Ana içeriğe geç
Sözlük

kasa ile cümle

kasa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom kasabanın en nüfuzlu kişisidir.Tom is the most influential person in town.
Tom'un kasayı açamadığını biliyordum.I knew Tom wouldn't get the safe open.
Tom'un bir kasap olduğunu söylediğini düşündüm.I thought you said Tom was a butcher.
Hâlâ bir kasapsın, değil mi?You're still a butcher, aren't you?
Tom kasayı açmaya çalıştı.Tom tried to open the safe.
Bu kasaba büyük değil.This town isn't large.
Bu kasabayı seviyorum.I like this town.
Tom kasabada değil.Tom isn't in town.
Kasabadaki herkes Sami'nin ölümü karşısında hayrete düşmüştü.Everyone in town was stunned by Sami's death.
Sami bir kasaba papazıydı.Sami was a town pastor.
Sami kasaba çevresinde birçok düşman edindi.Sami has made a number of enemies around town.
Leyla kasabadaki tek güzel kız olduğunu düşünüyor.Layla thinks she's the only pretty girl in town.
Sami kasabadaki tek caminin imamıydı.Sami was the imam of the only mosque in town.
Eğer istersen sana kasabayı gezdirebilirim.I can show you around town if you'd like me to.
Eğer isterseniz size kasabayı gezdirebilirim.I can show you around town if you want me to.
Tom bir süre kasabanın dışında olacak.Tom is going to be out of town for a while.
Tom, önümüzdeki hafta kasaba dışında olacak.Tom is going to be out of town next week.
Tom bütün hafta kasabanın dışında olacak.Tom is going to be out of town all week.
Tom Mary'ye kasabayı gezdirdi.Tom showed Mary around town.
Tom silahını kasaya koydu.Tom put his gun in the safe.
Tom silahını bir kasada tutar.Tom keeps his gun in a safe.
Bu hangi kasaba?What town is this?
Tom'un bu kasanın şifresini bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder whether or not Tom knows the combination to this safe.
Tom, kasabanın en popüler restoranlarından birinde çalışıyordu.Tom worked at one of the most popular restaurants in town.
Tom, kasabada en popüler restoranlarından birinde çalışıyor.Tom works at one of the most popular restaurants in town.
Tom, Boston'dan uzakta olmayan küçük bir kasabada büyüdü.Tom grew up in a small town not far from Boston.
Tom kasabadan çıkmak istedi.Tom wanted to get out of town.
Tom kasabaya geri gidiyor.Tom is heading back to town.
Bu, Tom'un ve benim doğduğum kasaba.This is the town where Tom and I were born.
Tom buradan yaklaşık üç yüz kilometre uzakta küçük bir kasabada yaşıyor.Tom lives in a small town about three hundred kilometers from here.
Büromda bir kasam var.I have a safe in my office.
Ofisimde bir kasam var.I have a safe in my office.
Sami hareketli bir üniversite kasabasında büyüdü.Sami grew up in a vibrant college town.
Sami, Leyla'nın kasasını açık bıraktı.Sami cracked Layla's safe open.
Sami yakındaki bir kasabada yaşıyordu.Sami lived in a nearby town.
Sami, Louisiana'da bir bayou kasabasında yaşıyordu.Sami lived in a bayou town in Louisiana.
Tom kasabanın kenarındaki bir evde yaşıyor.Tom lives in a house on the edge of town.
Sami, Leyla'nın öldürüldüğü gün kiralık banka kasasını boşalttı.Sami emptied his safety deposit box the day Layla was killed.
Sami küçük bir Kanada kasabasında yaşıyor.Sami lives in a small Canadian town.
Sami, kasayı eldivenler için ödeme yapmadan geçti.Sami passed the cash register without paying for the gloves.
"Bu kasabayı beğeniyor musun?" "Hayır, ondan nefret ediyorum.""Do you like this town?" "No, I hate it."
Sami kasabada, neler olduğunu bilen tek kişiydi.Sami was the only one in town who knew what was going on.
Sami küçük bir kasabanın sessizliğini seviyordu.Sami loved the quiet of a small town.
Tom üç yıl boyunca Boston'da bir kasaptı.Tom was a butcher in Boston for three years.
Sami bu uykulu kasabanın eteklerinde yaşıyordu.Sami lived in the outskirts of this sleepy town.
Sami bu hareketsiz kasabanın dışında yaşıyordu.Sami lived in the outskirts of this sleepy town.
Kasap dükkanı kapalıdır.The butcher shop is closed.
Yaşadığım kasaba çok sessiz ve bir köye benziyor.The town where I live is very quiet and resembles a village.
Sami çok küçük bir kasabada yaşıyor.Sami lives in a very small town.
Tom'un kız kardeşi kasabadaki en güzel kız.Tom's sister is the prettiest girl in town.
Sami, Saint Augustine adlı küçük bir Florida kasabasında büyüdü.Sami grew up in a small Florida town called Saint Augustine.
Tom, Mary'nin kasadan para çaldığını gördü.Tom saw Mary stealing money from the cash register.
Tom kasabada, değil mi?Tom is in town, isn't he?
Tom bir kasap, değil mi?Tom is a butcher, isn't he?
Tom kasabada yeni, değil mi?Tom is new in town, isn't he?
Tom kasabaya döndü, değil mi?Tom is back in town, isn't he?
Büyük bir şehirde mi yoksa küçük bir kasabada mı yaşamayı tercih edersiniz?Would you rather live in a big city or a small town?
Tom ve Mary kasabada yeni.Tom and Mary are new in town.
Hiç küçük bir kasabada yaşadın mı?Have you ever lived in a small town?
Kaç kasa bira aldın?How many cases of beer did you buy?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod