Ana içeriğe geç
Sözlük

kas ile cümle

kas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom ne kadar süredir kasabada?How long has Tom been in town?
Kaskımı giydim.I put my helmet on.
Sincap meşe palamudu kaskını giydi.The squirrel put his acorn helmet on.
Dene ama kasma kendini.Try and take it easy.
Muhtemelen Başbakan, "dinî değerlere dayalı siyaset"i kast ediyordur.Probably, the prime minister means 'politics based on religious values.'
Kasabadan ayrılmış olabileceğini düşünüyordum.I thought you might've left town.
Kasabaya geri döndüğünü bilmiyordum.I didn't know you were back in town.
Kasadaki Tom'un aldığı şarap şişelerinin yarısı tıpalandı.Half of the bottles of wine in the case that Tom bought were corked.
Kastım bu değildi.That wasn't what I intended.
Tom kasabaya gidiyor.Tom is going to town.
Pakistan'da Azad Keşmir denilen bölgeye Hindistan'da Pakistan-Occupied Kashmir denir.The region called Azad Kashmir in Pakistan is called Pakistan-Occupied Kashmir in India.
Tom kasasını açtı, bir tomar kağıt para çıkardı ve onları Mary'ye uzattı.Tom opened his safe, took out a wad of notes and handed them to Mary.
Tomun onu kasıtlı yapacağını sanmıyorum.I don't think Tom would do that on purpose.
Kasabaya geri dönüyorum.I'm headed back into town.
Bisiklet kaskları, sürücüleri ciddi kafa yaralanmalarından koruyabilir.Bike helmets can protect riders from serious head injuries.
Onu kastetmiyorsun, eminim.You don't mean that, I am sure.
Tom kasabada yeni ve bir işe ihtiyacı var.Tom's new in town and needs a job.
Tom kaskatı kesildi.Tom stiffened.
Sen kasıtlı olarak yeniliyorsun.You're intentionally throwing the game.
Ben bunu bir eleştiri olarak kastetmedim.I didn't mean that as a criticism.
Sirk kasabada.The circus is in town.
Tom Jackson bu kasabayı pratik olarak inşa etti.Tom Jackson practically built this town.
Tom bu hatayı kasıtlı olarak yaptı.Tom made this mistake intentionally.
Tom bu hatayı kasten yaptı.Tom deliberately made this mistake.
Kastettiğini anlıyorum.I get your drift.
Tom kasten güldü.Tom smiled knowingly.
Tom kaslı, değil mi?Tom is muscular, isn't he?
Ne zamandır kasabadasın Tom?How long are you in town, Tom?
Tom Mary'nin kasasında ne olduğunu görmesine izin vermedi.Tom never allowed Mary to see what was in his safe.
Tom'un bu kasanın güvenlik şifresini bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom knows the combination to this safe.
Tom onu kasten yaptığımı düşünüyor.Tom thinks that I did that on purpose.
Tom'a kasabayı gezdirmeye zaten söz verdim.I've already promised to show Tom around town.
Tom Mary'nin kasabanın kötü tarafında yaşadığını zaten bilmiyordu.Tom never knew that Mary lived on the bad side of town.
Tom annesi daha iyi hissedinceye kadar kasabayı terk etmek istemiyor.Tom won't want to leave town until his mother is feeling better.
Eğer Tom bir kask giymeseydi çok daha kötü yaralanabilirdi.Tom might've been injured much worse if he hadn't been wearing a helmet.
Tom'un Mary'yi kasten incitmediğini biliyorum.I know Tom didn't intentionally hurt Mary.
Japonya her yıl kasırgalardan sıkıntı çeker.Japan suffers from typhoons every year.
Tesisin kapanması kasaba için felaket anlamına geliyordu.The plant's closure spelt disaster for the town.
Tom'u gerçekten görmediğini mi kastediyorsun?Do you mean that you didn't actually see Tom?
Tom'un onu kastettiğine inanıyorum.I believe Tom did mean that.
Motosikletini sürdüğün zaman her zaman kask takar mısın?Do you always wear a helmet when you ride your motorcycle?
Kasırga yirmiden fazla kişiyi öldürdü.The tornado killed more than twenty people.
Tom ön camdan kasırgayı filme çekti.Tom filmed the tornado through his windshield.
Bu kasabanın sakinleri çok dindar ve vatansever insanlar.The residents of this town are deeply religious and patriotic people.
Kasırga gittikçe büyüyor.The tornado is getting bigger and bigger.
Bu kasabada kaç tane çılgın insan var?How many crazy people are there in this town?
Kasırga hiddetlenmeye devam etti.The hurricane continued to rage.
Tom kasabadan sürüldü.Tom was banished from the town.
Tom kasabadaki bir vampir kulübünün varlığı hakkında yerel polisi uyarmaya çalıştı.Tom tried to warn the local police about the existence of a vampire club in the town.
Kasabaya virüs bulaştı ve şimdi karantinaya alındı.The town was infected by the virus and is now quarantined.
Son kurtulanlar dün kasabadan kaçtı.The last survivors fled the town yesterday.
Sana kasabayı gezdirmek istiyorum.I want to show you around town.
Onlara kasabayı gezdirmek istiyorum.I want to show them around town.
Ona kasabayı gezdirmek istiyorum.I want to show him around town.
Onu kastetmek istemedim.I didn't mean him.
Kasabadaki herkes seni sevmiyor.Not everyone in town likes you.
Kasabadaki herkes bizi sevmiyor.Not everyone in town likes us.
Kasabadaki herkes onları sevmiyor.Not everyone in town likes them.
Kasabadaki herkes beni sevmiyor.Not everyone in town likes me.
Kasabadaki herkes onu sevmiyor.Not everyone in town likes him.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kas ile cümle - Sayfa 16 - kas kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App