1976 in Whitby, North Yorkshire.
Kasabada küçük bir konser meydanı da bulunmaktadır.Ook bevindt zich een klein streekmuseum in de stad.
Mangakino da bir kasabadır.Ook Juodkrantė is een stadsdeel.
Dizi Pennsylvania'daki hayali bir kasaba olan Hemlock Grove'da geçer.De serie onderzoekt de vreemde gebeurtenissen in Hemlock Grove, een fictieve stad in Pennsylvania.
Artuşa – Kasabın oğlu.Ramus - de zoon van de burgemeester.
Kasabada hem büyükbaş hem de küçükbaş hayvancılık yapılmaktadır.In het gebied worden zowel jonge als oude moerassen gevonden.
Birçoğunun üstü açık ve arkadan kapısı olan kasası bulunuyordu.Aan de voor- en achtergevel liggen ruime kantoorvertrekken.
Amerika Birleşik Devletleri'nin Virginia eyaletinde 2014 nüfus sayımı itibarıyla 191 kasaba vardır.In 2006 is het aantal inwoners door het United States Census Bureau geschat op eveneens 191.
Kasaba her iki vilayet merkezlerinin arasında bulunmaktadır.De Oder zelf ligt tussen beide stadsdelen in.
Rayon, 1 kasaba ve 39 köye sahiptir.Quezon bestaat uit 1 stad en 39 gemeenten.
Spider-Man gibi Kasady de her türlü yüzeye tırmanabilir.Hij kan net als Spider-Man op muren klimmen.
1900 yılında kasabanın sadece 40 sakini vardı, ama 2006 yılına kadar nüfus 6000'e tırmanmıştır.In 1900 had de plaats 40 inwoners, terwijl dit in 2006 was opgelopen tot de 6.000.
Bedevi nüfusunun aşağı yukarı yarısı bu kasabalarda yaşamaktadır.Ruim de helft van de bevolking van Biak woont hier.
Her şehrin ve kasabanın kendi festivali vardır.Elk dorp heeft wel een eigen festival.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod