Ana içeriğe geç
Sözlük

kasa ile cümle

kasa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kasaba halkı bunu protesto etmek için sokaklara dökülmüştür.A população que estava ansiosa para participar foi às ruas para protestar.
Ertesi gün İngilizler şehri terk edecek ve sonraki 2 ay boyunca Almanlar kasabayı ellerinde tutacaklardı.No dia seguinte o governo francês deixava Paris e, quatro dias depois, os alemães entravam na cidade.
Örnek: "Kefil olduğunuz gece bekçisi hakikaten güvenilir çıktı; üç gün sonra bizim kasayı yüklenip kayboldu.""Orando, ele teve uma visão, três dias antes de o prenderem: viu seu travesseiro queimado pelo fogo.
Sovyet kuvvetleri kasabaya çekilmişlerdir.Tropas soviéticas entram na região.
Kasabanın adı tarihte ilk olarak 1217 yılındaki kaynaklarda geçmiştir.A primeira menção escrita da cidade data de 1217.
İlçede toplam 51 köy ve 7 kasaba vardır.Tem 71 Vilas e 5 cidades.
Kasaba da iki adet market vardır.Tatuí teve dois mercados municipais.
Grup ilk olarak eskiden bir kasap dükkânı olan Kirchner'in atölyesinde buluştu.Reuniam-se inicialmente no primeiro estudo de Kirchner, que previamente fora um açougue.
Sıkıntılı bir şekilde sokağa çıkar ve kaldıkları yerden kasaba merkezine kadar yürür.É possível ir a pé até lá, a partir do centro da cidade.
Bolaman kasabası pidesi ile ünlüdür.O Waypoint da própria Cidade sempre estará ativado.
Reine Norveç'in küçük bir kasabasıdır.Finnsnes é uma pequena cidade ao norte da Noruega.
Mansur, Hicaz göçü sonrası Humeyme kasabasında, Abbasi ailesinin evinde 714 tarihinde dünyaya geldi.Almançor nasceu na família abássida após a emigração do grupo da cidade de Hejaz em 714.
Bu göreve önceki devlet başkanı Joseph Kasavubu'yu devirdiği darbeden sonra gelmiştir.Foi criada para este fim pelo atual presidente do país, Joseph Kabila.
Ra'zac kasabaya yumurtayı aramak için gelmiştir.Gao Yellow parte então pela cidade para procurá-los.
Dizi Pennsylvania'daki hayali bir kasaba olan Hemlock Grove'da geçer.A série se passa na cidade de Hemlock Grove, localizada na Pensilvânia.
Kasaba içinde üç burç temeli birçok duvar izlerine de ulaşmak mümkündür.Em Viena, é possível encontrar vestígios destas três cozinhas.
Kasaba halkının tamamı çalışmaktadır.Opera todos os sistemas de segurança da cidade.
Kasaba zenginleşmeye başladı.A cidade começava a progredir.
Jandarma; köylerde, kasabalarda ve kırsal alanlarda kanun ve düzenin korunmasından sorumludur.A polícia estadual é responsável por manter a lei e a ordem nos municípios do estado e nas áreas rurais.
Kasaba kurulduğundan bu yana Hristiyan etkinlikleri ile bilinmektedir.Depois da conquista as populações locais foram cristianizadas.
Köyler (ri 리, 里), en küçük idari bölümler olup kasaba (eup) ve beldelerin (myeon) alt bölümleridir.Todavia, há uma linha de coletivos que une as cidades Daşkəsən e Gəncə.
Kasabanın yeni adı artık Aydıncık oldu.Desde então, o nome da cidade passou a ser Maravilha.
M.Ö. 1300 yılında kale ve alt kasaba, 20-25 hektarlık bir alanı kaplayan 10,000 nüfusa sahipti.Primitivamente, antes da guarnição espanhola, possuía quartel para de 15 a 20 homens.
Sonunda Rıfkı Reisliği kazanır ve Kasabanın Belediye Başkanı olur.O vencedor é publicitário e ocupará pela segunda vez o cargo de prefeito da cidade.
Kasabanın nüfusu 2011 yılı itibarıyla 1,526'dır.O município possuía 1.526 habitantes em 2011.
Yüzölçümü ve nüfus bakımından adanın en küçük ikinci kasabasıdır.É a mais concorrida, por estar debaixo do pequeno núcleo urbano da ilha.
Mowgli, şimdi bir orman kasabasında, kendisini evlat edinen bir aile birlikte yaşamaktadır.Mokujin está em uma floresta, com sua família.
Kastamonu Kasaba Köyü ve Camii ^Povoado, Vila e mais tarde a cidade de Camacho.
1858 yılında kasabaya demiryolu ulaştı.O caminho-de-ferro chega à cidade em 1860.
