kasa ile cümle
kasa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kasaba tamamen Türkmen(Türk) nüfusa sahiptir.Sua população é inteiramente Hazara (povo).
Bochotnica, güneydoğu Polonya'da bir kasaba.Bochotnica é uma pequena vila no sudeste da Polônia.
"Tomsk çok sıkıcı bir kasaba.Livre tradução para: "Tomsk is a very dull town.
Ontario'nun en yeni şehri, 1 Temmuz 2012 tarihinde kasaba statüsünden şehir statüsüne geçen Markham'dır.A cidade a mais nova de Ontário é Markham, que obteve a classificação de cidade em 1º de julho de 2012.
Bu mahalleden İzmir,in sarnıç kasabasından alanına göç ettiği tahmin ediliyor.Supõe-se que Roma originou-se através do sinecismo de tais aldeias.
Voyvodalık, 109 şehir ve kasabadan oluşmaktadır.A voivodia da Grande Polônia possui 109 cidades e municípios.
Kentleşme, kasaba ve şehirlerdeki büyüme ile birlikte 1700-1922 arasında hızla arttı.A urbanização aumentou entre 1700 e 1922, com cidades crescendo fortemente.
1960'lı yıllarda kasaba bir turizm merkezi haline geldi.A partir dos anos 1960 passou a ser um local de turismo de massa.
Amacı, Teselya ile modern Arnavutluk'un kıyısı arasındaki yolu kontrol eden Kesriye kasabasıydı.Seu objetivo foi a cidade de Castória que controlava a rota entre Tessália e a costa da moderna Albânia.
Şerif Blups ve Yardımcı Durland: Esrarengiz Kasaba'nın asayişinden sorumlulardır.Xerife Blubs e Oficial Durland – Os dois oficiais de polícia de Gravity Falls.
Ucar'da bir şehir (rayonun merkezi) ve 32 kasaba vardır.Existem 32 aldeias e 1 cidade em Ucar.
Sırp kasabası Surdulica'ya isabet eden füze en az 20 kişinin ölümüne yol açtı.O ataque que tirou a vida de Bhutto também matou pelo menos 20 pessoas.
1939 yılında, 251 kişi ile kasaba toplam nüfusun sadece % 2.3'ünü oluşuyorlardı.Em 1939, eles compunham 2.3% da população, com 251 indivíduos.
O kasabaya yakın bir yerde yerleşmişti.Foram todos morar num sítio perto da cidade.
Kasabanın anlamı "soğuk nehir" anlamına gelmektedir.O nome da cidade significa "rio rochoso".
Çift Fransa'nın Monts kasabasında bulunan Candé Şatosu'nda 4 Mayıs 1937 tarihinde yeniden bir araya geldi.O casal se reuniu no Château de Candé, Monts, França, em 4 de maio de 1937.
Kasabian, 1997 yılında İngiltere'nin Leicester kentinde kurulmuş rock grubudur.Kasabian é uma banda de rock britânica formada em Leicester, em 1997.
Ertesi gün Gallo kasabası benzer biçimde ele geçirildi.No dia seguinte, a cidade de Janenah também foi capturada.
Kasaba 2010 yılında World Monuments Fund'ın izleme listesine alınmıştır.Em 2010, Craco foi incluída na lista de observação do World Monuments Fund.
Papiamento'da kasaba bazen Playa ("sahil") olarak adlandırılır.O nome, em papiamento, da cidade, é Playa (literalmente: "praia").
Bu arada da polisler kasabanın her tarafından ceset izleri bulur.Além disso procurarão pistas por toda a vizinhança.
Kasaba'ya 251 hane deprem konut binaları yapılmıştır.Para o centro urbano foram reservados 551 hectares.
Barajların inşa edilmesi de hayalet kasaba yaratmaktadır.Sem água, o site se transformará uma cidade fantasma.
Glücksburg, bir soyadı değil bir kasaba adıdır.Arrifana é nome de região e não de agregado.
Uluköy kasabası doğal güzellikler yönünden zengindir.A cidade é rica em belezas naturais.
Kasabanın nüfusu 2011 sayımına göre 11,384'tür.Segundo o censo de 2011, a população da cidade era 11 384.
Kasabanın içinden birçok akarsu geçer ve birçok artezyen kuyusu bulunur.Lá eles encontram várias armadilhas por toda a cidade e vários corpos de zumbis queimados.
Nova Fribürgo (Portekizce "New Freiburg" ) - Brezilya'da bir kasaba.Taça Rádio Nova Friburgo (Rio de Janeiro).
Brehm Almanya'nın Gotha kasabası yakınlarında doğdu ve Jena Üniversitesi'nde eğitim gördü.Brehm nasceu em Gota e estudou na Universidade de Jena.
Kendine özgü bir tonu ve kasa yapısı vardır.Jack encontra água fresca e um caixão.
Blanchard ABD, Kuzey Dakota'nın bir kasabasıdır.Sanborn, cidade estadunidense do estado de Dakota do Norte.
Bu düzlük Bereketli ve Bozcalı Kasabalarına kadar devam eder.Isso garante paisagens tranquilas e bucólicas.
Trinidad, orta Küba'da, Sancti Spíritus ilinde yer alan bir kasabadır.Trinidad é uma cidade na província de Sancti Spíritus, em Cuba.
Dr. Loomis ve Haddonfield polisi kasabada Michael'ı aramaktadır.Enquanto isso, Loomis e a polícia procuram Michael pela cidade.
Kasaba boşaltıldı.A cidade está salva.
Aynı anda, İğde kasaba unvanına sahiptir.Ao mesmo passo perde o título de cidade dormitório.
Kasaba bugün adını muhafaza etmektedir.O campo tem hoje o seu nome.
Kasaba halkı bunu protesto etmek için sokaklara dökülmüştür.A população que estava ansiosa para participar foi às ruas para protestar.
Ertesi gün İngilizler şehri terk edecek ve sonraki 2 ay boyunca Almanlar kasabayı ellerinde tutacaklardı.No dia seguinte o governo francês deixava Paris e, quatro dias depois, os alemães entravam na cidade.
Örnek: "Kefil olduğunuz gece bekçisi hakikaten güvenilir çıktı; üç gün sonra bizim kasayı yüklenip kayboldu.""Orando, ele teve uma visão, três dias antes de o prenderem: viu seu travesseiro queimado pelo fogo.
Sovyet kuvvetleri kasabaya çekilmişlerdir.Tropas soviéticas entram na região.
Kasabanın adı tarihte ilk olarak 1217 yılındaki kaynaklarda geçmiştir.A primeira menção escrita da cidade data de 1217.
İlçede toplam 51 köy ve 7 kasaba vardır.Tem 71 Vilas e 5 cidades.
Kasaba da iki adet market vardır.Tatuí teve dois mercados municipais.
Grup ilk olarak eskiden bir kasap dükkânı olan Kirchner'in atölyesinde buluştu.Reuniam-se inicialmente no primeiro estudo de Kirchner, que previamente fora um açougue.
Bununla birlikte Kaşa Lazare’nin yaptıkları yanına kar kalmaz.Não se deve sair no frio após praticar asanas.
Sıkıntılı bir şekilde sokağa çıkar ve kaldıkları yerden kasaba merkezine kadar yürür.É possível ir a pé até lá, a partir do centro da cidade.
Bolaman kasabası pidesi ile ünlüdür.O Waypoint da própria Cidade sempre estará ativado.
Reine Norveç'in küçük bir kasabasıdır.Finnsnes é uma pequena cidade ao norte da Noruega.
Mansur, Hicaz göçü sonrası Humeyme kasabasında, Abbasi ailesinin evinde 714 tarihinde dünyaya geldi.Almançor nasceu na família abássida após a emigração do grupo da cidade de Hejaz em 714.
Bu göreve önceki devlet başkanı Joseph Kasavubu'yu devirdiği darbeden sonra gelmiştir.Foi criada para este fim pelo atual presidente do país, Joseph Kabila.
Ra'zac kasabaya yumurtayı aramak için gelmiştir.Gao Yellow parte então pela cidade para procurá-los.
Dizi Pennsylvania'daki hayali bir kasaba olan Hemlock Grove'da geçer.A série se passa na cidade de Hemlock Grove, localizada na Pensilvânia.
Kasaba içinde üç burç temeli birçok duvar izlerine de ulaşmak mümkündür.Em Viena, é possível encontrar vestígios destas três cozinhas.
Kasaba halkının tamamı çalışmaktadır.Opera todos os sistemas de segurança da cidade.
Kasaba zenginleşmeye başladı.A cidade começava a progredir.
"Kasap" lakabıyla tanınan tek bacaklı Ta Mok düşmanlarına hiç merhamet göstermemesiyle nam salmıştı.Na maior parte da série, Mascarado não tinha nenhuma piedade do inimigo.
Jandarma; köylerde, kasabalarda ve kırsal alanlarda kanun ve düzenin korunmasından sorumludur.A polícia estadual é responsável por manter a lei e a ordem nos municípios do estado e nas áreas rurais.
Kasaba kurulduğundan bu yana Hristiyan etkinlikleri ile bilinmektedir.Depois da conquista as populações locais foram cristianizadas.
Köyler (ri 리, 里), en küçük idari bölümler olup kasaba (eup) ve beldelerin (myeon) alt bölümleridir.Todavia, há uma linha de coletivos que une as cidades Daşkəsən e Gəncə.