Orada ABD Milli Muhafız Teşkilatı tarafından kontrol edilen harabeye dönmüş bir kasaba bulunuyordu.Esta foi uma cruzada controlada pelos inspetores das Nações Unidas.
Plymouth kasabası, Plymouth ilinin iki il merkezinden biridir, diğeri Brockton'dır.As sedes do condado são Plymouth e Brockton, e sua maior cidade é Plymouth.
GE serisi: Dikdörtgen kasaya sahiptir.O Wikcionário tem o verbete Caixa.
Maidenhead, Berkshire yakınlarındaki Holyport kasabasında büyümüştür.Ela cresceu na aldeia de Holyport, perto de Maidenhead, Berkshire.
Ve aynı zamanda kasabanın meslis üyesi.É, ainda, ele quem representa o município.
Kasabanın yüzölçümü 0.8 km²'dir ve 1156 konut içermektedir.A área urbana da cidade é de 1.6 km², e tem 1605 residências.
Kasaba zamanla büyümüş ve şehir olmuştur.No seu entorno a vila cresceu e se tornou cidade.
Kasabada herkesin yalan söylemesini engelleyen bir gerçeklik alanı vardır.Parece que todos na cidade estão mentindo sobre algo.
Suriye İç Savaşı sırasında Mart 2014'te kasaba muhalifleri eline geçmiştir.Batalha de Samarra ocorre em 2014 durante a Guerra Civil Iraquiana.
Bu hat üzerinde kasabada iki istasyon bulunmakta idi.Houve dois elevadores nesse local.
Lefke Avrupa Üniversitesi bu kasabada bulunmaktadır.A Universidade de Uyo está situada nesta cidade.
Kasaba için per capita income 20,405 dolardır.A renda per capita da cidade é de 20 752 dólares.
Bu suyun kurması kasaba halkının moralini kırdı.O fechamento da fábrica devastou a economia da cidade.
Końskowola, güneydoğu Polonya'da bir kasabadır.Końskowola é uma pequena vila no sudeste da Polônia.
Aleksandr, Moskova'da doğmasına rağmen, küçük bir kasaba olan Kirsanov'da büyümüştür.Antonov nasceu em Moscou, mas cresceu na cidade de Kirsanov.
Vlkolínec, Slovakya'da, Ružomberok kasabasının yönetimindeki bir köydür.Vlkolínec, na Eslováquia é uma aldeia com cerca de 35 habitantes sob administração da cidade Ružomberok.
Cargill, Springfield sakinlerine kasabanın yokedileceğini duyurur.Cargill aparece e diz ao povo da cidade que esta será destruída.
Belediyenin merkezi Aridaia kasabasıdır.A sede do município é a cidade de Aridaia.
Tanınan kasabaları arasında Prudhoe Bay, Barrow, Kotzebue, Nome ve Galena sayılabilir.Cidades incluídas na região são: Prudhoe Bay, Barrow, Kotzebue, Nome, Hooper Bay e Galena.
Müslümanların ve yahudilerin çoğu kasabayı terk etti ve bir daha geri dönmedi.Outros, especialmente os judeus, foram expulsos da Europa Oriental e não tinham intenção de voltar.
Berbat bir kasaba için herşeyi yapmaya hazırdır.Tudo para fazer uma grande farra.
Temmuz 2015'ten beri kasaba rejim ve Hizbullah'ın kuşatması altındadır.Em julho de 2015, a área encontrava-se sob o controlo do Estado Islâmico do Iraque e do Levante.
Muzaffer, bir bahar günü çocukluğunu geçirdiği Çanakkale`nin Yenice kasabasına döner.No mesmo ano muda-se para a Vila de Cachoeira onde passaria toda a sua infância.
Günümüzde kasaba nüfusunun tamamına yakını Kürtçe konuşmaktadır.É falado virtualmente por toda a população.
Saldırı öncesi, birkaç aydır kasaba elektrik ve gazdan yoksundu.Uma semana depois da passagem do furacão Dean ainda estavam sem telefone e eletricidade.
Her şehrin ve kasabanın kendi festivali vardır.Cada cidade, vila e aldeia tem pelo menos uma festa por ano.
Kasabanın ilk kurulduğu yer, bugünkü "Tokurun Kuyusu" adıyla anılan yerdir.O local original da vila fica onde atualmente chama-se de Plaza de la Fundación.
Bu kasaba Hollanda sınırında yer almaktadır.O distrito é fronteiriço a Holanda.
Her iki kaptanı korsan Hollywood'un kasabalarında birlikte yaşıyor.Assim, as histórias dessas duas pessoas se cruzam, em Hollywood.
Archie, tipik ve ortalama bir Amerikan küçük kasaba gençidir.Archie é um adolescente típico da pequena cidade.
Ama kasabada yaşayan bir yabancı gider polislere tüm durumu anlatır ve tuzak işe yaramaz.Um assassino á solta na cidade espalha o pânico e a policía é ineficiente em sua captura.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod